T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR : 1-
2- ...
VEKİLİ:
DAVALI : 1-
VEKİLİ:
DAVALILAR : 2-
3- ... -
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 25.07.2021 tarihinde davalı ...'in alkollü ve hız sınırlarını aşarak kullandığı ve diğer davalı ... üzerinde kayıtlı olan ... plakalı aracın müvekkiller ... ve ...'ın oğlu ... Kimlik numaralı ...'a çarptığını ve ölümüne sebep olduğunu, kazaya ilişkin Konya .Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, kararın henüz kesinleşmediğini, olayda ...'in tam ve asli kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağından da bu durumun anlaşılabileceğini, müteveffa ...'ın kazadan sonra vefat ettiğini, vefatının gerçekliği anda 24 yaşında olduğunu ve tam zamanlı olarak çalıştığını, ... plakalı ve davalı işletene ait olan aracın trafik sigortasını düzenleyen davalı şirket ... Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, bu başvuruya istinaden ... nolu hasar dosyasını açıldığını ve ödeme yapıldığını, ancak meblağın düşük olması sebebiyle kabul etmediklerini, oluşan kazada müteveffa ... hiçbir kusurunun bulunmamakla birlikte tam ve asli kusurlu araç sürücüsü ... ile araç sahibi ... ve sigorta şirketinin destekten yoksun kalma sebebiyle talep edilen maddi zarardan birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmanın sağlanamadığını, izah olunan nedenlerle davacı Müvekkiller ... ve ...'ın oğlu ...'ın ölümü nedeniyle dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere destekten yoksun kalma nedeniyle uğranılan maddi zarar sebebiyle şimdilik 1000 tl (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) maddi tazminat bedelinin işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılardan tahsilini ve müvekkillere ödenmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararının bulunmadığını, somut olayda müvekkili sigorta şirketi tarafından mütevvefanın eşi, çocuğu ve davacı anne ve babası için destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini ve davacıların taleplerinin poliçe teminat limitini aştığını, davacının talebine konu “destekten yoksun kalma tazminatına” ilişkin tazminat hesabının zms sigortası genel şartları A.5/Ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, kusura ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğinin bu nedenle araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu ve kazaya sebebiyet verdiği yönündeki iddialarının reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın ikame edilmesine müvekkil şirketin neden olmadığını, dolayısıyla müvekkil şirketin davacıların zararını layıkıyla karşıladığını ve poliçe teminat limitinin tüketildiğinin dikkate alındığında müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini ve bu kapsamda müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle her halükarda HMK 121. Maddesi gereği tüm delillerin kendilerine tebliğine karar verilmesini, müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun evraklar ile başvurulmadığından huzurdaki davanın usulden reddini, davacıya destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğinden bakiyeye ilişkin taleplerin, poliçe teminat limitini aşan taleplerin ve fazlaya ile faize ilişkin taleplerin de reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; dava konusu kazaya ilişkin olarak kazaya karışan araçlardan ... plakalı araç sürücüsü ve maliki olarak müvekkiller hasım gösterilmişse de, kaza ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan ve ceza davasında da sanık olarak yargılanan ... tam kusuru sebebiyle meydana geldiğini, dava konusu kazanın dava dilekçesinde belirtildiği şekilde meydana gelmediğini, müvekkil ... 'nin kaza anında içkili olduğu iddiasının da doğru olmadığını, müvekkil ...'in olay günü olan 25.07.2021 tarihinde dava konusu kazaya ilişkin olay mahalline geldiğinde kendi şeridinde ortalama 80 km/h hızla seyir halinde iken sol taraftan minibüs tarzı bir aracın kendisini sıkıştırdığını fark ettiğini ve bu aracın müvekkilin kullandığı aracın sol dikiz aynasına ve sol tarafına çarpmasının etkisiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafta park halinde bulunan iki araca çarpmak zorunda kaldığını, dava konusu edilen kazanın tamamen müvekkilin aracına çarpan sürücünün kusuru ile meydana geldiğini, kaza ile ilgili ceza dosyasının Yargıtay incelemesinde olduğunu, bu nedenlerle öncelikle Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın husumet tevcihi ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Ceza dosyasında tanzim edilen 01/04/2022 tarihli ATK raporu ve Mahkememizce tanzim ettirilen 20/02/2024 tarihli ATK raporu ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle Mahkememizce kazanın oluşmasında sigortalı araç sürücüsü davalı ...'in tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce 07/06/2024 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş olup, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin . H.D.'nin 10/02/2025 tarih, ... E., ... K. Sayılı ilamı ile; Somut olayda destek, yol kenarında çarpılan yolcu olup müterafik kusur veya hakkaniyet adı altına yapılacak herhangi bir bulunmadığı anlaşıldığından buna yönelik yersiz itiraz reddedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." kaldırılmakla ... Esas sırası üzerinden yargılama devam olunmuş ve sonrasında alınan;
