T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C.GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: İSTİRDAT
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkillinin Aksaray ilinin Eskil ilçesinde çiftçilik ile iştigal eden aynı zamanda Konya ilinde kurucusu ve tek yetkilisi olduğu .... Ltd. Şti. bünyesinde petrol istasyonu bulunan itibarlı ve tanınan bir iş adamı olduğunu, müvekkilinin maddi durumunun iyi olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin alacaklı olduğu bono ile davalı aleyhine 16/08/2024 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, açılmış olan icra takibinde davalı tarafın araç ve tapularına, banka hesaplarına haciz işlemlerinin uygulandığını, sözü geçen icra takibinden sonra davalı tarafın Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, icra takibine konu faturanın gerçeği aykırı olarak tanzim edildiğini, faturaya müvekkilinin bilgilerinin doğru olarak yazılmadığını, faturanın müvekkiline tebliğ dahi edilmeden gerçeğe aykırı olarak tanzim edilerek müvekkili aleyhine icra takibine konu edildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin müvekkilinin oğlunun okul kaydı için mernis adresini geçici olarak değiştirdiği adresin mahalle muhtarına tebliğ edildiğini, müvekkilinin icra takibinden banka hesaplarına konulan hacizden sonra haberdar olduğunu, müvekkilinin ticari itibarının zarar görmemesi adına cebri icra tehdidi altında ihtirazı kayıtla dosya borcu olan 2.857.802,40 TL yi ödemek zorunda kaldığını, takibe konu edilen faturada belirtilen hizmetin davalıdan alınmadığını, tek seferde 4.802.423 tonluk taşıma hizmetinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin yetkili olduğu şirket tarafından başlatılmış icra takibinden kurtulmak, borcunu ödememek için gerçeğe aykırı bir fatura ile sözü geçen eylemde bulunduğunu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesini ve takip konusu faturanın ticari defterlerde kaydının olup olmadığının tespitini talep ettiklerinden bahisle öncelikle ödeme yapılan miktarın yüksekliği göz önünde bulundurularak davalı tarafın mal varlığını kaçırması ihtimaline binaen davalının menkul ve gayrimenkul mal varlıkları üzerine teminat karşılığında ihtiyati haciz şerhi konulmasına, müvekkili tarafından cebri icra tehdidi altında ödenen ve icra takibi dosya borcu olan 2.857.802,40 TL nin ödeme tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, istirdat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine konu edilen 28/12/2023 tarihli, 2.276.348,51 TL bedelli faturaya konu hizmetin davacıya sunulup sunulmadığı, davacının takip dosyasına yaptığı ödemenin davalıdan istirdadının gerekip gerekmediği, gerekirse tutarının ne kadar olması gerektiği hususlarından ibarettir.
Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 2.276.348,51 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 28/12/2023 tarihli 2.276.348,51 TL bedelli faturanın gösterildiği, takip alacaklısının davalı ..., takip borçlusunun ise davacı ... olduğu, takip borçlusu davacı ... tarafından 09/10/2024 tarihinde "istirdat ve alacak davası açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla" "açıklamasıyla takip dosyasına 2.857.802,40 TL tutarında ödeme yapıldığı, eldeki davanın da yasal 1 yıllık hak düşürücü süre dolmadan açıldığı anlaşılmıştır.
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Somut olayda ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine konu edilen faturaya ilişkin hizmetin sunulduğunu usulünce ispatlamalıdır.
Her iki tarafın da tacir olması nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalı tarafından defterler ibraz edilmediğinden davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılamamıştır.
Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, davalının takibe konu ettiği 2.276.348,51 TL bedelli faturanın defterlerde kayıtlı olmadığı ve bu takip tarihi itibariyle davacının herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davalı usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen defterlerini ibraz etmediğinden, anılan yasal düzenlemelere istinaden davacı defter kayıtlarına itibar edilmesi gerekmiştir. Buna göre, davalı tarafından takibe konu edilen faturaya konu hizmetin davacıya sunulmadığı, davacının icra tehdidi altında 09/10/2024 tarihinde 2.857.802,40 TL tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığı, taraflar arasında bu ödemenin yapılmasını gerektirir bir borç ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla bu tutarın davalıdan istirdadının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anılan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-DAVANIN KABULÜ ile, 2.857.802,40 TL'nin 09/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 195.216,48 TL harçtan, peşin alınan 48.804,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 146.412,35 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 50.551,63 TL harç gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri ve 1.402,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 55.954,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 372.624,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 225 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan teminatın, üzerinde herhangi bir haciz ya da tedbir bulunmaması kaydıyla, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin talep halinde iadesine,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/04/2025
Başkan Üye Üye Katip