T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
KARAR YAZMA TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin maliki bulunduğu ve idaresindeki ... plaka numaralı hususi otomobilinin kırmızı ışık yanması nedeniyle durduğu sırada ... sigorta A.Ş. Nezdinde sigortalı ... poliçe nolu ... plakalı ...'nin kontrolünde olan araç müvekkilinin aracı olan ... plakalı araca arka taraftan sert bir şekilde çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı çarpmanın etkisiyle aracın arka tarafı ağır hasar aldığını, müvekkilinin kazasız hatasız orijinal 17.955 km 2024 model ... aracı arka kısımdan kaza yaptığını, arka kısım ciddi ve ağır hasar aldığını, parça değişimi zorunlu hale geldiğini, bazı kısımları boyanmak zorunda kaldığını, araçta meydana gelen hasarın onarılması için ödenen 31.000,00 tl bedel tramer kaydına yüksek değerde hasar kaydı olarak işlenmesi nedeniyle araç artık alıcı gözünde değerini kaybettiğini, zira, hasar kayıtlı olan araçların iç piyasa şartlarında alıcısı tarafından soru işaretleri gerekçe gösterilmek suretiyle değerinin düşürüldüğü, pazarlık noktasında ısrarcı davrandığı herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin aracında kaza neticesinde yapılan tamir, onarım ile tramer kaydına işlenen hasar nedeniyle ve aracın az kilometreli, kazasız, hatasız , orijinal yeni model bir araç olması sebebiyle de ciddi bir değer kaybının oluştuğu ve müvekkilinin maddi zarara uğradığı tartışmasız olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın davalı şirketten tazmini için işbu davayı açtıklarını, davalı sigorta şirketine arabuluculuk dışında 12/12/2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ve bunun üzerine davalı sigorta şirketi 09/01/2025 tarihinde müvekkil hesabına değer kaybı için 40.291 TL yatırdığını, ancak müvekkilinin ... plakalı Kazasız Hatasız Orijinal Çok Az Kilometreye Sahip 2024 Model ... aracı büyük bir hasara uğraması nedeniyle çok daha fazla değer kaybı olmasına rağmen taraf sigorta şirketi oldukça düşük bir meblağ ödediğini, gönderilen bu miktarın değer kaybı tazminatı için oldukça düşük bir miktar olması nedeniyle davaya konu uyuşmazlığın çözümü için taraflarınca 27.01.2025 tarihinde Konya Arabuluculuk Bürosuna ... numaralı Ticari Dava Şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yapılan müzakereler sonucunda ... numaralı dosyada anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatları doğrultusunda müvekkiline ait araçta kaza sonrasında meydana gelen değer kaybının kazada tam kusurlu olan sigortalı aracın sigortacısı tarafından karşılanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107 gereğince araçta oluşan değer kaybı için şimdilik 100,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; işbu davanın açılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacının dava konusu kazaya ilişkin değer kaybı tazminatı ve araca ilişkin hasar bedelini müvekkil şirketten tam ve eksiksiz şekilde tahsil ettiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı taraf değer kaybı tazminatı için müvekkil Şirkete başvurduğunu, müvekkil şirketin dava konusu kazada aracı zarar gören davacıya değer kaybı tazminatını ödediğini, işbu davada müvekkil şirketten talep edilen değer kaybı tazminatı ve araç hasar bedelini zaten müvekkili şirketi tarafından tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, davacının işbu davayı açmasınında hukuki bir yararı kalmadığını, kötü niyet ile işbu davayı ikame ettiğini, davacının değer kaybı tazminatını müvekkil Şirket'ten tam ve eksiksiz şekilde almış olmasına rağmen işbu davayı açarak usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı davacının aracında oluşan değer kaybına yönelik olduğunu, değer kaybı eksper raporu ile belirlendiğini, bu sebeple davacının kısmi dava açmasının yerinde olmadığını reddinin gerektiğini, müvekkilinin sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kusur oranlarının bilirkişi marifeti ile tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sigortalısının salt arka taraftan davacının aracına çarptığı iddiası olduğunu, şirket sigortalısına %100 kusur atfetmek yerinde olmadığını, kusur bilirkişileri tarafından bir değerlendirme yapılmadan asılsız kusur iddiaları yersiz olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısı ile davacı araçlarının karıştığı kaza sonucu sigortalının mevcuttaki Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sigorta poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen maddi hasarı karşıladığını, davalı müvekkilinin işbu kazaya ilişkin araçta meydana gelen hasara ilişkin bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkil Şirket tarafından maddi hasar 15.11.2024 tarihinde 31.000 TL olarak tamamiyle karşıladığını, bu ödemelere ilişkin dekontlar ekte olduğunu, yapılan ödeme ile davacının aracındaki hasar tamamen karşılandığını, bakiye bir hasar tazminatı talebi yerinde olmadığını, yapılan ödemenin poliçe limiti dahilinde yapıldığını belirtmekle beraber şayet bir tazminata hükmedilecekse yapılan tüm ödemeler poliçe limitinden tenzil edilmesi gerektiğini ve kalan limit dahilinde bakiye tazminat hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin müvekkil şirket tarafından davacının hesabına ödeme yapıldığını, meydana gelen hasar dolayısıyla değer kaybı raporuna istinaden, ödeme yapıldığını, şirketin işbu kazaya ilişkin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, yapılan tüm ödemelerin poliçe kapsamında gerçekleştiğini, poliçe limiti dahilinde ödendiğini, değer kaybı tazminatının müvekkil şirket tarafından karşılanmış olduğunu, değer kaybı taleplerinin maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; değer kaybı hesaplamaları, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybı tazminatının müvekkil şirket tarafından ödendiğini yinelemek ile beraber değer kaybı hesaplaması yapılırken davacı tarafa ait aracın km'si, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşı göz önüne alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, usulden red talepleri yerinde görülmemesi halinde müvekkil şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesine rağmen davacının haksız olarak açtığı işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 02/10/2024 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak davacının aracında meydana gelen varsa değer kaybı tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 02/10/2024 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ..., ... plaka plaka plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 26/02/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinin 11/05/2025 tarihli raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobilin sürücüsü olan ...'un ihlal ettiği trafik kuralının bulunmadığı, dava konusu ... plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu rakamdan da sigorta şirketinin ödediği 40.291,00 TL'lik ödeme mahsup edildikten sonar kalan rakamın 19.709,00 TL olacağı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 12/05/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: talep artırım talepleri dikkate alınarak haklı davalarının kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla oluşan değer kaybı için 19.709,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, talep artırım dilekçesinin davalı tarafa tebliğine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/12/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ İLE;
- Davacının 02/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 19.709,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.346,32-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 334,82-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 396,10-TL harcın davalıdan hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 334,82-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.565,62-TL'nin davalı alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 102,50-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.190,00-TL nin davalı alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 19.709,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/09/2025
Katip Hakim