T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2-
3-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 10/07/2023 tarihinde davacının sahibi olduğu ... plakalı araca, davalı sigorta şirketinden sigortalı olan , taraflardan ...'ın maliki ve ...'nun sürücüsü olduğu ... plakalı aracın arkadan çarpmasıyla oluşan trafik kazası sonucunda davacı müvekkilin aracı pert olmuş ve kullanılamaz hale geldiğini, ilgili kazada müvekkilinin aracına yüklenecek bir kusur izafesi bulunmadığını, ayrıca kazaya ilişkin soruşturma devam ettiğini, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan dava dışı bir kişi vefat ettiğini, bir kişide yaralandığını, müvekkilinin ve traktörde şoför olarak bulunan ...'nın kazada hiç bir kusuru bulunmadığını, ATK raporu mahkemeyi bağladığını, müvekkilinin aracı Tümosan 9085 kabinli traktör olduğunu, müvekkiline ait ilgil araç gayet diri ve performans olarak emsallerinden çok çok üstün olduğunu, ilgili kaza sonrasında müvekkilinin aracı kullanamaz hale geldiğini ve perte çıktığını davalı şirkete ait olan aracın sigorta şirketi tarafından 120.000,00 zarar bedeli olarak kısmi ödeme yapıldığını yine sovtajtan kaynaklıda 438.500,00 tl kısmen ödeme yapıldığını, müvekkilinin aracının rayiç değeri çok düşük belirlendiğini, bu miktar kanun ve uygulama gereği mahsuba tabi miktar olduğunu, lakin ilgili miktar aracın gerçek değerinden çok çok altında ve yetersiz kaldığını, müvekkilinin bu miktarla aynı modelde ve aynı özelliklere sahip 2. El bir araç alamadığını, yine ödeme sonrası müvekkil 3 ay aracı kullanamadığını ve 3 ay sonra üzerine ekstra para koyarak araç alabildiğini, şu anda müvekkilinin sahip olduğu aracın emsalleri ödenen bedelin kat be kat üstünde olduğunu, yeni alınabilecek bir aracın gerçek rayiç değerinden ödeme miktarının düşülmesinden sonra , sigorta şirketi tarafından ödenmeyen bedelinin (tazminatın) taraflarına ödenmesi gerektiğini, sigorta şirketine ek ödeme için başvurulmasına rağmen bu konuda taraflarına olumlu olumsuz dönüş yapılmadığını, ayrıca müvekkili ilgili kaza sonrasında aracını kullanamadığını ve 3 ay araç alamadığını, müvekkilinin bu kiralama(ikame araç) için ödeme yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın sonucunda müvekkilinin olası hak kaybına uğramaması ve alacağın tahsili aşamasında telafisi imkansız durumların ortaya çıkmasını önlemek için davalılar adına kayıtlı olan araçların (araç bulunmaması durumunda taşınmazları) üzerine uyap sisteminden dava konusu miktar kadar kısmına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere yani tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 500,00 tl(belirsiz) bakiye araç gerçek zarar ( araç gerçek rayiç değerinden pert sonucu tahsil edilen miktar ve sigorta şirketi tarafından ödenen miktarın düşülmesinden sonra kalan zarar tazminatı) tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (ticari araç olması sebebiyle) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ; (sigorta şirketinin gerçek hasar bedelinden (tazminatından) ve ferilerinden limit dahilinde sorumlu olması şartıyla ) 250,00 TL(kısmi) ikame araç bedeli şimdilik ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (ticari araç olması sebebiyle) ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ; (sigorta şirketi hariç - sigorta şirketinin ikame araç bedelinden ve ferilerinden sorumlu olmaması şartıyla) karar verilmesini, c bendindeki ikame araç bedeli zarar tazminat talebimizi kısmi dava olarak, bunun dışında kalan b bendinde belirtilen araç gerçek bakiye zarar , alacağımız yönünden ise 6100 sayılı kanunun 107. maddesi uyarınca delillerin toplanmasından ve tanıkların dinlenmesinden sonra , ve uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere), belirsiz alacak davası talebi olarak arttırılmak üzere hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müşterek ve müteselsilen karşı davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; başvuran ile yapılan mutabakatname sonucunda talep edilen hasar bedelinin ödendiğini, uyuşmazlığa konu kazanın müvekkili sigorta şirketine ihbar edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından eksper atandığını, görevlendirilen eksper tarafından yapılan incelemeler neticesinde araçta değiştirilmesi ve onarılması gereken parçalar ve işçilik ücretine ilişkin hesaplama ile araçtaki hasar bedeli tespit edildiğini, aracın rayiç bedeli göz önüne alındığı takdirde onarımının ekonomik olmaması üzerine söz konusu aracın ağır hasar kayıtlı olarak işlem görmesi gerektiğinin takdir olunduğunu, durumdan başvuranın haberdar edilmesi üzerine başvuran ile aracın piyasa rayiç bedelinin 700.000,00-TL kabul edilmesi ile yine eksper tarafından alınan fiyat teklifleri doğrultusunda aracın hurda bedelinin 438.500,00-TL olacağı hususunda mutabakat sağlandığını, akabinde başvuran tarafından imzalanan mutabakatname ile; aracın piyasa rayiç bedeli olan 700.000,00-TL’den aracın hasarlı vaziyetteki değeri olan 438.500,00-TL’nin düşüldükten sonra sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre 196.125,00-TL pert bedeli hesaplandığını, poliçe teminat limiti kapsamında 23/08/2023 tarihinde 120.000,00 TL başvurana ödendiğini, poliçe teminat limiti tükendiğini, müvekkili şirketin başvuru konusu kaza nedeniyle tüm borçlardan kayıtsız ve şartsız ibra edildiğinden müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, itirazlarına helal gelmemek kaydıyla araç rayiç bedeli usulüne uygun ve gerekçeli olarak belirlendiğini, başvuranın taleplerinin miktar yönünden de kabulünün mümkün olmadığını, araç mahrumiyeti trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, müvekkilinin sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, başvuruya ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, başvuranın faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil ... adına tescilli kaza anındaki sürücüsü müvekkil ... olan ... plaka numaralı araç ile davalı ... adına tescilli kaza anındaki sürücüsü davalı ... olan ... plaka numaralı araç arasında 10/07/2023 tarihinde Konya/Ereğli ilçesinde yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında ...'ya asli kusur, davalı ...'ya ise tali kusur isnad edildiğini, davacı vekilinin belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının talep ettiği rayiç bedelinin belirlenmiş olup belirsiz alacak davası açmıştır, işbu husus usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı dosya kapsamına alınan 11.12.2023 tarihli atk raporunda tüm kusur davalı ...'ya verildiğini, müvekkile isnad edilen kusur oranının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılarak kusur oranının yeniden tespit edilmesini talep ettiklerini, davalının her ne kadar Atk raporunun bağlayıcı olduğunun iddia etmekteyse de kaza tespit tutanağı ile kusur raporunda çelişki bulunduğunu, işbu çelişkinin giderilmesi için yeniden kusur tespiti yapılması gerektiğini, bahse konu soruşturma dosyasında bulunan kusur raporunda araç sürücüsü müvekkile atfedilen kusur oranını gerçeğe aykırıdır bu nedenle hukuk hakimini bağlayacak nitelikte olmayan iş bu hukuka aykırı raporun mahkemenizce dikkate alınmayarak alanında uzman bilirkişilerce düzenlenecek olan rapor doğrultusunda kusur oranının yeniden tayin edilmesini sayın mahkemeden talep ettiklerini, davanın talep ettiği tazminat kalemlerine itiraz ettiklerini, davacı tarafın talep ettiği araç mahrumiyetine ilişkin taleplerinde davacının aracını kaç gün onarımda kaldığını belgelemesi, iş bu sürecin makul sürede aksi halde zaruri nedenlerle mi uzadığını davacının bu yönde bir ihmalinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının aracının rayiç bedelinin iddia ettiği gibi fahiş bir miktarda olmasının imkansız olduğunu, davacının tüm zararını müvekkilin sigorta şirketi olan ... Sigorta A.ş.'nin karşılaması gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 10/07/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen hasar/pert bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 10/07/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 31/10/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 11/07/2025 tarihli raporundan özetle;Dava konusu trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun %100 kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın uğramış olduğu hasarın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle perte total ağır hasar işlemi görmesinin uygun olacağı, dava konusu ... plakalı aracın ve tarım makinesinin rayiç bedelinin kaza tarihi itibari ile 600.000,00 TL olarak belirlendiği, hurda bedelinin 438.400,00 TL olarak belirlenmesinin uygun olduğu, hurda bedeli düşüldükten sonra kalan rakamın 261.600,00 TL olduğu, bu tutardan da davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... numaralı ZMMS poliçesinin limiti kadar ödediği 120.000,00 TL'nin de mahsubu ile 141.600,00 TL kaldığı, poliçe limiti tükendiğinden sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığı, kalan 141.600,00 TL'nin davalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ... sorumlu olacağı, dava konusu ... plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün günlük araç kirasının 900,00 TL toplam araç mahrumiyetinin 27.000,000 TL olduğu, 3.196,90 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldüğünde 23.803,10 TL kaldığı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı araç sürücüsü ... ve araç maliki ... 'ın sorumlu olacağı rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 06/10/2025 tarihli dava dava değer artırım dilekçesinden özetle: Dava dilekçemizde 500,00 tl talep ettikleri belirsiz bakiye maddi gerçek zarar talebimizi 141.100,00 Tl daha arttırıyor ve toplamda , 141.600,00 TL artırdıklarını, tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (ticari araç olması sebebiyle) ile birlikte davalılardan(sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline ; karar verilmesini, dava dilekçesinde 250,00 TL talep ettikleri kısmi ikame(araç mahrumiyeti) araç bedeli alacakları 23.553,10 TL daha arttırdığını ve toplamda 23.803,10 TL talep ettiklerini, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi (ticari araç olması sebebiyle) ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline, bilirkişi raporuna karşı olan ve dosya kapsamında yaptıkları itirazlar baki kalmak şartıyla yine üst mahkemelerce yapılacak incelemelerden lehine çıkacak miktarları ve talep etme haklarını saklı tuttuklarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve maliki olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (hasar yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olmayacağı belirlenmekle yapılan hesaplama uyarınca pert farkı bedeli ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde ödeme yapıldığından sigortaya yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Kaldı ki sigorta şirketine yöneltilen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-... Sigorta AŞ'ye karşı açılan bakiye araç zararına ilişkin davanın REDDİNE,
2-Diğer davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın KABULÜ İLE;
- Davacının 10/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 141.600,00TL bakiye maddi zarar bedelinin DAVALILAR ... VE ...'DAN kaza tarihi olan 10/07/2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek YASAL faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
-Davacının 10/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 23.803,10TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'DAN kaza tarihi olan 10/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.298,69-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 2.398,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 8.473,09-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 2.398,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.253,20-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan davalı ... Sigorta Aş için için yapılan 65,00 TL tebligat giderinin mahsubu ile bakiye 445,00 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.505,80-TL'nin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... Sigorta Aş tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80- TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Sigorta Aş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Aş'ye verilmesine,
10-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı ... ile ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi 27/11/2025
Katip Hakim