T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : HASIMSIZ
FERİ MÜDAHİLLER: 1-
VEKİLİ:
: 2-
: 3-
VEKİLİ:
: 4-
VEKİLİ:
: 5-
VEKİLİ:
: 6-
VEKİLİ:
: 7-
VEKİLİ:
: 8-
VEKİLİ:
: 9-
VEKİLİ:
: 10-
VEKİLİ:
: 11-
VEKİLİ:
: 12-
VEKİLİ:
: 13-
VEKİLİ:
: 14-
VEKİLİ:
MÜDAHİLLİK TALEBİ REDDEDİLEN
İLGİLİLER: 1-
VEKİLİ:
: 2-
VEKİLİ:
ALACAKLILAR KURULUNA DAHİL EDİLEN
İLGİLİLER: 1-
VEKİLİ:
: 2-
: 3-
: 4-
KONKORDATO
KOMİSERİ:
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 30/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi 2011 yılında faaliyete başladığını, tarım ve ziraatle ilgili her türlü gübre, zirai ilaç, tohum, fide alım satım işleriyle faaliyetine devam ettiğini ayrıca şirket bünyesinde Basf ve Fmc ilaç bayiliği ve Sincenta sebze tohum bayiliği de bulunduğunu, şirketin 31/08/2024 tarihi itibariyle sermayesinin 3.500.000,00TL olup tamamının ödendiğini, şirketin tam ve tek hisse sahibinin ...'a ait olduğunu, müvekkili şirketin son iki yıldır satmış olduğu ürünlerin tahsilatlarını yapmakta zorlandığını, çiftçilerin ürünlerinden zarar etmeleri nedeniyle borçlarını ödemekte zorlandıkları bu nedenle de müvekkili şirketin alacaklarını alamadığını, müvekkilinin alacaklarını toplayamaması nedeniyle banka kredi borçlarını, tedarikçilere olan borçlarını ve vermiş olduğu çekleri ödemekte zorlandığını, günü gelen borçlar nedeniyle müvekkilinin icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, kısa sürede tedbir alınmaması halinde müvekkilini uzun yıllar boyunca faaliyette olan şirketinin haciz baskısı altında çalışamaz duruma gelebileceğini, müvekkilinin hali hazırda ödenmeyen çeki bulunmadığını ancak önümüzdeki dönemde vadesi gelecek çekler olduğunu, müvekkilinin faaliyetine devam etmesi durumunda tüm borçlarını ödeyebilecek şekilde konkordato projesi hazırlandığını, İİK'nun 285.maddesinde belirtilen şartların oluştuğunu, hazırlanan proje kapsamında 24 aylık dönem içerisinde tüm borçlarını ödeyebilir konuma geleceğinin öngörüldüğünü, mevcut durumda müvekkilinin borçları nedeniyle haciz ve hukuksal tacizlerle karşı karşıya kalabileceğini, olası haciz ve şerhler nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinin zarar görebileceğini, mevcut sermaye ve malvarlıklarıyla işletme faaliyetlerinin devam edebileceğini beyanla müvekkili şirket hakkında konkordato projesinin tasdik kararı verilmesine kadar geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, müvekkili lehine tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 01/10/2024 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 01/10/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 18/12/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile; davacı şirket lehine 18/12/2024 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi ve kesin mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 31/10/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu, 06/12/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporu, 18/02/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporu, 14/03/2025 tarihli kesin mühlet dönemi ek raporu, 17/04/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporu, 03/06/2025 tarihli kesin mühlet dönemi gerekçeli raporu ve 25/11/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu dosyaya ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda gayrimenkul değerleme uzmanı, Endüstri Yüksek mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerden raporlar alınmış, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Yatırım Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası Anonomi Şirketi, ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketi vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Yatırım Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Bankası Anonomi Şirketi, ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı ve ... Bankası Anonim Şirketi'nin müdahillik taleplerinin kabulüne, ... Anonim Şirketi ve ... Ticaret Limited Şirketi'nin başvuru ve peşin harç yatırılmaması nedeniyle müdahillik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 25/11/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporda özetle;
"...1. Davacı şirketin 31/10/2025 tarihli ara bilançosu dikkate alınarak komiserliğimiz tarafından oluşturuları rayiç değer bilançosuna göre 101.811.602,38-TL miktarında varlıkları, 183.509.121,37-TL miktarında borçları olduğu. 82.697.519.32-TL borç fazlası hesaplandığı. Borca Batık Olduğu.
