T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davamıza konu davalı ... ile davacı şirketin yetkilisi (... ) geçmişte yaptıkları bir kısım iş ve ticaretlerden dolayı tanışık olup şu anda aralarında hukuki husumet bulunmakta olduğunu, davalı taraf, davacı aleyhine Konya .İcra Dairesinin ... , Konya .İcra Dairesinin ... , ... ve ... , Konya . İcra Dairesinin ... , ... , ... ... ... ... ... ... ve ... , Konya 7.İcra Dairesinin ... , ... , ... ve ... , Konya .İcra Dairesinin ... Esas sayılı (toplam onaltı adet) Esas sayılı dosyaları ile bir ilamsız icra takibi yaptığını, bu talebe dayanak olarak herhangi bir açıklaması olmayan banka dekontlarına dayandığını, söz konusu bu icra takipleri, davacı şirketin e-tebliğ olarak yapılmış olup kendisinin bu e-tebliğ sistemini ve şifresini bilememesi nedeniyle itiraz edememiş ve böylece kesinleştirildiğini, hemen arkasından da davacı şirketin tüm malvarlığına haciz ve bloke işlemleri uygulandığını, başvurucu şirketin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, tarafların ticari defter ve belgelerine göre borçlu olmadıkları gibi hatta alacaklı konumunda bulunduklarını, zaten aleyhlerine yapılan ilamsız takipe dayanak banka dekontlarında herhangi bir açıklama olmadığı gibi bunu doğrulayan herhangi bir başka belge ya da kanıtta bulunmadığını, adeta halk deyimiyle dümdüz bir takip yapılarak ve e-tebliğ sisteminin bilinmemesinden kaynaklı olarak bir şekilde haksız biçimde takip kesinleştirildiğini, yapılacak ayrıntılı bir mali müşavir incelemesi ile de belirtilen gerçek kolayca ortaya çıkacağını, Yargıtay uygulamalarında da kabul edileceği üzere bu tür belgeye dayalı olan menfi tespit davalarında ispat yükü davalı (alacaklı) tarafa düştüğünü, dolayısıyla mahkemece bu ispat yükü kuralına göre yargılamanın yürütülmesini istediklerini, bundan ayrıca davacı ile davalı arasında davaya dayanak bu borca yönelik herhangi bir tevdii evrakı ya da belgesi de bulunmadığını, yine bu icra takibi ve borcu için taraflar arasında herhangi bir ticari ya da iş ilişkisi de bulunmadığını, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinde de bu duruma ilişkin bir kayıt vs. olmadığını, bu nedenlerle ek dava, bedel ve harç artırımına yönelik tüm fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak taleplerinin kabulü müvekkilinin cebri icra tehdidi altında bulunması, ödemenin yapılması halinde davamızın konusuz kalacak olması hep birlikte nazara alındığında davacı müvekkili borçlu yönünden icra takibinin yapılmasında uğranılan haksızlığın boyutu dikkate alınarak davamıza konu Konya .İcra Dairesinin ... , Konya .İcra Dairesinin ... ... ve ... , Konya . İcra Dairesinin ... ... ... ... ... ... ve ... , Konya .İcra Dairesinin ... ... ... ve ... , Konya .İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyaları için mümkünse teminatsız olarak olmadığı takdirde gerekirse kapak hesabının tamamıyla ödenmesi yönünde takibin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve icra dairesine ödenecek olan bedelin davanın kesinleşmesine kadar karşı tarafa ödeme yapılmaması ve nemalı bir hesapta bekletilmesi yönünde tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile takip dosyalarından ötürü davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespiti ile söz konusu takiplerin iptallerini, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Taraflar iş ortağı olmakla beraber aynı zamanda iki yakın arkadaş olduklarını, tarafların aileleri de bu arkadaşlık ilişkisine dahil olduğundan aralarında yoğun bir güven ilişkisi kurulduğunu, ancak şu anda aralarında hukuki husumet bulunduğunu, müvekkilinin emlakçı olduğunu, davacı şirket ile birlikte çok fazla taşınmaz alım satımı gerçekleştirdiğini, bu hususta sınırsız ve süresiz vekaletnameler bulunduğunu, taraflar birlikte iş yaptığı süreçte müvekkili defalarca kez davacı şirket adına ödemeler yaptığını, bu hususta davalar görülmekte olup derdest olduğunu, müvekkilinin davacı şirket adına ödemeler yapması dışında birçok kez borç verdiği de olduğunu, dekontlarda belirtilen tutarlar müvekkili tarafından davacı şirkete borç olarak gönderildiğini, müvekkili borcunu davacı şirket temsilcisinden