T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ:
DAVALI : 2-
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketinin sigortası altında bulunan ve dvalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen kaza sonucu davacınını yaralandığını , ayrıca başına aldığı darbe sonucu duyma kaybına maruz kaldığı , Selçuk Ünv. Tıp Fakültesi Adli Tıp'tanalınan maluliyet raporunda %18 kalıcı sakatlık oranı belirlendiği ve 9 ay iş göremezlik süresi tespit edildiğini, dava konusu kaza ile ilgili ... aleyhine Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve ... un cezalandırıldığını, ancak davacının dava konusu kazada hiç bir kusurunun bulunmadığını, davacının herhangi bir trafik kuralı ihlal etmediğini, davalının kontrolsü z ve ani bir dönüş yaparak karşıdan gelen davacının kullandığı motosiklete çarptığını , davacının kaza sonucu bedeni hasar oluşması neticesinde sakatlık, iş gücü kaybı , SGK tarafından karşılanmayan zorunlu tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin tazmini için 27/12/2019 tarihinde sigorta şirketine ihbarda bulunduklarını , sigorta şirketinin 05/06/2020 tarihinde 87.662,00 TL ödeme yapıldığını ancak bu ödemenin eksik yapıldığını bu sebeple dava konusu kaza neticesi oluşan geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100,00TL, iş gücü kaybı tazminatı olarak 100,00TL, bakıcı giderleri tazminatı olarak 100,00TL ve SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz zorunlu tedavi giderlerinden dolayı uğradığı zarar için 100,00 TL olmak üzere şimdilik 400,00TL nin 27/12/2029 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu kaza sonrası davacı tarafa 03/06/2020 tarihinde 87.662,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu sebeple davalı şirketin sorumluluğunun son bulduğunu,dava öncesi dava şartı arabuluğuluğa başvurulmadığını bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini,zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin iş bu dava bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, çünkü Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğini, iş bu dosyada tazminat hesapları bakımından Türki Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanununun ilgili maddeleri ile düzenlendeiğini ve tazminat hesaplarmalarında Genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını , davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kazada kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin gerektiğini, dosyaya sunulan raporun tarih itibariyle yönetmeliğe uygun olmadığını bu sebeple bu raporun baz alınmaması gerektiğini, 20/02/2019 tarih 30692 sayılı resmi gazetete yayımlanan Erişkinler için Engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümleri gereği maluliyetin tespitinin yapılması gerektiğini, mevzuat değişikliği sebebiyle davalı şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğun ortadan kalktığını, davacının kaza esnasında kasksız olduğu bu sebeple tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, davayı kubal manasında olmamakla birlikte faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, bu sebepqlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazada davacı tarafın şerit ihlali de yaparak süretle gelip davalının aracına çarptığını, davacının kullandığı motosikletin kaza esnasında farlarının yanmadığını, davalının kendisinden beklenebilecek tüm dikkat ve özeni gösterdiğini ayrıca davacının ehliyetinin bulunmadığını, davalı ... un yargılandığı Çumra Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada hakkında HAGB kararı verildiğini ,kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında kazanın karşılıklı çarpışma olduğunun belirtildiğini, ceza yargılaması esnasında alınan adli tıp kurumu raporunun tek taraflı tutulduğunu ve hukuka aykırı olduğunu, kaza esnasında davalının eşinin araçta olduğunu ve beş aylık hamile olduğunu, kaza sonrası eşinin fenalaştığını, hastaneye gittiklerini ve bu sebeple manevi olarak ızdırap çektiklerini, kaza sonrası davalının aracının çok ciddi maddi hasar aldığını ancak davacının maddi durumunun elverişsiz olduğunu bildiği için herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunmadığını, ancak davacının kötüniyetle iş bu davayı açtığını bu sebeplerle davalıya karşı açılan davanın manevi tazminat yönünden reddini talep ettiklerini belirtmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış ve taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Dosyanın üzerinden yapılan yargılama neticesinde mahkememizce NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 01/06/2023 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 12 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 4 ay ve tedavi gideri zararının 7.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
06/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; ... plakalı araç sürücüsü ...'un dikkatsiz tedbirsiz davrandığı sola dönüş kuralına uymadığı ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma kuralını ihlal ettiğini ve bu kazada %70 (yetmiş) oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın kavşaklara girerken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiğini ve %30 (otuz) oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