Sayın mahkemenin, komiserliğimiz tarafından varlık olarak dikkate alınmayan 96.304.014.20-TL miktarındaki vadeleri geçmiş olmasına rağmen yaklaşık 14 aylık mühlet döneminde tahsili gerçekleştirilemeyen ticari alacak kalemlerinin de varlık olarak değerlendirilmesi gerektiği takdir edilir ise davacı şirketin borca batık olmayacağı.
2.Davacı şirketin bir adet rehinli alacaklısı bulunduğu, rehinli alacaklısı ile her hangi bir yapılandırma anlaşması sağlanamadığı.
3.Konkordato projesi müzakeresi ve alacaklılar toplantısı ve iltihak süresinde kullanılan oy nisabının;
Kabul Oy Kullanan Adi Alacaklı Toplam Alacaklı tutarına Oranı — %63,72
Kabul Oy Kullanan Adi Alacaklı Toplam Alacaklı sayısına Oranı — %52,83
Oranlarında oluştuğu, 302 inci madde kabul şartını sağladığı.
4.Davacı şirketin rapor tarihi itibari ile 967.490,57-TL miktarında vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu.
5.Davacı şirketin 29.888.673,09-TL mühlet içi emtia-ticari mal alışından borç miktarı oluştuğu, Bu mühlet içi borç miktarı içinde yer alan 2.222.820.01-TL miktarının vadesi geçmesine rağmen ödenmediği, 10.297.180,64-TL miktarının ise vadesinin 30/11/2025 tarihi olduğu.
6.Davacı şirketin nakit akım tablosunda Ekim/2025 dönemi için 7.560.975,00-TL miktarında konkordato projesi taksit ödemesi öngörmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleşmediği, bu miktarda nakit varlığa sahip olmadığı. Kasım/2025 dönemi için de 7.560.975,00-TL miktarında konkordato taksit ödemesi öngörüsünün bulunduğu rapor tarihi itibari ile gerek 1 taksit gerekse de 2 taksit öngörü miktarında nakit varlığı rapor tarihi itibari ile mevcut bulunmadığı.
7.Davacı şirketin on üç aylık nakit giriş öngörüsünün yaklaşık %7,55 oranında gerçekleştiği, %92,45 oranında gerçekleşmediği, Davacı şirketin on üç aylık nakit fazlası öngörüsünün yaklaşık 8,74 oranında gerçekleştiği, %91,26 oranında gerçekleşmediği, Rapor tarihi itibari ile vadesi geçmiş vergi borcu, vadesi geçmiş mühlet içi borcu ve vadesi geçmiş proje taksit ödemelerini karşılayacak nakit mevcudunun bulunmadığı.
8.Davacı şirketin vadesi geçmesine rağmen tahsil edilemeyen 96.304.014.20-TL miktarındaki ticari alacaklarının tahsil edilememesinden ötürü gerekli mali kaynağı sağlamayacağının düşünüldüğü.
Tahsil edilemeyen alacak miktarlarının mali kaynak olarak dikkate alınıp alınmayacağının takdirinin sayın mahkemede bulunduğu.
