I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanıklar Süleyman Kara ve Kadir Kara hakkında TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle TCK 81/1, 35/2, 63, 54, 53/1 maddeleri uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık Süleyman ....emniyet aşamasında: ''Ben halen yukarıda adresini verdiğim yerde ikamet ederim. Almış olduğum alkolün etkisi geçti ifade verebilecek durumdayım. 19.12.2015 günü akşam saatlerinde hava karardıktan sonra bir miktar alkol almak için Efsane Birahane isimli işyerine oğlum Burak ....ile birlikte gittim bir masada yarım bira içtim. Kalkıp evime gideceğim sırada yiğenim olan Kadir ....'nın iş yeri sahibiyle oturduğunu gördüm uzaktan selam verdim ve yanlarına oturarak yarım bira da onlarla birlikte içtim daha sonra biraneden çıkarak oğlumla birlikte evime gideceğim sırada kapının önünde Serdar HÜNER olarak tanıdığım şahıs ile yanında tanımadığım ancak olay esnasında bana ben komiserim Akşehir e yeni atandım diyerek polis olduğunu söyleyen şahıs beni durdurdular ben o esnada devamlı kullandığım ve üzerimde taşıdığım Zandid marka mide ilacını atıyordum. Kendini komiser olarak tanıtan şahıs o içtiğin uyuşturucumu banada ver dedi bende bunun üzerine şişesinde duran Zandid isimli haptan bir tane çıkartarak Serdar HÜNER'in eline verdim. Mide hapı olduğunu hastalığım için kullandığımı uyuşturucudan anlamadığımı söyledim. Serdar bu hapı kendisini komiser olarak tanıtan şahsa gösterdi daha sonra benim yanıma dönerek elime vermiş olduğum hapla birlikte iki tane kuru sıkı tabanca mermisi koydu. Ben bu mermileri görünce oğluma verdim ve başımıza bişey gelecek diyerek oğlumla birlikte evimize gitmek için yürüyerek birahanenin önünden ayrıldık mahrukatçılardaki kömürcülerin olduğu ara sokağa geldiğimizde arkamızdan gelen Serdar HÜNER kendisini komiser olarak tanıtan şahıs ve eşgalini göremediğim kim olduğunu bilmediğim bir şahısla birlikte yanıma gelerek beni durdurdular ve herhangi bir şey söylemeden bana üçü birlikte saldırarak vurmaya başladılar. Ben yanımda oğlum olduğu için ona zarar verebilirler düşüncesiyle oğluma kaçmasını söyledim. Şahısların saldırılarından bir anlık boşluk bularak şahısların elinden kurtuldum ve oğlumuda alarak koşarak yanlarından kaçtım. Yine oğlum yanımda iken direkt olay akabinde kendim polis merkezine geldim. Burada olan görevlilere yukarıda beyan ettiğim konuları anlattım beni darp eden bu şahıslardan şikayetçi olduğumu söyledim. Görevliler ekip arabasıyla darp neticesi yaralarımın tespiti için beni devlet hastanesine götürdüler acil servis bahçesinde ekip arabasının içerisinde doktor muayenesini beklediğim sırada tanımadığım şahıslar ekip arabasına saldırarak senmisin kardeşimi bıçaklayan diyerek bana saldırmak istediler ben bu şahıslara herhangi bir kimseyi bıçaklamadığımı benim alakam olmadığını söyledim. Daha sonra gerekli muayenem yapıldı doktor raporum alınarak tekrar polis merkezine geldim. Ben Duran AYTAÇ isminde tanıdığım kimse yoktur. Bu isimde husumetim olan kimsede yoktur. Bu şahsın nasıl