T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
DAVA: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; amacıyla yapmış olduğu b bu itirazının n iptaline k karar verilmesini dileriz, borçlu her ne kadar alacaklı tarafa borcum yok demek suretiyle itirazda bulunmuş ise de borçlunun bu itirazı haksızdır. Zira borçlu, müvekkil şirketten değişik zamanlarda ve değişik miktarlarda yem almış ve söz konusu yemlerin müvekkil tarafından borçluya teslim edilmis olmasına rağmen bu yemlerin bedeli, borçlu tarafından halen tam olarak ödenmemiştir. Borçlunun söz konusu yem satışlarından müvekkilimize halen 22.746,10 TL borcu bulunmaktadır, yukarıda açıklanan nedenlerle borçlunun haksız itirazının iptali istemiyle mahkememize başvurulduğu, icra inkar tazminatı talebimiz: İ.İ.K 67/2 uyarınca borçlunun itirazı haksız olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama gideri, vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkil davacı şirketten 2019/2021 yılları arasında yaklaşık 2,5 sene kadar yem alış verişi yapmıştır. Davacı şirkette müvekkilin cari hesabı olup yem aldığı tarihlerde senet karşılığı yem almış ve vadesinde senet karşılığı borcunu ödeyerek senetlerini iade almıştır.( senet suretleri dilekçe ekindedir) son olarak 2021 yılı Mart ayında Müvekkil'in 44.000 TL borcu bulunmakta iken şirket yetkilisi İle görüşme yapılarak erken ödeme karşılığı 4.000,00 TL iskonto yapılarak 40.000,00 TL davacı şirkete eft yapılmış ve cari hesap kapatılmıştır. (Bu görüşmeye ilişkin tanık dinletilecektir) Bu tarihten sonra müvekkil senet karşılığı ya da vadeli olarak herhangi yem alışverişinde bulunmamıştır. Alış verişlerini daha hesaplı olması sebebiyle peşin olarak kredi kartı kullanarak yapmıştır, bilindiği üzere alacak davalarında ispat yükü davacı tarafta olup borçlunun elinde bulunan senetler ve banka dekontları borcun ödendiğini ispat araçlarıdır, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.02.2020 tarihinde hükme bağlamış olduğu ve bu tarihten sonra yerleşik hale gelmiş kararında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları başlatılan icra dosyasının devamı niteliğinde olup, icra dosyası ile talep edilen bedel, borç sebebi borca dayanak belgeler itirazın iptali davası için de bağlayıcı olup davacının bunların dışına çıkması mümkün değildir. Yani alacaklı takip ile dayanmadığı belge ve sebeplere dayanamaz.(... E ... K) İcra takip talebi incelendiğinde ise borca dayanak belge, senet vs. Konusunda sadece yem alışverişinden kaynaklanan alacak 22.746,10 tl ibaresi olup davacı taraf takip talebinde, cari hesap sözleşmesini ya da herhangi bir senet ya da faturayı borcuna dayanak göstermemiştir, açıklanan nedenle dava dilekçesinde alacağa dayanak olarak belirttiği cari hesap sözleşmesi, fatura ve makbuzlara dayanması mümkün değildir. Davacı tarafın hangi belgeye dayanarak 22.746,10 TL alacak iddiasında bulunduğu bilinememektedir. Bu sebeple de davanın esasına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunulamamktadır. Zira takip talebinde borcun sebebi bölümünde ya da dava dilekçesinde açıkça bu husustan bahsedilmemiştir, aynı şekilde yerleşik hale gelmiş yargı kararlarına göre fatura ve alacaklı taraf kayıtları karşı tarafça kabul edilmediği ya da farklı bir delil ile ispat edilmediği hallerde tek başına alacak borç ilişkisinin kanıtı sayılamaz. Sadece yapılan bir ödeme var ise bunun ispatı için kullanılabilir. Müvekkil ile davacı şirket arasında alış veriş ilişkisi gerçekleşmiş ve borç doğuran işlemler yapılmıştır ancak ekte sunduğumuz senetler ve dekontlarla bu borçların tamamı ödenmiş bu tarihten sonra da sadece kredi kartı kullanarak işlem yapılmıştır, özet olarak müvekkilin davacı tarafa karşılığı ödenmemiş herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın reddi talep olunur. Ayrıca takip dosyasında hiçbir sebep göstermeksizin ve açıkça banka kayıtları ve iade edilen senetlerle borcu olmadığı açık olan müvekkile karşı takip ve dava açılmasının borçlunun kötü niyet göstergesi olarak kabul edilerek İcra ve İflas Kanunun 67/2. Maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep olunmuş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Arabuluculuk tutanağı mahkememize 16/10/2024 tarihli dilekçe ile sunulduğu, arabuluculuk tutanağının incelenmesinde arabuluculuk tutanağının dava açıldıktan sonra hazırlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; dava dilekçesi ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir.
HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "3.Dava şartı arabuluculuk" başlıklı 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) maddesinde "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü yer almaktadır.
Eldeki dava itirazın iptali davası olup işbu dava bakımından arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 A maddesinde yer alan" (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki hüküm nazara alınarak eldeki davada dava şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş olup bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 274,72 TL harcın mahsubu ile eksik 340,68 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının yaptığı 100 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6-Karardan sonra yapılacak masrafların davacı tarafa yüklenmesine
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 22.746,10 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2025
Katip Hakim