9.Sayın Mahkemenin Konkordato projesinin tasdik takdiri halinde sadece adi alacaklılar yönünden (135.704.026,59 x Binde 2,27) — 308.048,14-TL miktarında tasdik harcı hesaplandığı..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 03/12/2025 tarihli son duruşmasında konkordato komiseri ... beyanında;
"...davacı vekili ile davacı şirket temsilcisinin bu celse sözünü etmiş olduğu ödemeler ve çek ve bono asıllarının kendilerine iade edilmesi hususunda davacı vekilinin dosyaya dün itibariyle sunmuş olduğu dilekçe ile bilgi sahibi oldum ve bu celsedeki ifadelerden ayrıntılarına vakıf oldum, bunun öncesinde tarafıma herhangi bir bilgi verilmemiştir, davacı şirket temsilcisi yaklaşık 1 aydır dava dışı kişinin borçlarını ödediğini belirtmiştir ancak bu sürede ödemeler noktasında tarafıma bilgi verilmemiştir, raporumda tespit etmiş olduğum hususlar geçerliliğini korumaktadır, davacı şirket projesinde geçtiğimiz Ekim ayından itibaren ödeme yapacağını taahhüt etmiştir ancak ilk taksit ödemelerini yapacak dahi bir hasılat ve nakit fazlası elde edememiştir, normal koşullarda şirket ortağı olabilmek için konulacak sermayenin şirket hesaplarına geçmesi gerekirdi, davacının sözünü ettiği hususlar ticari hayatın olağan seyrine uygun değildir, şirket ortaklığı kesinleşmeden ve kayıtlara geçmeden yüklü miktarda ödemeler yaparak borç üstlenilmesi veya alacağın temlik alınması makul görülmemiştir, bu güne kadar yapmış olduğumuz çalışmalarda davacının yüksek değerliliği olan ve tanınan bir markası olduğunu tespit etmedik, davacı da böyle bir bilgiyi tarafımıza vermedi, şirket temsilcisinin sözünü ettiği sıvı gübre ile ilgili komiserlik çalışmalarımızda bir tespitimiz olmadı, bizim çalışmalarımızdan ortaya çıkan davacının bu şekilde marka değeri olan tescilli bir ürününün bulunmadığıdır..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/12/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekili beyanlarında; "...okunan dilekçemizi tekrar ederiz, dilekçemizde belirttiğimiz üzere konkordato komiseri nezaretinde yapılan alacaklılar toplantısından sonra müvekkilin yakın arkadaşı olan ... tarafından konkordato projesinde borç olarak yer verdiğimiz toplam değeri 72 milyon TL olan ve çoğunlukla kaynağı çek ve bono olan alacaklara yönelik ödeme yapılmıştır, bu ödemenin sebebi adı geçen kişinin müvekkilin şirketine ortak olmak istemesidir, yaptığı ödeme sermaye yerine geçmek üzere yapılan bir ödemedir, bu gelişme geçtiğimiz 1 aylık süre zarfında yaşanmıştır ve bu 1 ay müddetince ...'nun ödeme yapmış olduğu çekler müvekkile teslim edilmiştir, çekler müvekkilin elinde bulunmaktadır, müvekkil ile ... arasında bahsettiğimiz hususlara ilişkin bir adi yazılı sözleşme yapılmıştır ancak şirket ortaklığı şirket kayıtlarına ve resmi kayıtlara zaman kısıtlı olduğu için geçirilememiştir, bu sebeplerle öncelikle davanın kabulü ile konkordato projesinin tasdikini, bu mümkün görülmez ise güncel alacak ve borç durumunun tespiti konusunda konkordato komiserliğinden ek rapor aldırılmasını talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/122025 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanında;