bıçakla yaralandığı ile ilgil bilgimde yoktur. Meydana gelen bu olayı Efsane birahanesini güvenlik kamerası çekmiştir. Bu kayıtlar incelendiğinde yukarıda anlattıklarımın doğru olduğu benim bıçakla yaralama olayı ile alakamın olmadığı ortaya çıkar bu kayıtların tespit edilmesini istiyorum. Olay esnasında bana saldıran ve darp eden Serdar HÜNER ve kendisini komiser olarak tanıtan şahıstan şikayetçiyim uzlaşmak istemiyorum. Yukarıdada belirttiğim gibi Duran AYTAÇ'm yaralanmasıyla alakam yoktur bu yönde bir suçlama olursa bu suçlamaları kabul etmiyorum. Duran AYTAÇ isimli şahsın yaralanmasıyla ilgili yakınları hastanede beni suçladıkları için yarın savcılık aşamasında veya daha sonrasında bana bir zarar vermelerinden korkuyorum bana zarar verilmesi halinde onlardan bilinmesini istiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Süleyman Kara savcılık aşamasında: ''Olay günü yeğenim Kadir ....'nın Akşehir'e geldiğini öğrendiğimden kendisi ile buluşmak için oğlum ile birlikte taksiye binip efsane birahanesine gittik burada üçümüz birlikte bir masada oturuyorduk. Ben Zandit isimli mide hapımdan bir tane almıştım bu sırada karşımızda masada oturan üç kişiden isminin sonradan Duran Aytaç olduğunu öğrendiğim kişi içtiğim hapı kafa hapı zannederek benden istedi ben de kafa hapı olmadığını söyledim dışarıya çıktım telefon ile konuşurken masadaki üç kişi gelip bana vurdular. Bunlardan asker olduğunu söyleyen kişi ( Erdoğan Sarıyar) bana silah gösterdi. Silahı belindeydi. Siyah bir tabanca idi. Yumruklarla bana vurdular ve beni yerde sürüklediler. Bu nedenle kazağım yırtıldı. (şüphelinin üzerindeki kazağa bakıldı. gri siyah çizgili kazağının yaka kısmının üstten alta doğru v biçiminde yırtık olduğu, üzerinin kana benzeyen olduğu, altındaki atletinin de aynı biçimde yırtılmış olduğu görüldü) karşı taraftaki kişilerin bir kaç sokak boyunca kovaladılar , 15- 20 dakika sonra bana vurdular 15- 20 dakika sonra oğlum ve yeğenim geldi ben oğluma vurmasınlar diye onun üzerine kapaklandım. Sonra ellerinden kaçtım. Oğlum ve yeğenim ile beraber ticari taksiye binip karakola şikayette gittik. Beni darp ettiklerinden ve elbisemi yırttıklarından dolayı üç kişiden de şikayetçiyim. Ayrıca bana silah gösterdiğinden dolayı asker olan kişiden de şikayetçiyim. Ben kimseyi bıçaklamadım. Oğlum ve yeğenim de bıçaklamadılar. Karşı taraftaki kişiler faiz ile para veren kişilerdir. Ben onlardan ayrıldığım sırada sağlamdılar. Husumetlileri bıçaklamıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum dedi.
Şüpheli Müdafisi Av Mümün Karaboğa' nın talebi ile şüpheliye masada oturdukları sırada karşı masadaki kişilerin kendisini laf atıp atmadıkları , olayların seyri sırasında tabanca ile ateş edilip edilmediği hususları soruldu.
Şüpheli cevaben ; Duran Aytaç isimli yaralanan kişi bana seni mahvederim şeklinde küfür etti. Ben şaka olarak algıladığım için daha önceden tanıdığım Serdar isimli sürücü kursu sahibi kişinin arkadaşı olduğu için ciddiye almadım. Olay sırasında da her hangi bir silah sesi duymadım.
