I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında mağdura karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile TCK nun 86/1,3-e,53,58 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında ; "Yasin Büber isimli şahısın akli dengesi tam yerinde değildir. Ne dediğini bilmemektedir. İfadesini okudum, anladım ifadede belirttiği herşey hayal ürünüdür. Hiç böyle bir olay meydana gelmedi. 16 mayıs günü ben evimdeydim. Yasin Büber ile benim hiçbir işim olmaz sadece köyde ara sıra görürüm. Kendisini de yaklaşık 1 aydır yani nisandan beridir görmedim. Bana iftira atmaktadır. Ben kimseyi hırsızlığa yönlendirmedim. Bıçak ile yaralamadım. Tehdit etmedim. Yasin Büber ili hiç aynı araçta olmadık. Bu söylediklirini nasıl aklında oluşturdu bilmiyorum. Anlattığı olaylar hiç gerçekleşmedi. Nisan ayında en son beni telefondan ödemeli aramıştı o zaman kendisiyle görüşmüştüm" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık kovuşturma aşamasındaki savunmasında; "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, bununla ilgili daha önce ifade vermiştim, aynen kabul ve tekrar ederim, müşteki benim telefonumu çalmıştır, kendisi ile bundan dolayı da husumetim vardır, iddianamede yer alan isnatların hiçbirisini kabul etmiyorum, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan Yasin Büber soruşturma aşamasındaki beyanında ; Ercan İNCEGÜL isimli tanıdık beni cep telefonumdan arayarak nerdesin bana lazımsın dedi Elinde viski falan yokmu dedi. Bende kendisine yok dedim. Bana Afyonkarahisara gel çarşıda buluşalım beraber bir işim var benim için büfeden viski çalar mısın dedi. Bende kenidisine ben hırsızlık yapmam dedi. Bana eğer hırsızlık yaparsan sana kadın ayarlarım diyerek benim aklımı çeldi. Bunun üzerine buluşma noktasına gittim. Burada alkollü içki hırsızlığı yapabilmem için yerini hatırlamadığım bir hırdavatçıdan tornavida aldırdı. Bu sırada Afyonkarahisar Merkez Işıklar Beldesinde ikamet eden dayımın oğlu olan Yusuf KIZIL' ı aradı ve ve arabayı acil getir işimiz var dedi. Yusuf KIZIL yaklaşık 15 dakika içerisinde palakasını hatırlamadığım gri renkli tofaş olduğunu bildiğim aracıyla yanımıza geldi. Birlikte araca binerek Afyonkarahisar Merkezde bulunan Özdilek alışveriş merkezine gittik. Aracı o bölgede uygun bir yere bıraktıktan sonra birlikte Özdilek içerisinde bulunan alkol büfesinin bulunduğu yeri kontrol ettiler. Burada güvenlik personelinin olup olmadığını kontrol ettiler. Sonrasında beraber dışarı çıktık. Bana her ikiside içerinin güvenlikçiler açısından temiz olduğunu büfeden viskileri çalabileceğimi söyleyerek hırdavatçıdan aldığım tornavida ile Özdileğin içerisine girdim. Fakat cesaret edemeyip bir adet meyve suyu aldıktan sonra dışarı çıktım. Dışarı çıktığımda Yusuf KIZIL ve Ercan İNCEGÜL yoklardı. 