"..... uzun yıllar önce tanıdığım ve zaman zaman ticaret yaptığım arkadaşım olur, benim fason ürettirerek pazarlamasını yaptığım zirai sıvı gübre ürünlerim vardır, bu ürünler kendi şirketim adına tescillidir, bu sıvı gübrelerden ciddi kar elde etmekteyim, ... hem arkadaşlık hatırına binaen hem de bu sıvı gübrelerden kaynaklı olarak şirketime ortak olmak istediğini söyledi ve bana şirketim borçlarının bir kısmını kapatabileceğini bununda şirket sermayesi sayılması olarak kabul edilmesi teklifinde bulundu, bende bu teklifi kabul ettim ve kendisi geçtiğimiz 1 aylık süre zarfında yaklaşık 72 milyon TL tutarındaki borçlarımı kapattı ve ödeyerek teslim aldığı çekleri ve bonoları bana teslim etti, çekler ve bonolar şuan elinde bulunmaktadır, (davacı şirket yetkilisinin göstermiş olduğu muhtelif vade ve bedelli bono ve çek asılları görüldü, kendisine iade edildi,) bahsettiğim hususlar gözetilerek projenin tasdik edilmesini talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 03/12/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında;
"...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine ve/veya iflasına karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, YARGISAL İÇTİHATLAR, DOKTRİN GÖRÜŞLERİ:
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar)
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. (... / ... , ..., ... , ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, davacı şirket yetkilisinin aşamalardaki yazılı ve sözlü izahatları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin, limited şirket ünvanıyla, zirai ürün alım ve satımı alanında iştigal eden, tek ortağı ve yetkilisi bulunan bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun ana parasının 2025 yılı Ekim ayından başlamak üzere eşit taksitler halinde 24 eşit taksitte ödenmesi, projenin tasdiki ile birlikte adi alacaklıların faiz ve ferilere ilişkin taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları şeklinde teklifte bulunulmuştur.
Davacı şirketin projesinin başarıya ulaşma ihtimali değerlendirilirken aktif ve pasif durumu ile yakın geçmişteki bilanço verileri gözetilmek suretiyle, dava sürecinde konkordato ön projesinde belirtilen hasılat, karlılık ve nakit fazlası hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının ve bundan sonraki süreçte bu hedeflere ulaşma ihtimali olup olmadığının tetkiki gerekmiştir. Zira, konkordatonun tasdiki için, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekmektedir.
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 287/3. Maddesi:
"Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir." hükmünü,
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289/2,3. Maddesi:
"Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir" hükümlerini içermektedir.
BUNA GÖRE DOSYA SAFAHATI VE MÜNDERECATI DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE;
Mahkememiz iş bu dosyasından verilen 01/10/2024 tarihli ara kararı ile, davacı şirket lehine 01/10/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir. Mahkememiz iş bu dosyasının 18/12/2024 tarihli celsesinde verilen ara karar ile ise, davacı şirket lehine 18/12/2024 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiş olup celse 25/06/2025 tarihine ertelenmiştir. Bu tarihten sonra konkordato komiserince alacaklılara alacaklarını bildirmeleri için gerekli davet ve ilanlar yapılmış, davacının faaliyetlerine nezaret edilmeye devam edilmiştir.
