T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ...'a ait ... A.Ş.de açmış olduğu ... ... bağlı ... nolu yatırım hesabında bulunan 27.055 adet ... Ticaret A.Ş. Tarafından ... borsa kodu ile fiili dolaşıma sunulan B grubu hamiline pay senetlerini davalı ... borsa ile ilgilenmesi nedeniyle müvekkilden hisse senetlerini satın almak istediğini, müvekkilininde satmaya razı olduğunu, zira müvekkili bu tür menkul kıymetlerde işlem yapmasını tam olarak bilmemekte tavsiye üzerine almış olduğu hisseleri anlaşmaları neticesinde Garanti Bankası şubesinde alıcı / davalı ...'ye virman yolu ile 16.09.2024 tarihinde satarak devrettiğini, devir için müvekkilinin davalı ile birlikte bankaya gittiğini ve dilekçe ekinde bulunan 'Hisse Senedi Virman Talimatı' (EK-1) başlıklı belgeyi imzalayarak devri gerçekleştirdiğini, hisse senedi virman talimatında banka personelinin ve müvekkilinin ismi ve imzaları bulunduğunu, banka personelinin virman talimatına alıcının imzasının gerekmediğini belirtmesi üzerine virman esnasında bankada olan davalının imzası virman talimatına alınmadığını, ne var ki virman talimatına göre devir ve satışa konu hisseler ...'nün ... Bankası ... - şube kodlu ... nolu hesabına aktarıldığı resmi kayıtlarda görüldüğünü, devir tarihi olan 16.09.2024 tarihinde 1 adet ... hissesinin bedeli 18,81 TL olup devredilen 27.055 adet hissenin bedeli 508.904,55 TL olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmada da devir tarihindeki 1 hissenin borsada işlem gören değeri üzerinden alınıp satılması yönünde olduğunu, davalı, işbu hisselerin bedelini müvekkiline ödeyeceğini söylemesine rağmen kandırdığını, ve ödemediğini, bankada yer alan kamera kayıtlarında da görüleceği üzere devir talimatı sırasında müvekkiline herhangi bir para verilmediğini, sonrasında da ... tarafından müvekkil hesabına hiçbir şekilde para aktarımı olmadığını, alamayan müvekkilinin hisse bedellerinin kendisine ödenmesi için davalıya Konya . Noterliği 20.09.2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarnameyi gönderdiğini, ihtarname 24.09.2024 tarihinde muhataba bizzat teslim edilmesine rağmen herhangi bir cevap verilmediğini, ancak davalı suçluluk psikolojisi ile aynı gün müvekkilinin arkadaşları ... ve ... ile ... Mah. ... Parkı içinde bulunan "... Kafe" de sohbet halindeyken saat 22.30 sularında davalı, kafeye gelerek müvekkiline "ırz düşmanı, tecavüzcü orospu çocuğu, seni eşin ve çocuklarına söyleyeceğim, seni yaşatmayacağım" gibi sözlerle hakaretlerde bulunduğunu, küfür ettiğini, masada bulunan kül tablasını alarak müvekkiline vurmak istediğini, müvekkilinin arkadaşları mani olduğunu, kafe sahibi ve garsonlar davalıyı masadan uzaklaştırarak dışarı çıkardıklarını, bu süre içerisinde de davalı sürekli müvekkiline hakaretlerde ve tehditlerde bulunduğunu, her iki şahsın ifade tutanakları ekli olduğunu, karşılığını ödeyeceğim diyerek bankaya birlikte giden davalı hisse senetlerini aldıktan sonra çeşitli bahanelerle bedelini ödememiş neticede Kafe'de saldırdığını, karakola giderek müvekkilini şikayet ettiğini, hatta aile mahkemesinden uzaklaştırma kararı aldığını, bunun anlamı müvekkile ödemesi gereken dava konusu 508.904,55 TL yi ödeme niyetinin olmadığı olduğunu, ayrıca müvekkiline telefonda hakaret ettiği için engellendiğini, kısaca müvekkilim dolandırıldığını, zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında Konya Arabuluculuk Bürosu ... -... başvuru nolu dosyasından yapılan görüşmeler de olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, Arabuluculuk son tutanağı ekli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, 27.055 adet ... pay senedinin 16.09.2024 devir tarihindeki değeri olan 508.904,55 TL nin devir tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte hüküm altına alınarak davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, sair tüm hukuki haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Her iki taraf tüketici olup ticari bir işlem olmadığını, dava dilekçesi ile belirtilen konu Bankadan Havale - virman işlemi ile para transfer sözkonusu olduğunu, her iki tarafta tacir olmaması nedeniyle görevli ve yetkili mahkeme Konya Asliye Hukuk Mahkemesi veya Tüketici mahkemesi olması nedeniyle yasal sürede itiraz ettiğini, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini öncelikle talep ettiklerini, arabuluculık tutanağı usule uygun olmadığını, işin niteliği gereği ticari dava arabulucu tutanağı burada esas alınamayacağını, yeniden arabuluculuk müessesine başvuruda bulunulması gerektiğini, bu nedenle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiğini, taraflar arasında sözleşme olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa bir borcu olmadığını, haksız ve yersiz talepler ve kötüniyetle ile açılan davanın reddi gerekli olduğunu, dosyaya konulan ... Bankası Hisse Senedi Virman talimati ile para transferinden müvekkilin imzası olmadığı gibi herhangi bir borcu da olmadığını, 508.904,55 TL borçlu olmadığını, para transferleri bankaların yoğun olarak kullanılan hizmetleri arasında olduğunu, para transferi yapılması bazı şekil ve şartlara göre değişiklik gösterdiğini, bu ise EFT, havale ve virman olarak ayrıldığını, her birinin kendine özgü farklılıkları ve para transferi yapılma şekli olduğunu, bunlar arasındaki ayrımı bilmek gerekli