T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI : HASIMSIZ
FERİ MÜDAHİLLER: 1-
VEKİLİ:
: 2-
: 3-
: 4-
VEKİLİ:
: 5-
VEKİLİ:
: 6-
VEKİLİ:
: 7-
VEKİLİ:
: 8-
VEKİLİ:
: 9-
VEKİLİ:
: 10-
VEKİLİ:
: 11-
VEKİLİ:
:12-
VEKİLİ:
: 13-
VEKİLİ:
:14-
VEKİLİ:
: 15-
VEKİLİ:
: 16-
VEKİLİ:
: 17-
VEKİLİ:
MÜDAHİLLİK TALEBİ REDDEDİLEN
İLGİLİLER: 1-
VEKİLİ:
: 2
VEKİLİ:
: 3-
VEKİLİ:
İLGİLİ:
VEKİLİ:
KONKORDATO
KOMİSERİ:
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 17/03/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2000 yılında kurulmuş olduğunu, faaliyet konusunun mevlana şekeri, hurma şekeri, lokum, pişmaniye, helva, karamel, koz helva, beyaz çikolata imalatı ve satışı olduğunu, aile olarak 3. nesilden bu yana bu faaliyeti yaptıklarını, şirketin 2018 yılından bu yana ... Sanayi sitesinde 2200 m2 kapalı, 300 m2 açık alanı bulunan fabrika binasında faaliyetine devam ettiğini, şirketin yurt içi ve yurt dışı ticari faaliyetlerinin devam ettiğini, 26 çalışanının bulunduğunu, 31/12/2024 tarihi itibariyle sermayesinin 2.000.000,00TL olduğunu ve sermayesinin tamamının ödendiğini, şirket hisselerinin %40'nın ...'e, %20'sinin ...'e, %20'sinin ... 'e ve %20'sinin ... ait olduğunu, müvekkili şirketin 2020 yılında yaşanan pandemi süreciyle birlikte yaşanan ekonomik sıkıntılar, kullanılan kredi faizlerinin artması, döviz kurundaki dalgalamalar, hammadde fiyatlarındaki artışlar, vadeli satışlarda yaşanan olumsuz durumlar nedeniyle müvekkili şirketin işlerinin olumsuz etkilendiğini ve mali açıdan sıkıntılar yaşandığını, müvekkilinin borçlarını ödemede zorluklar yaşamaya başladığını, banka kredi borçlarını, çek borçlarını ve tedarikçi borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, müvekkilinin borçlarından dolayı icra tehdidi ile karşı karşı kalacağını, haciz baskısı altında çalışılamaz duruma gelebileceğini, mal varlığı ve işletme varlıklarının yok olma tehlikesi olduğunu, tedbir alınmadığı takdirde müvekkili şirketin ticari faaliyetine devam edemez hale gelebileceğini, müvekkilinin faaliyetine devam etmesi durumunda tüm borçlarını ödeyebilecek şekilde konkordato projesi hazırlandığını, İİK'nun 285. maddesinde belirtilen şartların oluştuğunu, hazırlanan proje kapsamında tüm borçlarını ödeyebilir konuma geleceğinin öngörüldüğünü, mevcut durumda müvekkilinin borçları nedeniyle haciz ve hukuksal tacizlerle karşı karşıya kalabileceğini, olası haciz ve şerhler nedeniyle müvekkili şirketin faaliyetlerinin zarar görebileceğini, mevcut sermaye ve malvarlıklarıyla işletme faaliyetlerinin devam edebileceğini beyanla müvekkili şirket hakkında konkordato projesinin tasdik kararı verilmesine kadar geçici mühlet kararı verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, müvekkili lehine tedbirlere hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
Davacı şirket tarafından konkordato ön projesi ve ekleri ibraz edilmiştir.
Mahkememiz 17/03/2025 tarihli ara kararı ile; davacı şirket lehine 17/03/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Mahkememiz 11/06/2025 tarihli duruşmada verilen ara karar ile; davacı şirket lehine 11/06/2025 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir.
