T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2-
3- ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;07.11.2024 tarihinde saat 21:15 sıralarında, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, davalı ...'ya ait ... plakalı araç ile Konya İli, ... İlçesi, ... Sokak üzerinde seyir halinde iken sola kontrolsüz dönüş yapması sonucu aracının ön kısımları ile davacıya ait ... plakalı aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, HMK m.107 uyarınca alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlendikten sonra artırmak üzere, aracın değerinde meydana gelen bakiye kayıp için 50 TL'nin kaza tarihinden itibaren (sigortacı açısından teminat limitiyle sınırlı olmak üzere ve temerrüt tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, HMK m.107 uyarınca alacağın miktarı tam ve kesin olarak belirlendikten sonra artırmak üzere, aracın kullanılamadığı dönem için araç mahrumiyet bedeli olarak 50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin, 07.11.2024 tarihli kazaya ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirdiğini, Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla ilgili kazaya ilişkin davalı şirket tarafından; 05/02/2025 tarihinde ...’a 20.004,75 TL hasar onarım bedeli ödemesi, 07/02/2025 tarihinde ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne 30.957,88 TL yedek parça ödemesi, 12/02/2025 tarihinde Av... a 8.503,38 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığını, davacının hasar kaybı ve değer kaybına ilişkin zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılandığını ve davalı sigorta şirketi sigorta poliçesi kaynaklı bütün sorumluluğunu yerine getirdiğini, davalı şirketin teminat limitleri dahilinde davacı tarafın tüm zararını gidermiş olduğundan, araç mahrumiyet bedeli ise teminat dışı olduğundan müvekkili sigorta şirketinin poliçe kaynaklı hiçbir sorumluluğu kalmadığı gibi nedenlerle davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'nun cevap dilekçesinde özetle; Talep edilen miktarın ve sürenin fazla olduğunu düşündüğünü, tamir işleminin yapıldığı atölyeye gittiğini, tamir süresinin 5 veya 6 gün olduğun yetkili kişinin kendisine beyan ettiğini, davacıya iban yollar ise araç mahrumiyet bedelinin hesabına yollayacağını söylediği, davacının ise bu işlemlerle avukatının ilgilendiğini söylediğini dava ile ilgili olarak en doğru kararı mahkemenin vereceğini düşündüğünden sessiz kaldığı gibi nedenlerle açılan haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş davanın reddini, en kısa zamanda sonuca bağlanmasını talep etmişlerdir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 07/11/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazmini hususunda olduğu görülmüştür.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye Sigortalar Birliğine, ... Sigorta Aş'ye yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 26/05/2025 tarihli tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 19/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'nun kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 30.000,00TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 15.000,00TL ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 15.000,00TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinin ... sigorta şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'nun müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 10 gün, günlük araç kirasının 1.100,00TL olup toplam araç mahrumiyet tutarının 11.000,00TL olarak tespit edildiği, 1.337,00TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 9.663,00TL olacağı, bu tutardan poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... ve ...'nun müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç sürücüsü ve işleteni olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmiştir.
Dava tarihinden sonra yapılan ödeme yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup, davacının haklı bulunmasına göre bu miktar bakımından da kabul kararı verilmiş gibi harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmıştır.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/02/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-a) Davacının 07/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 15.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli yönünden davanın KABULÜ ile; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 25/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 07/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
b)6.496,62 TL'lik kısım yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla, bu miktar yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacının 07/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 9.663,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 07/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.128,51-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 532,13-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 980,98-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (21.496,62/31.159,62) oranına isabet eden 676,77-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
4-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 532,13-TL ıslah harcı, 1.825,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 9.675,43-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (21.496,62/31.159,62) oranına isabet eden 6.674,95-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (21.496,62/31.159,62) oranına isabet eden 20.696,61-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, davalılar ... ve ...'nun tamamından sorumlu olduğuna,)
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin, davalı ...'nun ve davalı ...'nun yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/10/2025
Katip Hakim