(5237 S. K. m. 53, 58, 86)
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında TCK'nun 86/2, 3-e, 53/1, 58 maddeleri uyarınca silahtan sayılan nesne ile kasten basit yaralama suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık kollukta alınan savunmasında; "...... plaka sayılı siyah renkli ...... marka araç bana aittir ancak araç eniştem ...... adına tescillidir. Bahse konu olay günü yani 14/04/2018 günü saat 19:15 sıralarında arkadaşım ...... ile birlikte kendi sevk ve idaremdeki ...... plaka sayılı araç ile geziyorduk. Diş hastanesi alt kısmında bulunan bir sokaktan geçerken ben sağ tarafta bulunan sokağa girecektim. Bu sokağın başında ismini olay sebebiyle öğrendiğim ...... isimli şahsın kullanmış olduğu araç ile karşılaştık. Ben bu aracın yanından geçmeye çalıştım ancak geçemedim. Bunun üzerine ben aracımı durdurdum ve araçtan indim. Bu şahıs da araçtan indi. Bu şahıs ile aramızda sözlü bir tartışma yaşandı, ben bu şahsa yönelik herhangi bir tehdit ve hakarette bulunmadım. Ayrıca bu şahsın aracına çarpmadım ve bu şahsı darp etmedim. Bu şahıs da bana yönelik herhangi bir tehdit, hakarette bulunmadı ve beni darp etmedi. Biz bu şahıs ile tartışırken bu şahıs telefonla birilerini aradı. Daha sonra bizim bulunduğumuz yere isimlerini olay sebebiyle öğrendiğim ......, ...... ve ...... isimli şahıslar geldiler. Bu şahıslar geldikten sonra da ...... ile aramızda kısa bir sözlü tartışma daha yaşandı. Daha sonra biz ...... ile birlikte araca binip oradan ayrıldık. Benimle ......, ...... ve ...... isimli şahıslar arasında da herhangi bir tehdit, hakaret ve darp olayı yaşanmadı. Ben bu olayda hiç kimseye yönelik herhangi bir tehdit ve hakarette bulunmadım ve hiç kimseyi darp etmedim. Olaydan sonra ben bu şahısların jandarma personeli olduğunu öğrendim ve ......, ......, ...... ve ...... ile görüşerek yanlış anlaşılma olduğunu söyledim. Karşıkılı olarak birbirimizden özür diledik, onlar da ben de şikayetimizden vazgeçtik. Ben üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Olayla yönelik şikayetçi değilim.
Sanık Mahkemede alınan savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı anladım, ben olaya ilişkin emniyette ayrıntılı savunmada bulunmuştum, o savunmalarımı aynen tekrar ederim, olay günü mağdur ile aramızda bir tartışma yaşandı doğrudur ancak kendisine taşla vurduğum iddiası doğru değildir, suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, ayrıca olay sonrasında da karşlıklı olarak özür dileyerek barıştık, ben suçsuzum, beraatimi isterim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Öncelikle beraatimi eğer hakkımda ceza verilecek olursa verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur kollukta alınan beyanında: "Ben Seydişehir İlçe Jandarma Komutanlığında Uzman Erbaş olarak görev yapmaktayım. Bugün yani 14/04/2018 günü saat 19:15 sıralarında kendi sevk ve idaremdeki ...... plaka sayılı aracım ile tek başıma ...... Mahallesinde Diş Hastanesinin önünde bulunan sokaktan aşağı doğru iniyordum. Önümde bulunan caddeden sola dönecektim. Sinyalimi verdim ve caddenin girişinde durdum. Benim istikametime göre sol taraftan cadde üzerinden plakasını olay sebebiyle öğrendiğim ...... plakalı siyah renkli ...... marka bir araç geliyordu. Bu araçta benim üzerinde bulunduğum