T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ... - [
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen karar istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM. . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 09/01/2025 tarihli ilamı ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiğinden, dosya Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; davacının uzun yıllar Konya ili ... İlçesinde hayvancılık sektöründe faaliyet göstermekteyken 2020 yılı Ocak ayında işletmesini Meram ilçesine taşıdığını, 30.01.2020 tarihinde de Meram İlçe Tarım Müdürlüğüne başvurarak işletmesini tanımlattığını, 12.07.2012 yılından buyana üyesi olduğu davalı birliğe yeni işletme numarası ile 19.02.2020 tarihinde güncel bilgileri ile başvuru yaptığını ve ... işletme numarası ile halen davalı birliğin üyesi olduğunu, davacının hayvancılık sektöründe faaliyet göstermesi sebebi ile her yıl düzenli aralıklarla Tarım ve Orman Bakanlığından çiğ süt desteğinı aldığını, Çiğ Süt Desteği Ve Süt Piyasasının Düzenlenmesi Uygulama Tebliği (TEBLİĞ NO: ... )ne göre çiğ süt desteği alınabilmesi için müvekkilin üretmiş olduğu süte ilişkin verilerin düzenli olarak Bakanlık Süt Kayıt Sistemine kayıt edilmiş olması gerektiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan Damızlık Birliği Ana Sözleşmesinin 39/1-t maddesi uyarınca bu veri kayıt yükümlülüğü davalının sorumluluğunda olduğunu, Müvekkilinin üretmiş olduğu süt miktarlarını ve faturalarını düzenli olarak bildirmesine rağmen müvekkilin işletmesini Meram Bölgesine taşımasına ve birlikteki bilgilerini bu yönde güncellemesine rağmen davalı birliğin Bakanlık Süt Kayıt Sistemine müvekkile ait verileri müvekkilin eski işletmesinin bulunduğu Karatay bölgesinden girmeye devam etmesinden kaynaklı 19.02.2020 ile 31.10.2020 tarihleri arasında süt desteğini alamadığını, davalı tarafın Damızlık Birliği Ana Sözleşmesi uyarınca Bakanlık Süt Kayıt Sistemine düzenli olarak girmekle yükümlü olmasına rağmen bu yükümlüğünü yerine getirmemiş ve müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin bu zararının tazmini için vekil tayin etmek durumunda kaldığını, işbu dava için vekiline ücret ödediğini, ayrıca müvekkilinin davalıya zararının giderilmesi için noter kanalı ile ihtarname çektiğini, bu nedenlerle davanın kabulüyle; müvekkilinin oluşan zararı için şimdilik; 100 TL maddi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, müvekkilininin ödemek zorunda kaldığı avukatlık ücreti için şimdilik 100 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ücret ve masrafın davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin dava dilekçesine cevap dilekçesi özetle;: Müvekkili Birliğin, yetkili olup kullandığı kayıt sisteminin E-Islah kayıt sistemi olduğunu, Bakanlık Süt Kayıt Sistemi ile Hayvan Bilgi Sistemi'nin ise Tarım ve Orman Bakanlığı'na ait sistem olduğunu, Bakanlığa ait sistemlerde Damızlık Birliği çalışanları ,Bakanlık tarafından kendilerine verilen kullanıcı şifreleri ile yetkilendirildiği kadar veri girişi yaptıklarını, Damızlık Birliği'nin yetkisi üretici tarafından Birliğe bildirilen müstahsil makbuzlarının ve üzerinde belirtilen süt miktarının girilmesinden ibaret olduğunu, BSKS,HAYBİS kayıt sistemlerinde , Damızlık Birliğinin işletmeye ait kayıt değişikliği, adres, hayvan hareketi gibi değişiklik yapma yetkisinin olmadığını, Müvekkili Birlik Ana Sözleşme Yönetim Kurulunun görevleri başlıklı 39.Maddesinin t Fıkrasında “Üyelik bilgilerinin güncelleştirilmesini sağlamak ve takip etmek” görevini davacıya ait işletme değişikliğini yetkili olduğu E-İSLAH sistemine girerek güncellediğini, bu bağlamda birlik yetkili ve sorumlu olduğu davacı ile ilgili verileri zamanında sisteme girmiş ve kayıt ettirdiğini, müvekkilinin bu durumda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, veri giriş yetkisi bulunan yetiştirici örgütleri kendi üyelerinin İcmal -1 esas tablolarını ,aylar bazında hazırlar ,ve BSKS ye veri girişini yaptıklarını, Uygulama Tebliği'nin 12.maddesinin a fıkrasına göre “ Süt icmallerinin