T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin ... Ticaret A.Ş ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili tarafından davalıya platina sac satıldığını ve teslim edildiğini, satılan ve teslim edilen ürünler ile alakalı olarak müvekkili tarafından davalı firmaya keşide edilen ve ekte sunulan fatura bedelinin müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle alacaklı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile borçlu ... Ticaret Ltd. Şti. aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk süreci taraflarınca tamamlandığını, süreç anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun bu beyanının haksız ve kötüniyetli ve alacağın tahsili sürecini uzatmaya yönelik olduğunu, zira davalının borçlu olduğu dayanak belgeler ile ortaya konulduğunu, buna rağmen borçlu olmadıkları yönündeki iddiaları tümüyle başlatılan yasal takibi durdurmaya ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, bu sebeple müvekkilinin işbu başvuruyu yaparak borçlunun itirazının iptalini istemesi takibin devamı ve alacaklarının tahsilini sağlamak bakımından zorunlu olduğunu, dolayısıyla ikame edilen dava yönünden hukuki yarar şartı gerçekleştiğini, ayrıca Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile açılmış geçerli bir icra takibimiz mevcut olduğunu ve bu takip borçlunun itirazı ile durdurulduğunu, müracaatları yönünden dava şartları gerçekleşmiş durumda olduğunu, davalı borçlu firmanın müvekkil firmaya takip tarihi itibariyle 2.517,86 USD (masraf, vekalet ücreti ve faiz hariç) bulunduğunu, bu durum gerek takibe konu faturalar gerekse cari hesap ile sabit olduğu gibi tarafların ticari defterlerinin, banka kayıt ve belgelerinin ve Vergi Dairesi kayıtlarının, celbedilecek BA/BS formlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, faturalar içerik olarak V.U.K md. 230’da öngörülen şekil şartlarına uygun düzenlendiğini, fatura davalıya teslim ve tebliğ edildiğini ve buna rağmen içeriğine itiraz edilmediğini, bu anlamda alacaklarının varlığı da belgeye dayalı olarak ispat edildiğini, TTK. 1530. maddesine tâbi bir hukuki ilişki söz konusudur, temerrüt olgusunun gerçekleştiği sabit olduğunu, takip öncesi işlemiş faiz talepleri bu yönüyle de tamamen hukuka uygun olduğunu, faize itirazın da hukuka aykırı olduğunu, alacaklarının likit olduğunu, borçlu aleyhine %40'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, tüm bu nedenlerle Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takip tarihi itibariyle toplam 2.517,86 USD asıl alacağa fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte takibin sair fer’ileri ile davacı ... A.Ş adına devamına, asıl alacak tutarlarına işlemiş-işleyecek adi kanuni faizi ile tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla devamına, davaya konu alacağın temin edilmesi ve kötü niyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi bakımından, davalı adına kayıtlı banka hesapları, taşınır - taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şerhi konulmasına karar verilmesine, davalı borçlunun alacağın en az % 40 oranında icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, müvekkil firmaya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin davacı şirketin iddia ettiği gibi 2.517,86 USD bedelli bir borcu bulunmadığını beyan ettiğini, davacı şirketin, müvekkili aleyhine başlattığı icra takibi ve sonrasında açtığı itirazın iptali davası tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı şirket, ticari hayatın gerektirdiği dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğini, gerçek olmayan bir borç üzerinden müvekkilini icraya vererek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin ticari defterleri, davacı şirketle arasında iddia edilen ticari ilişkinin ve borcun