T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş dava dilekçesinden özetle: Müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla 14/10/2024 tarihi itibariyle 22.813,33 TL alacağın tahsili için Konya . İcra Dairesi Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya 16/10/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlu tarafından 21/10/2024 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, dosya alacağının tahsili yönünden Konya Arabuluculuk Bürosuna arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, yapmış oldukları başvuru üzerine dava şartı arabuluculuk faaliyeti yürütüldüğünü, ancak 29/11/2024 tarihinde ... başvuru numaralı dosya ile anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalının itirazının kötüniyetli haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının müvekkiline herhangi bir borcunun olmadığının ileri sürdüğünü, ancak dosyaya sunacakları ekten de anlaşılacağı üzere başlatmış oldukları ilamsız takip cari hesap alacağı olduğunu, muhtelif tarihlerde kesilen fatura ve evraklara dayandığını, davalının ekte sunulan cari hesap ekstresinde de anlaşılacağı üzere 22.813,33 TL'yi ödemediklerini, icra edilen icra takibi taraflar arasında süregelen ticari ilişki ve cari hesaba dayandığını, ödenmeyen bedelin müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, alacağın varlığı ve ulaştığı meblağ ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sabit olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla . İcra Dairesinin Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, takibin 22.813,33 TL üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesine, davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı asilin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle;Öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bu davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının takibe konu cari hesap ekstresinden kaynaklandığını bu sebeple 22.813,33 TL alacaklı olduğunu iddia ettiğini, davacının hesap ekstresine göre vermediği hizmetin faturasını tarafına yönelttiğini, buna karşı taraflarınca 17/10/2024 tarihli 19.125,51 TL bedelli iade faturası tanzim edildiğini, davalı tarafından bu faturaya ilişkin herhangi bir itiraz kaydı sunulmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Ticaret Sicili Müdürlüğüne, tarafların yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak tarafların kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması ve ve ayrıca tarafların 2024 yılında vermiş olduğu gelir beyannamesi sureti istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz 31/12/2024 tarihli ön inceleme tensip tutanağı uyarınca ticari defterlerinin yerini bildirmek üzere 2 haftalık süre verildiği, davalı verilen süre içerisinde ticari defterlerinin yerini bildirmemiştir.
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişisine tevdii edildiği, SMMM bilirkişisinin 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin ve yevmiye defteri kapanış tasdikinin TTK69.ile 213.sayılı V.U.K 220.ve222 maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, tutulması zorunlu defterlerin birbirini doğruladığı, sahibe lehine delil olma özelliği taşıdığı kanaatinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği taraflarınca 17/10/2024 tarihli 19.125,51 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği, bu faturaya ilişkin herhangi bir itiraz kayıt sunulmadığını, iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edildiği, davacının en son düzenlediği fatura tarihi 30/05/2024 olduğu, davalının düzenlendiği iade faturası tarihi 17/10/2024 olduğu, TTK'nun m21/f.2hükmünde bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriğiğ hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır, "denilmek suretiyle faturaya karşı ancak tebellüğ edildiği tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz edilebileceği ifade edildiği, davacı ticari defterlerinde 27/06/2024 tarihi itibariyle davalının cari hesabının 19.125,51 TK borç bakiyesi verdiği, davacının bu tarih itibariyle 19.125,51 TL alacağını olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememiz 10/07/2025 tarihli celsesinde davalı asil yemin deliline dayandığından yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davalı asil yemin metninin sunmamıştır.
Dava, niteliği itibariyle bir itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. 15. HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, bu durumda ticari defter kayıtları ile alacağın ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle takibe 19.125,51 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1- Davalının Konya . İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 19.125,51-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden devamına,
2-3.687,82TL takipten önce işlemiş faiz yönünden davanın REDDİNE,
3-Kabul edilen 19.125,51TL üzerinden %20'si olan 3.825,10-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.306,46-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 878,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (19.125,51/22.813,33) hesaplanan 3.018,05-TL'sinin davalıdan alınarak, 581,95-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplamda 855,20 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından karşılanan 1.230,00-TL posta ve tebligat gideri, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri ve 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 4.790,80 TL'nin haklılık oranına göre (19.125,51/22.813,33) 4.016,36-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 19.125,51-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025
Katip ...Hakim ...