15 dakika sonra beni Ercan İNCEGÜL arayarak viskileri aldın mı diye sordu. Bende almadığımı söyledim. Bana viski çalmadığım için götveren diyerek küfür etti. Buradan çalmazsan başka yerden çalarsın dedi. Sonra benim yanıma gelerek üçümüz beraber araçla Afyonkarahisar'dan çıktık Anıtparka geldik. Burada Yusuf KIZIL ve Ercan İNCEGÜL beraber kadın ayarlayalım, içki içelim dedi. Aynı gün saat 22:00 sıralarında ismini bimediğim ve kendisini ilk defa gördüğüm yabancı uyruklu bir kadın geldi. Arabaya bindi ve oradan Afyon Merkez Erenler denen yere gittik. Burada yabancı uyruklu kadının arkadaşı ismini bilmediğim bir kadın daha aldık. Sonrasında Ercan İNCEGÜL Çarşıda bir büfeden 10-15 şişe bira alarak araçla Hıdırlık denen park alanına gittik. Burada Ercan İNCEGÜL sonradan aldığımız kadınla araçta ilişkiye girdiler. Daha sonra kadınlarla birlikte araçla Bolvadin istikametine doğru yola çıktık. Bu arada iki kadın kendi arasında kavga ettiler. Kadının birisi beni Bolvadin'e götürün dedi. Bizde kadını Bolvadin Merkez'de ismini ve yerini hatırlamadığım bir otele bıraktılar. Biz diğer kadınla birlikte dördümüz araçla Bolvadin civarında boş bir alana gittik. Burada Ercan İNCEGÜL bana bu kadınla ilişkiye girmemi istedi. Bende kadın sarhoş ve ilişkiye girmek istememesi üzerine kadınla birlikte olmadım. Ben eve gitmek istediğimi Ercan İNCEGÜL'e söyledim. Bunun üzerine Ercan araçtan bıçak alarak bana ana avrat küfür ederek bıçakla üzerime saldırdı. Kendimi korumak için elinden tutmak isterken bıçak sağ el işaret parmağıma geldi. Parmağım kesik oluştu. Sonrasında kendisinden kurtulmak için oradan uzaklaşmaya çalıştım. Bana seni burada bırakacağım kurda kuşa yem edeceğim diyerek beraber getirdikleri kadınla birlikte Ercan İNCEGÜL ve Yusuf KIZIL araca binerek Afyonkarahisar istikametine gittiler. Bende yola çıkarak eve gitmek için otostop çektim. Fakat hiçbir araç durmadı. Bende sokak köpeklerinden kendimi korumak için en yakın yer olan bir çiftliğe sığındım. Çiftlik çalışanları tarafından Jandarmaya haber verildi. Bir süre sonra Jandarma gelerek beni oradan aldı. Ben dayımın oğlu olan Yusuf KIZIL'dan bana küfür ve hakaret ettiği ve beni aracına almayarak gece vakti arazide bıraktığından dolayı, Ercan ....'den ise beni darp ettiği ve bana bıçakla saldırmasından şikayetçi ve davacıyım"şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan kovuşturma aşamasındaki savunmasında; "sanık bana bıçak çekti, bıçakla kovaladı, bıçağı tutumak isterken el işaret parmağım kesildi, sanıktan şikayetçiyim, katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Yusuf Kızıl soruşturma aşamasındaki beyanında ; "Yasin benim halamın oğlu olur Yasin'in akli dengesi yerinde değildir ne dediğini bilmemektedir ifadesinde belirttiği her şey hayal ürünüdür 16.05 günü ben köydeki düğündeydim Yasinle sadece evlerimiz kapı kapıyadır. Yasin ile hiç aynı araç içinde olmadık " şeklinde beyanda bulunmuştur
Kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmiştir.
D-MADDİ DELİLLER
Adli rapor
Katılan hakkında Bolvadin Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporun incelenmesinde; hastanın batın bölgesinde ve kollarında eski- yeni ( 1-2 günlük ) kesikler ve konuşmasında durağanlık mevcut olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır
Katılan hakkında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporun incelenmesinde; hastanın nörolojik muayenesinin normal olduğunun bildirildiği görülmüştür
Katılan hakkında Afyonkarahisar Devlet Hastanesi psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen raporun incelenmesinde ; mevcut hali ile 32/1 lik gibi dursa da bu kararın kapalı servis koşulları olan bir merkezde değerlendirilmesinin uygun olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır
Katılan hakkında İstanbul ATK 6 İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen adli raporun incelenmesinde ; olayla ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğiinin bildirildiği anlaşılmıştır
İlk derece mahkemesinde katılanın yaralanması ile ilgili kesin rapor aldırılmaksızın bu şekilde geçici rapor ile hüküm kurulduğu anlaşılmıştır
BTK Kayıtları
BTK'dan getirtilen iletişim tespit tutanağının incelenmesinde; Sanığın olay günü hem Yusuf'la hem de katılanla görüşme yaptığı, bu kapsamda sanık ilk olarak mağduru olay gnü 16 49 da aradığı, 62 sn görüşme yaptıkları, ardından saat 16.51 de 92 saniye görüştükleri, sanığın aynı gün saat 17.37 de Yusufu aradığı, 20 saniye görüştükleri ardından yine mağduru iki dakika ara ile arayarak sırasıyla 65 ve 36 saniye görüştükleri, saat 18.02 ve 18.03 te sanık ile Yusuf un mesajlaştıkları, saat 18.06 da mağdurla 42 saniye konuştukları ardından saat 18.13 ve 18.19 da sırasıyla 44 ve 83 saniye konuştukları ardından saat 20.00 da tekrar mağduru aradığı, bu aramasında sanığın telefonunun Afyonkarahisar özdilek karşısından sinlay almaya başladığı anlaşılmıştır
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Katılan Yasin Büber'in suç tarihinde saat 19:00 sıralarında daha önceden tanıdığı ve Işıklar Beldesinde ikamet eden sanık Ercan İncegül isimli şahsın cep telefonunu arayarak "nerdesin bana lazımsın, elinde viski yokmu" dediğini, viski olmadığını söylemesi üzerine Ercan'ın "Afyonkarahisar'a gel, çarşıda buluşalım, beraber bir işimiz var, benim için büfeden viski çalar mısın" dediğini, kendisinin de hırsızlık yapmayacağını söylediğini; ancak Ercan'ın "eğer hırsızlık yaparsan sana kadın ayarlarım" demesi üzerine ikna olarak Afyonkarahisar iline giderek sanık Ercan ile buluştuğunu, sanık Ercan'ın Afyonkarahisar ili Işıklar beldesinde ikamet eden Yusuf Kızıl'ı arayarak "arabayı acil getir işimiz var" dediğini, bunun üzerine Yusuf'un yaklaşık on beş dakika sonra plakasını hatırlayamadığı gri renkli tofaş marka olduğunu bildiği bir araç ile yanlarına geldiğini, hep birlikte Afyonkarahisar ili merkezinde bulunan Özdilek isimli alışveriş merkezine gittiklerini, burada Ercan ile Yusuf'un alkol büfesinin bulunduğu yerde güvenlik görevlisinin olup olmadığını kontrol ettiklerini ve sonrasında birlikte dışarıya çıktıklarını, sanık Ercan ile Yusuf'un kendisine içerisinin güvenlikçiler açısından temiz olduğunu ve büfeden viskileri çalabileceğini söylediklerini, sanık Ercan'ın kendisini arayarak viskileri alıp almadığını sorduğunu, kendisinin de alamadığını söylemesi üzerine sanık Ercan'ın "götveren" şeklinde sözlerle hakarette bulunarak "buradan çalamazsan başka yerden çalarsın" dediğini, daha sonra sanık Ercan ile Yusuf'un yanına geldiklerini ve birlikte Afyonkarahisar'dan çıkarak Anıtparka gittiklerini, burada yanlarına ismini bilmediği yabancı uyruklu bir kadının gelerek arabaya bindiğini ve oradan Esenler isimli yere giderek buradan da yabancı uyruklu kadının arkadaşı olan bir kadın daha aldıklarını, daha sonra hep birlikte araç ile Bolvadin ilçesinde boş bir alana gittiklerini, burada sanık Ercan'ın yabancı uyruklu kadınlardan birisiyle ilişkiye girmesini söylediğini; kendisinin kadının alkollü olması ve istememesi nedeniyle ilişkiye girmeyi reddettiğini ve eve gitmek istediğini söylediğini, bunun üzerine Ercan'ın araçtan silahtan sayılan ve soruşturma aşamasında ele geçirilemeyen bıçak ile üzerine saldırdığını ve sağ el işaret parmağından yaraladığını, sonrasında sanık Ercan'ın yine "Seni burada bırakacağım, kurda kuşa yem