Konkordato komiserinin dosyaya ibraz ettiği 18/02/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 1. bilgilendirme raporunda belirtildiği üzere; Kasım 2024, Aralık 2024 ve Ocak 2025 dönemi mali verilerinin, konkordato komiserinin yapmış olduğu yazılı ihtarlara rağmen, davacı şirket tarafından konkordato komiserine teslim edilmediği ve bundan kaynaklı olarak 1. dönem bilgilendirme raporunun Mahkememizce istenilen doğrultuda düzenlenemediği anlaşılmıştır. Ancak davacının kısa zaman sonrasında mali verilerini komiserlik makamına teslim etmesi üzerine 14/03/2025 tarihli kesin mühlet dönemi bilgilendirme raporunun düzenlenebildiği görülmüştür. Sonraki süreçte davacının anılan şekilde bilgi paylaşımı konusunda bir ihmali olmaması sebebiyle kesin mühlet kararı devam ettirilmiştir. Bilahare konkordato komiseri nezaretinde gerçekleştirilen alacaklılar toplantısından ve iltihak süresinin dolmasından sonra konkordato komiserince 03/06/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Dosya kapsamına, yürürlükteki mevzuata ve yargısal içtihatlara uygun olduğundan Mahkememizce de benimsenen 03/06/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 1. nihai raporu ile, davacı şirketin rapor tarihi itibari ile 1.346.162,40-TL vadesi geçmiş vergi borcu ve 328.773,00-TL vadesi geçmiş Sosyal Güvenlik Kurumu prim borcu olduğu, mühlet içindeki alım-satım faaliyetlerinden dolayı 32.326.740,36-TL mühlet içi borç miktarı oluştuğu, davacı şirketin yedi aylık nakit giriş öngörüsünün sadece % 4,24 oranında gerçekleştiği, yedi aylık nakit fazlası öngörüsünün de sadece % 14,77 oranında gerçekleştiği, davacı şirketin mühlet içinde vadesi geçmiş ve icra takibi yoluna başvurulmasına karşın tahsil edilemeyen şüpheli hale gelmiş alacaklarının mali kaynak olarak dikkate alınamayacağı takdir edilmesi durumunda davacının alacaklıların alacaklarının tasfiyesi için yeterli mali kaynağı sağlanamayacağı, komiserlikçe istenilen izahat üzerine davacı şirket yetkilisinin komiserliğe sunduğu izahat dilekçesi ile çiftçiler için hasat sezonun yaz ayları olması sebebiyle alacak tahsilatlar gerçekleştirilemediğinden nakit öngörülerinin gerçekleşmediği şeklinde açıklamada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce icra edilen 25/06/2025 tarihli celsede de davacı şirket temsilcisi ve vekili benzer anlatımlarda bulunarak hasat döneminin başlamasıyla birlikte alacaklısı olunan çiftçilerden alacakların tahsil edileceği ve böylelikle şirket aktiflerinin artarak projede öngörülen hedeflerin tutturulacağı ve projenin uygulanabilir hale geleceği ifade edilmiştir.
Davacı şirketin iştigal konusu, davacının alacaklısı olduğu şahıs ve firmalara karşı başlatılan ve devam eden icra takipleri nazarında davacı şirket temsilcisinin beyanlarına Mahkememizce itibar edilmek suretiyle - 03/06/2025 tarihli kesin mühlet nihai raporunda tespit edildiği üzere davacının ortaya koyduğu mali performans yetersiz olmakla birlikte- projenin uygulanabilir olma ve iyileşme ihtimali göz önünde bulundurularak 25/06/2025 tarihli celsenin (3) ve (4) numaralı ara kararları ile davacı şirket hakkında verilen 18/12/2024 tarihli kesin mühlet kararının ve bu kapsamda verilen ihtiyati tedbirlerin devamına ve ayrıca davacının Haziran 2025 - Ekim 2025 tarihleri arasındaki döneme rastgelen bilançoları ve diğer mali tabloları dikkate alınmak suretiyle davacının o tarihlerdeki güncel aktif ve pasif durumu dikkate alındığında projesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda rapor tanzimi için konkordato komiserine görev verilmiş, celse 03/12/2025 tarihine ertelenmiştir.