sokağa girmeye çalışıyordu. Bu aracın içerisinde 2 erkek şahıs vardı. Ben bu aracın geçmesi için yol verdim ancak bu araç sokağa girmedi ve benim aracımın önüne geçti ve benim geçişimi engelledi. Ben yine bu araca yol vermek için geriye geldim ancak bu araç benim yanımdan geçmek yerine benim aracımın tam önüne geldi ve beni sıkıştırdı. Ben tekrar yolun sağına doğru geçip bu araca yol verdim. Bu kez de bu araç benim aracımın yanına gelip durdu ve araç sürücüsü camını açıp bana "senin elini kolunu s...kerim a...ına koyduğumun çocuğu, o elini ananın a...ına sokarım" dedi. Bu şahıs konuşurken bu şahsın yanında ön yolcu koltuğunda oturan şahıs bana el işaretiyle sus işareti yaptı ayrıca parmağını çevirerek yanındaki şahsın sarhoş olduğunu söylemeye çalıştı. Ben bu sebeple alttan almak için şahsa herhangi bir karşılık vermedim. Ben karşılık vermeyince bu şahıs bir anda aracı ile 2-3 metre kadar geri gidip durdu. Daha sonra bir anda patinaj yaparak ileriye doğru hareket etti ve aracının ön kısmı ile benim aracımın sol arka çamurluğuna çarptı. Ben bu sırada 155'i aradım, ancak ulaşamadım. Bunun üzerine bana yardımcı olmaları için Tim komutanım ......'i ve uzman arkadaşım ......'ı aradım. Bu sırada bu şahıs tekrar aracı ile aynı şekilde 3-4 metre kadar geriye gitti ve durdu. Ben bu şahsın tekrar benim aracıma çarpacağını düşünerek araçtan aşağı indim. Bu şahıs aracına gaz vermeye başladı ancak hareket edemedi. Sanırım vitese takamadı. Ben de bu şahsın tekrar benim aracıma çarpmasını engellemek için bu aracın yanına gittim ve dışarıdan bu şahsa "abi yapma" dedim. Bu kez de bu araçta yolcu koltuğunda oturan şahıs araçtan indi ve benim üzerime doğru yürüdü. Bu esnada araç sürücüsü yine bana "senin o elini g..tüne sokarım" şeklinde küfür etti ve araçtan indi. Bu iki şahıs ikisi birden benim üzerime doğru yürüdüler. Her iki şahıs da aşırı derecede alkol kokuyorlardı. Ben de bu şahısların bana zarar vermesini engellemek için elimle şahısları itekledim. Ben bu şahısları itekleyince araç sürücüsü alkollü olduğundan dengesini kaybedip yere düştü. Diğer şahıs bana yumruk vurmaya çalışıyordu. Ben de yine bu şahsı itekleyerek bana vurmasını engelledim. Bu sırada araç sürücüsü yerden bir tane taş alarak benim yanıma geldi ve elinde tuttuğu taşı benim burnuma ve koluma vurdu. Bu şahıs taş ile benim burnuma vurunca ben dengemi kaybettim ve yere düştüm. Ben yere düştükten sonra bu iki şahıs beni yerde tekmelemeye başladılar. Bu esnada tesadüfen oradan geçen görevim sebebiyle ismen tanıdığım ...... yanımıza geldi ve bizi ayırdı. Bu esnada komutanım ...... de bizim yanımıza geldi ve şahısları tutmaya çalıştı. Ancak şahıslardan birisi bu kez de ......'e saldırmaya başladı. Daha sonra çevreden tanımadığım şahıslar gelip olayı yatıştırdılar. Daha sonra da arkadaşlarım ...... ile ...... geldiler. Biz daha sonra şikayette bulunmak için Polis Merkezine gittik. Bu şahıslardan araç sürücüsü olan şahıs kısa boylu zayıf yapılı, saçının ortası kel bir şahıstı. Yolcu olan şahıs ise uzun boylu, gözlüklü, biraz kilolu, sakallı bir şahıstı. Ben bu şahıslara yönelik hiç bir tehdit ve hakarette bulunmadım ve bu şahısları hiç bir şekilde darp etmedim. Bu olayla ilgili olarak bana yönelik hakarette bulunan ve darp eden ...... plaka sayılı araç sürücüsünden ve yanında bulunan şahıstan şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur kollukta alınan ek ifade tutanağında; Bahse konu olay sonrası ...... plaka sayılı araç sürücüsünün ...... isimli şahıs olduğunu ve yanında bulunan şahsın ise ...... isimli şahıs olduğunu öğrendim. Olay sonrası ...... ve ...... benimle ve arkadaşlarım ......, ...... ve ...... ile görüştüler. Olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söylediler ve bizden özür dilediler. Biz de onlardan özür dilediler ve barıştık. Her ne kadar ilk ifademde şikayetçi olduğumu söylemiş isem de kimsenin baskısı altında kalmadan kendi rızamla şikayetimden vazgeçiyorum, olayla ilgili kimseden şikayetçi değilim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur Mahkemede alınan beyanında; "Ben olayın başlangıcına ilişkin emniyette ayrıntılarıyla beyanda bulunmuştum, o beyanlarım doğrudur, şahısla sözlü bir tartışma yaşandı ve şahıs emniyette de beyan ettiğim gibi bana küfürlü sözler söyledi. Ben şahsı itekleyerek bana vurmasını engelledim, aramızda bir arbede vardı. Bu esnada yüzüme sert bir şeyin geldiğini farkettim, taş olabileceğini düşündüm. Olay sonrasında hafif şekilde yaralandım. Sanıkla da konuştuğumuzda bana taş atmadığını yumruk vurduğunu söyledi, ben olay nedeniyle şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum, olay günü aramızda bir arbede yaşanıyordu zaten karşı tarafta iki kişi vardı, arbede esnasında tam olarak anlayamadım ancak taş olduğunu düşündüğüm için taş şeklinde beyanda bulundum ancak taş olduğunu görmedim, ayrıca emniyette belirttiğim gibi sanığın yerden taş alarak elinde tuttuğu taş ile burnuma ve koluma vurması söz konusu değildir, olayın sıcaklığı ile bu şekilde ifade vermiş olabilirim, şuanki beyanlarım daha doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... kollukta alınan beyanında : 14/04/2018 günü saat 19:30 sıralarında ikametime gittiğim esnada yol üzerinde daha önceden tanıdığım olan Seydişehir İlçe Jandarma Komutanlığında görevli arkadaşım ......'i gördüm, aracımdan inerek Selim'in yanına gittim. Orada bulunan ...... plaka sayılı araç içerisindeki şahıslara baktım ikisi de arka koltukta oturuyordu. Ben bu şahısları daha önce görmedim tanımam. Diğer araçtan şahıslar inerken ...... polis çağırdım araçtan inmeyin bekleyin dedi. Şişman ve gözlüklü olan ismini bilmediğim şahıs araçtan indi yanımıza gelerek ......'a yumrukla vurdu. Sonra diğeri de geldi ve ikisi birlikte ......'ı darp etmeye başladılar. Ben aralarına girdim ayırmaya çalıştım, ancak şahıslar ......'a vurmaya devam ettiler. Ben kavga eden şahıslardan zayıf sakallı sarışın olan şahısı kenara çektim. ...... ve diğer gözlüklü şişman olan şahıs yerde yuvarlanıyorlardı. Bir süre sonra yanımıza İlçe Jandarma Komutanlığında görevli ...... uzman geldi. O da ayırmaya çalıştı, ismini bilmediğim benim ayırdığım sarışın zayıf şahıs ...... uzmana saldırarak ona da vurdu, ancak neresine vurduğunu görmedim. Ben hemen aralarına girdim ayırdım. Sonra ...... ile diğer şahsı da ayırdık, ...... ve ...... birlikte polis merkezine gittiler. Ben de oradan ayrılıp ikametime gittim. Diğer kavga eden şahıslar orada ...... plaka sayılı ...... marka araç içerisinde bekliyorlardı. Ben kavga esnasında aralarında nasıl bir küfürleşme oldu