T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Ltd. Şti. aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya işçilik çalışmalarında bulunduklarını, bunun karşılığında 29/05/2023 tarihinde 82.600,00 TL fatura kesildiğini, asıl alacak ve işlenmiş faizleriyle birlikte toplam alacak miktarının 82.905,51 TL tutarında olduğunu, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; borçlunun itirazının iptali ile icranın devamını, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini; dava masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu faturada belirtilen hizmeti almadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin, Karatay Belediyesi ile imzaladığı 14.10.2021 tarihli sözleşme ile "Karatay Belediyesi ... Mahallesi İş Merkezi" işinin yapımını üstlendiğini, sözleşme kapsamında inşaatta yapılması gereken andezit kaplama işi, taşeron firma olarak davacı ... firmasına verildiğini, davacıya sözleşme kapsamında yaptırılan işin malzeme ve işçilik bedelinin ödendiğini, davacı şirketin daha sonra Karatay Belediyesinin ayrı bir yol inşaatı işini yüklendiğini, bu işin sözleşme kapsamında bulunmadığını, bu işe ilişkin düzenlenen fatura üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının bu işi müvekkili için yapmadığını ve müvekkili ile arasında alt işveren ilişkisi kalmadığını, davacının belediye ile arasındaki anlaşmaya istinaden söz konusu malzeme parasını belediyeden tahsil ettiğini, müvekkili tarafından davacı şirkete e-arşiv faturası kesildiğini, davacının takibe dayanak gösterdiği faturanın geçersiz olduğunu, davacının düzenlemiş olduğu 29/05/2023 tarihli fatura hiçbir şekilde müvekkiline gönderilmediğini, davacı tarafından 18/04/2023 tarihli faturaya itiraz edildiğini ve davacının aynı miktarda yeniden fatura düzenlediğini, bu nedenlerle; davanın reddini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Karatay Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü 18/11/2024 tarihli cevabi yazısı ile; Karatay Belediyesi ... Mahallesi Ticaret Merkezi Yapım İşine ait tüm belgeleri gönderilmiştir.
SMMM Bilirkişi ...'nin mahkememize sunmuş olduğu 01/01/2025 tarihli raporunda özetle; Tarafların Ticari Defter ve Belgelerinin incelenmesi neticesinde; tarafların ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu 18.04.2023 tarihli 82.600,00 TL bedelli faturanın kaydedilmediği, bu faturaya 19.04.2023 tarihinde itiraz edildiği, 8 günlük yasal süresi içinde itiraz edilmediği, Faturalara ilişkin BA ve BS formu olmadığı, iade faturası olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı ticari defterlerine göre 2023 yılı itibariyle davalıdan alacağının bulunmadığı, cari hesabın bakiyesinin kapandığı, aynı şekilde davalı Ticari Defterlerine göre 2023 yılı itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, cari hesabın bakiyesinin kapandığı, dava konusu fatura bedelinin davacının ticari defterlerinde 100 KASA hesabına borç kaydı yapılarak tahsil edildiği, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle alacak borç durumuna ilişkin olarak her iki tarafın ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra dosyasına vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Davalı ... Ltd. Şti. aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı ... E. sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında müvekkiline borcu bulunmadığından bahisle takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketin davalıya işçilik çalışmalarında bulunduklarını, bunun karşılığında 29/05/2023 tarihinde 82.600,00 TL fatura kesildiğini, asıl alacak ve işlenmiş faizleriyle birlikte toplam alacak miktarının 82.905,51 TL tutarında olduğunu, bu nedenlerle; itirazının iptali ile icranın devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin, Karatay Belediyesi ile imzaladığı 14.10.2021 tarihli sözleşme ile "Karatay Belediyesi ... Mahallesi İş Merkezi" işinin yapımını üstlendiğini, sözleşme kapsamında inşaatta yapılması gereken andezit kaplama işi, taşeron firma olarak davacı Alpyürük İnşaat firmasına verildiğini, davacıya sözleşme kapsamında yaptırılan işin malzeme ve işçilik bedelinin ödendiğini, davacı şirketin daha sonra Karatay Belediyesinin