T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile müvekkili alacaklı arasında ticari bir ilişki olduğunu, ticari ilişki kapsamında, 1.250,00 kg KARGAS ET satışı konusunda davalıya mal ve hizmeti verildiğini, karşılığında banka havalesi ile bir takım ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya 22.09.2023 tarihli 378.750,00 TL'lik fatura kesildiğini, davalı tarafından 20.09.2023 tarihinde 178.750,00 TL, 09.10.2023 tarihinde 50.000,00 TL, 20.10.2023 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplam 278.750,00 TL farklı günlerde ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcu keyfi şekilde ödemediğini, müvekkilinin bakiye borcunun 100.000,00 TL olduğunu, davalı hakkında Konya . İcra Dairesi ... E. sayılı dosyayla genel haciz yolu ile İlamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, müvekkilinin alacağının likit olduğu ve borçlu tarafından bilindiğini, bu nedenlerle; fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile; borçlunun takibe yapmış olduğu itirazın iptalini, icra takibinin Konya . İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden devamını, borçlunun takip konusu 101.356,16 TL borcu yasal faiziyle ödemesini (takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte), itirazında kötü niyetli olduğu son derece açık ve net olan davalının aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, taraflar tacir olmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili ile davacı taraf arasında ... isimli bir aracı bulunduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, ... ile dosyaya konu işlemlerin yapıldığını, müvekkilinin bazı ödemelerini ... üzerinden yaptığını, müvekkili ile davacı arasında 5 fatura bulunduğunu, 01/05/2023 tarihli ve 737.300,00-TL bedelli, 17/05/2023 tarihli ve 359.812,50-TL bedelli, 01/06/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli, 19/06/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli ve 22/09/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli olmak üzere toplamda 2.233.362,50-TL olduğunu, Müvekkil ... ise Davacı ...'na toplamda 2.314.175,00-TL ödeme yaptığını, icra takibinin başlatılmasında haksız ve kötüniyetli olduklarını, kesilen faturadan sonra müvekkilinin bakiyie alacağının 100.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ilk 4 (dört) faturanın toplam tutarı 1.854.612,50-TL olduğunu, faturalara ilişkin müvekkili tarafından yapılan ödemelerin toplamı ise 2.035.425,00-TL olduğunu, ödemelerin 26/04/2023 tarihinden 18/07/2023 tarihine kadar toplamda 1.785.425,00-TL Davacı ...'nun banka hesabına, 03/05/2023 tarihinde 150.000,00-TL aracı kişi ...'in banka hesabına ve 05/06/2023 tarihinde 100.000,00-TL'de elden olarak yine aracı kişi ... üzerinden Davacı tarafa ödendiğini, müvekkilinin fazladan ödediği 180.812,50-TL olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin alacak, talep, delil sunma ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın reddini, haksız ve kötü niyetli takip yapan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü 09/01/2025 tarihli cevabi yazısı ile; tarafların tacir kaydına rastlanılmadığını bildirmiştir.
Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünün 10/01/2025 tarihli cevabi yazısı ile; davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Cihanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09/01/2025 tarihli cevabi yazısı ile; davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir.
Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 07/01/2025 tarihli cevabi yazısı ile; davacının kasaplık meslek dalında kaydının bulunduğu, davalının manav meslek dalında kaydının bulunduğu ve halen devam ettiği bildirilmiştir.
SMMM Bilirkişi ... mahkememize sunmuş olduğu 25/03/2025 tarihli raporunda özetle; Davacı/Davalı taraf 2023 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu; Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin, TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak Yevmiye defteri kapanış tasdikinin zamanında yapılmadığı, Davacı Ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı kanaatinde olduğu, Davalı 2023 yılı ticari defterlerinin e defter olarak tutulduğu, Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı 2023 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, 2023 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların e fatura olduğu, Davalı Ticari Defter kayıtlarında 22.09.2023 tarihli faturanın kayıtlı olmadığı, ancak ön şirket muhasebede kayıtlı olduğu, Faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilmediği, İade faturası tanzim edilmediği, Taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, Dava konusu faturaların bedelinin kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve belge bulunduğu, Dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle alacak borç durumu hakkında; Davacı Ticari Defterlerinde, davalı 120.02 nolu hesapta izlenmektedir. Davalının cari hesabı 09.10.2023 tarihi itibariyle 150.000,00 TL Borç Bakiye verdiği, Davacı ticari defterlerine göre davacı 150.