bilmiyorum, duymadım. Bu isimlerini bilmediğim şahısların ağzı alkol kokuyordu ve ayakta durmakta zorlanıyorlardı, aşırı alkollü olduklarını düşünüyorum, bildiklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... Mahkemede alınan beyanında : " Ben tanıklık yapacağım hususu anladım, ben olaya ilişkin emniyette ayrıntılı beyanda bulunmuştum, beyanlarımızı aynen tekrar ederim, olay günü evimin hemen yakınlarında eki aracın durduğunu görerek yanlarına gittim, daha önceden tanıdığım ......ı gördüm, onun yanına gittim, geçmiş olsun dedim, daha sonra diğer şahıslara baktım, her ikisi de araçta oturuyordu , ...... polis çağırdım, bekleyin dedi, şahıslar gitmek istedi, bunun üzerime tartışma çıktı, ......ı her iki sanıkta yumrukla vurmaya başladılar, ayrıca sanıklardan birinin elinde taş vardı, ...... alttaydı, taşla ......a vurduğunu gördüm, ayrıca ona yönelik küfürlerde ediyorlardı, ben daha sonra jandarmayı arayarak haber verdim, onlar geldikten sonra şahısları durdurabildik, Emniyette ifade verdiğim sırada şahısların ......ı darp ettiğini ayrıntılı olarak söyledim, orada elinde taş olup olmadığını söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum, ancak sanığın elinde taş olduğuna eminim, benim şuan ki vermiş olduğum beyanlarım daha doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... kollukta alınan beyanında; "Olay günü saat 19:15 sıralarında biz arkadaşım ......'in aracı ile geziyorduk. Aracı ...... kullanıyordu. Ben de sağ ön yolcu koltuğunda oturuyordum. Diş Hastanesi alt kısmında bulunan sokaktan geçerken ...... bizim istikametimize göre sağ tarafta bulunan bir sokağa girmeye çalıştığı esnada bu sokaktan ismini olay sebebiyle öğrendiğim ......'in kullandığı araç gilde ve bizim önümüzde durdu. Biz bu araç ile karşı karşıya geldik ve sokağa giremedik. ...... ve diğer şahıs aynı anda geçmeye çalıştılar ancak geçemediler. Bunun üzerine ...... ve ...... aynı anda araçtan indiler ve sözlü olarak tartışmaya başladılar. Ben de araçtan indim ve anları sakinleştirmeye çalıştım. Daha sonra ...... telefon ile birilerin aradı ve bir süre sonra bulunduğumuz yere ......'ın arkadaşlarını öğrendiğim, isimlerini de olay sebebiyle öğrendiğim ......, ...... ve ...... geldiler ve ......'ı götürdüler. Biz de ...... ile birlikte oradan ayrıldık. Olay sonrasında bu şahısların Jandarma personeli olduklarını öğrendik ve bu şahıslar ile görüşerek olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını söyleyip karşılık olarak birbirimizden özür diledik. Bu olay sırasında ...... ve ben kesinlikle bu şahıslara yönelik herhangi bir tehdit ve hakarette bulunmadık ve bu şahısları darp etmedik, bu şahıslarda bana ve ......'a yönelik herhangi bir tehdit, hakarette bulunmadılar ve bizi darp etmediler. Ayrıca ...... ......'ın aracına çarpmadı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
D-MADDİ DELİLLER
Görgü Tespit Tutanağında; ...... plakalı ...... marka aracın sol arka kapısı ve çamurluğunun üzerinde sürtme izi olduğu, sol arka tekerlek üzerinde sürtmeden dolayı toz izi olduğu belirtilmiştir.
Mağdur hakkında alınan genel adli muayene raporunda; Burun kökü üzerinde, sol gluteal bölgede abrazyon, sol frontal bölgede ve sağ kolda lokalize şişlik olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirtilmiştir.