Geçici mühlet dönemi ve kesin mühlet dönemi içerisinde ilgili yerlere konkordatoya ve tedbirlere ilişkin müzekkereler yazılmış, ilanlar yapılmış, tayin edilen konkordato komiseri tarafından 17/04/2025 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporu, 26/05/2025 tarihli geçici mühlet dönemi 2. raporu, 08/08/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 1. raporu, 11/10/2025 tarihli kesin mühlet dönemi 2. raporu ve 16/12/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporu dosyaya ibraz edilmiş, davacının varlıklarının değerlendirilmesini yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmesi hususunda geçici konkordato komiseri tarafından talepte bulunulmuş, talep doğrultusunda Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Fen Bilirkişi, Endüstri Yüksek Mühendisi, Makine Mühendisi, Marka ve Patent uzmanı bilirkişilerden raporlar alınmış, ... , ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Bankası Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi, T.C. ... Bankası A.Ş., Türkiye ... Bankası A.Ş., ... Bankası ... A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi vekilleri tarafından müdahale dilekçeleri sunulmuştur.
Müdahil talebinde bulunan ... , ... Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi'nin başvuru ve peşin harç yatırılmaması nedeniyle müdahillik taleplerinin reddine, diğer müdahil talebinde bulunanların müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Konkordato komiseri ... tarafından mahkememize sunulan 16/12/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporda özetle;
"...1.Davacı şirketin 30/11/2025 tarihli ara bilançosu dikkate alınarak komiserliğimiz tarafından oluşturulan rayiç değer bilançosuna göre; Davacı şirketin 130.650.798,06-TL miktarında varlıkları, 124.093.608,39-TL miktarın da borçları olduğu hesaplanması sonucu, davacı şirketin 6.557.189,67-TL miktarında varlık fazlası hesaplandığı. Davacı Şirket borca batık olmadığı.
2.Davacı şirketin 1 Merkez imalat işyeri ve 3 adet perakende satış mağazası olmak üzere 4 adet işyerinde ticari faaliyetlerini sürdürdüğü.
3.Komiserlik faaliyetleri kapsamında planlanan Konkordato Projesinin Müzakeresi ve Alacaklılar Toplantısının yapılmağı. Davacı şirket tarafından yer tespit tebligatımıza cevap verilmediği, husus hakkında davacı şirket vekilinin dosyaya yazılı beyan sunduğu,
4.Rapor tarihi itibari ile 2025/Eylül-Ekim dönemlerine ait Sosyal Güvenlik Kurumu vadesi geçmiş 502.092,26-TL miktarında mühlet içi prim borcu bulunduğu.
5.Davacı şirketin mühlet içi vergi borçlarını, bağlı olduğu vergi dairesinden olan KDV iadesi alacağı ile karşılayabileceği.
6.Davacı şirketin projesine göre nakit girişi öngörüsünün yaklaşık 39 oranında gerçekleştiği, 061 oranında gerçekleşmediği. Gerçekleşen 439 oranında nakit giriş hedefinin ise gelir tablosunda ticari zarar izlenmesi sebebi ile asli amacı olan ticari kar oluşumuna da sebep vermediği.
7.Davacı şirketin projesine göre nakit fazlası öngörünün yaklaşık 010 oranında gerçekleştiği, 090 oranında gerçekleşmediği.
8.Davacı şirket vekilinin 2026/Ocak-Mart dönemleri için beyan yazısındaki 30.702.335,00-TL miktarındaki öngörüsünün, Hali hazırdaki nakit akım tablosundaki miktarlar ile yaklaşık olduğu mevcut projeye göre ek bir girdi miktarı barındırmadığı.
9.Bir önceki Ramazan Bayramı tarihlerinin 30-31/Mart ve 01/Nisan-2025 tarihinde olduğu, Bir önceki Kurban Bayramı tarihlerinin 06-07-08-09/ Haziran - 2025 tarihleri olduğu, her iki bayram günlerinin geçici ve kesin mühlet içinde bulunduğu, davacı şirkete 17/03/2025 tarihinde geçici mühlet süresi takdir edildiği.
Davacı şirketin Ocak-Şubat-Mart/2025 dönemlerini kapsayan 31/03/2025 tarihli Gelir Tablosunda;
Net Satışlar Miktarının : 26.843.882,43-TL
Faaliyet Karı Miktarının : 1.521.481,09-TL
Dönem Net Zararı Miktarının : -7.845.582,72-TL miktarlarınca olduğu.
