T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 31/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine KONYA Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 22/10/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararımızın kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ... unvanı ile (VN:... ) gerçek kişi tacir olarak ... ... Selçuklu/KONYA adresinde ticari faaliyette bulunan müvekkilinin 06.06.2022 tarihinde Bursa ilinde faaliyet gösteren ... Ticaret Limited Şirketi'ne "... " olarak bilinen makinelerini satmıştır. Makineler, Konya'dan Bursa'ya ... Sevk irsaliyesi numarası ile sevk edildiğini, akabinde alıcının dava dışı şirket söz konusu makinelerin kendi ticari faaliyeti için uygun olmadığı gerekçesiyle makineleri iade etmek istediğini, müvekkili ile bu konuda anlaştığını ve tarafına ulaşan makineleri 21.06.2022 tarihinde davalı konumundaki taşıyıcı nezdinde Konya'ya sevk edilmek üzere iade ettiğini, ... numaralı sevk irsaliyesi ile davalı taşıyıcı ... makineler teslim edilmiş, davalı da teslim aldığına ilişkin imza attığını, taşıyıcının aynı tarihte yola çıktığını, Eskişehir yolu üzerindeyken tek taraflı olarak trafik kazası gerçekleştiğini ve müvekkiline ait makinelerden birinin zıya olduğunu, davalı taşıyıcının KTK'nun 52/1B bendi uyarınca (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kusurlu olduğunu, davalının TTK'nın taşıyıcıya ilişkin düzenlemelerine ve taşıyıcının yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde ayrıca kusuru ile meydana gelen kazada müvekkiline ait makinelerden ... marka APH 3020 tip, 1991 model 120 tonluk makinenin zıyaı olduğunu, davalının müvekkiline ait bu zararı taşıyıcının sorumlulukları kapsamında tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu durumun kendisine iletilmesine kendisinin bildirdiği sigorta şirketine müvekkili tarafından başvurulmasına ve arabuluculuk aşamasına rağmen bir netice elde edilemediğini, işbu davayı açmanın zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenlerle kötü niyetli olarak mal kaçırma maksatlı olası bir muvazaalı işlemle hak kaybına sebebiyet vermemesi için davalının banka hesaplarına, adlarına kayıtlı araçlara ve davalının adına kayıtlı bulunan taşınmazların tapu kaydı üzerine üçüncü kişilere devrine engel olacak şekilde ihtiyaten tedbir konulmasını, mahkeme aksi kanaatteyse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik dava değeri olan 10.000,00 TL için davalının menkul ve gayrimenkul mallarıyla, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, ihtiyaten haciz konulmasını, şimdilik 10.000,00 TL'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) taşıyıcı olarak sorumlu olan davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacı ile müvekkilinin Konya'dan Bursa'ya söz konusu makinelerin taşınması üzerine anlaştıklarını, müvekkilinin makineleri Bursa'ya götürdüğünde alıcının dava dışı şirketin makinelerin hurda olduğu gerekçesiyle geri iade etmek istediğini, her ne kadar davacının alıcı şirketin makineleri kendi ticari faaliyetine uygun olmadığı gerekçesiyle iade ettiğini iddia etse de tarafların basiretli birer tacir oldukları ve Konya-Bursa arasındaki mesafenin ticari faaliyetlerine uygun olmayan makine alımı için uzak olduğu düşünüldüğünde hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki 21.06.2022 Tarih, ... No'lu Sevk İrsaliyesine "06.06.2022 tarihinde gelen makineler irs. No: ... nolu irsaliye ile gelen makineler çalışmadığından dolayı iade edilmiştir. Her iki taraf fatura etmeyecektir." şeklinde not düşüldüğünü, davacının Bursa ilindeki ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne hurda makineleri gönderdiğini, bu sebeple de işbu makinelerin iade edildiğini, makinelerin zıya olmasında müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, polis memuru tarafından tanzim edilen Kaza Tespit Tutanağında "KTK'nun 52/1B bendi uyarınca (aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesine göre kusurlu olduğu" görüş ve kanaatine varılsa da bu görüşlere katılmadıklarını, kaza tespit tutanakları Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre hüküm kurmak için yeterli bir delil olmadığını, bir an için, müvekkilinin kusuru ile gerçekleşmiş bir kaza olduğu düşünülse bile makinelerin söz konusu kazanın gerçekleşmesinden önce zıya olduğunu, davacının alıcı şirkete çalışmayan hurda makineleri göndererek kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını, akabinde de müvekkilinin yaşadığı kaza sebebiyle haksız kazanç elde etmeye çabaladığını, hasardan koruyacak şekilde ambalajlama yapmak taşıyıcının değil gönderenin yükümlülüğünde olduğunu, müvekkilinin taşıyıcı olarak bir sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın makinelerin Konya-Bursa gidiş güzergahında hasar gördüğünü değil Bursa-Konya dönüş yolu arasında yaşanan kazada hasar gördüğünü iddia ettiğini, fakat dosyaya sundukları 21.06.2022 Tarih, ... No'lu Sevk İrsaliyesinde görüldüğü üzere makineler hasarlı ve atıl vaziyette alıcı şirkete gönderildiğini davacının taşıyıcı olarak müvekkiline Konya-Bursa arasındaki gidiş güzergahında makineleri hasara uğrattığı yönünde de herhangi bir isnadı bulunmadığını, hal böyle olunca davacının kendi iddialarıyla çeliştiğini, ayrıca müvekkilinin alacaklı olduğu, davalının borçlu olduğu bir bononun düzenleme tarihi 25.06.2022 olup davaya konu kazadan daha sonra olduğunu, eldeki dava ile müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davacının her nasılsa alacaklı olduğu davalı müvekkiline bir bono düzenleyip verdiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davacının buna rağmen davalı müvekkiline tekrar bono vererek borçlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafın müvekkiline borcunu ödememiş olduğunu, Konya . İcra Dairesi 'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia eden davacının iddialarının müvekkiline 45.000 TL bedelinde senet keşide ettiği ve davacının basiretli bir tacir olduğu da düşünüldüğünde bu durum makul bir zemine oturmadığını, hal böyle olunca davacının haksız ve çelişkili iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davacının davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının 13/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; Müvekkiline ait makinede taşıma hukuku kapsamında kanuna ve hesaplamalara göre davalının sorumlu olacağı tazminat miktarının 1.832.560,85 TL olduğu belirlendiğini, bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin lehine taleple bağlı kalınarak 395.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, iş bu sebeple 10.000,00 TL olan dava değerini 385.000,00 TL daha artırarak ıslah ettiklerini, ıslah taleplerinin kabulüne ve müddeabihin ıslahı yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu 395.000,00 TL tazminatın taşıyıcının sebep olduğu haksız eylem tarihi olan 21/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
(1) KALDIRMA SONRASI MAHKEMEMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin 31/10/2023 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ilişkin T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 22/10/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı çerçevesinde yargılamaya devam edilmiştir.
