T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Hizmet sözleşmesinin yapılması için düzenlenen çağrı mektuplarının iptali ile sözleşmenin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile sözleşme yapma yükümlülüğünün ifası istemi
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı istinaf incelemesinden geçmiş, Ankara . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 17/05/2023 tarihli ilamı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçmiş son olarak Yargıtay . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 05/11/2024 tarihli ilamı ile davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili,Konya Seydişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırları içerisinde kalan alanda lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurmak ve işletmek amacıyla Seydişehir OSB Yönetim Kurulu'nun 30/04/2014 tarihli ve ... sayılı kararıyla "Konya ili ... ilçesi, ... Köyü, ... Ada, ... ... ... ... ... ve ... nolu parseller" deki toplam 99.176 m2lik alanın davacı şirkete tahsisine karar verildiğini, 12/05/2014 tarihli "Arsa Tahsis Sözleşmesi" ile de arazinin davacıya tahsis edildiğini, davacının Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca Seydişehir OSB'den tahsis edilen arsada kurulacak lisanssız GES'lerle ilgili olarak bölgesel elektrik dağıtım şirketi davalı ...'a yapacağı bağlantı başvurusu kapsamında Meram EDAŞ'a sunulmak üzere ilgili yerel idarelerden gerekli belgeleri alarak, bağlantı başvurularını ...'a yaptığını, davacının bağlantı başvurusunun ... tarafından olumlu değerlendirildiğini ve her bir GES projesi için müvekkili adına Bağlantı Anlaşmasına çağrı mektubu düzenlendiğini, toplam 6 GES projesi için ...'tan çağrı mektuplarını alan davacı şirketin Elektrik Piyasasında Lisansssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik'in9/3 maddesi uyarınca söz konusu GES'lerin Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği'ne göre proje onaylarını almak üzere ...'a başvuru yaptığını, projelere ilişkin ... proje onay süreci devam ederken Seydişehir OSB nin daha önce OSB sınırları içindeki arsada GES kurulumuna dair 08/01/2014 tarihli ve ... sayılı yazısıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından görüş istediğini ve Bakanlığın 20/02/2014 tarihli cevabi yazısında "OSB'ler içindeki arsaların GES kurulumu için tahsis edilip edilmeyeceğine OSB Yönetim Kurulu'nca değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği"ni bildirmiş olmasına rağmen, 11/08/2015 tarihli ve ... sayılı yazısıyla müvekkiline ait GES'lerin üzerinde kurulacağı OSB içindeki arsanın bu amaçla tahsisinin yapıldığını Bakanlığa bildirerek, bu arsa üzerinde GES kurulup kurulmayacağı konusunda yeniden görüş istendiğini, gelen görüş üzerine OSB tarafından arsa tahsis işlemine ilişkin herhangi bir iptal kararı olmadan ve henüz hiçbir işlem yapmadan, 10/09/2015 tarihli ve ... sayılı üst yazısı ekinde Bakanlığın 24/08/2015 tarihli ve ... sayılı görüş yazısını davalı ...'a ilettiğini, davalı ... ın da Seydişehir OSB'nin 10/09/2015 tarihli ve ... sayılı üst yazısı ekinde gönderilen Bakanlık görüşünden yola çıkarak, müvekkiline ait GES projelerine ilişkin olarak bağlantı başvurusu aşamasında kendisine "üretim tesisinin kurulacağı yere ait tapu kaydı veya kira sözleşmesi veya kullanım hakkını gösterir belge" olarak sunulan arsa tahsis karar ve sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, dolayısıyla bu projeler için düzenlenen çağrı mektuplarının da geçersiz hale geldiğine karar verdiğini, davalı ...'ın çağrı mektuplarının geçersiz hale geldiği yönündeki 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı dava konusu kararı usulüne uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin karardan ancak 23/10/2015 tarihindeki e-posta yazışmaları aracılığıyla haberdar olduğunu, davacının dokuz adet GES projesiyle ilgili olarak kendisiyle "Bağlantı Anlaşması" imzalanmasını talep ettiğini, ancak davalı ... ın çağrı mektuparının dava konusu 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı işlemiyle iptal edildiğinden bahisle, kanundan doğan bir borcu olmasına rağmen müvekkili şirketle Bağlantı Anlaşmalarını imzalamayı reddettiğini ileri sürerek, tazminat ve diğer alacak hakları saklı kalmak kaydıyla 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı davalı şirket işleminin hukuka aykırılığının tespitini, davalının Kanun'dan doğan sözleşme yapma yükümlülüğünün ifasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddia edilen tüm hususların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin talebi ret yetkisinin bulunduğunu, arsa tahsisi belgelerinin geçersiz hale geldiğini savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya . İdare Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı dosyası incelenmek üzere celbedilmiş, Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ve Konya . ATM.nin ... E. sayılı dosyalıran ait ilgili belge suretleri UYAP üzerinden dosya içerisine getirtilmiş, dava konusu ihtilafa ilişkin olarak resen seçilen 3 kişilik elektrik ve elektronik mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek heyetten rapor ve ek rapor alınmış, rapor ve ek raporun taraflara tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinin yapılması için düzenlenen çağrı mektuplarının iptali ile sözleşmenin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile sözleşme yapma yükümlülüğünün ifası istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile "Davacının davasının KABULÜ ile davalının yapmış olduğu işlemlerde kusurlu olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
Mahkeme kararı istinaf incelemesinden geçmiş, Ankara . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 17/05/2023 tarihli ilamı "6100 sayılı HMK'nın 297/(1)-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/(1)-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. HMK'nın 297/(2). maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince, dava sadece tespit davası olarak nitelendirilmiş ve sözleşme yapma yükümlülüğünün ifasına yönelik davacı istemi yönünden değerlendirme yapılmamıştır. Davacının bu talebi hakkında olumlu ya da olumsuz olarak bir değerlendirme yapılmadığından karar HMK'nın 297. maddesi hükmüne aykırı olmuştur.