ayrı bir yol inşaatı işini yüklendiğini, bu işin sözleşme kapsamında bulunmadığını, bu işe ilişkin düzenlenen fatura üzerinden icra takibi başlatıldığını, davacının bu işi müvekkili için yapmadığını ve müvekkili ile arasında alt işveren ilişkisi kalmadığını, davacının belediye ile arasındaki anlaşmaya istinaden söz konusu malzeme parasını belediyeden tahsil ettiğini, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, toplanan deliller itibariyle, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi ...'ye tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; Tarafların Ticari Defter ve Belgelerinin incelenmesi neticesinde; tarafların ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı ticari defter kayıtlarına göre; dava konusu 18.04.2023 tarihli 82.600,00 TL bedelli faturanın kaydedilmediği, bu faturaya 19.04.2023 tarihinde itiraz edildiği, 8 günlük yasal süresi içinde itiraz edilmediği, Faturalara ilişkin BA ve BS formu olmadığı, iade faturası olmadığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, davacı ticari defterlerine göre 2023 yılı itibariyle davalıdan alacağının bulunmadığı, cari hesabın bakiyesinin kapandığı, aynı şekilde davalı Ticari Defterlerine göre 2023 yılı itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, cari hesabın bakiyesinin kapandığı, dava konusu fatura bedelinin davacının ticari defterlerinde 100 KASA hesabına borç kaydı yapılarak tahsil edildiği, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle alacak borç durumuna ilişkin olarak her iki tarafın ticari defterlerinde borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Davacı defterlerinde dava konusu alacağa ilişkin ödeme kayıtları bulunduğundan ve bu durum ödemeye karine teşkil ettiğinden, bu cihetle ödemenin yapılmadığının ispatı davacıya düştüğünden; mevcut delil durumu itibariyle yemin delili hatırlatılmış olup, davacının tanınan kesin süre içerisinde yemin metni sunduğu, davacı vekilinin iddia ve savunmaları kapsamında düzenlediği yemin metni ile birlikte, mahkememiz 10/04/2025 tarihli duruşmasında davalı şirket yetkili ... mahkeme huzurunda bizzat "Dava konusu faturada belirtilen hizmeti almadığıma davacının Karatay Belediyesi'nin başka bir yol yapım işiyle ilgilenmiş olduğuna, bu işin davacı ile aramazdaki sözleşmesi kapsamında olmadığıma, davacının Karatay Belediyesi için daha sonradan yaptığı iş açısından alt işveren ilişkisi bulunmadığına bu sebeple davacıya icra takibine konu borcumun olmadığına namusum, şerefim, kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." diyerek yemin etmiştir.
HMK kapsamında deliller; kesin delil ve takdiri delil olmak üzere 2 ana başlık üzerine toplanabilmekte olup; kesin deliller yargılamaya safhasında mutlak olarak dikkate alınması gereken deliller olup, takdiri deliller, mahkeme tarafından dosya kapsamına göre değerlendirilerek yargılamaya esas alınacak mahiyette ve ilgili delilin aksini gösterir daha güçlü bir delil bulunmadığı takdirde dikkate alınabilecek deliller olarak tanımlanabilmektedir.
Yemin taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunun kanunda belirtilen usule uyarak mahkeme önünde kutsal sayılan değerler ile teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Yemin mahiyeti itibariyle kesin delillerden olup, taraflar arasındaki ilişkinin varlığı davacı tarafından ispat edilemediğinden ve davacı defterlerinde dava konusu alacağa ilişkin ödeme kayıtları bulunduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar kısa kararda davalının kötüniyet tazminat talebi değerlendirilmemiş ise de, ilgili husus zuhülen atlanılmış olup, işbu gerekçeli kararda hükme eklenmiştir.
Davalı vekili beyanlarında kötüniyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacının dava açmakta açıkça kötü niyetli olduğuna ilişkin ispata yönelik herhangi bir delil bulunmadığından bu yöndeki taleplerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötüniyet tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 1.001,29 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 385,89 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
6-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/04/2025
Katip Hakim