T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VASİ: ...
VEKİLİ:
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ:
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇE YAZIM TARİHİ:
Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 07.09.2015 tarihli hisse devir sözeşmesinin kesin hükümsüz olduğunun tespitine ve 490 adet hissenin davacı adına tescilini, ...’ın annesinin vefatı nedeni ile babasının davalı ...'la evlendiğini, bu evlilikten kısa bir süre sonrada ...’ın babası vefat ettiğini, davalının ... ’ın akıl zayıflığını mahkemeden gizleyerek "yaş küçüklüğü" gerekçesi ile mahkemeye müracaat ederek, vasi olarak atanmayı talep ettiğini ve bu talep mahkemece kabul görerek, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas ... k sayılı, 06.08.2015 tarihli karar ile "yaş küçüklüğü" gerekçe gösterilerek ...’a davalı ... vasi olarak atandığını, ... ‘a yaş küçüklüğünden dolayı vasi atanmış ise de ... , akıl zayıflığına sahip biri olduğunu, ablası ... , İzmir .Sulh Hukuk Mahkemesine müracaat ettiğini ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda ... esas, ... k sayılı 24.05.2023 tarihli karar ile akıl zayıflığından dolayı ... ’a vasi olarak atandığını, ... yaptığı işlemlerin hukuki sonucunu idrak edecek haklarını koruyabilecek akıl gücüne sahip olmadığını, bu durumu fırsata çeviren davalı ...'ın ... ’a ait mirastan intikal eden şirket hisselerini ele geçirebilmek amacı ile menfaat çatışması bulunduğu iddiası ile Konya . Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak ... Esas, ... Karar sayılı ilam ile ...’a, kayım atanmasını talep ettiğini, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ...'ın ... San Ltd şirkettin de bulunan hisseleri dolayısıyla şirketi yönetmesi ve şirket hisselerinin devri için temsil ve yönetim kayımı atandığını, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.09.2015 tarihi kararı ile kayım olarak atanan ... , mahkemeden aldığı bu yetkiye istinaden, küçüğün menfaatlerini korumak amacı ile TMK'nun 403.maddesinin son fıkrasının yapmış olduğu atıf nedeni ile TMK'nun 462.maddesinin 2.fıkrası uyarınca vesayet makamı olan Konya .Sulh Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına başvuru yaparak, kısıtlı davacı adına kayıtlı olan şirket hisselerinin devri için izin ve bedel belirlenmesini talep etmekle yükümlü olmasına rağmen, bu yükümlüğünü yerine getirmeyerek, davacı ...’a mirastan intikal eden ... San Ltd şirketteki 490 adet hisseyi, Konya .Noterliğinin ... yevmiye nolu 16.09.2015 tarihli sözleşme ile gerçek değerin kat kat altında olan 12.500 TL karşılığında aynı zamanda Ramazan'ın vasisi olan davalı ...'a devir ettiğini, iş bu devir sözleşmesinin TMK'nun 462. maddesi amir hükmü ihlal edilerek vesayet makamından izin alınmadan gerçekleştirildiğinden yoklukla malul olduğu gibi TMK 'nun 463.maddesinin 7 nolu bendi gereği denetim makamından izin alınmadan gerçekleştirildiğinden “ehliyetsizlik “ nedeni ile de kesin hükümsü olduğunu, bu nedenlerle Konya .Noterliğinin ... yevmiye nolu 16.09.2015 tarihli ... Tic. Şti’deki 490 adet hisseye ait hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile Konya Ticaret Sicil müdürlüğü'de davalı adına kayıtlı bulunan ... San Ltd şirketine ait 490 adet hissenin davacı adına tesciline karar verilmesini, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; İşbu davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle bu nedenlerle davacının zamanaşımına uğrayan taleplerinin reddinin gerektiğini, davalı müvekkilinin eşinin vefatı üzerine eşinin ilk eşinden olma çocuğu olan ...'a senelerce çok iyi şekilde baktığını, davalı müvekkilinin eşi ve davacının babası olan ... 01.06.2015 tarihinde vefat ettiğini, davacı ..., muris ... eski eşinden (vefat etmiştir) olma çocuğu olduğunu, her ne kadar biyolojik olarak annesi olmada da davalı müvekkilinin ... kendi oğlundan ayırt etmeden 2001 yılından 2022 yılına kadar bakıp ilgilendiğini, murisin vefatıyla birlikte geride dört mirasçısı kaldığını, bunlar davalı müvekkili, ... , ... ve ... olduğunu, babaları vefat ettiğinde davacı ... ile dava dışı ... 18 yaşından küçük olduğunu, murisin diğer çocuğu ... ise o tarihte ergin olduğunu, davalı müvekkilinin zaten senelerdir ... çok iyi şekilde bakmakta olup babasının emaneti olarak gördüğü davacı ... ile eşinin vefatının ardından da ilgilenmeye devam ettiğini, davacı ...'ın anne - babasının her ikisi de vefat etmiş olduğundan, küçüğe mecburen bir vasi atanması gerektiğini, vasi adayı olarak başka bir kimse de olmadığından davalı müvekkili vasi olarak tayini için mahkemeye başvurduğunu, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada verilen 06.08.2015 tarihli kararla davacı ...'a vasi olarak davalı müvekkilinin atandığını, davacı ... 27.08.2016 tarihinde reşit olunca davalı müvekkilin vasilik görevi de kendiliğinden sona erdiğini, ancak bu tarihten itibaren 6 yıl daha davacı ... davalı müvekkili ve kardeşi ... ile birlikte davalı müvekkilin adresinde yaşamaya devam ettiğini, davalı müvekkilinin davacıyı öz oğlundan ayırmadan ilgilendiği etrafta herkes tarafından bilindiğini, tüm bu emeklerine karşılık olarak işbu davanın açılması ise müvekkili ruhen yıprandığını, 21 yıl boyunca herhangi bir kan bağı olmayan kişiye bakılmasının karşılığı söz konusu bu dava olduğunu, dava Konusu hisse devri bizzat mahkemenin hisse devri için yetki verdiği kayyım aracılığı ile yapıldığını, davacıya Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada verilen 06.08.2015 tarihli kararıyla davalı müvekkilinin vasi olarak atandığını söylendiğini, işbu davada davacı her ne kadar kısıtlanma tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ediyorsa da böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacı bu iddiasını ispat edemediğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemekle birlikte akıl sağlığı veyahut yaş küçüklüğü bakımından vasi atanması noktasında herhangi bir ayrım da kanunda gözetilmediğini, ortada mahkemenin verdiği bir karar olduğunu, davalı müvekkili Konya .SHM ... Esas sayılı dosyadan davacıya vasi olarak tayinini istemese davacının kayıtlı olduğu nüfus müdürlüğünün işlemleri sonucunda, yaş küçüklüğünden ötürü ve velisi olmadığından mecburen davacıya bir vasi atanacağını, bu aşamada kimsenin bu sorumluluğu üstlenmek istememesi üzerine davalı müvekkili davacının vasisi olmayı talep ettiğini, aradan tam 9 yıl geçtikten sonra gelinen aşamada akıl zayıflığı iddiası yalnızca kötü niyetli olduğunu, muris ... vefat edince yetkilisi olduğu ... Ltd. Şti.'deki hissesinden davacı ...'ın payına 490 adet hisse düştüğünü, şirket hisselerinin intikali ile birlikte hisselerin %49,5'ı küçükler ... ve ... düştüğünden ve küçükler fiil ehliyetine sahip olmadıklarından şirket yönetimi felç olmuş duruma geldiğini, murisin vefat tarihinde şirketin mali durumu zaten iç açıcı olmadığını, eğer ki iyi yönetilmezse başı boş kalan şirketin durumunun daha da vahim olması, küçüklerin de borca girmesi ihtimali olduğunu, küçüklerin ileride mali yükümlülüğünün doğmaması ve geleceklerini garanti altına almak adına ... ve ... hisselerinin yönetimi ve devri için kayyım atanması talep edildiğini, Konya .Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 03.09.2015 tarihli karar ile "... ... ile ... ...'ın muris ... intikal edecek ... Ltd Şti şirketindeki hisseleri dolayısıyla şirketi yönetmesi ve şirket hisselerinin devri için .... ... kayyım olarak tayin edilmesine..." karar verildiğini, kayyıma, mahkeme kararıyla verilen yetki "... şirket hisselerinin devri" yönünde olduğunu, devamında davalı müvekkilinin ... şirketinin bekası için mali durumu kötüye doğru giden şirketi düzene koymak istediğini, bu doğrultuda küçükler ... ve ... düşen şirket hisselerini bedelini ödeyerek satın aldığını, davalı müvekkili Konya .Noterliği ... yev.nolu 16.09.2015 tarihli noter sözleşmesi ile davacı ...'