Bu durumda Dairemizce, resen 6100 sayılı HMK'nın 297, 355 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, dosyanın, davanın yukarıda açıklanan çerçevede yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Kararın kaldırılması nedenine göre davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememiz tarafından re'sen seçilen 3 kişilik elektirik mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin 22/05/2018 havale raporuna göre ; davacı şirketin başvurusu üzerine Konya Seydişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetimi tarafından Seydişehir OSB arazisi sınırları içindeki parsellerde, Lisanssız Güneş Enerjisi Santrali kurulması için 30/04/2014 tarih arsa tahsis edildiği ve yapılan başvuru üzerine ... tarafından 04/05/2015 Bağlantı Anlaşması için Çağrı mektupları gönderildiğini, daha sonra davalı Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti tarafından 29/09/2015 tarihinde ... sayılı yazısı ile bağlantı anlaşması çağrı mektuplarının geçersiz olduğunun bildirildiğini, ...'ın davacı şirkete gönderdiğiğ 18/01/2016 tarihli yazı ile 29/09/2015 tarihinde ... sayılı dava konusu çağrı mektuplarının iptal kararı gerekçesi ile Bağlantı Anlaşmaları'nı imzalamayı reddettiğini, Seydişehir OSB'nin yetkisiz organ olarak arsa tahsisi iptal kararı aldığı ve uygulamaya koyduğunu, davaya konu olaydaki tesisin OSB'lerde kurulabilecek tesislerden olduğunu, bu duruma Bakanlığın değil Seydişehir OSB Yönetim Kurulu'nun karar verebileceğini, dava konusu olayda Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti'nin hatalı olarak karar verdiğini, tahsis tarihi 12/05/2014 olup iptal tarihi olan 29/09/2015 itibariyle ruhsat için öngörülen iki yıllık sürenin geçmemiş olduğu ancak Seydişehir OSB tarafından iki yıllık süre geçmiş gibi işlem yapıldığını, yapı ruhsatının 1 yıllık süre içinde alınmamış olması sebebinin Seydişehir OSB, Bakanlık Onayı, İl İdare Kurulu, Bakanlık Onayı vb. sebeplerden dolayı meydana geldiğini, tüm katılımcılara gerektiğinde süre uzatımı ve yeni arsa temini imkanı verildiği halde davacı şirkete gerekçesiz olarak bu imkanların verilmediğini, EPDK'nın iptal kararının hatalı olduğu gerekçesiyle ...'a idari para cezası verdiğini, daha önce alınan bilirkişi heyeti raporlarında da Seydişehir OSB ve ...'ın arsa ve bağlantı iptal kararlarında hatalı olduklarının tespit edildiğini, davacı şirketin iptal edilen arsa tahsislerinin Eylül 2015 teknik değerlendirme döneminde aynı özellikleri taşıyan ve daha sonra başvuru yapan diğer şirketlere tahsis edildiğini, durumun başvuru yapan şirketlere tebliğ edildiğini bildirmişlerdir.
