T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ:
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 09/01/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak mahkememize gönderilmekle ve dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle; yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 16.08.2016 tarih ve 16-157 numaralı satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmenin bedeli KDV hariç 410.000-Euro olduğunu, yapılan işe karşılık davalı şirkete 03.03.2017 tarihli, Seri ... Sıra ... nolu, 410.000-Euro bedelli fatura keşide edildiğini, hal böyleyken davalı şirket işbu sözleşme ve devamı kesilen faturadan kaynaklanan borcunun 41.134,91-Euro’sunu def’aatle talep edilmiş olmasına karşın ödemediğini, buna istinaden de davalı şirket hakkında Antalya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından yasal takibe geçildiğini, işbu takibe davalı şirket tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetle itiraz edilince de işbu davayı açma gerekliliği hasıl olduğunu, aynı zamanda işbu davada, davalı-borçlu şirketin piyasada ciddi borç yükü altında olduğunun tarafımızca öğrenilmiş olması sebebiyle hiçbir teminatı bulunmayan, muaccel durumdaki müvekkil şirket alacağının fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile tahsilini temin için borçlu şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle öncelikle ve ivedilikle, hiçbir teminatı bulunmayan, muaccel durumdaki müvekkil şirket alacağının piyasada ciddi borç yükü altında olan davalı borçlu şirketten tahsilini temin için borçlu şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin 41.134,91-Euro üzerinden devamına, davalı-borçlunun, alacağın %20’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, sırf ihtiyati haciz kararı alabilmek için müvekkil şirketin piyasada ciddi bir borç yükünün olduğunu belirttiğini, müvekkil şirket, yasalara son derece saygılı, resmi ve özel kuruluşlara borcu olmayan, sağlam bir ekonomik yapısı bulunan bir şirket olduğunu, bu nedenlerle işbu davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle % 40'tan aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce; Antalya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Talimat Mahkemesince davacı tarafın ticari defterleri üzerinde Mali Müşavir bilirkişi ... 27/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında sözleşmeye bağlı ticari ilişkinin olduğu, 'şantiye depolarına soğuk hava odaları' inşaat ve elektrik işleri hariç olmak üzere verildiği, davacının ticari defterlerini e-defter olarak tutulduğunu, ticari defter beratlarının yasal süresinde onaylandığı. 6100 sayılı HMK 222/2.md göre 2016 ve 2017 vıh defter kayıtlarının da akuda davacı lehine delil vasfı taşıdığını, davacının ticari defter kayıtlarına göre 41.134.91 EUR davalıdan alacaklı olduğu, alacağımn takip tarihindeki asıl alacak tutarı ile aynı olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarının şirket merkezinde yetkili mahkemece inceletileceği, taraflar arasında 16.08.2016 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi hukuki şartlarını belirleyen sözleşmenin 8 nci maddesinde sözleşme bedelinin EUR olarak kurulu olduğunu, davacının düzenlediği 03.03.2017 tarihli ... nolu faturada döviz tutarı, ve döviz türünün yazdı olduğu, faturaya ve anlaşmaya ilişkin döviz tutarının tamamının davalı tarafından, davacının davalıyı ihtarname ile temerrüde düşürmediği, takip tarihinden önce temerrüt faizi talep edemeyeceği. davacının alacağı olduğuna karar verilmesi halinde asıl alacağına 16.10.2018 takip tarihinden itibaren kamu bankalarına azami yıllık faiz oram üzerinden ve değişen oranlardaki temerrüt faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından davalı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 04/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İcra takip dosyası, dava dosyası içeriği ve davalı şirketin ticari defter kayıtları incelenerek yukarıda sunulan tespitler ve açıklamalar doğrultusunda; yapılan sözleşmeye istinaden davacı şirket satıcı, davalı şirket de alıcı olmak üzere taraflar arasında 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleşen bir ticari ilişkinin olduğu, 16.08.2016 tarihli sözleşmeye göre yapılan işin bedelinin Euro bazında (410.000,00 Euro olarak), işin bitiş süresinin de 15 + 60 = 75 gün olarak belirlenmiş olduğunu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, davalı şirketin önce davacı şirkete (sözleşme gereğince) ödemeler yapmış olduğunu, ancak TL bazında kayıtlı olan ödemelerin Euro karşılığının ne kadar olduğu hususunda davalı şirketin ticari defterlerinden bir tespit yapabilmenin mümkün olmadığını, sözleşmeye istinaden davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş olan 03.03.2017 tarihli ve 1.592.399,00.