T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALI : 2-
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeyken aracın sol yan kısımlarına sokak üzerinde sola doğru U dönüşü yapmak için manevra yapan ... plakalı aracın ön kısmı ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalı ...'ın sevk ve idaresindeyken çarpması ile 13/01/2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracındaki hasar nedeniyle parça değişimi ve işlemi yapıldığını, aracın tramer dosyasına kısmı hasar kaydı işlendiğini, bu kayıt ile aracın piyasa rayiç bedelinin düşeceği gibi nedenlerle davacının aracındaki değer kaybının bedeli tespit edilerek davalı sigorta şirketi açısından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 02/07/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile diğer davalı açısından kaza tarihi olan 13/01/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın KTK MD.97 gereği müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını, dava şartı yokluğundan ve 01.04.2020 Tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre EKSİST sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddini, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı resmi gazetede yayımlanan “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasını, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın; 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigortası genel şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin dava aleyhimize sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; Kazanın, tamamen davacı tarafın tedbirsiz ve dikkatsiz davranması neticesinde meydana geldiğini, kazada kusurunun bulunmadığını, kazanın 13.01.2024 tarihinde akşam saatlerinde meydana geldiğini havanın karanlık olduğunu, kaza tutanağından da görüleceği üzere davacı tarafın süratli bir şekilde seyir halinde ilerlerken aracının sağ ön tarafına çarptığını, çarpma sonrası aracının olduğu yerde kaldığını davacıya ait aracın kaza yerinin 10-15 metre sonrasında ancak durabildiğini, olay yeri fotoğraflarından da görüleceği üzere davacı taraf frene dahi basmadığını, herhangi bir fren izinin olmadığını, bu nedenle kusur yönünden bilirkişi raporu aldırılmasına karar verilmesini talep ettiği gibi nedenlerle davacının haksız ve mesnetten yoksun davasının reddini, yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle oluşan varsa değer kaybının tazmini, tarafların kusur durumunun belirlenmesi hususunda olduğu görülmüştür.
Türkiye Sigortaya, Türkiye Reasürans şirketler birliğine, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ve ... sigortaya yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/04/2025 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sigorta tarafından sigortalanan ... plaka sayılı otomobilin davalı ...'ın KTK'nin 137/a ve B maddeleri ile bentlerinde açıklanan trafik kuralları ile bu kurallara karşılık gelen 2918 sayılı KTK'nun trafik kazalarında asli sürücü kusurlarından sayılan 84/j (manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) trafik kuralını da ihlal ettiği kusur durumun oran olarak istenildiğinden ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı Fatih Taşkın adına kayıtlı ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'ın ise ihlal ettiği trafik kuralı bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 25.000,00TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... sigorta şirketinin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu davalı ...'ın müteselsilen sorumlu bulunduğu görüş ve kanaatini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısımları hükme esas alınmıştır.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 02/07/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
- Davacının 13/01/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 25.000,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 02/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALI ...'DAN kaza tarihi olan 13/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60 TL peşin +harcın ve 409,86-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 870,29-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 409,86-TL tamamlama harcı, 1.263,00-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 8.588,86-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 20/11/2025
Katip Hakim