07/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; Pmf1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak Poliçe limiti(2.110,81TL) dahilinde kalan tazminat tutarı: davacı ... için 1.185,99 TL Destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 924,82TL Destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 2.110,81 TL, poliçe limiti dışında kalan tazminat tutarı: davacı ... için 1.141.014,13 TL Destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 889.747,37 TL Destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 2.030.761,50 TL, Genel toplam 2.032.872,31 TL tazminat hesaplanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacılar davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden Mursel Bayındır'ın desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davacıların davalı sigorta şirketine davadan önce tazminat ödemesi için yazılı olarak başvurduğu, başvurunun sigorta şirketine 23/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı sigorta şirketinin 2918 s. KTK'nin 99/1. maddesi gereğince 8 iş günü sonra 05/04/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, 2918 s. KTK.nin 97. maddesi gereğince dava şartının da yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu 25/07/2021 tarihli trafik kazasının davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile ... Caddesini takiben Havaalanı istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan ... Parkı önünde direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın sağ ön kısmıyla yolun en sağ şeridinde arıza yapan ... plaka sayılı aracın tamiri ile uğraşan yayalar ...,...,... ve müteveffa yaya ...'a çarpması daha sonra park halinde bulunan ... plaka sayılı otomobile ve bu otomobilin önünde park halinde bulunan ... plaka sayılı otomobile sol yan kısımlarından çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Ceza dosyasında tanzim edilen 01/04/2022 tarihli ATK raporu ve Mahkememizce tanzim ettirilen 20/02/2024 tarihli ATK raporu ile davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiş, tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle Mahkememizce kazanın oluşmasında sigortalı araç sürücüsü davalı ...'in tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacılar müteveffa ...'in anne ve babası olup, kural olarak müteveffanın yaşasaydı anne ve babasına destek olacağının kabulü gerekir. Bu yöndeki karinenin aksinin davalı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, somut olayda davalı tarafça bu yönde bir delil ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla Mahkememizce müteveffa ile davacılar arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Bam kararı gereğince hükme esas alınan 07.04.2025 tarihli ek bilirkişi raporu ile, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacı ...'ın destek zararının 889.747,37 TL, davacı ...'ın destek zararının ise 1.141.014,13TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın ise davacı Arif yönünden 924,82 TL, davacı Hatice yönünden ise 1.185,99 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, desteğe atfı mümkün bir müterafik kusur tespit edilmediğinden tazminat tutarından müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ... plakalı sigortalı araç sürücüsü davalı ...'in tam kusurlu olduğu, davalı ...'in ... plakalı aracın işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise bu aracın ZMMS sigortacısı olması nedeniyle davalıların oluşan zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu, ve ilk kararımız sadece davalılar ... ve ... tarafından istinaf edildiğinden usulü kazanılmış haklara da riayet edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile, 1.142.200,12 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.312,13 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 25/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
2-DAVACI ...'IN DAVASININ KABULÜ ile, 829.176,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 789,68 TL ile sınırlı olması kaydıyla davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 25/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
3-Alınması gereken 134.664,72 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 7.484,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 127.180,01 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 135,59 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinden 321,28 TL'nin davacıdan, 2.878,72 TL'nin ise (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 3,07 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı ... tarafından yapılan 7.484,71 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 7,98 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
5-Davacı ... tarafından yapılan 269,85 TL harç gideri ve 12.650,53 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 12.920,38 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 11.623,16 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 12,39 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-Davacıların Maddi Tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 171.908,02 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 183,28 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 128.084,68 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 136,56 TL ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
c-)Kendisini vekille temsil ettiren davalılar için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 35.202,88 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 336,29 TL ile sınırlı olması kaydıyla) tüm davalılara verilmesine,
7-Davacı ... ve davalı ... tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/06/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır