T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No: ...)
2- ... - (T.C. Kimlik No:...)
VEKİLİ:
DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacıların davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı ... ile davalı ... mh. ... sk. ... sit. 25.Blok Kat:2/12 Karatay/Konya adresindeki taşınmazın kiralanması hususunda bir araya geldiklerini, yapılan görüşmeler neticesinde ilk yılı peşin ödenmek şartıyla yıllık kira bedeli olarak 180.000,00 TL'ye anlaştıklarını, bununla birlikte davalı, davacının ve eşinin borçlu olduğu 180.000 TL bedelli ayrıca teminat senedi/depozito talep etmiş, söz konusu senedin talep sebebi olarak da eve bir zarar gelmesi ihtimaline karşın olduğunu beyan ettiğini, davacılar da dava sebebi bonoyu imzalayarak davalıya verdiklerini, davalıya 1 yıllık kira bedeli olan 180.000,00 TL'nin 150.000,00 TL'si 03.08.2024 tarihinde, 30.000,00 TL'si ise 07.09.2023 tarihinde "Kiracı ... için ödenmiş olan yıllık 150000TL ilave bakiye kalan 30000TL ödemesi" açıklamasıyla davacı ...'ın annesi ... tarafından ... Bankası aracılığı ile davalının ... IBAN nolu hesabına havale edildiğini, böylece anlaşma gereği toplam kira bedeli davalıya ödendiğini, davalı ile davacılar arasında alacak-borç ilişkisi doğuracak başkaca bir münasebet söz konusu olmadığını, kira dönemi sonunda davalı, davacı ...'dan yeni dönem kira bedelini yine 1 yıllık peşin olarak 285.000 TL olarak talep edildiğini, davacı anlaşmalarının ilk yıl için peşin, devam eden yıllar için ise aylık ödemeler halinde olduğunu söylediğini, davalı böyle bir anlaşmalarının olmadığı hususunda ısrarcı olunduğunu, nihayetinde de işbu dava konusu teminat senedini, davacılara talebini kabul ettirme ve haksız kazanç sağlama kaygısıyla icra takip konusu yapıldığını, ancak; ifade ettiğimiz gibi söz konusu bono, teminat senedi/depozito olup, bedelsiz olduğunu belirterek, davacıların Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının, davacılara ayrı ayrı %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile davacılar arasında kira ilişkisinin olmadığını, kira ilişkisi ... ile olduğunu, davalının bu kira ilişkisinin tarafı olmadığını, davacılardan hiç bir teminat senedi alınmadığını, davaya konu senedin davacı ...'ın davacıya olan borcundan dolayı icraya konulduğunu, davaya konu senet davacı ...'ın davalıya olan borcundan dolayı icraya konulduğunu, senet 20/09/2023 düzenleme, 10/07/2024 ödeme tarihli olduğunu, kira sözleşmesi ise 03/08/2024 tarihli olduğunu, senedin ödemesi, kira sözleşmesinin bitmesinden önce olduğunu, senede bağlı alacağımın, ... ile olan kira sözleşmesi ile ilgisi olmadığını, eldeki delillerle bu hususun anlaşılacağını, senette de teminat olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, bu nedenle teminat senedi olarak düşünülemeyeceğini, kira sözleşmesi ve senet birlikte değerlendirildiğinde gerçek ortaya çıkacağını, Konya . İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına konu bono alacağı davacıya ait olduğunu, davacı her ne kadar bedelsiz bir senet verdiğini iddia ettiyse de bu hususun gerçekliği olmadığını, bono bedelsiz olmadığını ve sonradan da doldurulmadığını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na, Konya Defterdarlığı'na, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Müdürlüğü'ne yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dava, taraflar arasında bulunan kira ilişkisine istinaden düzenlendiği iddia edilen bonodan kaynaklı başlatılan icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan "Menfi Tespit" istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava ve takip konusu yapılan bononun kira ilişkisine dayalı olarak teminat amaçlı düzenlendiği ve ödemelerin gerçekleştiği bonodan dolayı borçlu olunmadığı iddia edilerek Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... sayısı ile başlatılan icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik Menfi Tespit davası olduğu, mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK'nun 2.maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, HMK'nun 4. maddesinde;"(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı, kurumlardan gelen yazılarda davacılardan ...'ın 04/04/2001-31/12/2008 tarihlerini kapsayan tarihlerde vergi mükellefiyetinin bulunduğu, bunun haricinde davacılardan ... da dahil diğer tarafların esnaf ve tacir kayıtlarının bulunmadığı belirtildiği, dava konusu bononun kira ilişkisinden kaynaklı olarak düzenlendiği belirtildiğinden, davanın Sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, TK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 16/10/2024 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamının da benzer mahiyette olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna tensiben karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.