( Şüphelinin kazağı ve atletinin kendisinden rızası dahilinde alınıp muhafaza altına alınması için şahıslara nezaret eden polis memuruna talimat verildi. )
Şüpheliye kazak üzerindeki lekeye istinaden soruldu ben pekmez satarım pekmez lekesidir dedi. ''
Sanık Süleyman Kara mahkeme aşamasında : ''Olay tarihinde oğlum Burak Kara ve yeğenim diğer sanık Kadir Kara ile birlikte efsane isimli birahaneye gittik, şikayetçi ve arkadaşları Erdoğan ve Serdar'da birahanedeydi, ben içlerinden sadece Serdar Hüner'i ehliyet kursundan tanırım diğerlerini tanımam, lavaboya gitmiştim, şikayetçinin olduğu masanın oradan geçerken mide hapımı da içtim, bu sırada şikayetçinin yanında bulunan Serdar Hüner içtiğim hapın uyuşturucu olduğunu düşündüğünden benden istedi, bende uyuşturucu olmadığını söyledim, daha sonra eşim arayınca konuşmak için birahaneni dışına çıkarken şikayetçi ve yanındaki şahıslar bana saldırdı, bu sırada telefonum elimden düşüp gitti, ilk önce Duran Aytaç bana vurdu, uzman çavuş olan Erdoğan silahını çıkarmaya çalıştı, silahını çıkarıp havaya bir el ateş etti, şikayetçi bir kaç kere bana vurdu sonra üzerime yıkıldı, bende Duran'ı itekleyip hemen oradan kaçtım, yolda araç durdurup karakola gittim, ben suçlu olsam neden karakola kendim gideyim, şikayetçi ve arkadaşları bana saldırdıktan sonra Kadir Kara ve oğlumda geldiler ancak onlara ne yaptığını görmedim, kavga sırasında uzman çavuş olduğunu söyleyen Erdoğan'ın bana bir cisim salladığını gördüm ancak bunun bıçak olup olmadığını bilmiyorum, şikayetçi Duran'ın ne şekilde bıçakla yaralandığını bilmiyorum, onu kimin bıçakladığını bilmiyorum, görmedim. Ben kesinlikle bıçaklamadım. Olay sırasında orası çok kalabalıktı.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Kadir Kara emniyet aşamasında: ''19.12.2015günü saat 19.00 sıralarında ticari taksicilik yapan Sedat KONT'un kullandığı 42 TT 714 plaka sayılı ticari taksisi ile Konya il merkezinden Akşehir'e saat 21.00 sıralarında yalnız olarak geldim, akrabalarımı ziyaret ettikten sonra amcam Süleyman KARA ve oğlu Burak KARA ile birlikte alkol almak için mahrukatçılar bölgesinde bulunan Efsane isimli birahaneye Sedat KONT ile birlikte dördümüz gittik bir masaya oturduk, birahane sahibi Ayhan YARAR'da yanımızda oturdu sohbet ederken bir ara Süleyman KARA telefonla konuşmak için birahaneden dışarı çıkmıştı, beş dakika geçmemişti ki dışarıda kavga var denince hemen dışarı çıktığımızda Süleyman KARA darp edilmişti, üstü başı yırtık vaziyette idi, orası kalabalıktı kiminle kavga ettiğini bilmiyorum, orda bulunan orta boylu hafif kilolu üzerinde uzun palto bulunan bir erkek şahıs ben komutanım diyordu, kalabalık olduğundan uzun boylu bir erkek şahısta allah kitap küfür ediyordu, Süleyman polise gidelim şikayetçi olacağım deyince ticari taksi ile polis merkezine geldik, ben kimse ile kavga etmedim, kimse bana vurmadı bende kimseye vurmadım, Süleyman'ın da kiminle kavga ettiğini görmedim, bana sorduğunuz Serdar HÜNER, Erdoğan SARIYAR ve Duran AYTAÇ isimli şahısları tanımam, o kalabalıkta uğraşırken pantolonumun sol cebinde beş tane 200 TL den oluşan 1000 TL param vardı, sonradan elimi cebime attığımda param yoktu, paramın nasıl ne şekilde kaybolduğunu kim tarafından nasıl ve ne şekilde alındığını bilmiyorum, efsane isimli birahanenin kamera kayıtlarının incelenmesini talep ediyorum, beyanım dışındaki suçlamaları kabul etmiyorum, ben kimseden şikayetçi değilim, uzlaşmak istemiyorum, bu olaya Konya il merkezi Selçuklu ilçesinde Kerkük taksi durağında taksicilik yapan ve taksisi ile beni Akşehir e getiren Sedat KONT tanıktır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Kadir Kara savcılık aşamasında: ''Olay günü ben Akşehir'e ailem anne ve babam ile görüşmek için gelmiştim. Efsane isimli birahane sahibi Ayhan Yarar ile birlikte oturuyorduk. Daha sonra telefon ile görüşüp geldiğimi söylediğim amcam Süleyman Kara oğlu Burak Kara ile birlikte birahaneye geldiler. Biz sohbet ederken bir ara amcam Süleyman dışarıya telefon ile konuşmak için çıktı. Aradan 5 dakika geçmiş geçmemişti ki dışarıdan gürültü sesleri geldi. İçeriye girenler dışarıda kavga olduğunu söylediler biz birahanedeki diğer kişiler ile birlikte dışarıya çıktık. Süleyman Kara ya baktığımda yüzü gözü darp edilmişti. Dövüldüğünü anladım yeğenim ile birlikte amcamı alıp ticari bir taksiye binip şikayet amacı ile karakola gittik. Benim olayla ilgim bundan ibarettir bizim bulunduğumuz sırada her hangi bir bıçaklanma olayı olmadı. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, benim bu kavga olayları sırasında üzerimdeki 2.500,00 TL den 1.000,00 TL sinin kaybolduğunu ayrıca cep telefonumun da kaybolduğunu fark ettim hala da bulunamadı. İçinde 0542 404 23 54 nolu vodafon hattım takılı idi. İmei nosunu bilmiyordum bulunup tarafıma teslim edilmesini istiyorum görüşme kayıtlarımın çıkartılmasına rızam vardır parayı evimin masraflarını ödemek için yanımda taşıyordum bana göstermiş olduğunuz metal bıçak bize ait değildir. dedi.