Sanık hakkında alınan genel adli muayene raporunda; Darp cebir izine rastlanmadığı, 0.02 promil alkollü olduğu belirtilmiştir.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "14/04/2018 günü Seydişehir İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan mağdur ......’in ...... plaka sayılı aracıyla giderken ...... Mahallesi diş hastanesi önündeki sokakta ...... plakalı araç ile karşılaştığı, yol verme meselesi yüzünden bu araç içerisindeki iki kişi ile tartışmaya başladıkları, sanık ......'in yerden taş alarak mağdurun burnuna ve koluna vurduğu, mağdur ......'in adli muayene raporuna göre; burun kökü üzerinde abrazyon, sol frontal bölgede şişlik tespiti ile BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığının bildirildiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Sanık müdaafii istinaf dilekçesinde; Olayda çelişkili beyanlara dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olarak ceza verildiği, sanık hakkında öncelikle beraat kararı, aksi takdirde adli para cezası ya da ertelenmesine karar verilmesi gerektiğini, verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık alınan savunmasında; "Ben önceki savunmalarımı tekrar ederim, ben gördüğümde ...... ile benim babam ...... tartışıyordu, ben orada bir şey yapmadım, ...... oradan ayrıldı daha sonra karşı taraf gelip bize saldırdı, ben sadece ellerimle kendimi savundum, kimseye bıçak veya sopa ile vurmadım, bu derece yaralayacak bir eylem yapmadım, beraatimi istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafii Av. ...... savunmasında;" Önceki savunmalarımızı ve istinaf dilekçemizi aynen tekrar ederiz, ......'ın yaralanması btm ile giderilebilir şekildedir, şikayetçi değildir müvekkil lehine azami derecede haksız tahrik indirimi yapılmasını talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık müdafii Av. ...... savunmasında;" Önceki savunmalarımızı tekrar ederiz, müvekkilim hakkında meşru savunma koşulları oluşmuştur. Çünkü karşı tarafın müvekkilime ve babasına yönelik silahlı saldırısı söz konusudur, aksi takdirde ağır derecede haksız tahrik vardır, ilk derece mahkemesince bu hususlar hiç tartışılmadan hüküm kurulmuştur, mağdur ...... ve ......3'un yaralanmaları btm ile giderilebilir şekildedir, her ikisi de şikayetçi değildir, herhangibir şekilde silah kullanılmamıştır, yine mağdur ......'nın geçici raporunda hayati tehlike bulunmadığı belirtilmesine rağmen sonradan hayati tehlikesinin olduğu yazılmıştır, bizce bu rapor yeterli değildir İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerekir diye düşünüyoruz " şeklinde beyanda bulunmuştur.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Yerel mahkeme kararının sair yönlerinde hukuka aykırılığın bulunmadığı ancak olay günü trafikte yol verme meselesi yüzünden tartışan taraflardan mağdur ......’ın, kendisine küfreden sanık ......’ı iterek onu yere düşürdüğü, bu eyleme tepki olarak sanık ......’ın da yerden aldığı taşla mağduru yaraladığının, tarafların ikrar içerikli beyanlarından sabit olması karşısında; tahrikte etki-tepki dengesinin sanık yararına bozulduğunun kabulü ile cezasında TCK’nın 29/1 maddesi gereğince asgari düzeyde indirime gidilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan,
Açıklanan nedenlerle;
1- Sanık müdafinin talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmak üzere CMK’nın 280/2 maddesi gereğince yerel mahkeme hükmünün KALDIRILMASINA,
2- Sanığın eylemine uyan, TCK’nın 86/2-3-e, 29/1, 53.maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
Dairemizce davanın yeniden görülmesi sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay günü yol verme meselesi yüzünden başlayan tartışmada sanık ......'in yerden aldığı silahtan sayılan taşla mağdurun burnuna ve koluna vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, taraflar arasındaki tartışmayı başlatanın ve ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesi karşısında, cezasından haksız tahrik nedeniyle TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Seydişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2019 gün, 2018/286 Esas, 2018/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükmün CMK nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanığın mağdura karşı sübut bulan basit yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç, suçun konusunun önem ve değeri dikkate alınarak ve hürriyeti bağlayıcı ceza tercih edilerek takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini silahtan sayılan taş ile işlediği anlaşılmakla TCK'nun 86/3-e maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu mağdura karşı haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın kişiliği, cezanın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak TCK'nun 62. Maddesi gereğince cezalarından 1/6 oranında indirim yapılarak 3 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
8-Sanığın Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/762 Esas, 2014/872 Karar sayılı kararı ile kaçakçılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve kararın 20/01/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığında, TCK'nun 58. Maddesi gereğince cezasının MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
9-Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla; kararının kesinleşmesinden sonra adli sicil kaydında bulunan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ni......012/112 Esas 2014/750 Karar sayılı dosyasına İHBARDA BULUNULMASINA,
D-İlk derece yargılamasına ait 70,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
E-İstinaf lehe sonuçlandığından bu aşamaya ilişkin yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
F-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda Cumhuriyet Savcısının huzurunda, CMK'nun 286/2 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/04/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)