Davacı şirketin Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs-Haziran/2025 dönemlerini kapsayan 30/06/2025 tarihli Gelir Tablosunda;
Net Satışlar Miktarının : 39.129.455,72-TL
Faaliyet Zararı Miktarının : -662.651,28-TL
Dönem Net Zararı Miktarının : -10.100.199,78-TL miktarlarınca olduğu.
10.Davacı şirket vekilinin 30.702.335,00-TL miktarındaki satış öngörüsünün nakte dönüşme miktar hesaplaması, faaliyet karı miktarının hesaplanması gibi hususlara yer vermemesinden ötürü, bu hasılat öngörünün gerçekleşmesi sonrası oluşabilecek mali kaynak ve nakit fazlası öngörüsü bulunmadığından, öteden proje hedeflerine ulaşmayan nakit girişi ve nakit fazlası açığını kapatabilme imkanı sağlayıp sağlayamayacağı hususlarında değerlendirme yapılması imkanı bulunamadığı.
11.Davacı şirketin geçici mühlet ve bilanço tarihi arasındaki ticari faaliyet sonuçlarının nakit hedeflerine ulaşamaması ve mali tablolarının ticari zarar ile sonuçlanması nedenleri ile, Sayın mahkeme tarafından mühlet dönemi dikkate alınacak olur ise yeterli kaynağı sağlay amay acağının anlaşılacağı.
12.Davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre 124.093.608,39-TL miktarında anapara borç miktarı hesaplandığı, faaliyet dışı gayrimenkul varlıklarının rayiç değerlerinin 54.910.000,00-TL miktarında tespit edilerek dosyaya Traporlandığı, gayrimenkul mali kaynaklarından fazlaya kalan 69.183.608,39-TL miktarında hesaplanan mali kaynağı oluşturabilmesi için rapor tarihinden proje son taksit ödemesi olan Mart/2028 dönemine kadar olan sürede aylık ortalama 2.562.355,86-TL miktarında ticari kazanç ve nakit fazlası elde edileceği öngörüsünün mühlet süresince izlenememesine rağmen, Sayın mahkeme tarafından makul olduğu takdir edilmesi durumunda gerekli mali kaynak oluşturabileceği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Mahkememiz 24/12/2025 tarihli son duruşmasında konkordato komiseri ... beyanında;
"...nihai raporumda yapmış olduğum tespitler halen geçerliliğini korumaktadır, bugün tarihi itibariyle davacı şirketin komiserliğimiz nezaretinde takip edilen banka hesabındaki parası 39.850,43TL'dir, 16/12/2025 tarihli raporumda en son bilanço olan 30/11/2025 tarihli bilanço verilerinde davacının bankadaki parası 957.442,16TL idi, rapor düzenlendikten sonra davacı hakkında ortaya çıkan nakit fazlası durumu bu şekildedir, dava açıldıktan sonra geçtiğimiz Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramında davacının faaliyetine komiserliğimizce nezaret edilmiştir, yani Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı dönemi konkordato sürecine rastgelmiştir, davacının geçen yıl ki faaliyetlerimize baktığımızda Ramazan Bayramı sonrasında düzenlemiş olduğu bilançoları ve mali verilerine göre 1,5 milyon TL civarında bir karlılığı bulunmakta iken Kurban Bayramı sonrasında zarar ettiği, kar elde edemediği tarafımızca tespit edilmiştir, takdir mahkemenindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 24/12/2025 tarihli son duruşmasında davacı vekilleri beyanlarında;
"...Müvekkil şirket 42 yıldır faaliyeti bulunan köklü ve istikrarlı bir şirkettir, ana faaliyet konusu şekerleme ürünlerinin üretim ve pazarlanmasıdır, ciro ve hasılatlarında en büyük artış ve iyileşmenin olduğu dönem Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı öncesindeki ve sonrasındaki dönemlerdir, içinde bulunduğumuz zaman tam da bu döneme tekabül etmektedir, müvekkil konkordato sürecinde bu dönemi yaşamadığından faaliyetlerinin hiç olmazsa önümüzdeki 3-4 aylık dönemde izlenmesi gerekmektedir, bu mümkün olduğu takdirde müvekkilin mali tablolarındaki iyileşmeler ve hasılat artışları gözlemlenebilecektir, bu sebeplerle mahkemenizce takdir edilen 12 aylık kesin mühlet süresinin tarafımıza kullandırılmasını ve ihtiyati tedbirlerin devamını talep ediyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise davamızın kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep ediyoruz..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 24/12/2025 tarihli son duruşmasında davacı şirket yetkilisi beyanında;