-TL (410.000 Euro X 3,8839 TL) bedelli faturanın da davalı şirketin ticari defterlerinde davacı şirket alacalandırılmak suretiyle kayıtlı olduğunu, bu faturanın kaydından sonraki davacı şirketin alacak bakiyesinin ise kur farkı gelirlerine kaydedilmek suretiyle davacı şirket ile olan cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğunun görülmekte olduğunu, başka bir ifade ile, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre açık cari hesabın işleyişi sonucunda takip tarihi olan 16.10.2018 tarihinde davalı şirketin davacı şirket ile olan cari hesap bakiyesinin -0-(sıfır) olduğu, herhangi bir borç alacak bakiyesinin görünmediğini, davacı şirketin icra takibi ile talep etmiş olduğu asıl alacak tutarının 41.134,91.-Euro olduğunu, davalı şirketin incelenen 2016 - 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğunu, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de olduğu ve süresine yaptırıldığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Aktüerya Bilirkişi Av. ... 02/09/2020 tarihli bilirkişi Kök raporunda özetle; Yargıtay . H.D. ... E. ... K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, dava konusu uyuşmazlıkta davalı şirket ödemelerinin bir kısmını nakit bir kısım çek olarak ödemede bulunduğunu, cari hesap kartelasının incelenmesinden anlaşılmakla çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kur üzerinden hesap edilerek doldurulabileceği buna rağmen ödemeyi Türk lirası üzerinden çek olarak kabul eden ve davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği hususunun değerlendirilmesinin Sayın Hakimliğinize ait olduğunu, yine Yargıtay'ın bazı kararlarında taraflar arsındakisi sözleşmede satış bedelinin yabancı para cinsinden belirlendiği ve malların döviz karşılığı satıldığı ve karşılığının TL olarak gösterildiğini, bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağı ve davacının kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun Türk parası karşılığı yukarıda yapılan hesaplama neticesi 41.101,05-Euro olduğu ve davacının kur farkı alacağının hesap edildiğini, her iki kararın hukuki değerlendirilmesinin Mahkemenize ait olduğunu, icra takibinden önce temerrüt ihtarnamesi gönderilmediğinden dosya içinde mevcut olmadığından faiz hesaplaması yapılmadığını, %20 icra inkar tazminatı hususlarında sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Aktüerya Bilirkişi Av. ... 26/10/2020 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle;Davalı tarafın itiraz dilekçesindeki husus dikkate alınarak yapılan hesaplamada; taraflar arasındaki sözleşmede; 8, Madde de; Ödeme " Sözleşme bedeli olarak 410.000 Euro KDV hariç üzerinden anlaşma sağlandığını, siparişle birlikte peşinat olarak 328.000 Euro ödeme yapılacağını, Geri kalan 82.000 Euro teslimatla birlikte ödeneceniğini, bununla ilgili Cantek İş teslimine kadar 323.000.Euro luk teminat çeki vereceğini, 12. Madde de; İş bu sözleşmenin içeriğinde belirtilen ödeme günleri taraflarca kesin olarak belirlenmiş olup, ödemelerin vadesinde yapılmaması durumunda tüm ödemeler her hangi bir ihbar, ihtar yada mahkeme gerek kalmaksızın muaccel olduğunu, ayrıca geç ödeme halinde Aylık %2 temerrüt faizi uygulacağını, borç aslının Cantek tarafından itirazı kayıt sürülmeksizin tahsile dilmiş olması, faiz alacağından feragat anlamına gelmediğini, borcun ödenmesi için bono veya çek alınması durumunda, çek veya bononun her hangi birinin ödememesi halinde diğer çek ve bonolar her hangi bir ihbara ve İhtara gerek olmaksızın muaccel hale gelir 24. Madde de; İnşaat sahasında işveren tarafından hazırlanması gereken yukarıda belirtilen şartlarda uygun panellerin ve montaj için gerekti inşaat üretimlerinin yapılmtş olarak sözleşmenin ve ödeme araçlarının tarafımıza ulaşması ve günde içeresinde panel sevkiyatının işveren tarafından yapılması sonrasında Cantek 60 gün