Şüpheliye olay sırasında diğer şüphelinin karşı masada oturduğu söylediği kişilerin tanıyıp tanımadığı bu kişilerin kendilerine laf atıp atmadığı ayrıca olay esnasında her hangi bir tabanca sesi duyup duymadığı soruldu. Olay dışarıda meydana gelmiştir. İçeride her hangi bir olay yaşanmamıştır ben Ayhan abi ile oturup 5 dakika kadar sohbet etmiştim Süleyman da yanımıza gelip kısa süre sohbet edip telefon ile görüşmek için kalkmıştı. Ben silah sesi duymadım. Biz karakola gittikten sonra olmuş ise bilmiyorum, diğer masadaki kişileri tanımıyorum sadece biri kendisinin asker olduğunu söylüyordu dedi.
(Şüphelinin üzerine bakıldı her hangi bir yırtık kan izi görülmedi pantalonunun dizinde çamur lekesine benzeyen leke görüldü şüpheli ticari taksinin lastiğinin patladığını onu değiştirirlerken dizini yere temas etmesi sonucu lekenin oluştuğunu söyledi. )''
Sanık Kadir Kara mahkeme aşamasında :'' Sanık Süleyman Kara benim öz amcam olur, olay tarihinde amcam, oğlu ve ben Efsane isimli birahanedeydik, eğleniyorduk, amcam lavaboya gitmek amacıyla kalktı, daha sonra dışarıda kavga var dediler, birahanenin içindeki diğer masalardaki kişiler ve garsonlar dışarı çıktı, bizde dışarı çıktık, dışarı çıktığımızda kavga bitmişti, mekan sahibi Ayhan Yarar, amcamın Duran Aytaç'la kavga ettiğini, karakola gittiğini söyledi, bu sırada uzman çavuş olduğunu söyleyen Erdoğan'da " ben devletim ben askerim" diyerek sağa sola ateş ediyordu, hatta ben Duran Aytaç'ın yanındakiler bizimle de kavga edecekler diye korktu, oradan taksiyle ayrıldık, daha sonra bu şahıslar karakolun ve hastanenin önüne gelerek taşkınlık yaptılar, ben oradan ayrılırken Duran Aytaç sapasağlamdı, biz karakola gittikten sonra Duran'ın bıçaklanmış olduğunu duydum, biz oradayken sapasağlamdı nasıl bıçaklandığını bilmiyorum, ben amcamla Duran Aytaç'ı anlattığım şekilde kavga ederken de görmedim, Ayhan Yarar'ın söylemesiyle haberdar oldum. Ben dışarı çıktığımda amcamı hiç görmedim biz çıkmadan gitmişti.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur Duran ....savcılık aşamasında : ''Ben halen yukarıda bildirdiğim adresimde ikamet ederim. 19/12/2015 tarihinde arkadaşlarım Erdoğan ....ve Serdar ....ile birlikte Efsana isimli Birahaneye eğlenmek için gittik. Biraz alkol aldık. Uzak masada oturan üç şahıs bizim masaya mermi ve hap gönderdi. Bu şahısları daha öncesinde hiç tanımıyordum. Ve aramızda herhangi bir husumet yoktur. Ben de bunun tehdit amaçlı olduğunu düşünerek şahla konuşmak için ayağa kalktım. İçlerinde 35 yaşlarındaki zannedersem Süleyman Kara isimli şahısla konuşmak üzere dışarıya çıktık. Ben şahsa neden böyle yaptıklarını sordum. Daha sonra 25 ve 20 yaşlarındaki diğer iki şahıs yanımıza geldiler, benim olay sırasında elimde herhangi bir bıçak veya silah yoktu. Önce biz büyük olan şahısla birbirimize girdik. Karşılıklı olarak vurmaya başladık. Şahsın bana nasıl vurduğunu hatırlamıyorum. Daha sonra gelen iki şahıstan birinin elinde bıçak birinin elinde de tabanca vardı. Şahıslardan elinde bıçak olan şahıs yedi sekiz defa sol kaburga kısmıma gelecek şekilde beni yaraladı. Tabanca olan şahıs sadece havaya ateş etti. Havaya ateş edilmesi üzerine kavga sona erdi. Ben bıçakla yaralanmamdan ötürü hastaneye tedaviye gittim. Bir hafta yoğun bakımda kaldım. Hayati tehlike geçirdim. Beni darp eden Süleyman Kara ve yanında bulunan Kadir ve Burak Kara'dan şikayetçiyim. Uzlaşmak istemiyorum.Ben olay sırasında sadece Süleyman'a vurdum. Bunun dışındaki suçlamaları kabul etmiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur Duran Aytaç mahkeme aşamasında: ''Olay tarihinde arkadaşlarım Erdoğan Sarıyar ve Serdar Hünerli ile Efsane isimli birahaneye gittik. Orada sanıkların bulunduğu masadan bizim masaya hap ve mermi gönderdiler. Daha sonra ben sanık Süleyman'ın dışarı çıktığını görünce ben de dışarı çıktım. Daha önce sanıkları tanımazdım. Süleyman'a ne için hap ve mermi gönderdiğini sordum, bizim uyuşturucuyla işimiz olmaz, dedim. Kendisi de bana diklendi, seninle alakası yok, ben onu sana göndermedim, Serdar'a gönderdim gibi sözler söyledi, yüksek sesle bunları söyleyince ve alkolde olunca kavgaya başladık. Süleyman ile kavga ederken akrabaları geldi, daha önceden teşhis ettiğim sanık Kadir Kara bıçakla beni yaraladı, elindeki bıçağı gördüm. Ben bu bıçakla yaralandığımı kavga bittikten sonra anladım. Olayın sıcağıyla ilk önce bıçak yaralanmasını hissetmedim. Sanıklardan şikayetçi değilim, kamu davasına katılmak istemiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Erdoğan Sarıyar soruşturma aşamasında: ''Ben halen yukarıda adresini verdiğim yerde ikamet ederim. Akşehir Cezaevi Jandarma karakolunda Uzman Çavuş olarak görev yaparım.19.12.2015 günü saat 21:00 sıralarında Serdar HÜNER, Duran AYTAÇ ile birlikte davetleri üzerine mahrukatçılar bölgesinde bulunan Efsane isimli birahaneye gittik, üçümüz birlikte bir masaya oturduk. Burada sohbet ederek bir miktar alkol aldık. Daha sonra masanın hesabını istedik hesap ödenirken Duran AYTAÇ bizden önce birahaneden çıktı. Daha sonra Serdar HÜNER ile birlikte dışarıya çıktığımız esnada birahane kapısının önünde Duran AYTAÇ ile Süleyman KARA birbirleriyle kavga ediyorlardı. Serdar ....hemen yanlarına koştu ikisinin arasına girip ikisini ayırmaya çalıştı ben bu esnada işyeri giriş kapısmdaydım içeriye dönerek çalışanlara dışarıda kavga ediyorlar yardım edin ayıralım dedim. Bu sırada Serdar ....bana seslenerek komutanım bir yardım et şunları tutalım ayrılsınlar demesi üzerine yanlarına giderek tanıdığım için Duran ....'ı tuttum. Ancak Duran ı tutamadım bu sırada ismini polis merkezinde öğrendiğim Duran'ın kavga ettiği Süleyman KARA isimli şahış aniden biranenin içine koştu kısa bir süre sonra Süleyman ile birlikte dışarı çıkanlar oldu. Bu şahıslar Duran ...'a yol üzerinde saldırdılar. Serdar HÜNER yine kavgayı ayırmaya çalıştı. Bu esnada aralarından iki el silah sesi geldiğini duydum ancak silahı kimin attığını ya da kimin elinde olduğunu görmedim. Bir süre bu şahıslar Duran AYTAÇ'a saldırılarına ve darbına devam etti. Serdar HUNER'de engellemeye çalıştı ancak şahıslar dört kişi olduğu için şahısları engelleyemedi. Daha sonra bu şahıslar Duran'a saldırmayı bırakarak taksi durağından Doblo bir araca binerek kaçtılar. Daha sonra Duran bıçaklandım demesi üzerine Serdar HÜNER kendisini özel aracıyla hastaneye götürdü ben onlarla birlikte gitmedim. Daha sonra Duran m durumunu öğrenmek için hastaneye gittiğimde Duran'ın bir kaç yerinden bıçakla yaralanmış olduğunu öğrendim. Olay esnasında gördüklerim yukarıda anlattıklarımdan ibarettir. Olay esnasında kimsede silah ya da bıçak görmedim. Duran'ın bıçaklandığı anıda görmedim. Duran'a saldıran şahıslardan isimlerini polis merkezinde