Gerek kaldırma ilamı çerçevesinde hazırlanan Mahkememizin 27/11/2024 Tarihli Tensip Zaptının (4) nolu ara kararı gereğince gerekse de Mahkememizin 11/02/2025 Tarihli Duruşmasının (1) nolu ara kararı gereğince T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 22/10/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı çerçevesinde " dosyanın alanında uzman 2 Makine Mühendisi ve 1 Taşıma Hukuku Alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdii ile; Taşıma sırasında meydana geldiği iddia edilen hasarın nasıl ve neden kaynaklandığı, yükleme, istifleme ve ambalajlamanın kime ait olduğu, hasarın ambalaj eksikliğinden meydana gelip gelmediği, ambalaj eksikliğinden meydana geldiği sonucuna varılması halinde ise davalı taşıyıcının üzerine düşen tüm önlemleri alıp almadığı, davacının herhangi bir zararı olup olmadığı, var ise zararının ne olduğu(taşıma konusu zarar gördüğü iddia edilen eşya bedeli ile davacının TTK'nın 881. maddesi kapsamında da tazmini talep edebileceği zararlar hesaplanacak) ve aynı zamanda 6102 Sayılı TTK nun 882/1 ve devamı maddeleri gereğince gönderilenin net olmayan ağırlının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutarın taşımanın gerçekleştiği tarih olan 21/06/2022 tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen değer üzerinden TL ye çevrilerek davalının sorumlu olabileceği azami tutarın belirlenmesi hususlarında rapor aldırılması hususunda ara karar kurulmuş, ispat yükü üzerinde olan davacı vekiline kesin süre verilerek kesin süre içerisinde kararın gereğinin yerine getirilmemesi halinde ihtaratta bulunulmuş LAKİN davacı vekilinin mahkememizin 11/02/2025 tarihli duruşmasında alınan beyanında "Müvekkil tarafından delil avansının karşılanmaması sebebiyle rapor aldırılamamıştır, kanaatimizce kazanın tek taraflı olması da nazara alınarak taşıma hukukundan kaynaklanan sorumluluğun ve zararın tespiti Mahkemece yapılabilir" şeklinde beyanda bulunularak delil avansının karşılanmadığı anlaşılmıştır.
Aynı tarihli duruşmada 6100 Sayılı Kanunun 324/2 maddesi gereğince delil avansını karşılayıp karşılamayacağı hususunda davalı vekilinden sorulmuş, davalı vekili de delil avansını karşılamayacaklarını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafından zararın ve davalının kusurunun ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
(2) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar davacı vekili tarafından kusurun ve zararın mahkemece hesaplanması ve önceki bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiş ise de Mahkememizin 31/10/2023 Tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ilamı ile bu değerlendirmenin yapıldığı LAKİN T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2024 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile "Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, iki makine mühendisi ve 1 mali müşavir tarafından düzenlenmiş olmakla birlikte, somut olayda uyuşmazlık taşıma sırasında meydana geldiği iddia edilen hasarın nasıl ve neden kaynaklandığı, yükleme, istifleme ve ambalajlamanın kime ait olduğu, hasarın ambalaj eksikliğinden meydana gelip gelmediği, ambalaj eksikliğinden meydana geldiği sonucuna varılması halinde ise, davalı taşıyıcının üzerine düşen tüm önlemleri alıp almadığı hususlarından kaynaklandığı ve anılan hususların da taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi ve mahkemece taşıma uzmanının bulunduğu bilirkişi heyetinden öncelikle kusur durumunun tespiti yönünden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kaza tespit tutanağı nazara alındığında kazanın tek taraflı meydana gelmiş olması nedeniyle kusur raporu alınmasına yer olmadığına şeklindeki gerekçe ile anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi yerinde görülmemiştir" şeklindeki kaldırmadan anlaşıldığı üzere bilirkişi raporu aldırılmasının gerektiği, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafa verilen kesin süre ve ihtara rağmen delil avansının yatırılmaması sebebiyle bilirkişi raporunun aldırılamadığı, 6100 Sayılı Kanunun 324/2 maddesi gereğince davalı tarafa sorulmasına rağmen davalı tarafından da delil avansının yatırılmadığı anlaşılmakla davacının meydana gelen zarara ilişkin olarak davalının kusurunu ve zararını usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmakla davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 170,78TL harcın ve 6.580,00TL ıslah harcından alınması gereken 615,40 TL maktu harcın mahsubu ile fazla alınan 6.135,38TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından karşılanan 11,50TL vekalet harcı, 1.169,40TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri olmak üzere toplam 1.180,90TL nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili yararına AAÜT'nin 13/4 maddesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 07/11/2024 Tarih ve 7531 Sayılı Kanunun 22. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip Hakim