T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
İHBAR OLUNANLAR: 1-
VEKİLİ:
: 2-
3-
4-
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 12/04/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iki adet torna tezgahını modernize ettirmek için Güney Kore ülkesine gönderilmelerinin gerekmesi nedeniyle davalı şirketin Konya irtibat ofisi ve Mersin şubesi ile 13/03/2017 tarihinde e-mailleşmek yoluyla anlaştıklarını, torna tezgahlarının Konya daki fabrikadan araç üzerinden teslim alınarak Mersin limanına nakletmek ve Mersin limanın da gümrüklenmek ve konteyner içinde deniz yoluyla Güney Kore ülkesine nakli konusunda anlaştıklarını, yükleme, boşaltma, gümrük ve liman masraflarının müvekkili şirkete ait olmak üzere sair tüm masraf ve sorumlulukların davalı şirkete ait olacak şekilde 9.000 USD nakliye bedeli üzerinden tarafların nakliye anlaşması yaptıklarını bilahare nakliye ücretinin 7.900 USD olarak revize edildiğini, müvekkilinin tamir amaçlı geçici ihracat fatura ve irsaliyelerini düzenleyerek diğer belgeleri de tamamlayarak 13/04/2017 tarihinde Konya daki fabrikadan torna tezgahlarını teslim almak ve 14/04/2017 tarihinde Mersin Limanında hazır olacak şekilde nakletmek üzere ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkun şoförü ... ın tezgahları Mersin e götürmek üzere tıra yüklediğini saat 13:00 de Mersin e hareket ettiğini, fabrikadan çıkan şoförün Mersin yönü yerine Ankara yönüne yönelmesi nedeniyle ters yola girdiğini, yanlış manevra sonucu araç üzerindeki tezgahları yere düşürerek hasarlanmalarına neden olduğunu, polis tarafından olay yeri inceleme tutanağı düzenlendiğini, davalı şirketin dava dışı ... A.Ş. ni resmi servis olması nedeniyle görevlendirdiğini, sözü geçen şirketin hasarlanan tezgahlar üzerinde inceleme yaptırdığını, makinelerin eski hale gelebilmesi için 244.008,02 USD gerektiğini bildirdiğini, torna tezgahlarının 2008 ve 2012 model tezgahlar olması nedeniyle 2. El piyasa fiyatlarının 90.000,00 USD ve 100.000,00 USD olduğunu, müvekkilinin 02/04/2012 tarihinde tezgahları 145.000 EURO karşılığı satın aldığını, davalı şirketin düzenlettiği raporlarda 284.392 USD değerinde olan tezgahların kullanılmaz hale gelmesi sonucu tahmini hasar miktarının 130.000 USD olduğunun ve sovdaj bedelinin 20.000 USD olduğunun ve nihai hasar bedelinin 110.000 USD olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin bu miktarı kabul etmesinin mümkün olmadığını, yeniden rapor istediklerini, bunun üzerine davalı şirketin sorumlusu ... ile müvekkilinin mutabakata vardıklarını, bu mutabakata göre hasar bedelinin 172.000 USD, sovdaj bedelinin 20.000 USD ve nihai zarar miktarının 152.000 USD olarak belirlendiğini, ancak davalı şirketin bu miktarı ödemeye yanaşmaması yargı yoluyla ödeme yapabileceklerini bildirmeleri üzerine işbu davayı açmak zorunda kaldıklarından bahisle mutabık kalınan sovdaj bedeli düşüldükten sonra bakiye 152.000 USD hasar bedelinin hasar tarihi olan 13/04/2017 tarihinden itibaren yıllık %5 döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 31/05/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin Kağıthane ilçesi olması nedeniyle işbu davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesini, işin esası yönünden ise müvekkilinin dava konusu taşıma işinde taşıma işleri komisyoncusu olarak görev yaptığını, taşıyan ile taşıtanı bir araya getirdiğini taşıma işinin davanın ihbarını istedikleri ... Ltd. Şti. ve sair alt taşıyanlar tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğinden davanın husumetten reddine karar verilmesini, bu talepleri de yerinde görülmez ise TTK nun 863 ve 878. Maddeleri gereğince dava konusu taşımada ambalajlama, yükleme ve istif işlerinin davacı tarafından yapıldığını, bu işleri yapan davacının oluşan hasardan kendisinin sorumlu olacağını, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, varsa sorumluluğun davacıya ve taşıma işini yapan taşıyıcılara ait olduğunu, gerekirse davacının ve taşıyıcıların kusur ve sorumluluklarının ve bunların oran ve miktarlarının belirlenmesi gerektiğini ve taşınan emtialar için istenen miktarın fahiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Ltd. Şti. vekili 10/07/2018 tarihli beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yerleşim yerinin Üsküdar ilçesi olması nedeniyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, işbu davada davalının müvekkilinden taşıma hizmeti hususunda yardım istediğini, müvekkilinin