edeceğim" şeklinde sözlerle tehditlerde bulunarak Yusuf ve yanlarında getirdikleri kadınla birlikte oradan ayrıldıklarını, kendisinin de yakınlarda bulunan bir çiftliğe sığındığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine soruşturma işlemlerine başlanıldığı, sanık Ercan İncegül'ün talimat yoluyla alınan ifadesinde; Yasin Büber isimli şahsın akli dengesinin yerinde olmadığını, anlattığı olayın hayal ürünü olduğunu, kendisini 2017 yılı Nisan ayından beri görmediğini ve ayrıca en son Nisan ayında telefon ile görüştüklerini, suç tarihinde ikametinde bulunduğunu beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık Ercan İncegül'ün beyanından, Dr. Halil İbrahim Özsoy Bolvadin Devlet Hastanesinin 16/05/2017 tarihli raporundan ile Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 20/07/2017 ve 25/10/2017 tarihli raporuna istinaden müşteki Yasin Büber'in beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği ve 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2 maddelerinde belirtilen bir akıl hastalığına müptela olup olmadığı yönünde muayenesinin yapılması için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevkinin sağlandığı ve İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 18/04/2018 tarihli raporda; müşteki Yasin Büber'in 15/05/2017 tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile yazışma yapıldığı, gelen cevabi yazıda ise sanık Ercan'ın suç tarihi ve saatlerinde katılan Yasin Büber'in kullanmakta olduğu telefon numarası ile görüşme kayıtlarının bulunduğu, ayrıca sanık Ercan'ın telefon hattının katılanın beyanında belirtmiş olduğu adresler üzerinde bulunan baz istasyonlarından sinyal aldığı tespit edilmiş olup, sanığın mahkememizce alınan savunmasında suçlamaları kabul etmediği, katılanın beyanında sanıktan şikayetçi olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğini gösterir somut delil bulunmadığından bu suçlardan sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir. Silahla kasten yaralama suçu bakımından ise katılanın beyanlar destekler belge ve tutanaklar ile kati hekim raporu bulunduğu anlaşılarak sanığın üzerine atılı yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Sanık istinaf başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme neticesinde verildiğini, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dairemizce yetersiz rapor ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla mağdurun yaralanması hakkında kati raporunun aldırılması suretiyle sanığın üzerine atılı suçun vasfının heyetçe değerlendirilmesi bakımından davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Katılan beyanında : "ben bu konu hakkında daha önce ifade vermiştim vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim, Ercan İNCEGÜL isimli şahıs beni hırsızlık yapmam konusunda zorladı, hırsızlık yapmak istemedim, kendisi bana hakaretler etti, bana hırsızlık yapacaksın, buradan yapamazsan başka yerden yine yapacaksın dedi, beni Anıtparka götürdüler, burada birlikte alkol aldık, daha sonra Hıdırlık isimli yere gittik, Ercan orada yabancı uyruklu bir bayanla araçta ilişkiye girdi, bana da ilişkiye girmemi teklif etti, ben kabul etmedim, daha sonra kendisini bana sinirlendi, elindeki bıçak ile sağ el işaret parmağımdan yaraladı, daha sonra orada beni bırakıp gittiler, ben kendi imkanlarım ile bir çiftliğe sığındım, çiftlikteki şahıs jandarmalara haber verdi, jandarma gelip beni aldı ve ben ifademi verdim, benim şikayetim halen devam etmektedir, katılma talebim bulunmaktadır, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum, beni elimden bıçakla yaralayan kişi Ercan isimli şahıstır, bana okumuş olduğunuz Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararına, üye inceleme formuna ve davanın yerinden görülmesi kararına bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan hakkında Konya ATK tarafından düzenlenen raporun incelenmesinde ; mağdurun yaralanmasının btm ile giderilebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanık Ercan'ın katılan Yasin'e karşı kasten yaralama suçundan ilk derece mahkemesince TCK 86/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş isede; istinaf aşamasında alınan rapor kapsamına nazaran sanığın eyleminin silahla basit yaralama suçuna temas ettiği anlaşıldığından, sanık lehine istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan TCK 86/2, 86/3.e maddesi uyarınca cezalandırılmasına, TCK 53/1 maddesinde sayılan hakları kulanmaktan yoksun bırakılmasına, sanık hakkında verilen Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/222 karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğundan verilecek cezanın TCK 58/6-7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ikinci kez mükerrir olduğundan 5275 sayılı yasanın 108/3 maddesinin uygulanmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar sanık tüm aşamalarda inkar kapsamında savunma yapmış ve mağdurun akli dengesinin yerinde olmadığını, bir senaryo uydurduğunu, olay günü hiç evinden çıkmadığını, mağdur ile uzun süredir de görüşmediklerini belirtmiş ise de , İstanbul ATK 6. İhtisas Kurulundan aldırılan raporda davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu, beyanlarına itibar edilebileceğinin belirtildiği, getirtilen BTK kayıtlarının mağdurun olayı anlatımını doğruladığı, zira hem taraflar arasında hem de sanık ile tanık Yunus arasında olay günü yoğun görüşme yapıldığı, ayrıca tarafların telefonlarının olay günü ifadelerde ismi geçen Özdilek alışver merkezinden sinyal aldığı anlaşılmış olması karşısında sanığın savunmasına itibar edilmeyerek suç tarihinde tarafların Afyonkarahisar da bulunan Özdilek alışveriş merkezi içerisinden içki çalmak hususunda anlaştıkları bu kapsamda yanlarında tanık Yusuf da olduğu halde ismi geçen alışveriş merkezine gittikleri, katılanın kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere içeriye girdiği ancak içki çalmaya cesaret edemediğinden meyve suyu alıp oradan ayrıldığı, sanığın bu duruma sinirlendiği , hep birlikte Anıtpark denilen yere giderek yabancı uyruklu bir bayanı araca aldıkları, sanığın ısrarına rağmen mağdurun ilişkiye girmek istememesi üzerine taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın bıçakla mağduru parmağından BTM ile giderilebilir şekilde yaraladığı hususunda Dairemizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla takdiren alt sınırdan olmak üzere mahkumiyetine ,
Mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik teşkil edecek söz ve davranıştan söz edilmediğinden sanık hakkında TCK nun 29 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ,
Sanığın mükerrir durumda olduğu anlaşıldığından cezasının TCK nun 58 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
IV-İSTİNAF HÜKMÜ:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 28/05/2019 gün, 2018/705 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanığın mağdura yönelik basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte basit yaralama suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 86/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, suç işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın atılı suçu bıçak ile işlediği anlaşıldığından, TCK'nun 86/3-e maddesi gereğince cezasının 1/2 oranında artırılarak 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığın kişiliği ve cezanın geleceği üzerindeki etkisi lehine değerlendirilerek verilen cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
6-Sanığın kişiliği, cezanın caydırıcılığını sağlama düşüncesi nedeniyle TCK'nun 50 maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
7-Sanığın kişiliği suç işleme konusundaki eğilimine göre ilerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle TCK'nun 51 maddesi gereğince sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine YER OLMADIĞINA,
8-Sanığın sabıkalı kişiliği, ilerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşturmayan sanık hakkında CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA,
9-Sanığın Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/23 Esas, 2012/23 Karar sayılı kararı ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından, ikinci kez mükerrir olan sanığın TCK'nun 58. Maddesi gereğince, cezasının MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri UYGULANMASINA,
C-1-İlk derece yargılamasına ait 777,80 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
2-İstinaf aşamasında sanık lehine karar verildiğinden bu aşamaya ait yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
D-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda CMK'nun 286/2. Maddesi gereğince KESİN olarak 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)