03/01/2024 tarihli ATK raporu ile; Sürücü ...'un %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
05/03/2024 tarihli hesap raporu ile, kusur durumuna göre ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının sürekli iş göremezlik zararının 755.465,68 TL, geçici iş göremezlik zararının 11.816,32 TL, bakıcı gideri zararının 6.004,71 TL ve tedavi gideri zararının 4.900,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan raporlar doğrultusunda 27/05/2024 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . HD'nin 10/02/2025 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararında yer alan "Bu halde, mahkemece AYM iptal kararı doğrultusunda belirlenen esaslara göre, yukarıdaki esaslara uygun şekilde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde uzman ATK heyetinden rapor alınarak, akabinde PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant sistemine göre, yukarı paragrafta ibranameye ilişkin olarak belirtilen hususlar da gözetilerek rapor tanzimi sağlanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, TRH 2010 yaşam tablosu ve yanlış yönetmelik hükümlerinin esas alındığı maluliyet raporunun baz alındığı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olup" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmakla, yeni alınan ... Esas sırasına kaydı yapılmış ve bu esas üzerinden yargılamaya devam olunmuş.
Kaldırma kararından sonra;
Mahkememizce tanzim ettirilen 22/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; Malul kalan davacı ... ’ın, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra; 26.09.2018 – 26.06.2019 tarihleri arası 9 Aylık süre ile sınırlı
geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının; 9.453,05 TL,
27.06.2019 – 21.11.2024 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı sürekli iş göremezliği nedeni ile uğradığı maddi zararının; 686.161,31 TL,
26.09.2018 – 26.01.2019 tarihleri arası 4 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; 4.803,76 TL,
fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan
kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının 3.920,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 05/09/2025 tarihli maluliyet ek raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliğine Göre % 12 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 4 ay ve tedavi gideri zararının 7.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davaya konu 26/09/2018 tarihli trafik kazasının davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile Güneysınır istikametinden Bozkır istikametine seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde sola dönüş yaptığı esnada otomobilinin ön kısımlarıyla,gidiş istikametine karşı yönden düz seyreden davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesi meydana geldiği ve kaza tespit tutanağı içeriğine göre davacının kaza esnasından kaskının bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davacının tali, davalı ...'un ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Konuya ilişkin olarak düzenlenen 20/10/2020 tarihli ATK raporu ile de avacının tali, davalı ...'un ise asli kusurlu olduğu belirlenmiş, Mahkememizce tanzim ettirilen 26/01/2023 tarihli rapor ile davacının %40 , davalı ...'un ise % 60 oranında kusurlu olduğu, 06/10/2023 tarihli rapor ile ise davacının %30 , davalı ...'un ise % 70 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 03/01/2024 tarihli rapor ile kazanın oluşmasında davacının %30 , davalı ...'un ise % 70 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, rapordaki bu tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında davacının %30 , davalı ...'un ise % 70 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Bam kararı doğrultusunda NEÜ Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 29/08/2025 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü.....Yönetmelik hükümlerine göre % 13 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 4 ay ve tedavi gideri zararının 7.000,00 TL olduğu belirlenmiştir.
Bam kararı doğrultusunda alınan 29/08/2025 tarihli rapordaki değerlendirilmelerin dosya kapsamına uygun olduğu kabul edildiğinden davacının kalıcı sakatlık oranının % 13, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 4 ay ve tedavi gideri zararının 7.000,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler, belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda davadan önce yapılan bir ödemenin bulunması halinde öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması gerekmektedir. Yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan tutar ile yapılan ödemenin tutarı arasında aşırı nispetsizlik olması halinde ise bu sefer güncel verilere göre tazminat hesabı yapılması ve hesaplanan tutardan ödemenin güncellenmiş hali ile birlikte mahsup edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K sayılı ilamı; ''KTK'nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir İRADE AÇIKLAMASI DA YETERLİDİR. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir.''
