T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
BEYANLAR:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; müvekkilinin inşaat malzemeleri imalatı ve satımı işiyle uğraştığını, davalının ise konut inşaatı yapan bir müteahhit olduğunu, taraflar arasında 2015 yılına kadar süregelen ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davalıdan 835.000 TL tutarında açık hesap alacağı bulunduğunu, bu borcun ödenmemesi üzerine Konya . Noterliği’nden ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının borcu inkar etmeksizin borcunun olmadığını beyan ederek ihtarnameye itiraz ettiğini, bu durum üzerine Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını ve davalının itirazı sonucu takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin de sonuçsuz kaldığını, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasının açıldığını beyan etmiştir. Dava değerini 835.000 TL olarak belirten davacı vekili, ticari defterlerin ve BA/BS formlarının karşılıklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalının bu kayıtlarda yer alan faturaların bedelini ödediğini kanıtlamak zorunda olduğunu, müvekkilinin yalnızca davalının ticari defterlerine münhasıran dayandığını, HMK madde 222/5 uyarınca bu defterlerin ibraz edilmemesi halinde alacağın ispatlanmış sayılacağını ifade etmiştir. Netice itibarıyla, 835.000 TL alacak üzerinden yapılan icra takibine davalıca yapılan itirazın iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının, müvekkiline inşaat malzemesi sattığını ve 2015 yılına kadar devam eden ticari ilişki sonucu 835.000 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek açtığı itirazın iptali davasının gerçeği yansıtmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenle geçmişte Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, bu takibe ilişkin açılan menfi tespit davasının davacı aleyhine sonuçlandığını ve kararın 2024 yılında kesinleştiğini, davacının bu süreçte herhangi bir alacak iddiasında bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan etmiştir. Davacının icra takibinde belge sunmadığını, takipte borcun sebebini açıklamadığını ve ödeme emrine herhangi bir belge eklenmediğini, bu sebeple itirazın iptali davasında ileri sürdüğü delil ve belgelerin dikkate alınamayacağını, ayrıca hem münhasıran davalının ticari defterlerine dayandığını iddia edip hem de başka deliller sunduğu için HMK’nın 222/5. maddesinden yararlanamayacağını, alacak iddiasının zamanaşımına uğradığını ve 10 yıllık sürenin dolduğunu, ayrıca müvekkilinin banka hesabından davacıya fatura bedellerine ilişkin ödemeler yapıldığını, bu ödemelere dair banka hesap özetinin dosyaya sunulduğunu ifade ederek, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER:
Mahkememizce itirazın iptale istenen dosyaya ilişkin evrak iş bu dosyamıza kazandırılmış gerçek kişi olan taraflar hakkında tacir araştırması yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ihtarname dayanak gösterilerek başlatılan takibe davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı serdarın tacir araştırmasında Ticaret Sicil Müdürlüğünde ve Esnaf Odasında kaydının bulunmadığı ayrıca vergi mükellefi de olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.).
Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri başlıklı 4. Maddesi "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır.
Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." hükmünü içerir.
Yine Türk Ticaret Kanununun Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler başlıklı 5. Maddesi "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmünü içerir.
Ticari davalar kendi aralarında, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Mutlak ticari davalarda tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken Kanun o davayı ticari dava olarak tanımladığı için ticari dava sayılır. Mutlak ticari davalar, TTK nın 4/1/a-f bentleri arasında sayıldığı gibi, Kooperatifler Kanunu (md.99), İcra ve İflas Kanunu (md.154), Finansal Kiralama Kanunu (md.31) gibi bazı özel kanunlarda da belirlenmiştir.
Buna karşılık tarafları tacir olan ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan davalara ise nispi ticari dava denir. Yani bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de tarafların tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Bu durumda eldeki somut davaya bakıldığında; gelen müzekkere cevapları ve dava dilekçesi incelendiğinde, davacının tacir olmadığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yukarıda belirtilen mutlak ticari davalar kapsamına girmediği gibi davacının tacir olmaması sebebiyle eldeki davanın nispi ticari dava kapsamında da kalmadığı açıktır.
Bu hali ile bu davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Hüküm: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1-Dava dilekçesinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Davaya bakmaya Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna,
3-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulduğu takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmek üzere tevzii bürosuna tevdiine, H.M.K.'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama, harç, masraf ve giderlerinin görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderildiği mahkemede davaya devam edilmesi halinde gönderildiği mahkemece karar verilmesine,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2025
Katip ...Hakim ...