T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 18.11.2024 günü, müvekkil idaresinde iken, Konya ili, ... ilçesi, ... mh., ... caddesinden Adliye istikametine giderken "dur" levhasına rağmen ... sokaktan çıkan ve davalı sigorta şirketince ... poliçe numarası ile ZMMS poliçesi düzenlenen ... plakalı araç, ... sevk ve idaresinde iken müvekkile ait araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalının sigorta ettiği aracın sürücüsü tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası taraflarca maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasarın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi çerçevesinde karşılandığını, kaza sonrası müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, bu nedenle; müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazmini talebi ile 2918 sayılı KTK. mad.97 gereği davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde, davalı şirket 05.02.2025 tarihinde 30.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak; davalı şirketin yapmış olduğu ödeme piyasa rayiçlerinden oldukça düşük olduğunu, bu nedenle; 14.02.2025 tarihinde bakiye değer kaybının tazmini talebi için Arabuluculuk başvuruları neticesinde 28.02.2025 tarihinde yapılan telekonferans toplantıda, davalı şirket, bakiye değer kaybının ödenmesine ilişkin talebimizi kabul etmediğini, dolayısıyla da bir anlaşma sağlanamadığını, davalının müvekkilinin aracına tam kusurlu olarak çarpan ... plaka sayılı aracın ZMM sigorta poliçesini tanzim eden şirketi olduğunu, KTK. gereği poliçe ile davalı, sigorta eden sıfatı ile müvekkiline karşı müvekkilin aracında meydana gelen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tüzel kişi olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte piyasa rayiçlerine göre müvekkilinin aracında meydana gelen bakiye 100,00 TL değer kaybının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; HMK madde 6. “Genel yetkili mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir” şeklinde düzenleme yapıldığını, işbu davada yetkili mahkeme müvekkilinin sigorta şirketinin yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HKM madde 6/1 gereği İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, başvuran vekili hesabına değer kaybı bedeli olarak 05.02.2025 tarihinde sigortalının kusur oranında 30.000,00 TL ödendiğini, ödemeye ilişkin dekont dilekçe ekinde sunulduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla her durumda rayiç bedele göre hesaplama yapılması ihtimalinde aracın somut özellikleri ve geçmiş hasarlarının dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin davacı Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarında düzenlenen şekilde usulüne uygun bir şekilde müracaatta bulunmadığını ve aynı şekilde gerekli belge ve bilgileri de sunmadığını, böyle bir durumda alacağın muaccel olamayacağı ve dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediğinin izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağının açık olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olmasından dolayı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, başvuran tarafın aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin zarar müvekkil sigorta şirketince layığı ile giderilmiş olduğundan haksız başvurunun reddine, her halükarda araç rayiç bedelinin kaza tarihine göre belirlenmesini ve tazminatın alanında uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesini, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin reddine, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediği değer kaybına ilişkin talepleri karşıladığı dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, haksız dava sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle araçta oluşan varsa değer kaybının ZMMS'den tahsili olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 18/11/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 05/03/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 10/06/2025 tarihli raporundan özetle; ... plakalı otomobilin sürücüsü ... kusurunun asli kusur olduğu %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kural ihlali yapmadığı, kusur oranının bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 45.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 30.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonar kalan rakamın 15.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 60426936 numaralı ZMMS limitleri dahilinde olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 23/06/2025 tarihli dava ıslah dilekçesinden özetle: fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak ve kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müvekkilin aracında meydana gelen bakiye 15.000,00 TL değer kaybının, davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına talep etmiş artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, ... plakalı otomobilin sürücüsü Recep Yaldız'ın kusurunun asli kusur olduğu, %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kural ihlali yapmadığı, kusurunun bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 45.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 30.000,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 15.000,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 03/02/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ İLE;
- Davacının 18/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 15.000,00TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 03/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.024,65-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 254,45-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 154,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 254,45-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.485,25-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 112,50 -TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.200,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 02/10/2025
Katip Hakim