de davanın ihbarını talep ettikleri ... Tic. Ltd. Şti. ile irtibat kurulmasını sağladığını, bu işin ücretsiz ve yardım amacıyla yapıldığını, davalı şirketin sözü geçen şirketle irtibata geçtiğini ve taşıma hizmetini fiilen Mersin ... Ltd. Şti. ile anlaştıklarını, adı geçen şirketin de taşıma işini sürücü ... marifetiyle gerçekleştirdiğini ve taşıma sırasında kaza ve hasarın oluştuğunu, müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını ve ayrıca davalının cevap dilekçesindeki diğer esasa ilişkin hususları tekrar ederek müvekkil hakkındaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... . Ltd. Şti. temsilcisi Serkan Ergin duruşmadaki beyanında; "Davaya sebep teşkil eden taşıma işi üstlenen SM Nakliyat şirketinden taşıma işini Konya dan Mersin e kadar kara taşıma işini şirketimiz üstlendi. Bizde üstlendiğimiz taşımayı diğer ihbar olunan Mersin ... Ltd. Şti. ye devrettik ve devrettiğimiz firmanın şöförü ... davaya konu teşkil eden taşımayı yaparken kaza meydana gelmiştir. Eğer bir sorunu varsa sözünü ettiğim şirket ve şöförüne aittir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İhbar olunan ... duruşmadaki beyanında; "ben kaza yapan tırın olay anında şoförlüğünü yapıyordum, yükün hatalı yüklendiğini şuan hatırlayamadım bir davacı şirket çalışanına söylemiş isem de söylediklerime itibar edilmedi ve neticesinde kaza meydana geldi, kazada benim bir kusurum yoktur, davanın reddini talep ederim" dedi.
İhbar olunan Mersin ... Ltd. Şti. temsilcisi İlhan Sandallı duruşmadaki beyanında; "dava konusu hasarın meydana gelmesinde şirketimizin bir kusuru yoktur, yüklemenin hatalı yapıldığı şoförümüz tarafından tespit edilip bildirilmesine rağmen nakliye işlemi gerçekleştirilmiştir," dedi.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan yükte oluşan hasarın tazminini sağlamaya yönelik alacak davasıdır.
Mahkememiz 09/09/2020 tarih, 2018/349 esas, 2020/496 karar sayılı kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı ile ve özellikle bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporunda belirttikleri ve dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu hasar ve zararlara neden olan taşıma ilişkisinin davalı şirket tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır. Davalı, taşıma işleri komisyoncusu olduğunu kabul ve ikrar etmektedir. Asıl/kök taşıyan davalıdır. Taşıtan davacı, asıl taşıyan ve alt taşıyanlardan herhangi birinden uğradığı zararları isteyebilir. Davacı tercihini asıl taşıyandan yana kullanarak bu davayı açmıştır. Davalının, dava ihbar olunanlara rücuu ayrı bir davanın konusu olabilir.
Bilirkişi kurulu raporunda da ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtildiği gibi ambalajlama ve yükleme işlerinden davacı sorumludur. Bağlama ve konteynerleme gibi süreçlerin sorumluluğu ise taşıyana aittir. Dosya kapsamındaki resim ve belgelerden anlaşılacağı üzere 2 adet tezgahın ambalajları dışından spanzetler ile bağlandığı ancak spanzetlerin bu boyut ve ağırlıktaki yükleri bağlamaya yeterli gelmeyeceği, aracın yol kenarındaki eğimden iniş açısı ile devrilmesine engel olamadığı, dava konusu kaza ve hasarın bağlama ve istifleme hatasından kaynaklandığı, bununda sorumlusunun taşıyıcı olan davalı şirket olduğu ve oluşan zarardan davalının sorumlu olduğu, taşınan yükün 30.200 kg olduğu, TTK nun 882. Maddesi kapsamında davalının sınırlı sorumluluk üst limitinin 341.797,69 USD olduğu taraflar arasındaki hasar miktarının 152.000 USD olduğu hakkında mutabakat içerir mailler olduğu, bu miktarın üst limitin altında kaldığı anlaşıldığından davalının 152.000 USD lik hasardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜ İLE; 152.000,00 USD (Amerikan Doları) 'nın 13/04/2017 tarihinden itibaren yıllık %5 oranı aşılmamak kaydıyla devlet bankalarının Amerikan Dolarına uyguladığı 1 yıllık en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak döviz faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen karar davalı vekilince istinaf edilmiş olup Konya BAM . Hukuk Dairesinin 03/02/2023 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;
"...Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre davacıya ait emtianın taşınması sırasında meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taşınan emtiada meydana gelen zararın 152.000 USD olduğu hususunun her iki tarafın da kabulünde olduğu, buna göre davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE..." şeklinde karar verilmiştir.