talep etmiş ancak alacağını tahsil edemediğini, bu nedenle davacı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, itiraz edilmemesi üzerine takip kesinleştiğini, bu nedenle davacı şirket işbu davayı ikame ettiğini, Müvekkili aralarındaki güven ilişkisi nedeniyle davacı şirkete birçok kez borç verdiğini, daha sonra müvekkili yakın arkadaşı olan davacı şirket temsilcisinden borcunu ödemesini talep etmiş ancak davacı şirket temsilcisi müvekkilli ile görüşmeyi kestiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağını tahsil etmek için icra yoluna başvurmaktan başka çaresi kalmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile davacı şirket aleyhine İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Davalı tarafından davacı hakkında "EMANET VERİLEN" açıklaması ile T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas, T.C. Konya . İcra Dairesinin ... ... ... Esas, T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas, ... Esas, ... Esas, T.C. Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyaları dolayısıyla davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti talepli menfi tespit davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; davaya dayanak icra takipleri dolayısıyla davacının herhangi bir borcu olup olmadığı, var ise borç miktarının ne olduğu hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Cevap dilekçesi, dava ve takibe dayanak EFT'ler ile davacının ticari defter ve belgelerinin incelenmesini içerir 23/09/2025 tarihli Bilirkişi raporunun incelenmesinde söz konusu paraların davalı tarafından davalıya borç/emanet olarak gönderildiğinin iddia edildiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen "Tüketim Ödüncüne" vücut verdiği ve dolayısıyla eldeki davanın 6102 Sayılı Kanunda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
(2) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada davacının 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, davalı açısından tacir araştırması yapıldığı, ilgili vergi dairesi, ticaret sicil müdürlüğü ve esnaf odasına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, 01/07/2025 tarihli Esnaf Odası müzekkere cevabında davacının emlakçılık alanında esnaf kaydı olduğu, 08/07/2025 tarihli Ticaret Sicil Müdürlüğü, cevabında davacının tacir kaydı olmadığı, 07/07/2025 Tarihli müzekkere cevabında davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, yıllık dönem içi elde edilen hasılat miktarının 89.032,49 TL olduğunun bildirildiği dolayısıyla eldeki davada davalının gerçek kişi tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davaya da vücut vermediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(3) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kurum müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasındaki hukuki ihtilafın 6098 Sayılı Kanunun 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncünden kaynaklanması sebebiyle davanın mutlak ticari dava olmadığı, her ne kadar davacı özel hukuk tüzel kişisi tacir ise de davalı gerçek kişinin tacir olmadığı ve bu sebeple davanın nispi ticari dava da olmadığı anlaşılmakla davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
2-Görevsizlik Kararımız Kesinleştiğinde ve Mahkememizin görevsiz olduğu yönünde hüküm kurulması durumunda; 6100 Sayılı Kanunun 20/1. Maddesi gereğince iki haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talepte bulunulması halinde DOSYANIN GÖREVLİ T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde dava açılmamış sayılacağının ve bu konuda resen karar verileceğinin İHTARINA,
3-6100 Sayılı Kanunun 331/2. Maddesi gereğince yargılama giderlerinin GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4-Eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 05/02/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak 6100 Sayılı Kanunun 321/2. Maddesinde yer alan amir kanun hükmü gereğince gerekçeli kararın yazımı sonrasında TALEBE GEREK OLMAKSIZIN var ise dosya içerisinde yer alan masraftan karşılanmak suretiyle TEBLİĞE ÇIKARILMASINA,
5-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 2. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ...Hakim ...