"...konkordato davası açılmadan evvel şirketimizin mali durumu iyi durumda değildi, personel maaşlarını dahi ödemeyemez hale gelmiştik ancak dava sürecinin başlaması ve verilen ihtiyati tedbir kararlarıyla birlikte şirketimizin kötü durumu günden güne iyileşerek faaliyetlerimiz de ve karımızda artış meydana geldi, halihazırda en başta olduğu gibi iyi niyetle faaliyetlerimize ve ticaretimize devam etmekteyiz, dahası geçmiş dönemden gelen vergi borçlarımızı da dava sürecinde ödeyebildik, alacaklılar toplantısı için yer temin edilmediği doğrudur ancak bunun sebebi önümüzdeki Ramazan ve Kurban Bayramlarında cirolarımızdaki artış dikkate alınıp değerlendirilerek bir toplantı yapılmasının hem alacaklılar açısından hem de şirketimiz açısından daha faydalı olacağı kanaatimizde olduğumuzdan böyle bir erteleme talebinde bulunduk, kesin mühlet kararının ve bu kapsamda uygulanan ihtiyati tedbirlerin devamını talep ediyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz 24/12/2025 tarihli son duruşmasında hazır olan bir kısım müdahil vekilleri beyanlarında;
"...Okunan müdahale dilekçelerimizi aynen tekrar ederiz, konkordato talebi kötü niyetli olduğu gibi verilen tedbir kararları da amacına uygun olmadığından mühlet ve tedbirler kaldırılsın ve davacının davasının reddine karar verilsin..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DAVANIN NİTELİĞİ, YARGISAL İÇTİHATLAR, DOKTRİN GÖRÜŞLERİ:
Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordato; vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi, hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. (Yargıtay . Hukuk Dairesi 06.03.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar)
Konkordatonun tasdiki için, öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordato projesinin alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ve ... Karar)
Konkordato davalarında, yasada belirtilen koşulların sağlanması halinde borca batık olan veya borca batık olmamasına rağmen ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluların, belli bir plan dahilinde ve alacaklıların belli orandaki rızasıyla borçlarını tasfiyelerini sağlamak amacıyla geçici ve kesin mühlet kararları verilmektedir. Konkordato geçici ve kesin mühletleri, sadece borçlu davacının değil, alacaklıların da menfaatinin gözetilmesinin gerektiği süreçlerdir.
Borçlunun işletmesinin devamı, önemli ve hissedilir ölçüde aktiflerin azalmasına ve pasiflerin artmasına yol açmaktaysa ve bu durum konkordato süreci içinde geri dönüşü olmayan bir aktif pasif dengesizliğine yol açacağı öngörülüyorsa; iflasın derhal açılması ile borçlunun mal varlığının tasfiye sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edileceği tahmin ediliyorsa, işletmenin devamı mümkün gözükmüyor yahut çok düşük bir ihtimal ise, malvarlığının korunması için kesin mühlet kaldırılarak iflasın açılması zorunludur. ... ... ... ... ... ... , Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 315 - 316 )
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı şirket vekilinin dilekçe ve beyanları, davacı şirket yetkilisinin aşamalardaki yazılı ve sözlü izahatları, dosya kapsamında toplanan deliller, bilirkişi raporları, konkordato komiserinin raporları ve açıklamaları ile müdahil vekillerinin talep ve itirazları, yukarıda yer verilen yargısal içtihatlar, doktrin görüşleri ve yürürlükteki mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirketin, limited şirket unvanıyla, şekerleme ürünlerinin imalatı ve pazarlanması alanında iştigal eden bir sermaye şirketi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının hazırladığı konkordato ön projesi, bir vade konkordatosu olup, projede herhangi bir tenzilat öngörülmemiş, borcun ana parasının 2026 yılı Nisan ayından başlamak üzere eşit taksitler halinde 24 eşit taksitte ödenmesi, projenin tasdiki ile birlikte adi alacaklıların faiz ve ferilere ilişkin taleplerinden vazgeçmiş sayılacakları şeklinde teklifte bulunulmuştur.