olmadığını açıkça gösterdiğini, bu anlamda ticari kayıtlara delil olarak değindiklerini, davacı şirketin dayandığı faturanın TL'nin korunması hakkındaki kanun hükümlerine aykırı olarak USD cinsinden düzenlendiğini, ayrıca davacı şirketin takip öncesi faiz talebinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira taraflar arasında hesap kat edilmediğini, hesap kat edilmemiş bir alacakta takip öncesi faizin işletilemeyeceğini, alacağın niteliği ne olursa olsun kesin ve mutlak bir vadeye bağlanmamış her türlü alacak için, temerrüt faizi istenebilmesi için borçlunun temerrüde düşülmesi gerektiğini, faturanın düzenlenmesi ve hatta bu faturanın ilgilisine gönderilmesinin tek başına temerrüt oluşturmadığını, faturaya dayalı icra takibine başlanılmadan önce faturadaki alacağın istendiğine dair karşı tarafa ulaşmış bir ihtar yok ise temerrüt icra takibinin açılmasıyla gerçekleştiğini, davacı şirketin inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu, fatura takiplerinde alacağın likit olmaması sebebiyle inkar tazminatı talep edilemeyeceği gibi yargıtay kararlarında açıkça belirtildiğini, tüm bu nedenlerle davacı şirketin itirazın iptali talebinin reddine, müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takibinin iptaline ve davacı şirketin %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden alınarak dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2023 yıllına ait BA/BS formlarının istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan SMMM bilirkişisinin 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Tarafların ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin usule uygun olarak yaptırıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı ticari defterlerinde davacının düzenlediği 12 adet satış faturası ve davalının düzenlendiği 1 adet iade faturasının kayıtlı olduğu, aynı şekilde bu faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerindeki tahsilatların 50.000,00 TL devir olmak üzere 2 adet 50.000,00 TL'lik çek alışı, 50.000,00 TL nakit tahsilat ve 15.000,00 TL gelen havale olmak üzere 215.000,00 TL olduğu, davalı iade faturası 5.909,90 TL eklendiğinde davalının cari hesabına alacak yazılan toplam tutarın 220.909,90 TL olduğu, davalı ticari defterlerindeki ödemelerin 15.000,00 TL gönderilen havale ve 31/12/2023 tarihli 270.000,00 TL 331.ortak borçlar hesabına mahsup edilen tutar olmak üzere 285.000,00 TL olduğu, iade fatura bedelinin 5.909,90 TL eklendiğinde, davacının cari hesabına borç kaydedilen toplam tutarın 290.909,90 TL olduğu, tarafların cari hesap bakiyeleri arasındaki farklılık 290.909,90-220.909,90=70.000,00 TL olduğu, kapanış fişindeki 4.393,39 TL bu farka eklendiğinde 74.393,39 TL davacının icra takibine konu rakamına ulaştığını, davalı ticari defterlerinde davacının cari hesabına 270.000,00 TL borç kaydedilerek yapılan kayıtta, alacak tarafta herhangi bir ödeme vasıtası bulunmadığını, 331.001 ortaklara borçlar hesabına alacak olarak kayıt yapıldığı, davalının davacıya vermiş olduğu çekler ve nakit ödemeler ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı ticari defterlerinde 31/12/2023 tarihi itibariyle davacının cari hesabının 4.393,39 TL alacak bakiyesi verildiği, davacının ticari defterlerinde 27/10/2023 tarihi itibariyle davalının cari hesabının 74.393,41 TL borç bakiyesi verdiği, davalı ticari defterlerinde 331.001 ortaklara borçlar hesabına alacak kaydedilerek davacının hesabından 270.000,00 TL düşülmesinin fiktif kayıt işlemi kanaatinde olduğu, bu 270.000,00 TL'nin 200.000,00 TL'lik karşılığının davacının ticari defterlerinde çek, nakit, tahsilat ve gelen havale olarak kayıtlı olduğu, kalan 70.000,00 TL'nin ispatının olmadığı, bu nedenle davacının 74.393,39 TL davalıdan alacağının olduğu rapor edilmiştir.