İstinaf kararı davalı vekilince temyiz edilmiş olup Yargıtay . Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;
"...taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Yani bir başka deyişle hasar durumunda davacının gerçek zararı yukarıda yazılı esaslara göre hesaplanır. Yine Kanun'un 882 nci maddesine göre 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlanır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise gerçek zarara ilişkin tespitten uzak yalnızca SDR hesabı ve taraflar arasında belirlenen bedel üzerinden değerlendirme yapıldığı tespit edilmiştir. Bu durumda davacının gerçek zararının belirlenmesi, bulunan miktarın sınırlı sorumluluk limiti bakımından denetlenmesi, davacının müterafik kusuru değerlendirilmesi için denetime elverişli ve davalı taraf itirazlarını karşılar bilirkişi raporu alınarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı gereğince dosya mahkememize gönderilmiş olup 02/10/2024 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı esasa kaydedilerek yargılamaya bu esas üzerinden devam edilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı sonrasında mahkememizce;
İstanbul . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla taşımacılık hususunda uzman iki bilirkişi ve bir makine mühendisi bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetince mahkememize sunulan 18/06/2025 tarihli raporda özetle;
"...1)İlk derece Mahkemesinin kararı Yargıtayın bozma gerekçeleri neticesinde huzurdaki davada tespiti gereken uyuşmazlık noktalarının davalı şirketin organizasyon ve sorumluluğunda fiili taşıyıcı (dava dışı) tarafından ... ... plakalı araç ile Konya-Mersin Limanı arasındaki taşıma sürecinde, 13.04.2017 tarihinde, Konya'da yükün araç üzerinden düşmesi sonucu hasar gören emtia nedeniyle oluşan zarardan davacı ve davalı şirketlerin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, taşıma konusu iki makinenin perte çıkması nedeniyle oluşan zarar miktarının ne olduğu ve tarafların bu zarara ne oranda katlanması gerektiği hususları üzerinde toplandığının anlaşıldığı;
2)Yükleme, istifleme, sabitleme ve ambalajlamanın davacı şirket üzerinde olması, taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı sabitleme olmasına rağmen sevkiyata başlaması, ihtirazı kayıt ileri sürmemesi, yüklemenin görünüşe göre kontrolünde de metal kasa ile araç tabanı arasına kaydırmaz malzeme konulmadığının fark edilebilmesi (TTK m.863, CMR m.8-9) ve aracın tüm kontrollerini yükleme öncesi yapmamış olması sebebiyle dava konusu olayda kusur durumunun yarı yarıya paylaşılmasının yerinde olduğunun değerlendirildiği;
3)... Dik Torna tezgahlarının ikinci el fiyatlarının, bir kısmı yukarıda izah edilen birçok parametreden etkilenmesi nedeniyle kesin olarak belirlenmesinin kolay olmadığı, bu nedenle bilirkişilerin tarafların mutabık kaldıkları zarar miktarı ve eksper raporu ile belirlenen zarar miktarı arasında bir tercih yaparak sonuca gitmeye çalıştıkları; heyetimiz tarafından internet ikinci el satış piyasalarından yapılan araştırmalarda 2008 ve 2012 model dava konusu CNC dik torna tezgahlarının satışta olmadığı, yükleme tarihindeki satış rakamlarının tespit edilmesinin de mümkün olmadığı; esasen tarif edilen modelde sadece 2022 model bir makinenin fiyat belirtilerek satışta olduğunun tespit edildi; durumda eksper raporu için yapılan araştırmalarda verilen fiyat teklifleri, aradaki model/yaş ve farkları ve dava tarihindeki dava konusu emtiaların durumu ile mukayese edilerek yapılan değerlendirme sonucu;
a.... Marka VT 900M model 2008 imal yılı ... Seri Nolu CNC dik torna tezgahının 105.000,00 USD olduğunun değerlendirildiği;
b.... Marka VT 900M model 2012 imal yılı ... -001211 Seri Nolu CNC dik torna tezgahının 120.000,00 USD olduğunun değerlendirildiği;
Toplam 225.000,00 USD olan hasar tutarından bakım ve tamirat amacıyla gönderilesinden dolayı 4610 üzerinden 22.500-USD ve sovtaj olarak 20.000,00 USD olmak üzere 42.500-USD mahsup edildiğinde (225.000,00 42.500)- 182.500,00 USD toplam hasar miktarı hesaplandığı;