Konkordato komiserince bu kapsamda yapılan çalışmalar neticesinde düzenlenen ve dosya kapsamına, yürürlükteki mevzuata ve yargısal içtihatlara uygun olduğundan Mahkememizce de benimsenen 25/11/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 2. nihai raporu ile, Davacı şirketin ara bilançosu dikkate alınarak hazırlanan rayiç değer bilançosuna göre 101.811.602,38TL miktarında varlıkları, 183.509.121,37TL miktarında borçları olduğu ve buna göre 82.697.519.32-TL borç fazlası olduğu, 96.304.014.20-TL miktarındaki vadeleri geçmiş olan ve yaklaşık 14 aylık mühlet döneminde tahsili gerçekleştirilemeyen ticari alacak kalemlerinin de varlık olarak değerlendirilmesi halinde davacı şirketin borca batık olmayacağı, davacı şirketin 29.888.673,09-TL mühlet içi emtia-ticari mal alışından borç miktarı oluştuğu, mühlet içi borç miktarı içinde yer alan 2.222.820.01-TL miktarının vadesi geçmesine rağmen ödenmediği, 10.297.180,64-TL miktarının ise vadesinin 30/11/2025 tarihi olduğu, Davacı şirketin nakit akım tablosunda Ekim/2025 dönemi için 7.560.975,00-TL miktarında konkordato projesi taksit ödemesi öngörmesine rağmen herhangi bir ödeme gerçekleşmediği, bu miktarda nakit varlığa sahip olmadığı, Kasım/2025 dönemi için de 7.560.975,00-TL miktarında konkordato taksit ödemesi öngörüsünün bulunduğu rapor tarihi itibari ile gerek 1. taksit gerekse de 2. taksit öngörü miktarında nakit varlığı rapor tarihi itibari ile mevcut bulunmadığı, davacı şirketin on üç aylık nakit giriş öngörüsünün yaklaşık %7,55 oranında gerçekleştiği, %92,45 oranında gerçekleşmediği, Davacı şirketin on üç aylık nakit fazlası öngörüsünün yaklaşık 8,74 oranında gerçekleştiği, %91,26 oranında gerçekleşmediği, Rapor tarihi itibari ile vadesi geçmiş vergi borcu, vadesi geçmiş mühlet içi borcu ve vadesi geçmiş proje taksit ödemelerini karşılayacak nakit mevcudunun bulunmadığı, Davacı şirketin vadesi geçmesine rağmen tahsil edilemeyen 96.304.014.20-TL miktarındaki ticari alacaklarının tahsil edilememesinden ötürü gerekli mali kaynağı sağlamayacağı tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce daha önce belirlenen celse tarihi olan 03/12/2025 tarihinden bir gün öncesinde 02/12/2025 tarihli dilekçe ile davacı vekili dosyaya yazılı beyanda bulunarak; 22.05.2025 tarihinde gerçekleştirilen alacaklılar toplantısından sonra hem şirket yetkilisinin yakın dostu hem de müvekkil şirketle ticaret halinde olan ... ile görüşülerek şirketin borçlarının kapatılarak şirkete ortak olunması hususlarında anlaşmaya varıldığını, anlaşma kapsamında müvekkilinin borçlu olduğu açık hesap, senet ve çekleri alacaklılardan toplamak sureti ile ... tarafından yaklaşık 72.000.000,00TL ödeme yapıldığını ve borç belgelerinin alacaklılardan teslim alındığını belirtmiştir. Davacı vekili ve davacı şirket temsilcisi 03/12/2025 tarihindeki celsede de benzer anlatımlarda bulunarak ... isimli şahsın davacı şirkete ortak olmak isteği ve amacıyla ortakların koyması gereken sermayenin karşılığı olmak üzere şirketin borçlarının yaklaşık 72 milyon TL'lik kısmını bugünden geriye dönük 1 aylık süre zarfında kapattığını ve çek, bono gibi borç belgelerini alacaklılardan teslim alarak davacı şirket temsilcisine iade ettiğini ifade etmiştir.
Konkordato komiserinden bu hususlar sorulduğunda ise, konkordato komiserince; Davacı şirket temsilcisinin ifade ettiği ödemeler, çek ve bono asıllarının kendilerine iade edilmesi hususunda davacı vekilinin dosyaya dün itibariyle sunmuş olduğu dilekçe ile bilgi sahibi olunduğu, bunun öncesinde komiserlik makamına herhangi bir bilgi verilmediğini, davacı şirket temsilcisi yaklaşık 1 aydır dava dışı kişinin borçlarını ödediğini belirtmiş ise de bu sürede ödemeler noktasında tarafına bilgi verilmediğini, raporda tespit edilen hususların geçerliliğini koruduğunu, davacı şirket projesinde geçilen Ekim ayından itibaren ödeme yapacağını taahhüt edildiği halde ilk taksit ödemelerini yapacak dahi bir hasılat ve nakit fazlası elde edilemediğini, normal koşullarda şirket ortağı olabilmek için konulacak sermayenin şirket hesaplarına geçmesi gerektiğini, davacının sözünü ettiği hususların ticari hayatın olağan seyrine uygun olmadığını, şirket ortaklığı kesinleşmeden ve kayıtlara geçmeden yüklü miktarda ödemeler yaparak borç üstlenilmesi veya alacağın temlik alınmasının makul olmadığını, bugüne kadar yapılan çalışmalarda davacının yüksek değerliliği olan ve tanınan bir markası olduğunun tespit edilmediğini, davacının da böyle bir bilgiyi komiserliğe vermediğini, çalışmalarından ortaya çıkan sonucun davacının bu şekilde marka değeri olan tescilli bir ürününün bulunmadığı ifade edilmiştir.