Heyet raporuna yapılan itiraz üzerine dosya tekrar aynı heyete tevdi edilmiş heyetin 20/09/2018 havale tarihli raporuna göre ise ; kök rapora ilave olarak davalı Seydişehir OSB'nin çağrı mektupları tebliğ edildikten sonra, Bakanlığa yaptığı 2. görüş sorma işleminde hata yapıldığı zira 1. görüş sorulmasında, Bakanlığın cevap yazısında; Seydişehir OSB Yönetim Kurulu'nun gayet açık olarak parsel tahsisinde tek yetkili olduğu bildirildiği halde 2. görüş sorma işleminin hatalı olduğunu, (Seydişehir OSB Yönetim Kurulu Hatası),
-Bakanlığın 2. görüş sorulması halinde Seydişehir OSB'ye gönderdiği cevap yazısında 1. görüş sorma yazısı cevabında verdiği cevap ile 2. görüş sorma yazısında verdiği cevap arasında, şartlarda hiçbir değişiklik olmadığı halde çelişkiye düşmesi ve olumsuz cevap vermesi ile hata yapıldığını (Bakanlık ilgil kuruluşun hatası)
-Bakanlık olumsuz cevap yazısı Seydişehir OSB tarafından alındığında, Seydişehir OSB'nin hiçbir işlem yapmadan ve karar almadan, olumsuz bilgisini ...'a bildirmesi (Seydişehir OSB Yönetim Kurulu hatası)
-...'a gelen Seydişehir OSB'de hiçbir işlem görmemiş, ilgili kararı bile yetkili kurul tarafından alınmamış Seydişehir OSB yazısını hemen işleme koyup normal seyrinde devam eden işlemleri bozması, bağlantı anlaşmaları ve çağrı mektuplarını iptal etmesi (...'ın hatası)
-Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti'nin yetkisi ve görevi olmadığı halde Seydişehir OSB Yönetim Kurulu yerine parsel tahsis iptali kararı alıp ulgulamaya koyması (Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti hatası)
-... yetkisi ve görevi olmadığı halde Seydişehir OSB Müteşebbis Heyeti kararının alınması ile birlikte, kısa bir süre içinde, boşalan bağlantı anlnaşmaları yerine acilen yeni başvuruları kabul edip olumlu görüş bildirmesi ve hataların devamına sebep olması (...'ın hatası) olarak görüş bildirdikleri görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede;Bölge Adliye Mahkemesince, davanın sadece tespit davası olarak nitelendirildiği ve davacının, sözleşme yapma yükümlülüğünün ifasına yönelik istemi hakkında değerlendirme yapılmadığı, bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin HMK’nın 297. maddesi hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili,Konya Seydişehir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sınırları içerisinde kalan alanda lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) kurmak ve işletmek amacıyla Seydişehir OSB Yönetim Kurulu'nun 30/04/2014 tarihli ve ... sayılı kararıyla "Konya ili ... ilçesi, ... Köyü, ... Ada, ... ... ... ... ... ve ... nolu parseller" deki toplam 99.176 m2lik alanın davacı şirkete tahsisine karar verildiğini, 12/05/2014 tarihli "Arsa Tahsis Sözleşmesi" ile de arazinin davacıya tahsis edildiğini, davacının Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca Seydişehir OSB'den tahsis edilen arsada kurulacak lisanssız GES'lerle ilgili olarak bölgesel elektrik dağıtım şirketi davalı ...'a yapacağı bağlantı başvurusu kapsamında Meram EDAŞ'a sunulmak üzere ilgili yerel idarelerden gerekli belgeleri alarak, bağlantı başvurularını ...'a yaptığını, davacının bağlantı başvurusunun ... tarafından olumlu değerlendirildiğini ve her bir GES projesi için müvekkili adına Bağlantı Anlaşmasına çağrı mektubu düzenlendiğini, toplam 6 GES projesi için ...'tan çağrı mektuplarını alan davacı şirketin Elektrik Piyasasında Lisansssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik'in9/3 maddesi uyarınca söz konusu GES'lerin Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği'ne göre proje onaylarını almak üzere ...'a başvuru yaptığını, projelere ilişkin ... proje onay süreci devam ederken Seydişehir OSB nin daha önce OSB sınırları içindeki arsada GES kurulumuna dair 08/01/2014 tarihli ve ... sayılı yazısıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından görüş istediğini ve Bakanlığın 20/02/2014 tarihli cevabi yazısında "OSB'ler içindeki arsaların GES kurulumu için tahsis edilip edilmeyeceğine OSB Yönetim Kurulu'nca değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği"ni bildirmiş olmasına rağmen, 11/08/2015 tarihli ve 131 sayılı yazısıyla müvekkiline ait GES'lerin üzerinde kurulacağı OSB içindeki arsanın bu amaçla tahsisinin yapıldığını Bakanlığa bildirerek, bu arsa üzerinde GES kurulup kurulmayacağı konusunda yeniden görüş istendiğini, gelen görüş üzerine OSB tarafından arsa tahsis işlemine ilişkin herhangi