incelenmesinde ,üreticilere ait fatura-e fatura müstahsil makbuzu/e- müstahsil makbuzu uygunluğu, bunların BSKS veri tabanına doğru girilip girilmediği ,satılan süt miktarının destekleme dönemindeki sağmal hayvan sayısı ,ıtkı ve laktasyon durumu ile uyumlu olup olmadığı ,süt soğutma tanklarının kapasitesinin üzerinde kullanılıp kullanılmadığı ,dikkate alınır.Uygun olmayan hatalı belgeler ,girişler ve hayvan sayısı ile süt miktarında uyumsuzluk olanlar ile soğutma tanklarının kapasitesinin üzerinde pazarlanan sütler icmal listesinden çıkartıldığını, aylar bazında BSKS veri tabanına kaydedilen İcmal | listeleri ,veri giriş dönemi bittikten sonra ,İl ve İlçe Müdürlüklerince askıya çıkartılmak üzere BSKS veri Tabanından İcmal -2 listeleri şeklinde alındığını, İcmal -2 listeleri İl/İlçe Müdürlüklerinde yetiştirici örgütlerine ve üreticilere duyurulacak şekilde askıya çıkarıldığını, askı süresince herhangi bir itirazın olmaması halinde listelerdeki bilgilerin doğru kabul edildiğini, daha sonra yapılacak itirazların değerlendirmeye alınmadığını, İcmal askı listelerine itiraz ve itiraz süresine dair bilgilendirme mesajı davacının kullandığı ... numaralı telefon hattına gönderildiğini, ancak davacının süresi içinde Süt İcmal Tablosuna yazılı veya sözlü itiraz etmediğini, bu nedenlerle Davacının Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin ,davacıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden, Karatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden, Meram İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden, Konya Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği'nden, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan, Konya . Noter Makamlığı'ndan, Konya . Noterliği'nden, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği'nden, ilgili belgeler temin edilerek dosya arasına alınmış, üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmış, raporun taraflara tebliği sağlanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacının uğramış olduğu zarar iddiası ile açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı11/12/2023 tarihli ilamı ile "Davanın KISMEN KABULÜ ile; 100 TL (taleple bağlı kalınarak) davaya konu olayla ilgili uğramış olduğu zarara ilişkin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, davacının ödediği avukatlık ücretine yönelik maddi tazminat talebinin REDDİNE," şeklinde karar verildiği,
Konya BAM. HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı 09/01/2025 tarihli ilamı ile;
"Dava, davacı ile davalı birlik arasında imzalanan damızlık birliği ana sözleşme uyarınca davalı birlik üyesi olan davacının süt desteği alamaması nedeniyle uğradığı zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca ticari davalara Asliye Ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde belirtildiği üzere her iki tarafın da tacir olduğu ve "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Dolayısıyla TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Göreve ilişkin düzenlemeler kamu düzeninden kaynaklandığından yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Eldeki davada taraflar tacir olmadığından dava nispi ticari dava olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme ilişkinsinden kaynaklandığın mutlak ticari dava da sayılamaz. Bu halde talep ve dava hakkında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklinde karar verildiği görülmüştür. İstinaf kaldırma kararı üzerine dosya Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır.
Somut olayda; davacı ile davalı birlik arasında imzalanan damızlık birliği ana sözleşme uyarınca davalı birlik üyesi olan davacının süt desteği alamaması nedeniyle uğradığı zararların giderilmesine ilişkin maddi zararın tazmini talep edildiği, eldeki davada taraflar tacir olmadığından dava nispi ticari dava olmadığı gibi uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklandığından mutlak ticari dava da sayılamacağı, uyuşmazlığın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025
Katip ... Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.