ın şirket hisselerini 12.250 TL bedel ödeyerek satın aldığını, sözleşmede bu bedelin nakden ve tamamen ödendiği belirtilerek imza altına alındığını, aynı şekilde davalı müvekkili, öz oğlu ... hisselerini de aynı gün ... yev.nolu sözleşme ile aynı bedel olan 12.250 TL karşılığında satın aldığını, eğer ki davalı müvekkili davacının vasisi iken şirket hisselerini bir 3.kişiye devretmek isteseydi vesayet makamından izin alınması gerektiğini, ancak somut olayda menfaat çatışması olmaması adına TMK m.426 gereği davacının hisselerinin devri için atanan kayyımın yaptığı bir işlem olduğunu, kayyıma mahkemece verilen yetki zaten şirket hissesinin devri yetkisi olduğunu, Mahkeme ilamında verilen yetkiye dayanarak yapılan hisse devir işlemi olduğunu, hisse bedelinin tamamı ödendiği belirtilerek kayyım tarafından noter sözleşmesi imzalandığını, bu nedenle vesayet makamından izin alınması gibi bir durumun gündeme gelmesi mümkün olmadığını, somut olayda davacı küçük adına kayyım vasıtasıyla gerçekleştirilen bir hisse devri olduğundan TMK m.463 gereği vesayet makamı izninden sonra denetim makamından izin alınması mekanizmasının işletilmesi de mümkün olmadığını, zira bu izin müesseselerinin işletilebilmesi için küçük Ramazan'ın şirket hisselerinin devri için kayyım atanmasına dair verilen ayrı bir mahkeme ilamının hiç var olmaması gerektiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği üzere, 16.09.2015 tarihli şirket hissesi devri sözleşmesinin kesin hükümsüzlüğüne dair herhangi bir sebebin olmadığı sözleşmenin tüm şartları taşımakla geçerli olduğunun açık olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle ve davacının zararı söz konusu olmadığından hukuki yarar yokluğundan usulden reddini, ispatlanamayan davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; Dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin 490 adet hissesinin davacı/kısıtlı ... adına kayıtlı iken T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesi gereğince davalı ...'a 6102 Sayılı TTK'nın 595/1 maddesi gereğince devrine ilişkin sözleşmenin şekil şartına aykırılık sebebiyle yoklukla malul olduğunun tespiti ile hisselerin davacı adına tescili davası olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın ise; T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) GÖREV AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki dava konusunun Dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin 490 adet hissesinin davacı/kısıtlı ... adına kayıtlı iken T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesi gereğince davalı ...'a 6102 Sayılı TTK'nın 595/1 maddesi gereğince devrine ilişkin sözleşmenin şekil şartına aykırılık sebebiyle yoklukla malul olduğunun tespiti ile hisselerin davacı adına tescili davası olduğu, 6102 Sayılı Kanunun 4/1-a maddesi gereğince eldeki davanın mutlak ticari davaya vücut verdiğine kanaat edilmekle Mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek işin esasına geçilmiştir.
(2) ARABULUCULUK DAVA ŞARTI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve 6102 Sayılı Kanunun 5/A maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu, dosya içerisinde yer alan T.C. Konya Arabuluculuk Bürosunun ... Sayılı dosyası ile dava şartının yerine getirildiği anlaşılmıştır.
(3) DAVA DEĞERİNİN BELİRLENMESİ VE HARÇ İKMALİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizin 15/10/2024 tarihli tensip zaptının (6) nolu ara kararı gereğince davaya dayanak devir sözleşmesi yönüyle ticari defterlerin incelenmesi ve devir tarihindeki hisse senetlerinin değerlerinin tespiti hususunda bilirkişi raporu aldırılmıştır. 26/11/2024 Tarihli bilirkişi raporunda dava konusu hisselerin dava dışı şirketin defter değerine göre 49.471,20 TL olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizin 31/12/2024 Tarihli duruşmasının (2) nolu ara kararı gereğince davacının davasını 5.000,00 TL üzerinden harçlandırarak 427,60 TL peşin harç yatırdığı, lakin dava değerinin 26/11/2024 Tarihli bilirkişi raporuna göre 49.417,20 TL olduğu, bu tutar üzerinden yatırılması gereken peşin harç miktarının 843,92 TL olduğu, yatırılan harç mahsup edildiğinde bakiye 416,32 TL eksik peşin harç kaldığı anlaşılmakla eksik harç ikmal edilmiştir.
(4) HUSUMETE İZİN AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Eldeki davada davacının kısıtlı olduğu anlaşılmakla T.C. İzmir Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve 23/09/2024 tarihli husumete izin kararı dosyamız arasına alınmıştır.
(5) SULH HUKUK MAHKEMELERİ KARARLARININ İNCELENMESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacı kısıtlının 4721 Sayılı Kanunun 404. Maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği, kararın 01/09/2015 tarihinde kesinleştiği ve kısıtlıya vasi olarak ...'ın tayin edildiği anlaşılmıştır.
(b) T.C. İzmir . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacı kısıtlının sağlık kurulu raporuna istinaden 4721 Sayılı Kanunun 405/1 maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verildiği, kararın 20/06/2023 tarihinde kesinleştiği ve kısıtlıya vasi olarak ...'un tayin edildiği anlaşılmıştır.
(c) T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde: Davacı kısıtlının dava dışı şirkete ait hisselerinin devri için ... kayyım olarak atandığı, kararın 10/09/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
(6) HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİNİN İNCELENMESİNDE: T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesinin incelenmesinde dava dışı şirket adına kayıtlı ve davacı kısıtlıya ait 490 adet payın davalı ve aynı zamanda davacının vasisi olan ...'a 12.250,00 TL bedelle devredildiği anlaşılmıştır.
(7) AMİR KANUN HÜKÜMLERİ VE EMSAL YÜKSEK MAHKEME İLAMI IŞIĞINDA YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzun"Vesayet Makamından İzin" başlıklı 462/2 ve 462/9. Maddesinde; "Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi ile Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması için vesayet makamının izni gereklidir" denilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzun "Denetim Makamından İzin" Başlıklı 463/1-7 maddesinde; "Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması için vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir" denilmiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzun "İznin Bulunmaması" Başlıklı 465/1. Maddesinde; "Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir." denilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/10/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"Türk Medeni Kanununun 462. maddesi gereğince; taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması, olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi gibi hâllerde vesayet makamının izni gereklidir. Aynı yasanın 463/7. maddesi uyarınca vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması halinde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir. Denetim makamının Türk Medeni Kanununun 463. maddesi hükmüne göre verdiği kararlar kesin olmayıp bunlara karşı temyiz yoluna gidilebilir. Denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesince davacı vasinin göstereceği delilleri toplanarak ve gerektiğinde mahallinde keşif de yapılarak taşınmazların değerinin tespiti ile tüm deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, kısıtlının menfaatine olmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir." denilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/04/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında;
"4721 sayılı TMK’nun 461/1. Maddesinde; "Aşağıdaki hâllerde vesayet makamının izni gereklidir: 1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması" ve aynı Yasa’nın 465. maddesinde; "Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili vesayet dairelerinin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir." amir hükümlerine yer verildiği gözetilerek çekişmeli temlikin vesayet makamından gerekli izin alınmadan yapıldığı saptanır ise akdin geçerli olmayacağı açıktır." denilmiştir.
(8) SOMUT OLAY DEĞERLENDİRİLMESİ VE NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, vesayet makamı kararları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar T.C. Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 03/09/2015 tarihli karar ile davacı kısıtlının dava dışı şirkete ait hisselerinin davalı vasi(devir tarihindeki) ...'a devri için kayyım ... yetki ve izin verilmiş ise de 4721 Sayılı Kanunun 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuzun 463/1-7 maddesi gereğince vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerektiği, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/10/2012 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere denetim makamının bu devrin kısıtlının menfaatine uygun olup olmadığının tüm deliller toplandıktan sonra değerlendirme yapması gerektiği, somut olayımızda denetim makamından izin alınmadan devrin gerçekleştiği, denetim makamı izninin devir sözleşmesinin geçerli olabilmesi için kurucu unsur olduğu, yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 03/04/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında da ifade edildiği üzere vesayet ya da denetim makamından izin alınmadan yapılan devir sözleşmesinin geçerli olmayacağı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin 490 adet hissesinin davacı/kısıtlı ... adına kayıtlı iken T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesi uyarınca 6102 Sayılı TTK'nın 595/1 maddesi dayanak olmak üzere davalı ...'a devrine ilişkin sözleşmenin 4721 Sayılı Kanunun 463/7 ve 465/1. Maddelerinde yer alan şekil şartına aykırılık sebebiyle yoklukla malul olduğunun tespiti ile bu hisselerin davacı/kısıtlı ... adına yeniden tesciline, 6102 Sayılı Kanunun 594/1 maddesi gereğince 490 adet hissenin dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin pay defterine davacı adına kaydedilmesine karar verilmiştir.