Davacı şirketin projesinin başarıya ulaşma ihtimali değerlendirilirken aktif ve pasif durumu ile yakın geçmişteki bilanço verileri gözetilmek suretiyle, dava sürecinde konkordato ön projesinde belirtilen hasılat, karlılık ve nakit fazlası hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının ve bundan sonraki süreçte bu hedeflere ulaşma ihtimali olup olmadığının tetkiki gerekmiştir. Nitekim, konkordatonun tasdiki için, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekmektedir.
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 287/3. Maddesi:
"Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir." hükmünü,
Zira, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289/2,3. Maddesi:
"Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir" hükümlerini içermektedir.
BUNA GÖRE DOSYA SAFAHATI VE MÜNDERECATI DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE;
Mahkememiz iş bu dosyasından verilen 17/03/2025 tarihli ara kararı ile, davacı şirket lehine 17/03/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile konkordato geçici mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiştir. Mahkememiz iş bu dosyasının 11/06/2025 tarihli celsesinde verilen ara karar ile ise, davacı şirket lehine 11/06/2025 tarihinden itibaren 1 yıllık süre ile konkordato kesin mühleti verilmiş ve bir kısım tedbirlere hükmedilmiş olup celse 24/12/2025 tarihine ertelenmiştir. Bu tarihten sonra konkordato komiserince alacaklılara alacaklarını bildirmeleri için gerekli davet ve ilanlar yapılmış, davacının faaliyetlerine nezaret edilmeye devam edilmiştir.
İİK'nun Alacaklılar Toplantısına Davet başlıklı 301 maddesi:
"Konkordato projesinin hazırlanması, alacakların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra komiser, 288 inci madde uyarınca yapacağı yeni bir ilânla alacaklıları, konkordato projesini müzakere etmek üzere toplanmaya davet eder. Toplantı günü ilândan az on beş gün sonra olmak zorundadır. İlanda alacaklıların, toplantıdan önceki yedi gün içinde belgeleri inceleyebilecekleri de bildirilir. Ayrıca, ilânın birer sureti adresi belli olan alacaklılara posta ile gönderilir." hükmünü amirdir.
Mahkememizce tayin olunan duruşma günü, ilan süresi ve iltihak süresi dikkate alınarak konkordato komiserliğince, 24-25-27/Kasım/2025 günlerinin herhangi birinde alacaklılar toplantısı için bir toplantı yeri belirlenmesi konusunda davacı şirkete ihtarlı tebligat yapılmış ise de, davacı şirket tarafından herhangi bir toplantı yeri belirlenmemiş ve bu konuda imkan sağlanmamıştır. Bundan kaynaklı olarak, konkordato projesinin müzakeresi ve alacaklılar toplantısı gerçekleştirilememiştir.
Gerek konkordato komiserine sunulan izahat dilekçelerinde gerekse de davacı şirket vekili ve yetkilisinin mahkememize sunduğu yazılı ve sözlü beyanlarda; davacının faaliyet konusu dikkate alındığında 2026 yılı Ramazan Bayramı öncesinde başlayan ve 2026 yılı Kurban Bayramının sonuna kadar devam edecek süreçte davacı şirketin ciro ve karlılığının artacağının muhtemel olması ve 30.702.335,00TL tutarında bir hasılat hedeflenmesi sebepleriyle alacaklılar toplantısının 2026/Nisan veya Mayıs döneminde gerçekleşmesinin uygun olacağı belirtilerek toplantı yeri ve buna ilişkin imkanların sağlanmadığı belirtilmiştir.
