T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM : ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVA: Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
KARARIN MAHİYETİ: KARŞI GÖREVSİZLİK
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil, davalılar ile internet ortamında yayımlanan ortaklık ilanı aracılığıyla tanıştığı, davalılar; müvekkile ... Limited Şirket'nde ortak arayışında olduklarını, mevcut iş potansiyelinin yüksek olduğunu ancak nakit sıkıntısı çektiklerini belirttiği, davalılar, müvekkili ikna etmek amacıyla iş potansiyelini abartarak, güven oluşturmayı hedeflemiş ve müvekkili yanılttığı, davalılar, müvekkili ikna etmek ve güvenini kazanmak için müvekkili imalathaneye davet etmiş, mevcut makinelerin kendilerine ait olduğunu ve şirketin yüksek kazanç potansiyeline sahip olduğunu iddia ettikleri, damacana kapağı üretimi ile büyük gelir elde edileceğini öne sürerek, müvekkili ortaklığa yönlendirdikleri, davalılarda ..., bu kapsamda müvekkilden şirket ortaklığı için anlaşılan bedelin haricinde, işletme sermayesi adı altında 200.000 TL talep ettiği, müvekkilinin bu talebi kabul ederek davalıya ödeme gerçekleştirdiğini, ancak bu tutar, işletme için kullanılmamış, şirket bünyesinde herhangi bir sermaye artışı yapılmamış, şirket hesabına herhangi bir transfer yapılmamış, tamamen kişisel harcamalar için harcandığını, davalının müvekkilden aldığı bu parayı şahsi amaçları doğrultusunda harcaması, açıkça dolandırıcılık niyetini ve kötü niyetli eylemlerini gösterdiğini, işletme sermayesi adı altında yapılan ödemelerin, kişisel hesaplara aktarılması, müvekkilin güveninin kötüye kullanıldığına dair güçlü bir kanıt teşkil ettiği, müvekkil, ödünç olarak verilen paraların iadesini sağlamak amacıyla davalılar ve iş ortakları ile defalarca iyi niyetli taleplerde bulunmuştur fakat davalılar her seferinde ilgili ödemelerin iadesinden kaçındığı, bu nedenle müvekkil, alacaklarının tahsili için yasal sürelerin geçmesinin ardından davalı ... yönelik Konya . İcra Dairesi’nde ... Esas sayılı dosyası ile davalı ...'ya yönelik ise Konya . İcra Dairesi’nde ... Esas sayılı dosyasu ile ilamsız icra takibi başlatmış; ancak davalılar, ilgili borçlarına itiraz ederek icra takiplerini durdurduğu, davalılar, müvekkili dolandırmak amacıyla sistemli ve organize bir şekilde hareket ettiklerini, müvekkilinin uğradığı zararlar; yalnızca maddi anlamda değil, aynı zamanda manevi olarak da önemli bir boyuta ulaştığını, şüphelilerin gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemleri neticesinde müvekkil, müvekkilin davalılardan ...'ya "işletme sermayesi" adı altında verdiği 200.000 tl'nin mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalı ...'dan tahsilini talep ettikleri, müvekkil, davalılardan ...'YA işletme sermayesi adı altında 200.000 TL ödeme yaptığı, ancak söz konusu ödeme, işletmenin faaliyetlerinde kullanılmamış aksine davalılarnın şahsi harcamaları için harcandığı, bu durum, müvekkilin güvenini kötüye kullanarak haksız menfaat sağlamak amacıyla gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olarak değerlendirildiği, müvekkil, bu ödeme karşılığında herhangi bir mal veya hizmet almadığı gibi, yapılan ödeme tamamen kötü niyetli bir şekilde şahsi çıkarlar için harcandığı, açıklanan nedenlerle, haklı davanın kabulünü, müvekkilin davalı ...'ya "İşletme sermayesi" açıklaması ile göndermiş olduğu ödemenin şimdilik 1.000 TL'nin (Her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı ...'dan tahsil edilerek müvekkile verilmesini, müvekkilin ... Bankası T.A.O hesabından kullandığı finansman ile davalı ...'ya yaptığı ödemelerin işleyen yasal faizleri ile hesaplanması suretiyle müvekkilin zararının tespit edilmesine ve şimdilik 1.000 TL'nin (Her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı ...'dan tahsil edilerek müvekkile verilmesini, müvekkilin ... Bankası T.A.O hesabından kullandığı finansman ile davalı ...'ya yaptığı ödemelerin işleyen yasal faizleri ile hesaplanması suretiyle müvekkilin zararının tespit edilmesine ve şimdilik 1.000 TL'nin (Her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalı ...'dan tahsil edilerek müvekkile verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Mahkememiz dava dosyasının Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/05/2025 tarihli ... E, ... K, sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilerek ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizce UYAP üzerinden yapılan GİB sorgusunda davacı ...'nın 01/01/2021 tarihinde işi terkettiği, davalı ...'nın 26/02/1997 tarihinde işi terkettiği, diğer davalı ...'nın ise 15/11/2015 tarihinde işi terkettiği anlaşılmıştır.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK'nın 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK'nın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nın 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacı yanın tacir olduğu eldeki davanın da alacak davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı, TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı,
Somut olayda; Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi, "davacı ve davalı tarafın tacir sıfatını haiz olduğu" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa ki davacı ve davalıların Uyapta yapılan sorgulamasında TACİR olmadıkları yıllar önce vergi kaydının terkin edildiği anlaşılmakla, ortada Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren bir dava olmadığından karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. (Y. HGK 10.02.2016, ... E, ... Sayılı İlamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (... ; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam), da dikkate alındığında, mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya .Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ olduğuna,
3-Kararın HMK'nun 21/c maddesi gereğince kanun yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde görev konusunda yargı yerinin belirlenmesi maksadıyla dosyanın HMK'nın 22/2.maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya . Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair; verilen karar KESİN OLMAK ÜZERE dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 18/09/2025
Katip ...Hakim ...