içerisinde de tüm teslimatı soğuk depolar çalışır şekilde yapılacağını, işveren sebebiyle olabilecek gecikmeler Cantek tarafından bildirilecek ve bu süre bitiş süresine ekleneceğini, davalı vekilinin itirazı doğrultusunda yapılan hesaplamada, Sözleşmenin 3. Maddesi gereğince siparişle birlikte peşinat olarak 328.000 Euro yapılacağı geri kalan 82.000 Euro'nun teslimatla birlikte ödeneceği ve sözleşmenin 24. Maddesi gereğince teslimatın 75 gün İçine yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 16.08.2016 tarihinde taraflarca İmza altına alındığını, davalı tarafça nakit olarak Yapılan ödemelerin Euro karşılığı 06.10.2016 tarihinde 50.000,00-TL havale : 3.4246 Euro = 14.600,24-Euro 07.10.2016 tarihinde 250.000,00-TL havale : 3.4057 Euro = 73.406,34-Euro 02.03.2017 tarihinde 236.838,65-TL havale ; 3.8897 Euro = 60.888,67 - Euro Toplam: 148.895,25-Euro fatura tarihi olan 03.03.2017 tarihiden kura göre ;(Ekl) 50.000,00-TL havale : 3.9307 Euro =250.000,00-TL havale : 3.9307 Euro =236.838,65-TL havale : 3.9307Euro =Toplam: 148,895,25-Euro - 136.575,83-Euro = 12.319,42-Euro kur farkı doğduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesi gereğince siparişle birlikte peşinat olarak 328.000 Euro ödenmesi kararlaştırıldığını ve taraflarca kabul edildiğini, ancak davalı tarafça 16/08/2016 tarihli sözleşme gereğince peşinat olarak ödenmesi gereken bedelden, 50.000,00-TL 06/10/2016 tarihinde 250.000,00-TL 07/10/2016 tarihinde havale yolu ile ödendiğini, ödenen miktarların Euro karşılığı 06.10.2016 tarihinde 50.000,00-11 havale : 3.4246 Euro= 14. 600,24 -Euro 07/10/2016 tarihinde 250.000,00-TL havale : 3.405,70 Euro = 73.406,34-Euro Toplam 68.006,58-Euro olduğunu, sözleşmenin yapıldığı 16.08.2016 tarihinde ödenmesi gereken peşinat tutarı karşılığı Euro'nun hesaplanmasında 16/08/2016 tarihinde 50.000,00-TL x 3.3123 - Kur = 15.095,25-Euro 16.08.2016 tarihinde 250.000,00-TL x 3.3123 - Kur = 75.476,25-Euro toplam: 90.571,50-Euro olduğunu, 90.571,50-Euro = 88.006,58-Euro = 2.564,92-Euro olduğunu, taraflar arasındaki satış sözleşmenin 8.Maddesinde sözleşme bedelinin Euro olarak kararlaştırıldığını, davacı tarafından düzenlenen 03/03/2017 tarihli ve ... notu faturada da fatura döviz tutarı olarak 410.000 Euro'nun gösterildiğini, bu şekilde sözleşmenin Euro cinsinden ve satışa konu mallarında Euro cinsinden değerlerinin gösterildiğini, icra takibine konu düzenlenen fatura ise satışa konu malların değerlerinin TL cinsinden gösterildiğini ve faturada döviz tutar miktarının ayrıca belirtildiği görüldüğünü, Yargıtay . H.D. ... E. ... K. Sayılı kararında belirtildiği üzere, dava konusu uyuşmazlıkta davalı şirket ödemlerinin bir kısmını nakit bir kısım çek olarak ödemede bulunduğunu, cari hesap kartelasının İncelenmesinden anlaşılmakla çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kur üzerinden hesap edilerek doldurulabileceği buna rağmen ödemeyi Türk lirası üzerinden çek olarak kabul eden ve davacının bu aşamadan sonra kur farkı İsteyemeyeceğf hususunun değerlendirilmesinin Mahkemenize ait olduğunu, yine Yargıtay'ın bazı kararlarında taraflar arsındakisi sözleşmede satış bedelinin yabancı para dnslnden belirlendiği ve malların döviz karşılığı satıldığı ve karşılığının TL olarak gösterildiğini, icra takibinden önce temerrüt İhtarnamesi gönderilmediğinden dosya içinde mevcut olmadığından faiz hesaplaması yapılmadığını, %20 İcra inkar tazminatı hususlarında sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesiyle, taraflar arasında 410.000 EURO bedelli sözleşme imzalandığı ve fatura keşide edildiği, yapılan ödemeler sonrası bakiye kalan 41.134,91 EURO'nun defahatle talep edilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını ve icra takibine yapılan haksız itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı savunmalarında; açılan davanın haksız olduğunu, sözleşme tarihi itibariyle bir kısım ödemelerin nakit, bir kısım ödemelerin çek ile yapıldığını, davacı taleplerinin kur farkına ilişkin olduğunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereği kur farkı talebinde bulunulamayacağı beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri sunulması ve yerlerinin bildirilmesi hususunda süre tanınmış olup, Toplanan deliller itibariyle, davacı ve davalı tarafta ticari defterlerinin yerini