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamına ve alınan bilirkişi raporuna göre; Tarafların ticari defterlerinin muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin usule uygun olarak yaptırıldığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacı ticari defterlerinde davacının düzenlediği 12 adet satış faturası ve davalının düzenlendiği 1 adet iade faturasının kayıtlı olduğu, aynı şekilde bu faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerindeki tahsilatların 50.000,00 TL devir olmak üzere 2 adet 50.000,00 TL'lik çek alışı, 50.000,00 TL nakit tahsilat ve 15.000,00 TL gelen havale olmak üzere 215.000,00 TL olduğu, davalı iade faturası 5.909,90 TL eklendiğinde davalının cari hesabına alacak yazılan toplam tutarın 220.909,90 TL olduğu, davalı ticari defterlerindeki ödemelerin 15.000,00 TL gönderilen havale ve 31/12/2023 tarihli 270.000,00 TL 331.ortak borçlar hesabına mahsup edilen tutar olmak üzere 285.000,00 TL olduğu, iade fatura bedelinin 5.909,90 TL eklendiğinde, davacının cari hesabına borç kaydedilen toplam tutarın 290.909,90 TL olduğu, tarafların cari hesap bakiyeleri arasındaki farklılık 290.909,90-220.909,90=70.000,00 TL olduğu, kapanış fişindeki 4.393,39 TL bu farka eklendiğinde 74.393,39 TL davacının icra takibine konu rakamına ulaştığını, davalı ticari defterlerinde davacının cari hesabına 270.000,00 TL borç kaydedilerek yapılan kayıtta, alacak tarafta herhangi bir ödeme vasıtası bulunmadığını, 331.001 ortaklara borçlar hesabına alacak olarak kayıt yapıldığı, davalının davacıya vermiş olduğu çekler ve nakit ödemeler ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı ticari defterlerinde 31/12/2023 tarihi itibariyle davacının cari hesabının 4.393,39 TL alacak bakiyesi verildiği, davacının ticari defterlerinde 27/10/2023 tarihi itibariyle davalının cari hesabının 74.393,41 TL borç bakiyesi verdiği, davalı ticari defterlerinde 331.001 ortaklara borçlar hesabına alacak kaydedilerek davacının hesabından 270.000,00 TL düşülmesinin fiktif kayıt işlemi kanaatinde olduğu, bu 270.000,00 TL'nin 200.000,00 TL'lik karşılığının davacının ticari defterlerinde çek, nakit, tahsilat ve gelen havale olarak kayıtlı olduğu, kalan 70.000,00 TL'nin ispatının olmadığı, bu nedenle davacının 74.393,39 TL davalıdan alacağının olduğu, ticari defter kayıtları ile fatura konusu malların verildiğinin ispatlandığı ancak USD cinsinden düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Asıl alacak belirli ve likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Yabancı para üzerinde yapılan takipler ve açılan itirazın iptali davalarında yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kesinlik sınırı dava tarihindeki kur esas alınarak, İcra inkar ve kötü niyet tazminatları ise takip tarihindeki kur esas alınarak belirlenir. Yargıtay . Hukuk Dairesinin istikrarlı bir şekilde kabul ettiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması da gerekmektedir.(Yargıtay . Hukuk Dairesinin 14.12.2022 Tarih ve ... E.- ... K. sayılı; 19.09.2011 Tarih ve ... E. - ... K. Sayılı kararları.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile,
-Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine itirazının iptali ile; fiili ödeme günündeki Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru üzerinden Türk parası ile ödenmesi şartı ile icra takibine 2.517,86 USD asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa devlet bankalarının usd cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi üzerinden DEVAM OLUNMASINA,
2-Kabul edilen miktarın takip tarihindeki karşılığı 80.755,58 TL olduğundan bu miktarın %20 oranına isabet eden 16.151.12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.058,18-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 975,33-TL peşin harç, 403,78-TL icra harcı, 135,44-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.543,63-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 975,33-TL peşin harç, 403,78-TL icra harcı, 135,44-TL tamamlama harcı, 235,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.237,95-TL'nin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 10/07/2025
Katip Hakim