T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle: Sigortalı araç sürücüsü ...'ın 01/08/2024 tarihinde saat 20:30 sıralarında ... plakalı aracı ile Konya ili ... İlçesi ... Caddesini takiben ... hızlı tren alt geçidinden çıkıp, sola dönüş manevrası yaparak ... sokağa girmek istediği esnada sağdan gelen araçlara geçit hakkı vermemesi sebebiyle, karşı istikametten gelen ve seyir halinde olan müvekkile hatalı olarak çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkil tali kusurlu, davalı sigorta poliçelisi ...'ın asli kusurlu olarak tespit edildiğini, dolayısıyla ... plakalı aracın ... No'lu Z.M.S.S. poliçesini tanzim eden ... Sigorta A.Ş. poliçe teminatı kapsamında, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ve hasar bedelini tazminle yükümlü olduğunu, kaza sonrası ilgili sigorta şirketine konuya yönelik 16/08/2024 tarihinde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından ... numarası ile hasar dosyası açıldığını, akabinde davalı tarafından, aracı perte çıkarıp satış yapacağız denildiğini, müvekkilinden vekaletname alındığını, motoru trafikten çekildiğini, ancak sonrasında motor satılmadığını, motor satılmadığı için davalı sigorta şirketi motoru müvekkiline iade ettiğini, , sonuç olarak değer kaybı ve hasar bedeli ödemesi yapılmamış, plaka ve ruhsat da iptal olduğunu, üstüne üstlük, müvekkiline 10.000 TL de otopark ücretinin kendisine ait olduğu bildirildiğini, satıştan vazgeçildikten sonra, sigorta şirketi tarafından müvekkilinin hesabına 01/10/2024 tarihinde 27.000 TL, 01/11/2024 tarihinde 6.000 TL gibi cüzi miktarda ödeme yapıldığını, ancak bu tutarların müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar bedelini kesinlikle karşılamadığını, tutarların gerçek zararı yansıtmadığını, müvekkile ait aracın 2024 model ... marka orjinal bir motosiklet iken, trafik kazası sonrası müvekkilinin aracı ağır hasar almış kullanılamaz hale geldiğini, mevcut kaza sebebiyle aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş yaşanacağı kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, ayrıca motor tamir edilemez vaziyette onarım yapılamamış ve kullanılamaz halde olduğunu, bu nedenle sayın mahkeme tarafından hesaplanacak tamir masraflarının tahsilini de talep ettiğini, davalının yaptığı hasar ödemesi motorun yeniden kullanılmasına yeterli miktarda olmadığını, neredeyse motorun kendi bedeli kadar tamir masrafı çıktığını, tüm bu nedenlerle değer kaybı talepleri yönünden bilirkişi raporu sonucunda kesin miktar belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, hasar bedeli talepleri yönünden bilirkişi raporu sonucunda kesin miktar belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile müvekkile verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin şirketinin müseccel adresi “... , E5 Yan Yolu, ... Sk. No:... Kadıköy/İSTANBUL”, olup HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkeme İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle Konya Mahkemeleri uyuşmazlığın çözümünde yetkisiz olup yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf hmk 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, usule ilişkin itirazlarımıza halel gelmemek kaydıyla ve asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
-davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, -sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerekmekte olduğundan adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından ödeme yapıldığını, davacı tarafından aleyhlerine açılan davanın reddinin gerektiğini, davacıya değer kaybı tazminatına ilişkin olarak da ödeme yapıldığını, başvurunun reddinin gerektiğini, Yeni Genel Şartlar uyarınca değer kaybı hesaplama yöntemi değiştiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı hesaplamasında yeni genel şartlar uyarınca hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yeni trafik sigortası genel şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girdiğini, dava konusu kazanın 01/08/2024 tarihinde gerçekleştiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirket tarafından araç hasarına ilişkin 27.000,00 TL değer kaybına ilişkin davacıya 6.000,00 TL olmak üzere toplamda 33.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe ile sınırlı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, araç mahrumiyet zararının dolayısıyla zarar niteliğinde kabul edilmesi sebebiyle trafik sigortası genel şartları gereğince poliçe teminatı dışında kaldığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle yetki itirazlarının kabul edilerek dosyanın yetki nedeniyle reddine, davacı tarafa ödeme yapılmış olduğundan aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddine, HMK 121 gereği davacı delillerinin taraflarına tebliğine, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası sonucu oluşan ve ödenmediği iddia edilen bakiye değer kaybı ve bakiye hasar bedelinin tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 01/08/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... VE ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 28/11/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 17/01/2025 tarihli raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 kusurunun bulunduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar miktarı dolayısı ile onarımının ekonomik olmadığı, perte/total işlemi görmesinin uygun olduğu, rayiç bedel olarak belirlenen 130.000,00 TL'nin 2.el piyasa fiyatlarına uygun olduğu, 40.000,00 TL'lik sovtaj bedelinin de uygun olduğu, sovtaj mahsubundan sonra 90.000,00 TL kaldığı, bu 34.500,00 TL tutardan ... Sigorta Aş'nin ... numaralı poliçesinin kalan limitleri dahilinde sorumlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 22/01/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile taleplerini 34.500,00 TL 'ye arttırdıkları anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla ve davacıya yapılan ödemeler, tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 26/08/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ İLE;
- Davacının 01/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 34.500,00 TL maddi zararının; kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 26/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.356,70-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60 -TL peşin harç ve 588,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.341,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60 -TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 588,00 TL tamamlama harcı, 97,50-TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 6.601,50-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 10/04/2025
Katip Hakim