(9) HÜKMÜN İNFAZI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 04/11/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında Mahkememiz kararının "kişiler hukukuna ilişkin, kayıt ve sicillerde değişiklik yaratan ilam niteliğinde olduğundan" KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE HÜKÜM DOĞURMAK ÜZERE bu hususta dava dışı şirkete müzekkere yazılmasına, 6102 Sayılı Kanunun 31/1 maddesi gereğince hisse devrinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, bu hususta ilgili ticaret sicil gazetesine müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
(10) DAVALININ BİR TAKIM SAVUNMALARI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Zamanaşımı Defi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/04/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere kavram olarak yokluk bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü bu durumu açıklayıcı niteliktedir. Bir başka ifade ile yoklukla malul bir işlem başlangıçtan beri kural olarak hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağından ve herkes tarafından her zaman ileri sürülebileceğinden davalının bu yöndeki savunmasına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
(b) Davacı Talebinin Dürüstlük ve İyiniyet Kurallarına Aykırılık Teşkil Ettiği Yönündeki Savunma Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı miras paylaşımı hakkındaki belgede davacının hali hazırdaki vasisi ... da imzasının bulunduğu, bu sebeple emsal olarak sundukları T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 28/11/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı gereğince işlemin geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin 721 Sayılı Kanunun 2. Ve 3. Maddesinde yer alan amir kanun hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de;
Söz konusu devir sözleşmesinde hem davacı/kısıtlının hem de hali hazırda vasi olan Tuğba'nın hisselerinin devredildiği, Tuğba'nın devir sözleşmesinde kendi adına işlem yaptığı, kısıtlı adına bir işlem yapmadığı ve bu hususta devir tarihinde bir yetkisinin de olmadığı, davacı/kısıtlı adına ise işlemin atanan kayyım tarafından yapıldığı, söz konusu devir sözleşmesinde hisselerin kısıtlının aynı zamanda vasisi olan davalıya yapıldığı, oysaki davalı tarafından sunulan emsal ilamda kısıtlı adına devir işlemine işlem tarihindeki vasinin onay verdiği dolayısıyla ilamın somut olayımıza emsal mahiyette olmadığına kanaat edilmekle davalının bu yöndeki savunmasına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
(a) Dava dışı ... San. Ltd. Şti'nin 490 adet hissesinin davacı/kısıtlı ... adına kayıtlı iken T.C. Konya . Noterliğinin 16/09/2015 Tarih ve ... Yevmiye nolu devir sözleşmesi uyarınca 6102 Sayılı TTK'nın 595/1 maddesi dayanak olmak üzere davalı ...'a devrine ilişkin sözleşmenin 4721 Sayılı Kanunun 463/7 ve 465/1. Maddelerinde yer alan şekil şartına aykırılık sebebiyle YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİ İLE BU HİSSELERİN DAVACI/KISITLI ... ADINA YENİDEN TESCİLİNE,
(b) 6102 Sayılı Kanunun 594/1 maddesi gereğince 490 ADET HİSSENİN DAVA DIŞI ... SAN. LTD. ŞTİ'NİN PAY DEFTERİNE DAVACI ADINA KAYDEDİLMESİNE, bu hususta dava dışı şirkete MÜZEKKERE YAZILMASINA,
(c) 6102 Sayılı Kanunun 31/1 maddesi gereğince hisse devrinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde İLANINA, bu hususta ilgili ticaret sicil gazetesine MÜZEKKERE YAZILMASINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.375,69 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60TL peşin harcın ve 416,32TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.531,77TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 416,32TL tamamlama harcı, 60,80TL vekalet suret harcı, 1.058,00TL posta ve tebligat gideri, 3.000,00TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 5.390,32TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; İş bu duruşmada hazır bulunanların yüzüne karşı, hazır bulunmayanların yokluğunda, kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip ...Hakim ...