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı cevap dilekçesi ekinde yer alan banka dekontlarının dökümünde, Davalının toplamda davacıya 2.064.175,00 TL ödediği, 150.000,00 TL’lik ödemenin ise ... isimli şahsın hesabına yaptığı tespit edildiği, Davalı ticari defterlerinde, Davacının cari hesabı tutulmamıştır. Ön muhasebede davacının düzenlediği 5 faturanın toplam bedelinin 2.233.362,50 TL’nin kayıtlı olduğu, Davalı banka dekontlarına göre davacıya toplam 2.064.175,00 TL ödendiği, ödemeler mahsup edildiğinde davalının kalan borcunun 169.187,5 TL olduğu, ... isimli kişiye yapılan ödemenin davacı tarafından kabul edilip edilmediğine dair bir bilgi bulunmadığı, eğer davacı tarafından kabul edilmişse, ...’e ödenen tutar düşüldüğünde 169.187,5 TL-150.000,00 = 19.187,5 TL davalının davacıya kalan bakiye borcu olacağı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tanık ...'ın duruşmada alınan beyanında; "Ben davacının arkadaşıyım, davalı ile aralarındaki ticareti biliyorum, dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair bizzat şahitliğim vardır, bu ürünlerin teslim edilmesinde bende vardım, ... isimli kişiyi tanırım, davalının ödeme yaptığını bilmiyorum, davacının ...'e kendi adına ödeme yapılması istemediğini ödemelerin bizzat şahsına yapılmasını istediğini bizzat duydum," diyerek beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'ın mahkememizde alınan beyanında; "Ben davalının muhasebecisiyim, ... taraflar arasındaki ticaretin aracısıdır, taraflar arasındaki ticaretin kayıtlarını tutmamam gerektiğini davalı bizzat söylemiştir, kendisi ayrıca kayıt tutmuştur, davalı ...'e ödeme yapardı, ancak bunu ... adına mı davacı adına mı yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, sadece ...'e elden 100.000,00 TL ödeme yapılırken bunu davacıya verilmesi gerektiği konuşuldu, buna bizzat şahidim," diyerek beyanda bulunmuştur.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava faturaya bağlanmış alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Davalı borçlu ile müvekkili alacaklı arasında ticari bir ilişki olduğunu, ticari ilişki kapsamında, 1.250,00 kg KARGAS ET satışı konusunda davalıya mal ve hizmeti verildiğini, karşılığında banka havalesi ile bir takım ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından davalıya 22.09.2023 tarihli 378.750,00 TL'lik fatura kesildiğini, davalı tarafından 20.09.2023 tarihinde 178.750,00 TL, 09.10.2023 tarihinde 50.000,00 TL, 20.10.2023 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplam 278.750,00 TL farklı günlerde ödeme yapıldığını, davalının bakiye borcu keyfi şekilde ödemediğini, müvekkilinin bakiye borcunun 100.000,00 TL olduğunu, davalı hakkında Konya 12. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyayla genel haciz yolu ile İlamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve durdurulduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, söz konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili ile davacı taraf arasında ... isimli bir aracı bulunduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, ... ile dosyaya konu işlemlerin yapıldığını, müvekkilinin bazı ödemelerini ... üzerinden yaptığını, müvekkili ile davacı arasında 5 fatura bulunduğunu, 01/05/2023 tarihli ve 737.300,00-TL bedelli, 17/05/2023 tarihli ve 359.812,50-TL bedelli, 01/06/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli, 19/06/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli ve 22/09/2023 tarihli ve 378.750,00-TL bedelli olmak üzere toplamda 2.233.362,50-TL olduğunu, Müvekkil ... ise Davacı ...'na toplamda 2.314.175,00-TL ödeme yaptığını, icra takibinin başlatılmasında haksız ve kötüniyetli olduklarını, kesilen faturadan sonra müvekkilinin bakiye alacağının 100.000,00 TL olduğunu, davacı tarafından düzenlenen ilk 4 (dört) faturanın toplam tutarı 1.854.612,50-TL olduğunu, faturalara ilişkin müvekkili tarafından yapılan ödemelerin toplamı ise 2.035.425,00-TL olduğunu, ödemelerin 26/04/2023 tarihinden 18/07/2023 tarihine kadar toplamda 1.785.425,00-TL Davacı ...'nun banka hesabına, 03/05/2023 tarihinde 150.000,00-TL aracı kişi ...'in banka hesabına ve 05/06/2023 tarihinde 100.000,00-TL'de elden olarak yine aracı kişi ... üzerinden davacı tarafa ödendiğini, müvekkilinin fazladan ödediği 180.812,50-TL olduğunu, Bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi tevdi edilmiş olup, bilirkişi 25/03/2025 tarihli raporunda neticeten; Davacı/Davalı taraf 2023 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucu; Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin, TTK'na göre usulüne uygun olarak tutulmadığı, açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı ancak Yevmiye defteri kapanış tasdikinin zamanında yapılmadığı, Davacı Ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı kanaatinde olduğu, Davalı 2023 yılı ticari defterlerinin e defter olarak tutulduğu, Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 Sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı 2023 Yılı Yevmiye ve Defter-i Kebir’in sistem üzerinden süresi içerisinde Vedop’a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, 