Bu zararın 91.250,00 USD'sine davacı yanın, 91.250,00 USD'sine davalı yanın katlanması gerektiğinin değerlendirildiği;
Davalı taşıyıcının katlanması gereken zarar, önceki raporlarda belirtildiği gibi, sorumluluk sınırının altında kaldığından sorumlu olduğu miktarın tamamını davacı yana ödemesi gerektiğinin değerlendirildiği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Bilirkişi heyetinin 18/06/2025 tarihli raporu, dava taraflarının iddia ve savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ile dosya arasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
6102 sayılı Kanun'un 863 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un 880 inci maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Yani bir başka deyişle hasar durumunda davacının gerçek zararı yukarıda yazılı esaslara göre hesaplanır.
Somut olayda, yükleme ve istif sorumluluğunun tarafların anlaşmasında aksi yazılmamış olması nedeniyle davacı tarafa ait olduğu, zira anlaşmada kastedilen lashing şerhinin taşımanın deniz yolu kısmına ilişkin olduğu, kaldı ki davacının sorumluluğu olan ambalaj ve istifin bağlama sorumluluğunu da kapsadığı anlaşılmaktadır.
Davacının gerçek zararının belirlenmesi, bulunan miktarın sınırlı sorumluluk limiti bakımından denetlenmesi, davacının müterafik kusuru değerlendirilmesi için uzman heyetten alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, yükleme, istifleme, sabitleme ve ambalajlamanın davacı şirket üzerinde olması, taşıyıcının işletme güvenliğine aykırı sabitleme olmasına rağmen sevkiyata başlaması, ihtirazı kayıt ileri sürmemesi, yüklemenin görünüşe göre kontrolünde de metal kasa ile araç tabanı arasına kaydırmaz malzeme konulmadığının fark edilebilmesi (TTK m.863, CMR m.8-9) ve aracın tüm kontrollerini yükleme öncesi yapmamış olması sebebiyle dava konusu olayda kusur durumunun yarı yarıya olduğunun değerlendirildiği, bu değerlendirmenin tüm dosya kapsamına ve Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususlara uygun düştüğü anlaşılmıştır.
Öte yandan bilirkişi heyeti tarafından dava konusu torna tezgahı fiyatının gerçek değerinin 182.500,00 USD olarak hesaplandığı, bu zararın 91.250,00 USD'sine davacı yanın, 91.250,00 USD'sine davalı yanın katlanması gerektiği, davalı taşıyıcının katlanması gereken zararın, sorumluluk sınırının altında kalması sebebiyle 91.250,00 USDnin davalıdan tahsilinin gerektiği netice kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
91.250USD'nin, 13/04/2017 tarihinden itibaren yıllık %5 oranı aşmamak kaydıyla kamu bankalarının Amerikan Doları mevduat hesabıyla açılmış 1 yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak döviz faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 25.818,28TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 10.758,83TL harcın mahsubu ile bakiye 15.059,45TL harcın davalı alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 35,90TL başvuru harcı ve 10.758,83TL peşin harç toplamı olan 10.794,73TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen 5,20TL vekalet suret harcı, 36.750,00TL bilirkişi ücretleri ve 2.224,70TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 38.979,90TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (377.957,50/629.584,00) hesaplanan 23.400,76TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen 60,80TL vekalet suret harcı, 300,00TL posta-tebligat gideri, 148,60TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 886,60TL yargıtay temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 1.396,00TL yargılama giderinin haklılık oranına göre (251.626,50/629.584,00) hesaplanan 557,94TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerine bırakılmasına,
6-AAÜT'ye göre hesaplanan 60.473,20TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-AAÜT'ye göre hesaplanan 40.260,24TL nispi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Başkan Üye Üye Katip