T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın, 12/05/2024 tarihinde Konya ilinde meydana gelen ve ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu trafik kazasında hasara uğradığını, meydana gelen kazada müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün ise herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu trafik kazasına asli ve tam kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı araç kaza tarihinde ... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile ... Sigorta Anonim Şirketin'de sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketi müvekkiline ait araçta meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı tazminat bedellerinden sorumlu olduğunu, bu kapsamda taraflarınca davalı sigorta şirketine 11/11/2024 tarihinde başvuru yapılmışsa da Sigorta Şirketi müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan imtina ettiğini ve dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamayarak sonuçlanması neticesinde işbu davayı açma gereği hasıl olduğunu, müvekkili şirkete ait araç "... marka 2022 model" özelliklerine sahip olup müvekkile ait otobüste davaya konu trafik kazası sebebiyle meydana gelen maddi hasarın tespiti amacıyla davalı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında başvurulan ekspertiz tarafından tanzim edilen raporda; hasar bedelinin en az 66.745,08-TL olduğu tespit edildiğini, bahse konu ekspertiz raporu dilekçe ekinde mahkemeye sunulmakta olup davalıların müvekkil şirketin otobüsünde meydana gelen reel zarar bedellerinden sorumluluğu bulunduğunu, ticari davalarda dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu tarafımızca yapılmış olsa da anlaşma sağlanamamış olup arabuluculuk son tutanağı dilekçemiz ekinde sunulduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak haklı davalarının kabulü ile 12/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının HMK 107. Madde gereğince yargılama ile tespit edilmesini ve şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 100,00-TL'nin kaza tarihi itibari ile işleyecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile) poliçe limitine kadar davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline poliçe limitini aşan kısım için davalı ... tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, öncelikle haksız ve hukuka aykırı davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza tarihinde poliçe teminat limitimiz 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından huzurdaki dava ikame edilmeden evvel müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, yapılan başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından araç hasarına ilişkin olarak davacının 03.07.2024 tarihinde 66.745,08-TL ve 24.07.2024 tarihinde 13.349,00-TL (net ödeme tutarı 6.674,50-TLdir) olmak üzere toplam 80.094,08- TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından değer kaybına ilişkin olarak davacı vekili avukat ... hesabına 28.11.2024 tarihinde 119.905,92-TL ödeme yapıldığını, anılan ödemeler ile müvekkili şirketi poliçe teminat limiti tamamen tükendiğini, müvekkili tarafından şirket sigorta poliçesi hükümlerini tamemen yerine getirmiştir. bu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar vuku bulan trafik kazası sonucu uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara karşılık olmak üzere değer kaybına ilişkin tazminat talebinde bulunmaktaysa da, esasen müvekkili şirket tarafından davacının zararlarına ilişkin ödeme yapılmış ve sigorta poliçesi hükümleri uyarınca müvekkilimiz Şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkili şirketin kaza sonucu ödemesi gereken değer kaybına ilişkin tazminat miktarını davacıya ödediğini, dosyaya sunmuş oldukları başvuru konusu kazaya ilişkin hasar dosyasının mahkemenizce incelenmesi ile yapılan ödemenin uygunluğu görüleceğini, işbu sebeple davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusura ilişkin en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp kurumu istanbul trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması talep ettiklerini, değer kaybı hesaplanmasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından değer kaybına ilişkin olarak 28.11.2024 tarihinde 119.905,92-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin -üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, bu sebeple davanın reddini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise ihtimalinde asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu değer kaybı hesabının bilirkişi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davacıya dava tutarının açıklattırılması aksi halde davanın reddine, değer kaybına ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ödeme yapılarak zarar karşılanmış olduğundan huzurdaki davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, aleyhe hüküm kurulması halinde değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekindeki formüle göre yapılmasına, taraflarınca davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bekir Eker'e usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 12/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı şirket aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 12.05/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 24/12/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 19/02/2025 tarihli raporundan özetle; Davalı ... %100 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin adına kayıtlı ... plakalı sayılı otobüsün şoförü dava dışı ... kural ihlalinin bulunmadığı, dosya içeriği itibariyle davaya konu 2022 model ... plaka sayılı aracın 12/05/2024 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının oluşmadığının tespit edildiği, 28/11/2024 tarihinde ... adına 119.905,92 TL değer kaybı ödeme dekontu olduğunun öğrenildiği, davacının araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında aracın onarımın 2 gün süreceği değerlendirildiği rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda aracın marka ve modeli km'si, değişen/onarılan parçalar, yapılan işçilik, tramere yansıyan hasar kaydı ile 2.el piyasa koşulları göz önüne alınarak internet ilan araştırması, farklı servislerden alınan bilgiler ve diğer bilimsel somut bilgiler ışığında değer kaybı olup olmadığı hususunda rapor hazırlanması için dosya yeni bir sigorta bilirkişisine tevdii edilmiş, sigorta bilirkişisinin 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 130.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 119.905,92 TL'lik değer kaybı ödemesi mahsup edildikten sonra kalan rakamın 10.094,08 TL olacağı, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, ancak poliçe limitinin kalmamış olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun da kalmadığı, davalı ... sorumluluğu bulunduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 11/09/2025 tarihli dava dava değer artırım dilekçesinden özetle: Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 10.094,08 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden dava dilekçesindeki taleplerinin aynen devamına, ekspertiz ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye hasar bedelinin tazminine ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde ödeme yapıldığından sigortaya yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Kaldı ki sigorta şirketine yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... Sigorta A.Ş'ye karşı açılan davanın REDDİNE,
2-Diğer davalı ... yönünden açılan davanın KABULÜ İLE;
- Davacının 12/05/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 10.094,08 TL bakiye değer kaybı bedelinin DAVALI ... kaza tarihi olan 12/05/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek AVANS faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 689,53-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 180,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 261,93-TL harcın davalı ... alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 180,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.035,20-TL'nin davalı ... alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan davalı ... Sigorta Aş için için yapılan 75,00 TL tebligat giderinin mahsubu ile bakiye 865,00 TL posta ve tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.925,80-TL'nin davalı ... alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 87,50- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,
8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 10.094,08 TL vekalet ücretinin davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Sigorta Aş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta AŞ'ye verilmesine,
10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 27/11/2025
Katip Hakim