2023 yılı ticari defterini kendi lehine delil olarak kullanabileceği kanaatinde olduğu, Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların e fatura olduğu, Davalı Ticari Defter kayıtlarında 22.09.2023 tarihli faturanın kayıtlı olmadığı, ancak ön şirket muhasebede kayıtlı olduğu, Faturalara ilişkin BA ve BS formu tanzim edilmediği, İade faturası tanzim edilmediği, Taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, Dava konusu faturaların bedelinin kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve belge bulunduğu, Dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle alacak borç durumu hakkında; Davacı Ticari Defterlerinde, davalı 120.02 nolu hesapta izlenmektedir. Davalının cari hesabı 09.10.2023 tarihi itibariyle 150.000,00 TL Borç Bakiye verdiği, Davacı ticari defterlerine göre davacı 150.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı cevap dilekçesi ekinde yer alan banka dekontlarının dökümünde, Davalının toplamda davacıya 2.064.175,00 TL ödediği, 150.000,00 TL’lik ödemenin ise ... isimli şahsın hesabına yaptığı tespit edildiği, Davalı ticari defterlerinde, Davacının cari hesabı tutulmamıştır. Ön muhasebede davacının düzenlediği 5 faturanın toplam bedelinin 2.233.362,50 TL’nin kayıtlı olduğu, Davalı banka dekontlarına göre davacıya toplam 2.064.175,00 TL ödendiği, ödemeler mahsup edildiğinde davalının kalan borcunun 169.187,5 TL olduğu, ... isimli kişiye yapılan ödemenin davacı tarafından kabul edilip edilmediğine dair bir bilgi bulunmadığı, eğer davacı tarafından kabul edilmişse, ...’e ödenen tutar düşüldüğünde 169.187,5 TL-150.000,00 = 19.187,5 TL davalının davacıya kalan bakiye borcu olacağı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Tanık ...'ın duruşmada alınan beyanında; davacının arkadaşı olduğunu, davalı ile aralarındaki ticareti bildiğini, dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair bizzat şahitliği olduğunu, bu ürünlerin teslim edilmesinde kendisinde bulunduğunu, ... isimli kişiyi tanıdığını, davalının ödeme yaptığını bilmediğini, davacının ...'e kendi adına ödeme yapılması istemediğini ödemelerin bizzat şahsına yapılmasını istediğini duyduğunu beyan etmiştir.
Tanık ...'ın duruşmada alınan beyanında; davalının muhasebecisi olduğunu, ... taraflar arasındaki ticaretin aracısı olduğunu, taraflar arasındaki ticaretin kayıtlarını tutmamam gerektiğini davalının bizzat söylediğini, kendisi ayrıca kayıt tuttuğunu, davalı ...'e ödeme yaptığını, ancak bunu ... adına mı davacı adına mı yapılıp yapılmadığını bilmediğini, sadece ...'e elden 100.000,00 TL ödeme yapılırken bunu davacıya verilmesi gerektiği konuşulduğunu, buna bizzat şahit olduğunu beyan etmiştir.
Her ne kadar tanık beyanı var ise de, davacının alacağına mahsuben dava dışı kişiye yapılacak ödemenin kesin delil ile ispat edilmesi gerektiğinden ve davacı vekilinin 14/04/2025 tarihli beyanında dava dışı ...'e yapılan ödemeyi kabul etmediğini belirtmiş olup, bu hususta ispat külfeti davalı borçlu üzerindedir.
Dava dışı ...'e yapılan ödemenin davacının talimatıyla yapıldığına ve borcun kalmadığına ilişkin yemin metnini mahkemeye sunmak üzere davalı vekiline kesin süre tanınmış olup, davalı vekilinin süresinde yemin metni sunmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Davalı takibe ilişkin borca itirazda bulunmuş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayıp bu durumda tarafların ticari defterlerinde kayıtlı bulunan bedelin ödendiğine dair ispat külfeti davalı - borçlu üzerindedir. Yargılama safhasında davalı borcun ödendiğine dair herhangi bir delil sunmamış olup, davalı tarafından süresinde yemin metni sunulmadığı, davalı defterlerinden dahi davacının alacaklı olduğu tespit edildiğinden ve dosya muhtevası itibariyle usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerinin aksini gösterir herhangi bir delil sunulmadığından davacının, davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin devamına karar verilmiştir.
Davalının takip öncesi temerrüde düşüldüğüne dair herhangi bir delil sunulmadığından işlemiş faize yönelik talepler reddedilmiştir.
Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
1-Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile, takibin asıl alacak olan 100.000,00 TL üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 20.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.
3-Alınması gereken 6.831.00 TL karar harcından peşin olarak alınan 1.224,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.606,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 1.224,13 TL peşin harç toplamı 1.712,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 255,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam: 6.255,00 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre hesaplanan 6.129,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.356,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.528,00 TL'nin davalıdan alınarak, 72,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
9-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/06/2025
Katip Hakim