T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2- ... - ... ...
3- ... - ... ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
1.İSTİNAF KALDIRMA KARARI ÖNCESİ BEYANLAR:
Davacı vekili vermiş olduğu dilekçesinde özetle; 06.11.2021 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan davalı ...' e ait ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, aracın hareket kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığını, hasar onarımı parçaların temini ile birlikte toplam 14 gün sürdüğünü, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti ile tespit edilecek olan tutarın davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş vekili mahkememize vermiş olduğu 17/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğradığından reddini talep ettiklerini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalasının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, meydana gelen araç hasar tazminatı için 01/02/2022 tarihinde ... Sigorta A.Ş ye 36.269,10 TL rücuen tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, sigorta şirketinin tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, dava konusu aracın davaya konu kazadan daha önce ağır hasar kaydının olduğunun tespit edildiğini, açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; daha önce 03.04.2023 tarihinde HMK 107/2 kapsamında dava değerinin artırıldığını ve gerekli harcın ikmal edildiğini, dava değerinin 30.000 TL olarak belirlenmiş olduğunu ifade etmiştir. Davalı ... şirketinin yalnızca kendi sorumluluğu kapsamında olan miktarla sorumlu tutulmasını, diğer davalıların ise tüm miktardan müteselsilen sorumlu sayılmasını talep etmiş; kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasına dair önceki taleplerinin geçerliliğini koruduğunu, fazlaya dair haklarının da saklı olduğunu belirtmiştir. Netice itibarıyla önceki sonuç talebine uygun şekilde karar verilmesini talep etmiştir.
2.KALDIRMA ÖNCESİ MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:
Mahkememizin 06/02/2024 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararında özetle:
" Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu ... plaka sayılı araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü, işleteni ve davalı ... şirketinin sorumlu olduğu iddiasıyla davacı aracında meydana geldiği iddia edilen 10.000,00 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebi ile dava açılmış olup mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacının davalı ... şirketine başvurmadığı anlaşılmış, bu husus 06/02/2024 tarihli celsede davacı vekiline sorulmuş, davacı vekili de sigorta şirketine 2918 Sayılı KTK 97. Madde gereğince yapılması gereken başvuruyu yapmadıklarını beyan etmiş ve davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair karar verilmiştir. Esasında davalı ... yönünden dava şartı yerine getirilmemiş ise de diğer gerçek kişi davalılar bakımından böyle bir şart bulunmadığı ve bu hususun sehven nazara alınmadığı anlaşılmıştır. Ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunamayacağından zarureten;
Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine " şeklinde hüküm kurulmuştur.
3.KALDIRMA KARARI VE GEREKÇESİ:
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 31/10/2024 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile ".. 2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken; 26.04.2016 tarihli Resmi Gazete' de yayımlanan 6704 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2918 Sayılı Yasanın 97. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması ve bu başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde başvurunun yazılı olarak cevaplanmaması veya cevabın talebi karşılamadığına dair uyuşmazlık olması durumunda zarar görenin dava açabileceği düzenlenmiştir. Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacakları, öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracakları ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerinini düzenlendiği,bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanların sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorunda oldukları anlaşılmaktadır. Dava açmak için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde de vurgulanmıştır. 6100 Sayılı HMK 114. maddede dava şartları düzenlenmiş olup, 114/2. maddede de diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Aynı kanunun 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda davacı tarafın, davalı ... şirketine karşı dava açmadan önce KTK'nın 97.maddesi gereğince değer kaybı yönünden davalı ... şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediği kendi beyanları ile sabittir. Her ne kadar istinaf dilekçesinde davalı sigortaya mail ile başvuru yapıldığı belirtilmiş ise de, istinaf dilekçesinin ekinde sunulan mail çıktısında davadan sonra başvurunun olduğu görülmektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca yasada belirtilen başvuruya ilişkin bu dava şartı dava açılmasının hem süre hem esas bakımından ön koşuludur. KTK'nın 97.maddesine değişiklik sonucu getirilen, dava açılmadan önce sigortaya başvuru şartı noksanlığının, dava açıldıktan sonra giderilebilecek bir dava şartı noksanlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise, dava açılmadan önce davadaki talebe ilişkin olarak ilgili birime başvuru yapılmasına ilişkin olarak getirilen düzenlemeler, mahiyeti gereği mutlaka davadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır. Çünkü bununla amaçlanan dava yoluna başvurmadan uyuşmazlığın çözümünü sağlamak, yargı yolu ile taleplerin karşılanmasının maliyetini azaltmak ve yargıdaki iş yükünü azaltmaya yöneliktir. Bu yol ile çözüm sağlanamadığı taktirde ancak dava yoluna gidilmelidir. Bu sebepledir ki dava açıldıktan sonra, bu dava şartının tamamlanabileceğinin düşünülmesi halinde kanun maddesinin mahiyetine ve kanunun getiriliş amacına aykırı bir durum söz konusu olacak ve yasanın amaçladığı hususu genişleterek yorumlamak söz konusu yasa maddesinin getirilmesi ile amaçlanan ilkeleri ihlal edeci nitelikte olacaktır. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Keza söz konusu değişikliğin madde gerekçesinde; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve 6 ncı madde olarak eklenmiştir." şeklinde belirtildiği, KTK nın 97'nci maddenin değiştirilmeyen hâlindeki düzenlemede; "Zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunulabileceği gibi dava da açabilir." hükmünün düzenlendiği yapılan değişiklikle sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce ilgililerin sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinin emredici bir şekilde düzenlendiği, yani başvuru yapmadan önce dava yoluna gidilemeyeceğinin, daha önce ihtiyari olan hususun bu sefer zorunlu bir başvuru haline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunun belirtilmesi, zarar görene seçimlik bir hak tanınmamış olması nedeniyle bu hususun HMK'nin 114/2.maddesinde belirtilen diğer kanunlarda düzenlenen dava şartları kapsamında değerlendirilmesi ve yargılama esnasında tamamlanması mümkün olmayan dava şartı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Dava şartına aykırılık, HMK 115/2 madde uyarınca davanın usulden reddini gerektirir. Aksi durumun kabulü 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin ruhuna ve amacına aykırı düşecek niteliktedir.
Bu itibarla, davacı tarafından davalı ... şirketine ZMMS sigortası kapsamında dava açıldığı, (kasko sigortası kapsamında dava açılmadığı) istinaf başvuru dilekçesi ve ekinde sunulan evrak ile yasal başvuru yapılmadığının anlaşılmış bulunması; buna mukabil mahkemenin hükmün aksine gerekçesinde de belirttiği gibi sigorta dışındaki diğer davalılar yönünden ise bu dava şartının aranmaması nedeniyle sigorta dışındaki davalılar bakımından yargılama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, davacının istinafının bu yönden kabulü ile kararın kaldırılarak mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir. " gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
4.MAHKEMEMİZCE TOPLANAN DELİLLER VE YAPILAN İŞLEMLER ile DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Kaldırma kararı doğrultusunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ..., 20.04.2025 tarihli raporunda özetle şu hususları belirtmiştir; davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası sonrasında oluşan değer kaybının 30.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Kaza tarihindeki araç başına zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu, bu kapsamda sigorta şirketi tarafından başvuru öncesi hasar onarımı için 36.269,10 TL ödeme yapıldığı ve teminat limitinden geriye 6.730,90 TL kaldığı belirtilmiştir. Raporun teknik değerlendirmelere dayanılarak ve hukuki yorum içermeksizin tarafsız şekilde hazırlandığı vurgulanmış, takdirin mahkemeye ait olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın sürücü ve işleten bakımından kabulüne, davalı ... bakımından ise sigortaya başvuru dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere:
1- Davacının davalılar ... ve ... aleyhine olan davasının dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak KABULÜ ile araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 30.000,00 TL'nin davalılardan kaza tarihi olan 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davacının davalı ... aleyhine ... Sigorta A.Ş. Yönelik davasının sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
3- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gereken 2.049,30 TL karar ilam harcından davacının ödediği peşin harç ve ıslah harcının toplamı olan 512,33 TL nin mahsubu ile eksik kalan 1.536,97 TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Önceki karar doğrultusunda yazılan 15/04/2025 tarihli harç tahsil müzekkeresinin iptaline,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin ve ıslah harcı toplamı olan 512,33 TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan: 80,70 TL başvuru harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 6.748,75 TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
10-Davalı ... kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Karardan sonra yapılacak masrafların davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınmasına,
12-Davalıların yaptığı masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına,
13-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...Hakim ...