öğrendiğim Süleyman KARA, Kadir ...ve Burak ....'yı polis merkezine ifade için geldiğimde görünce tanıdım. Ben bu şahısların hiçbirisini tanımam olay nedeniyle gördüm. Bu şahısların hiçbiriyle olay esnasında tartışmaya girmedim onlardan bana veya benden onlara hiçbir şekilde fiziki saldırı olmadı. Olay esnasında silahım yanımda değildi. Bu nedenle tarafıma askeri personel olduğum öğrenilerek bir suçlama yapılırsa kabul etmiyorum. Bana yönelik bu olayla ilgili yapılan bir suçlama olursa iftiradan ibarettir. Bana iftirada bulunan olursa bu şahıstan şikayetçiyim uzlaşmak istemiyorum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Erdoğan Sarıyar mahkeme aşamasında: '' Olay tarihinde şikayetçi Duran Aytaç ve Serdar Hüner ile birlikte Efsane isimli birahaneye eğlenmeye gittik, bir süre kaldık daha sonra hesabı ödemek için kalktığımızda ben şikayetçi Duran'ın dışarıya çıktığını farketmemiştim, kavga olduğunu söylediler, dışarı çıktığımda ismini sonradan öğrendiğim Süleyman Kara ile şikayetçi Duran'ın kavga ettiklerini gördüm, Serdar Hüner ile birlikte araladık, fakat bir süre sonra tekrar oradan uzaklaşıp yine kavga etmeye başladılar ancak ortam karanlıktı, daha sonra ne şekilde kavga ettiler tam olarak görmedim, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için ayrıntılı hatırlamıyorum, silah sesi duyup duymadığımı hatırlamıyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Serdar Hüner kovuşturma aşamasında: ''Ben halen yukarıda adresini verdiğim yerde ikamet ederim. 19.12.2015 günü saat 21:00 sıralarında Erdoğan SARIYAR, Duran AYTAÇ ile birlikte mahrukatçılar bölgesinde bulunan Efsane isimli birahaneye gittik, üçümüz birlikte bir masaya oturduk. Burada sohbet ederek bir miktar alkol aldık. Daha sonra masanın hesabını istedik hesap ödenirken Duran AYTAÇ bizden önce birahaneden çıktı. Daha sonra Erdoğan SARIYAR ile birlikte dışarıya çıktığımız esnada birahane kapısının önünde Duran AYTAÇ ile Süleyman KARA birbirleriyle kavga ediyorlardı. Ben hemen yanlarına koştum ikisinin arasına girip ikisini ayırmaya çalıştım. Süleyman ve Duran ....birbirlerine vuruyorlardı aralarına girerek ayırmaya çalıştım ancak ikisini birden zapt edemedim. İşyeri giriş kapısında bulunan Erdoğan SARIYAR'a yardım etmesi için seslendim. Erdoğan gelerek Duran'ı tuttu. Ancak ikisinide birbirinden ayırmamız münkün olmadı. Bu esnada Süleyman koşarak birahanenin içine girdi. Bir süre sonra üç kişi oldular ve sokak üzerinde Duran'a üçü birden tekrar saldırdı ben bu esnada yine aralarına girerek engellemeye çalıştım. Bu esnada bulunduğumuz yerde iki el silah patladı ancak bu silahı kimin ateşlediğini kimin elinde olduğunu göremedim. Kısa bir süre sonra bu üç şahıs kavgayı bıraktı ve taksi durağından bir taksiye binerek uzaklaştılar. Duran AYTAÇ şahıslar gittikten hemen sonra birahanenin içine girdi ve çıktığında bana hitaben dayı ben bıçaklanmışım diyerek elini kaburga kısmına attı ve çıkarttığında elinde kan gördüm. Hemen kendime ait aracıma Duran'ı bindirerek hastaneye götürdüm. Ben olay esnasında olay öncesinde veya sonrasında Süleyman KARA isimli şahsa hiçbir şekilde vurmadım yalnızca Duran'ı ve Süleyman'ı tanıdığım için aralarına girip ayırdım. Duran'ı kimin bıçakladığını görmedim. Kavga esnasında kimsenin elinde bıçakta görmedim. Süleyman KARA'yı şahsen tanırım olay öncesinde birahanede alkol alırken yanıma