bir iptal kararı olmadan ve henüz hiçbir işlem yapmadan, 10/09/2015 tarihli ve ... sayılı üst yazısı ekinde Bakanlığın 24/08/2015 tarihli ve 3759 sayılı görüş yazısını davalı ...'a ilettiğini, davalı ... ın da Seydişehir OSB'nin 10/09/2015 tarihli ve ... sayılı üst yazısı ekinde gönderilen Bakanlık görüşünden yola çıkarak, müvekkiline ait GES projelerine ilişkin olarak bağlantı başvurusu aşamasında kendisine "üretim tesisinin kurulacağı yere ait tapu kaydı veya kira sözleşmesi veya kullanım hakkını gösterir belge" olarak sunulan arsa tahsis karar ve sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, dolayısıyla bu projeler için düzenlenen çağrı mektuplarının da geçersiz hale geldiğine karar verdiğini, davalı ...'ın çağrı mektuplarının geçersiz hale geldiği yönündeki 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı dava konusu kararı usulüne uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edilmediğini ve müvekkilinin karardan ancak 23/10/2015 tarihindeki e-posta yazışmaları aracılığıyla haberdar olduğunu, davacının dokuz adet GES projesiyle ilgili olarak kendisiyle "Bağlantı Anlaşması" imzalanmasını talep ettiğini, ancak davalı ... ın çağrı mektuparının dava konusu 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı işlemiyle iptal edildiğinden bahisle, kanundan doğan bir borcu olmasına rağmen müvekkili şirketle Bağlantı Anlaşmalarını imzalamayı reddettiğini ileri sürerek, tazminat ve diğer alacak hakları saklı kalmak kaydıyla 29/09/2015 tarihli ve ... sayılı davalı şirket işleminin hukuka aykırılığının tespitini, davalının Kanun'dan doğan sözleşme yapma yükümlülüğünün ifasını talep ve dava etmiştir.
Davacının müteşebbis olarak ticari bir işlem yapmak istediği ve bu işlemi yapmak için işlem başvuru tarihindeki yasal mevzuatları uyguladığı, takip etmiş olduğu yasa uygulamalarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, gerek dosya kapsamındaki delillerden gerekse yapılan bilirkişi incelemelerinden anlaşılmıştır.
Davacı esas itibariyle, başvuru tarihi itibarinde davalı taraftan gerekli onay ve izinleri almış ve almış olduğu cevaplar ve direktifler doğrultusunda hazırlıklarını tamamlamıştır. Ancak, davalı taraf mevcut şartların elinde olmayan idare değişiklikleri nedeniyle vermiş olduğu taahhütleri yerine getirmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Ancak, davalı taraf bilirkişi incelemesinde de anlaşılacağı üzere, yapmış olduğu işlemlerde hukuki kurallara aykırı davrandığı gibi basiretli tacir olma sıfatınında getirdiği sorumlulukları da yerine getirmemiştir, Bilirkişi raporunda da açıkça bahsedildiği üzere, davacı tarafından taleplerinde davalı ve dava dışı kurumların yapmış olduğu hukuka aykırılıklar tespit edilmiştir.
Davalı her ne kadar vermiş olduğu taahhütleri yerine getirme gücünün yani ifa kabiliyetinin olmadığını iddia etse de ; basiretli bir tacir olarak sözleşme yaptığı tarihte vermiş olduğu taahhütleri yerine getirme ya da vermiş olduğu taahhütler nedeniyle meydana gelecek zararı karşılama sorumluluğu altındadır.
Davalı davaya ilişkin 2. kez görüş alırken almış olduğu cevabı davacı tarafa tam olarak gerekçelerini yerine getirerek sözleşmeden dönmeyip, almış olduğu olumsuz yazıya istinaden tek taraflı işlem yaparak davacıyı zarara uğratmıştır.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, teknik anlamda bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen hatalı kararları nedeniyle davacının haksız yere zarara uğratıldığı anlaşılmakla, Davacının taleplerinin ayrı ayrı kabulü ile ;hizmet sözleşmesi yapılması için çağrı mektuplarının iptali ile sözleşmenin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun tespitine, davalının, davacı ile sözleşme yapma yükümlülüğünün ifasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının taleplerinin AYRI AYRI KABULÜ ile ;
-Hizmet sözleşmesi yapılması için çağrı mektuplarının iptali ile sözleşmenin yapılmamasının hukuka aykırı olduğunun TESPİTİNE,
-Davalının, davacı ile sözleşme yapma yükümlülüğünün İFASINA,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile kalan 584 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin harç 31,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı gideri, 1.350 TL bilirkişi ücreti gideri, 489,65 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.871,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili için 30.000 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.