bildirdikleri, davacının ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya talimat mahkemesince bilirkişi mali müşavir Hasan Bülbül'e tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; taraflar arasındaki 2016 yılında gerçekleşen ticari alışveriş olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre 41.134,94 EURO alacaklı olduğu, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin EURO olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi mali müşavir Mümtaz Bahri Şeflek'e tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeden; taraflar arasındaki 2016 ve 2017 yıllarında gerçekleşen ticari alışveriş olduğu, bu ticaret kapsamında yapılan ödemelerin EURO karşılığının ne kadar olduğu hususunda davalı ticari defterlerinde tespit bulunmadığı, 03/03/2017 tarihli ve 1.592.399,00 TL ( 410.000 EURO x 3,8839 TL ) bedelli faturanın davalı şirket defterlerine kayıtlı olduğu, ancak davacı şirket alacak bakiyesinin kur farkı gelirlerine kaydedilmek suretiyle davacı şirket ile olan cari hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu ve cari hesap kayıtlarında herhangi bir borç alacak bakiyesinin görünmediği, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu tespit edilmiştir.
Mahkememiz dosyası kur farkına ilişkin itirazlardan dolayı nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişi Av. ... tevdi edilmiş olup, bilirkişi raporunda neticeten, davaya konu malların döviz karşılığı satıldığı ve davacı tarafından düzenlenen faturada satışa konu malların değerlerinin TL cinsinden gösterildiği ve faturada döviz tutar miktarının ayrıca belirtildiği, davalının kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağı ve ödeme tarihlerindeki döviz kuru üzerinden yapılan hesaplamada davacının 41.101,05 EURO alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 09/01/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 5/11. maddesinde "Güvenli elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi hâlinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir." hükmü uyarınca UYAP sisteminde bulunan kayıtların esas alınması gerekir. Mahkemece Antalya Genel İcra Dairesi'nin 11/09/2023 tarihli cevabi yazısında davalıya UYAP sisteminden hariç olarak hazırlanan ve fiziki olarak ıslak imzalanmış örnek-7 ödeme emrinin ve dayanak belge suretlerinin gönderildiğinin bildirildiği, UYAP sisteminden yapılan kontrolde alacaklı vekili tarafından hazırlanan ödeme emrinin 13/08/2021 tarihinde (dava tarihinden yaklaşık 32 ay sonra) "dosya açıldıktan sonra sisteme katılan takip talebi ve ekleri" başlığı altında sisteme eklendiği dolayısıyla sisteme eklenen ve borçluya tebliği edilen ödeme emrinin ve takip talebinin İİK 58/3 maddesine uygun olduğu kabul edilmiş ise de; UYAP sisteminde kayıtlı bulunan ödeme emrinin güvenli elektronik imzalı olup elle atılan imzalı ödeme emri ile çelişmesi nedeniyle UYAP sisteminde yer alan kayıtların geçerli olduğu kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile elle atılan imzalı ödeme emrinin geçerli sayılması hatalı olmuştur... somut olayda yabancı para alacağının tahsili talebi ile davalıya yabancı para üzerinden ödeme emri gönderildiği anlaşıldığından İİK'nin 58/3. maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatılmış kabul edilemeyeceğinden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddi yerine esasının incelenmesi isabetsizdir." tespiti ile mahkememiz hükmü kaldırılmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 09/01/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı hükmünde belirtildiği üzere; UYAP sisteminde kayıtlı bulunan ödeme emrinin güvenli elektronik imzalı olup, elle atılan imzalı ödeme emri ile çelişmesi durumunda UYAP sisteminde yer alan kayıtların geçerli olmasının kabulü gerektiğinden ve geçerli kabul edilen UYAP sistemindeki ödeme emrinde alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, anılan noksanlık nedeniyle usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından davacı şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcına karşılık peşin alınan 2.795,10 TL harç ve 4.180,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazla yatırılan 6.359,70 TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanunun 31. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/03/2025
Katip ...Hakim ...