gelerek halimi hatrımı sordu. Kendisiyle herhangi bir husumetimde yoktur. Bana atılı olan suçlamaları kabul etmiyorum. Süleyman KARA'yı olay öncesi birahanede olay esnasında Duran ile kavga ederken gördüm daha sonrada görmedim, isimlerini polis merkezinde öğrendiğim Burak ...ve Kadir ....isimli şahıslarda olay esnasında Duran ....'a saldırdılar. Ben bu olayda Süleyman ....bana iftirada bulunmaktadır bu nedenle şikayetçiyim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Serdar Hüner mahkeme aşamasında: ''Olay tarihinde o dönemde uzman çavuş olan şu an emekli olan arkadaşım Erdoğan Sarıyar ile Efsane isimli birahaneye gittik. Daha sonra yanımıza şikayetçi Duran Aytaç'da geldi, birahanede oturduk, bu sırada sanık süleyman Kara masamızın kenarından geçerken selam verdi, tokalaştık ve masaya bir adet mermi bırakıp geçti. Yanına gidip ne olduğunu sordum, birşey yok dedi, bende sarhoşluğuna verdim. Daha sonra Süleyman garson vasıtasıyla hap gönderdi, bende hapı geri gönderdim daha sonra ben hesap ödemeye tek başıma gittim, lavaboya girip çıktım, sonra hesap ödedim. Masaya geri döndüğümde Duran yoktu, daha önce çıkmış, Erdoğanile birlikte dışarıya çıktığımızda biri çocuk iki yetişkin ve bu yetişkinlerden biri Süleyman Kara olmak üzere Duran Aytaç'ı dövdüklerini gördüm. Erdoğan ile aralarına girip ayrıştırdık, bunun üzerine sanıklar oradan ayrıldı. Duran Aytaç'da ben bıçaklanmışım dedi, bende hemen kendi aracımla Duran'ı hastaneye götürdüm. Ben bu şahıslardan Süleyman'ı tanıyorum, çocuğu daha önceden tanımıyorum ancak Asliye Ceza Mahkemesinde görülne davada teşhis ettim, diğer sanık Kadir Kara'yı ise daha önceden tanımam, ancak karakolda kendisini gördüm, karakolda ifade veren ile o akşam Duran ile kavga eden şahıs aynı kişidir, hatta Kadir Kara benim arkadaşım Mustafa Kara'nın yeğeni olurmuş, Mustafa Kara, Süleyman Kara'nın kardeşidir ancak benim Süleyma n ile bir arkadaşlığım yoktu, sadece tanışıyorduk, olay sırasında ben kimsede bıçak görmedim, ancak olaya karışan çocuk havaya kuru sıkı ile ateş etti ben gördüm. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Ayhan Yarar mahkeme aşamasında: '' Ben Efsane Bar isimli iş yerini işletiyorum. Olay tarihinde iş yerinin içinde herhangi bir kavga olayı olmadı. Ben de dışarı çıkmadığım için kavga olayını görmedim. Olay tarihinde kameralar kaydetmiyordu bu yüzden görüntü veremedik ancak kameraları daha sonra tamir ettirdik. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
D-MADDİ DELİLLER
Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 1968 sayılı raporuna göre ; KLM-3210'a ait olduğu değerlendirilen 1 ve 2 nolu svap çubuğu üzeri leke örneklerinin, SLG-5100'a ait olduğu bildirilen kazak üzerinde tespit edilen lekenin (leke 1) ve atlet üzerinde tespit edilen lekenin(leke 1) kan yönünden yapılan ön incelemesinde pozitif sonuç alındığı, KLM-3210'a ait olduğu değerlendirilen 1 ve 2 nolu svap çubuğu üzeri leke örneklerinden birbirleriyle uyumlu erkek genotipte DNA profilleri tespit edildiği, SLG-5100'a ait olduğu bildirilen kazak üzerinde tespit edilen lekeden (leke 1) ve atlet üzerinde tespit edilen lekeden (leke 1) birbirleriyle uyumlu erkek genotipte DNA profilleri tespit edildiği tespit edilen DNA profillerinin yukarıda 2 nolu maddede tespit edilen KLM-3210'a ait olduğu değerlendirilen DNA profili ile uyumlu olduğu bildirilmiştir.