Konkordato komiserinin dosyaya ibraz ettiği 16/12/2025 tarihli kesin mühlet dönemi nihai raporunda belirttiği üzere, davacı şirket vekilinin 30.702.335,00TL miktarındaki hasılat/satış öngörüsüne ilişkin olarak nakit fazlası ve faaliyet karı belirtilmemiş, bu yönde somut bir vaatte bulunulmamıştır. Zira davacı şirketin projesinde, borcun faaliyet karı ile ödeneceği vaadinde bulunduğundan projenin başarıya ulaşabilmesi için satışlardan elde edilecek kar ve nakit fazlası hedeflerinin açık ve net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Kaldı ki davacının projesinde sadece dini bayramlarda hasılat ve kar elde edileceği yönünde bir hedef bulunmamakta, tüm aylarda şirketin kar ederek borçların tasfiye edileceği öngörüsünde bulunulmaktadır. Nitekim, davacı şirketin başvuru belgeleri arasında yer alan nakit akım tablosunda 30/11/2025 tarihi itibari ile 9.518.421,76 nakit fazlası hedeflenmiş ise de, bilanço tarihi (30/11/2025) itibari ile konkordato komiserince davacı şirketin konkordato banka hesap bakiyesinin 957.442,16-TL olduğu, duruşma tarihi olan 24/12/2025 tarihi itibariyle ise davacının banka hesap bakiyesinin 39.850,43TL olduğu, görülmüştür. Bu haliyle davacının faaliyetlerinin izlendiği dava tarihinden başlayan yaklaşık dokuz aylık süre zarfında davacının nakit fazlası öngörüsünün neredeyse hiç tutturamadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacının bir önceki yıldaki Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramındaki mali tablolarında bakıldığında, davacı şirketin Ocak - Şubat - Mart - Nisan - Mayıs - Haziran/2025 dönemlerini kapsayan 30/06/2025 tarihli Gelir Tablosunda; Net Satışlar Miktarının 39.129.455,72-TL, Faaliyet Zararı Miktarının 662.651,28-TL, Dönem Net Zararı Miktarının 10.100.199,78-TL miktarlarında olduğu görülmüştür. Bir başka ifadeyle davacının faaliyet karından ziyade, zarar ettiği ve zararının her geçen gün artmakta olduğu görülmüştür. Konkordato komiserinin tespit ettiği üzere davacının öteden beri gerçekleşmeyen hedeflerine ulaşmasını sağlayacak ve ek bir mali kaynak yaratacak potansiyelinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın geçirmiş olduğu safahat, davacının geçici ve kesin mühlet süreci içerisindeki tutum ve davranışları dikkate alındığında, davacının makul ve somut verilere dayalı kabul edilebilir bir gerekçesi olmadığı ve konkordato komiserliğince yazılı olarak ihtar edildiği halde toplantı yeri ve buna ilişkin imkanları sağlamaması sebebiyle konkordato projesinin müzakeresinin ve alacaklılar toplantısının gerçekleştirilemediği, davacının bu tutum ve davranışıyla komiserlik talimatlarına uymayarak alacaklılarının zararına tavır sergilediği, davacının faaliyetlerinin izlendiği dava tarihinden karar tarihine kadar geçen sürede sürekli olarak zarar edildiği ve davacının mali kaynaklarının günden güne azaldığı, kesin mühlet kararının devam etmesinin alacaklıları daha fazla zarara uğratıcı hususları dikkate alınarak davanın reddine ve ayrıca kesin mühlet kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
DAVANIN REDDİ KARŞISINDA İFLAS KARARININ DA VERİLMESİNİN GEREKİP GEREKMEDİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE İSE;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK'nun Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesinde:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Davacının komiserlik talimatlarına uymayarak konkordato projesinin müzakeresinin ve alacaklılar toplantısının gerçekleştirilememesine sebebiyet vermesi, her geçen gün ticari zarar ederek mali kaynaklarının azalması dikkate alındığında mal varlığının korunması için ve alacaklıların daha fazla zarara uğramaması için gerekli olması hususları dikkate alınarak davacının iflasına da karar vermek gerekmiştir.
DAVACI HAKKINDAKİ İFLAS TAKİBİNİN HANGİ YER İFLAS MÜDÜRLÜĞÜNDE YÜRÜTÜLMESİ GEREKTİĞİNE İLİŞKİN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
Eldeki dava 17/03/2025 tarihinde açılmıştır.
Dava tarihi itibariyle davacının şirket merkezi ... mah. ... sokak, H blok, No:7/A Karatay/KONYA adresidir.