Dosyanın geçirmiş olduğu safahat, davacının geçici ve kesin mühlet süreci içerisindeki tutum ve davranışları dikkate alındığında, davacının komiserlik makamına gerekli bilgileri süresinde ve iyi niyetli olarak vermediği ve zaman zaman komiserlik faaliyetlerinin aksatılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Öte yandan dosya kapsamında en son icra edilen 03/12/2025 tarihli celsenin bir gün öncesinde dosyaya sunulan 02/12/2025 tarihli dilekçe ile konkordato projesinde yer alan yaklaşık 72 milyon TL tutarındaki bir paranın sırf şirkete ortak olmak ve sermaye yerine geçmek üzere şirket temsilcisinin yakın dostu olduğu ifade edilen dava dışı kişi tarafından davacının alacaklılarına ödendiğinin ifade edilmesinin, ticari hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi ifade edilen ödeme miktarı, ödeme gerekçesi, ortaklığın resmiyet ve kaydiyet kazanmaması ve ayrıca davacının ticaret hacmi ve aktif-pasif durumu dikkate alındığında makul ve mantıklı bir yanının bulunmadığı, bu bakımdan davacının iş ve işlemlerinin mahkememiz açısından güven zedeleyici bulunduğu, kötü niyetle sakatlanan projenin uygulanma ihtimali olup olmadığının tartışılmasının bir ehemmiyetinin kalmadığı, kaldı ki yukarıda detayıyla açıklandığı üzere davacının projesinin uygulanma kabiliyetinin de olmadığı netice ve kanaatlerine ulaşılarak davanın reddi gerekmiştir.
DAVANIN REDDİ KARŞISINDA İFLAS KARARININ DA VERİLMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE İSE;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Bu itibarla davacının güven zedeleyici ve şüphe uyandıran iş ve işlemlerinin olması, komiserlik faaliyetlerinin zaman zaman aksatılması, komiserliğe gerekli bilgilerin verilmemesi, davacının mal varlığının korunması için gerekmesi de dikkate alınarak davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, davacı YÜKSELTEN TARIM VE DANIŞMANLIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No : ...- Mevlana VD. ... -Konya Ticaret Sicili No : ...)'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN ve 18/12/2024 tarihli duruşmada verilen KESİN MÜHLETİN, kararlarının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ve 18/12/2024 tarihli duruşmada verilen İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN TÜM KARARLARIN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı davacı YÜKSELTEN TARIM VE DANIŞMANLIK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No: ...- Mevlana VD. ... -Konya Ticaret Sicili No : ...)'nin İFLASINA, 03/12/2025 günü saat 10:40 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'nın görevinin son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL karar ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80TL karar ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Dosyaya yatırılan 100.000,00TL iflas avansının ilgili iflas dosyasına gönderilmesine,
11-Artan gider avansının kararın kesinleşmesi aşamasına kadar tebligat ve posta için gerekli reddiyatlar yapıldıktan sonra iflas kararının kesinleşmesi halinde ilgili iflas dosyasına gönderilmesine, iflas kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün kesinleşmesi halinde ise davacıya iadesine,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, gerekçeli kararın davacı tarafa, müdahillere ve konkordato komiserine re'sen tebliğine,
Dair; davacı vekili ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/12/2025
Başkan Üye Üye Katip