Somut olayda, yapılan ödeme karşılığında 03/06/2020 tarihinde ibraname düzenlenmiş ise de davacının 24/03/2020 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edilen yazılı başvuru dilekçesi ile ibraname ile bağlı olmadığı iradesini ortaya koyduğu kabul edildiğinden eldeki davanın görülmesine engel bir dava şartı eksikliğinin bulunmadığı kabul eidlmiştir.
25/09/2025 tarihli hesap raporu ile, kusur durumuna göre ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubundan sonra davacının sürekli iş göremezlik zararının 857.701,64 TL, geçici iş göremezlik zararının 11.816,32 TL, bakıcı gideri zararının 6.004,71 TL ve tedavi gideri zararının 4.900,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda davacının kaza esnasında kaskının takılı olmadığı ve yaralanmasının da baş bölgesinden olduğu, dolayısıyla oluşan zarardan müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiği, bu kapsamda her bir zarar kalemi yönünden % 20 oranında indirim yapıldığında davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 686.161,31 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 9.453,05 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 4.803,76 TL ve tedavi gideri tazminatı tutarının 3.920,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı sigorta şirketi oluşan zararın poliçe limitine kadar olan kısmından sorumlu olup, sürekli iş göremezlik zararından sakatlık teminat klozu, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararından ise sağlık gideri klozu kapsamında sorumludur. Davalı sigorta şirketi tarafından 87.662 TL tutarında sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılması karşısında sigorta şirketinin sakatlanma teminat klozu bakiye poliçe limiti 272.378,00 TL'dir. Bu kapsamda davalı sigorta şirketi davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 272.378,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının diğer zarar kalemleri toplamı sağlık gideri klozu teminat limitini aşmadığından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu tamdır.
Davacı vekili, 27/04/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 359.700,00 TL'ye çıkarmış ve talebini poliçe limitiyle sınırlamıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün % 70 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacının sürekli iş göremezlik zararının 686.161,31 TL olduğu, bakiye poliçe limitinin 272.378,00 TL olması nedeniyle yalnız bu tutara hükmedilebileceği, davacının talebini poliçe limitiyle sınırlaması nedeniyle reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı tutarın 9.453,05 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarı 4.803,76 TL ve tedavi gideri tazminatı tutarı 3.920,00 TL ise de davacının bu zarar kalemleri yönünden talep artırımda bulunmaması nedeniyle sadece dava dilekçesinde talep edilen 100,00'er TL'ye hükmedilebileceği sonucuna varıldığından davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin kısmen kabulüne, diğer zarar kalemlerine ilişkin isteminin ise kabulüne karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... )
Davacının manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede; olayın oluş şekli, tarafların kusur oranları ile sosyal ekonomik durumları, paranın alım gücü ve manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 272.378,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 100,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 272.678,00 TL tazminatın 04/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın 26/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan (172,15 TL harcın takdiren 1/2'sinin manevi tazminat davasına ilişkin olduğunun kabulü ile) 86,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.329,43 TL eksik harcın davalı ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 18.626,63 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan (172,15 TL harcın takdiren 1/2'sinin maddi tazminat davasına ilişkin olduğunun kabulü ile) 6.228,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.397,78 TL eksik harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.560,00 TL. yargılama giderinin davalı ... A.Ş. alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 86,07 TL harç giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6.228,85 TL harç giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri, 12.119,41 TL NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi maluliyet rapor masrafı ve 11.388,6 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 23.588,71 TL yargılama giderinin 3.655,15 TL'lik kısmının davalı ...'dan, 19.933,56 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Maddi tazminat davasında; kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 43.628,48 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
10-Manevi tazminat davasında; kendisini vekille temsil eden davacı için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.