Dosya arasına alınan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 24/12/2025 tarih ve 11486 sayılı nüshasında yayınlanan şirket merkezi değişikliği tescili işleminden anlaşıldığı üzere; mahkememiz yukarıda esas sayılı dosyasında konkordatonun tasdiki talebinde bulunan ve bu kapsamda kendisine geçici mühlet ve kesin mühlet kararı verilen yargılama nihayetin de ise 24/12/2025 tarihli karar ile iflasına karar verilen davacı ... Ticaret Limited Şirketi'nin muhtemel karar duruşması günü olarak tayin edilen 24/12/2025 tarihinde şirket merkezini Konya ili Karapınar ilçesine taşıyarak Karapınar Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numaralı ile kaydolduğu görülmüştür.
İlgili ticaret sicil müdürlüğünden söz konusu adres değişikliği tescili işlemine dayanak belgelerin dosyamıza gönderilmesi, merkez adresin taşınması konusunda konkordato komiserinin icazetinin alınıp alınmadığı tespit edilerek buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyamıza gönderilmesi ve ayrıca davacı şirketin Konya il merkezinde başka bir şubesinin olup olmadığının tespiti suretiyle ikmal edilecek yazı cevabının dosyamıza gönderilmesi istenilmiştir.
Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/12/2025 tarihli yazı cevabından anlaşıldığı üzere, davacının merkez adresi değişikliği ve başka bir ticaret siciline tescil edilmesinden önce konkordato komiserliğinden herhangi bir icazet alınmadığı, davacının üretim ve pazarlama yaptığı tüm şubelerinin Konya il merkezinde bulunduğu, dahası önceden merkez adresi olarak kullanılan ... mah. ... sokak, H blok, No:7/A Karatay/KONYA adresinin şube adresi olarak 25/12/2025 tarihinde Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tescil ettirildiği görülmüştür.
Açıklanan durum karşısında, davacı şirketin karar günü olarak tayin edilen duruşma gününde dava tarihi ve ayrıca uzunca bir süredir merkez adresi olarak kullanılan adresinin sicil müdürlüğünden sildirilerek merkez adresin Karapınar ilçesine taşımasının, bir sonraki gün ise Konya il merkezindeki merkez adresin bu kez şube adresi olarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tescil ettirilmesinin iflas takibini yürütmekle görevli olan Konya iflas müdürlüğünün bu yetkisini bertaraf edemeyeceği netice ve kanaatine ulaşılarak iflas takibinin Konya İflas Müdürlüğünce yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No : ... - Selçuk VD. ... Konya Ticaret Sicili No : ... )'nin (davadan sonra şirket merkezinin Konya/Karapınar'a taşınması sebebiyle Karapınar Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası, Karapınar VD. ... ) KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
2-Mahkememizin 17/03/2025 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLETİN ve 11/06/2025 tarihli duruşmada verilen KESİN MÜHLETİN, kararlarının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
3-Mahkememizin 17/03/2025 tarihli ara kararı ve 11/06/2025 tarihli duruşmada verilen İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN TÜM KARARLARIN, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
4-Davacı ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Mersis No : ... - Selçuk VD. ... -Konya Ticaret Sicili No : ... )'nin İFLASINA, 24/12/2025 günü saat 10:25 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
5-İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
6-İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
7-Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ...'nın görevinin son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına,
8-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
10-Dosyaya yatırılan 150.000,00TL iflas avansının ilgili iflas dosyasına gönderilmesine,
11-Artan gider avansının (kararın kesinleşmesi aşamasına kadar tebligat ve posta için gerekli reddiyatlar yapıldıktan sonra) iflas kararının kesinleşmesi halinde ilgili iflas dosyasına gönderilmesine, iflas kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması ve bu hükmün kesinleşmesi halinde ise davacıya iadesine,
12- Davanın iflas kararı ile neticelenmesi sebebiyle İİK'nun 293/3. Maddesi atfıyla İİK'nun 164/1. Maddesi gereğince, gerekçeli kararın davacı tarafa, müdahillere ve konkordato komiserine re'sen tebliğine,
13-İflas takibinin Konya İflas Müdürlüğünce yürütülmesine,
Dair; davacı vekili ve bir kısım müdahil vekillerinin yüzüne karşı, bir kısım müdahil vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2004 s. İİK'nin 293/3. ve 164/2. maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/12/2025
Başkan Üye Üye Katip