T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI :
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkili ile davalı arasında yapılan satış sözleşmesi gereğince müvekkilini iki adet fatura keşide etmiş olduğu, 03.02.2024 faiz başlangıç tarihli 27.553,12 TL tutarındaki ... nolu fatura ve 13.05.2024 faiz başlangıç tarihli 1.885,46 TL tutarındaki ... nolu fatura ile alacağı bulunan müvekkilinin, davalı borçludan ödeme yapmasını istemiş olsa da davalı/borçlunun bu faturalara karşılık ödeme gerçekleştirmemiş olduğu, davalı/borçlunun ödemelerini gerçekleştirmemesi üzerine davalı/borçlu aleyhine alacağın tahsili amacıyla Konya .İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyası başlatılmış olduğu, davalı/borçlunun bu takipten gönderilen ödeme emrine, ödeme süresi içerisinde, davacı tarafından gönderilen ürünlerin numune olduğunu ve bu yüzden davacı müvekkile borcunun bulunmadığından bahisle itirazlarını sunması üzerine takibin durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı borçlunun haksız itirazları neticesinde dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu nedenle davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Zonguldak merkezinde Beldeye ve Toki anlaşmalı bir AVM yapıldığı, firmamız olarak bize de bu AVM de bir iş yeri tahsisi yapıldığı, bu AVM de iş elbiseleri ve iş güvenli malzemeleri satışı yapan bir iş yeri kurduklarını, farklı farklı firmalardan; üretmiş olduğu ürünlerin stantları göndermelerini ve numune olarak her bir üründen görsel amaçlı ürünlerinden göndermelerini talep ettiği ve iş yerimizde sergilemeye başladıklarını, davacı olan firma ile de bu şekilde bir temas kuruduklarını firma yetkilisine bu durumu anlatıldığında sıcak bakarak kendi üretmiş oldukları ürünleri sergilenilmesi amacı ile ürünlerinden birer adet görsel ve sergileme amaçlı ürünler gönderildiği, fakat firma numune olarak göndermiş olduğu ürünleri sergileme ve tanıtma fırsatı tanımadan arkamızdan haksız yere icra takibi başlattığını, bu nedenle İcra takibine itiraz ettiklerini, açılan davayı kabul etmediklerini, davacı firmanın numune olarak göndermiş olduğu ürünleri firmaya iade ederek firmaya iade faturası düzenleyerek dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmış ve duruşma yapılmıştır.
19/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 02.03.2024 tarihinde başladığı, davalıya 29.438,58 TL tutarında fatura kesildiği, davalı tarafından davacıya 4.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarında uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarında, uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, davacı ...’nin alacağını tahsil edememesi üzerine Konya . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip tarihi (19.07.2024) itibariyle toplamı 29.438,58 TL olan asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takibe başlanıldığı, borçlu davalı tarafından 02.09.2024 tarihinde yapılan itiraz neticesinde takibin durduğu, 21.03.2025 tarihinde toplam 29.438,58 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, davacı tarafından icra takibine konu faturalar ile ilgili, vergi Dairesine BA-BS bildirimlerinin E-defterde zorunlu olmadığından dolayı yapılmadığı, davacının hesabına davalı tarafından icra takibine konu faturalar ile ilgili 4.000,00 TL ödeme yapıldığına dair davacının ticari defterlerinde kayıt bulunduğu, davacının 2024 yılı ticari defter kayıtlarına göre; bahse konu icra takibi ile ilgili davacının, davalıdan takip tarihi (19.07.2024) itibariyle 25.438,58 TL asıl alacağı olduğu, davacı taraf defterinde uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, davalı taraf defterinde uyuşmazlık konusu faturaların kayıtlı olduğu, taraflara ait ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bahse konu İcra Takibi ile ilgili Davacının, Davalıdan 25.438,58 TL asıl alacağı olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibinin 29.438,58 TL asıl alacak 1.436,73 TL işlemiş faiz olmak üzere 30.875,31 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların her iki tarafın defterinde de kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 25.438,58 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ürünlerin numune olarak gönderildiğini iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin herhangi bir delil ibraz etmemiş ve faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğundan davalının bu savunmasına itibar edilmemiştir. Davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Davasının Kısmen Kabulü İle;
Davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın 25.438,58 TL'lık kısmının iptali ile takibin 25.438,58 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren adi kanuni faiz işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
Asıl alacağın %20 si oranında 5.087,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.737,71 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.122,31 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin 633,91 TL 'lik kısmının davacıdan, 2.966,09 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
5-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL harç gideri ve 7.690 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.305,40 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 6.842,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 25.438,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 5.436,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin/davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip ... Hakim 174540
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.