olduğunu, dava dilekçesinde konu edilen virman-havale-EFT işlemi açıklama kısmında ne amaçla yapıldığı belli olmadığını, ... Bankasında 16.9.2024 Tarihli 508.904,55 TL havalenin varolan borcun ifası amacıyla yapıldığı herkesçe bilindiğini, davaya konu edilen 16/9/2024 tarihli havale -virman - dekontunda açıklama kısmı boştur ve gerekçesi yazılmadığını, davacı taraf alacağını ıspat etmek zorunda olduğunu, davalı taraf olarak davacının tanık dinletmesine muvafakatleri olmadığını, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, cumhuriyet başsavcılığına yapılan şikayetin devam ettiğini, bankadan talimat ile hisse senetlerinin hemen satılması ve parasının alınması mümkün olduğu halde bunu yapmayarak davalı müvekkiline satması, devretmesi ve hemen orada ödeyeceği diyerek kandırması hayatın normal akışına uygun olmadığını, ihtiyati haciz için şartların olmadığını, müvekkilinin mal kaçırma durumu olmadığını, dosyada belirlenmiş kesine yakın alacağa ilişkin delil olmadığı gibi zaten bir alacağıda olmadığını, ihtiyati haciz için şartlar oluşmadığını, davacı taraf elinde olan evrak ile doğrudan ihtiyati haciz kararı almaması mümkün değilken hukuku dolanarak ve amacına başka yoldan ulaşmasını hukuk koruyamayacağını, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Konya Asliye Hukuk Mahkemelerine, Tüketici gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise cevap dilekçelerinin kabulü ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine, ihtiyati haciz kararının derhal kaldırılmasına, dava değerinin % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın hisse senedi virman talimatı ile davalıya gönderilen hisse bedellerinin davalıdan tahsili hisselerin bir borca karşılık mı yoksa satış amaçlı mı davalıya gönderildiğinin belirlenmesi hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Konya . Aile mahkemesinin ... D. İş ... K. Sayılı dosyasının bir suretinin uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına alınmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Esnaf Ve Sanatkârlar Odaları Birliği Esnaf Ve Sanatkâr Sicil Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak tarafların kendi adına tacir veya esnaf kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tarafların yerleşim yerindeki Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; tarafların vergi mükellefi olup olmadığının bildirilmesi, vergi mükellefi ise bilanço usulüne göre mi yoksa götürü usulde mi vergi mükellefi olduğu hususunda araştırma yapılması istenilmiş cevabi yazıda YBS kayıtlarının ve tarh dosyasının tetkikinde dairelerinde vergi mükellefi ...'nün 20/04/2017-29/02/2020 tarihleri arasında faal mükellef olduğunun tespit edildiği, 2024 yılında vergi mükellefiyetinin olmadığı bildirilmiştir.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18/03/2025 tarihli cevabı yazılarında tarafların tacir kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Garanti bankasına müzekkere yazılarak; ... adına açılmış ... Mars'a bağlı ... nolu yatırım hesabında bulunan 27.055 adet ... Ticaret A.Ş. Tarafından ... borsa kodlu hisselerin 16.09.2024 tarihinde verilen virman talimatı ile davalı ...'ye aktarılıp aktarılmadığının ve kim adına kayıtlı hangi hesaba aktarıldığı ile ilgili tüm belgelerin ve ...'nün ... Bankası ... - şube kodlu ... nolu hesabına 16.09.2024 tarihi ve izleyen iş günleri içinde ... hesabından hisse devri yapılıp yapılmadığının yapılmış ise tüm kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Öncelikle görev hususunun incelenmesi gerekir. Her ne kadar davanın 3 numaralı celsesinde uyuşmazlığın hisse senetlerinin devrinden kaynaklandığı ve uyuşmazlık konusu itibariyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olduğu belirlenmişse de bahsedilen celseden sonra yine mahkememizde görülen ve esastan incelenerek karar verilen benzer nitelikteki başka bir davada, istinaf mahkemesince davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun belirlendiği görüldüğünden eldeki davada da görev hususu yeniden değerlendirilmiştir (Konya BAM . HD DOSYA NO: ... KARAR NO: ... ve aynı nitelikte İstanbul BAM . HD DOSYA NO: ... KARAR NO: ... ).
Dava; hisse senedine ilişkin tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı taraf açıklama içermeyen havale-virman-eft yolu ile gönderilen hisselerin devir olarak davalıya gönderildiğini ispat yükü altında olmakla birlikte davalı taraf, hisselerin gönderimine ilişkin maddi vakıayı kabul/ ikrar etmekte ancak bu gönderim işleminin davacının iddia ettiği sebepten başka bir (borcunun ödenmesi) sebeple gönderildiğini ifade etmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. TTK'nın 19/2. maddesi gereğince, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmez.
Somut olayda, davaya konu uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununu 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ödünç sözleşmesi konusu mal ise hisse senedidir. Bu bağlamda eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde sayılamaz. Taraflardan birisi tacir olmadığına göre dava nispi ticari dava da değildir. O halde davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu itibarla; davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerekir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 13/11/2025
Katip ...Hakim ...