T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;01/03/2024 tarihinde davacı ... Ticaret Limited Şirketine ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, araca bağlı dorsenin liftinin kırıldığını ve dorsenin doğrudan araç şasesinin üzerine düştüğünü, hasarın oluşmasında davacı şirketin yahut araç operatörünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, meydana gelen hasar ve değer kaybı, sigorta şartları kapsamında olduğundan zararın giderilmesi için gereken maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu aracın sigorta poliçesinde "Poliçede belirtilen araç ve aracın üzerine fabrika çıkışında standart donanım olarak monte edilmiş her türlü ses, iletişim ve görüntü cihazları ile poliçede belirtilmeleri koşuluyla araçta standardının dışında yer alan, fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş aksesuar poliçe kapsamı içindedir." ifadeleri yer aldığını, ardından hangi durumların sigorta poliçesi kapsamında olduğu sayılırken de " Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar" şeklinde belirtildiğinden işbu davaya konu olan araca bağlı dorsenin liftinin kırılmasının sigorta poliçesi kapsamında kaldığını bu nedenle davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, başvuru dilekçesi ve istenilen belgelerin eksiksiz olarak karşı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafından talepleri olumsuz değerlendirildiğini ve davacının zararının giderilmediğini, sonrasında Hukuki Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olan Arabuluculuğa başvuru yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığı gibi nedenlerle haklı davanın kabulünü, hasar miktarı ve değer kaybının yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde (gelecek kusur ve hesap raporu doğrultusunda) değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu andan itibaren artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL nin sigortaya müracaat tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığından görevli mahkemenin tüketiciyi koruma kanunu gereğince tüketici mahkemesi olduğunu ayrıca davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının aracında oluşan hasar kasko sigorortası kapsamı dışında olduğunu, davaya konu edilen sigortalı araçta gerçekleşen kazanın bu hallerden hiçbirisi sonucu olmadığını, aracın dorsesinin liftinin herhangi bir çarpma, çarpışma ya da maddede sayılan diğer haller etikisi ile değil , kendiliğinden kırıldığını, bu sebeple hasarın sigorta teminatı dahilinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gibi nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememize sunulan 25/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; başvuruya konu ... plakalı araçla ilgili KDV hariç 272.409,04 TL ve KDV dahil 326.890,84 TL hasar tazminat tutarının tespit edildiğini, davaya konu ... plakalı 2012 model araçla ilgili yapılan değerlendirmede 25/11/2023 tarihli devrilme neticesinde reel değer kaybı tutarının kasko poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı taraf, araca bağlı dorsenin liftinin kırılarak dorsenin doğrudan araç şasesinin üzerine düştüğünü ve bu nedenle oluşan zararın sigorta poliçesi kapsamında tazminini talep etmiştir.
Davacı aracının kasko poliçesi ile davalı şirkete kasko sigortası yaptırıldığı ve kaskolu araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/I maddesine göre; aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi halinde oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409/1 maddesi uyarınca; sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi; aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Kasko sigortası, sigorta ettirenin ödeyeceği sigorta primi karşılığında aracın maruz kalacağı kasko rizikolarının sigortacı tarafından teminat altına alınmasını öngören bir sigorta sözleşmesidir. Bu tür sigortada sigortacı, aracın kasko rizikolarına karşı sigorta himayesi sağlamakla, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta ettirenin malvarlığının aktifinde ortaya çıkacak olan zararları üzerine almaktadır. Kasko sigortası bir zarar sigortası olup zarar sigortalarında amaç sadece sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan zararın sigortacı tarafından tazminidir. Kasko sigortasında sigorta teminatını doğuran riziko gerçekleştiğinde sigortacı kasko sigorta sözleşmesinin karşı tarafı olan sigorta ettirene sigorta ettirdiği menfaatin riziko gerçekleştiği andaki gerçek ve somut zarar miktarı kadar sigorta tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Kasko sigortası genel şartlarının A.1. Sigortanın Konusunu düzenleyen maddesinde "Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır.
a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar,
c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar,
d) Aracın yanması,
e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi Kasko sigortası uygulamasında aşağıdaki ürün isimleri altında ve içeriklerinde teminat verilir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda meydana gelen kazanın kasko genel şartlarındaki gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kaza niteliğinde olmadığı, sigortalı araçta gerçekleşen kazanın bu hallerin hiçbirisinin sonucu olmadığı, meydana gelen kazanın dosyadaki bilgi ve belgelere göre muhtemelen üzerine fazla yük yüklenmesi gibi bir sebepten kaynaklandığı, davacının da "araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi" bir iddiasının bulunmadığı, rizikonun çarpma çarpışma gibi bir olay neticesinde oluşmadığı, söz konusu hasarın genel şartların A.1. ve A.4. Maddelerinde kaskonun teminat kapsamında belirtilen hasarlardan olmadığı, hasarın teminat dışı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle meydana gelen hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, bir maddi tazminat davası olduğundan AAÜT 13/4. Maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 427,60TL harç ve 5.815,62TL ıslah harcından alınması gereken 615,40 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 5.627,82TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekili yararına AAÜT'nin 13/4 maddesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından karşılanan 60,80TL vekalet harcının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 12/05/2025
Katip Hakim