T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi bulunan ... plaka sayılı aracın 04.08.2024 tarihinde 2918 sayılı KTK'nun 57/1-A maddesini ihlal etmek suretiyle %100 kusurlu olarak sebebiyet vermiş olduğu kazada davacıya ait ... plakalı aracın maddi hasara ve değer kaybına uğradığı gibi nedenlerle davacıya ait ... plakalı aracın uğramış olduğu değer kaybı için şimdilik(bilirkişi raporunun tebliğinden sonra artırılmak üzere) 100,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının ... plakalı aracını dava konusu kaza sebebiyle 1 aylık süre boyunca hasar onarım işleri yüzünden kullanamamasından kaynaklı ikame araç bedeli maddi zararı için şimdilik(bilirkişi raporunun tebliğinden sonra artırılmak üzere) 100,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürmüş ise de, bu konuda henüz yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanılarak bu değerlendirme yapıldığını, yapılmış bir keşif incelemesi olmadığını, arabuluculuk sürecinde müvekkili tarafından günlük bin liraya tekabül edecek şekilde ikame araç bedelini karşılamak istediğini, davacı tarafın ise bu tutarın çok az olduğu iddiasıyla süreci "anlaşmama" olarak sonuçlandırmak istediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde aracının değer kaybına uğradığı ve bu kaybın tazmin edilmediği iddiasında olduğunu, işbu iddianın tamemen asılsız olmakla beraber haksız ve hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, ekspertiz raporu doğrultusunda onarım masrafları ve değer kaybı çıkartıldığını, bu neticede davacı tarafın müvekkilinin sigorta şirketinden ilgili ödemeyi aldığını ve anlaşmaya vardıklarını, bu duruma rağmen belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini bu davanın usulden reddi gerektiği gibi nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, araçta meydana gelen değer kaybı miktarının bilinemediğini ileri sürdüğünü ancak davadan önce yapılan başvuru sonrası hasar dosyası açıldığını, dosyada hesaplama yapıldığını, davacı vekiline hesap tablosuna göre davadan evvel 30.000,00-TL değer kaybı tazminatı davacı taraf vekiline 15.10.2024 tarihinde ödendiğini, davacı işbu ödemeyi ikrar ve kabul ettiğini, bu halde tutarın davacı tarafından bilinebilir durumda olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulünü talep ettiğini, HMK M:107 gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğini, işbu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın aracında meydana gelen hasara ilişkin ... numaralı hasar dosyasından davacıya davalı şirket tarafından davacıya 04.10.2024 tarihinde 41.750,00-TL ve tamir/yedek parça firmasına 02.10.2024 tarihinde 54.006,95-TL olmak üzere toplamda 95.756,95-TL ödeme yapıldığını, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, ... sayılı hasar dosyasının celbini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 04/08/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazmini hususunda olduğu görülmüştür.
... Sigorta Aş'ye, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 15/05/2025 tarihli duruşma zaptında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 10/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda asli kural ihlali olup %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kural ihlali yapmadığı kusurunun %0 olduğu, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 40.000,00TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 30.000,00TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 10.000,00TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ...'in müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyet süresinin 15 gün, günlük araç kirasının 1.400,00TL olup toplam araç mahrumiyet tutarının 21.000,00TL olarak tespit edildiği, 2.637,00TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 18.363,00TL olacağı bu tutardan davalı ...'in sorumlu olduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Somut olayda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in bu kazanın oluşumunda asli kural ihlali olup %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın ise herhangi bir kural ihlali yapmadığı, kusurunun %0 olduğu, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 40.000,00TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 30.000,00TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan rakamın 10.000,00TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ...'in müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç mahrumiyet süresinin 15 gün, günlük araç kirasının 1.400,00TL olup toplam araç mahrumiyet tutarının 21.000,00TL olarak tespit edildiği, 2.637,00TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 18.363,00TL olacağı bu tutardan davalı ...'in sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 22/10/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
(a) Davacının 04/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 10.000,00 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ... SİGORTA A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 22/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ...'DEN (Kaza tarihi olan 04/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacının 04/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 18.363,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALI ...'DEN kaza tarihi olan 04/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.937,48-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 480,95-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.028,93-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (10.000,00/28.363,00) oranına isabet eden 362,77-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 480,95-TL tamamlama harcı, 345,00-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.741,95TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (10.000,00/28.363,00) oranına isabet eden 3.082,17-TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 28.363,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (10.000,00/28.363,00) oranına isabet eden 10.000,00-TL'den diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025
Katip Hakim