Mağdur Duran Aytaç hakkında düzenlenen rapora göre ; Şahıstaki yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, kişiye acı veren, sağlığını ve algılama yeteneğini bozan durum oluşturduğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, yüzündeki sabit iz niteliğinde olmadığı, vücudunda kemik kırığına neden olmadığı, duyularından ve organlarından birinin işlevinde azalmaya veya kayba neden olmadığı, TCK 86-87 maddesi kapsamında diğer maddeleri oluşturmadığı, şahsın vücut bölgesindeki diğer yaraların ise basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif olduğu, kişiye acı veren, sağlığını ve algılama yeteneğini bozan durum olmadığı, yaşamını tehlikeye sokmadığı, yüzünde sabit iz niteliğinde olmadığı, vücudunda kemik kırığına neden olmadığı, duyularından ve organlarından birinin işlevinde azalmaya veya kayba neden olmadığı, TCK 86-87 maddesi kapsamında diğer maddeleri oluşturmadığı bildirilmiştir.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Sanıklar Kadir ....ile Süleyman ....'nın suç tarihinde eğlenmek amacıyla mahrukatçılar bölgesinde bulunan Efsane isimli birahaneye gittikleri, yanlarında ayrıca yaşı küçük olması nedeniyle dosyası tefrik edilen SSÇ Burak ....'nın da bulunduğu, katılan Duran ....'ın da yanında bulunan arkadaşları Erdoğan SARIYAR ve Serdar HÜNER ile suç tarihinde aynı şekilde eğlenmek için Efsane isimli birahaneye gittikleri, katılan Duran AYTAÇ ile sanık Süleyman KARA arasında el kol hareketi yapma meselesi yüzünden sözlü tartışma çıktığı, daha sonra bu şahısların birahaneden dışarıya çıktıkları, katılan Duran AYTAÇ ve sanık Süleyman KARA arasında birahane dışında devam eden sözlü tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bir ara sanık Süleyman KARA'nın, birahane içerisinden yanında bulunan diğer sanık Kadir KARA'yı ve SSÇ Burak KARA'yı çağırdığı, bu kişilerinde Süleyman KARA'nın yanında kavgaya dahil oldukları, katılan Duran AYTAÇ'ın yanında bulunan arkadaşları Erdoğan ...ve Serdar ....'in kavgayı ayırmak amacıyla müdahale ettikleri, kavga sırasında bir el silah sesi duyulması nedeniyle kavganın bittiği, sanıklar Süleyman KARA ile Kadir KARA'nın yanlarında bulunan SSÇ Burak KARA ile birlikte olay yerinden araçla ayrıldıkları, akabinde katılan Duran AYTAÇ'ın birahane içerisine yöneldiği, bu sırada bıçakla yaralandığının anlaşılması üzerine arkadaşları Erdoğan SARIYAR ve Serdar HÜNER tarafından sağlık kuruluşuna tedavisinin yapılması amacıyla götürüldüğü,
Katılan Duran AYTAÇ'ın yaralanması ile ilgili olarak aldırılan 22/01/2016 tarihli kati doktor raporunda şahsın sol hemitoraks bölgesinde 7 adet kesici delici alet yaralanmasının bulunduğunun tespit edildiği, vücuttaki yaralanmanın btm ile giderilemeyecek şekilde ve hayati tehlike oluşturacak biçimde meydana geldiğinin belirtildiği anlaşılmakla, sanık Kadir Kara'nın eylemine uyan TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 54, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, her ne kadar sanık Süleyman hakkında da Öldürmeye Teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun Basit Yaralama suçuna vucud verdiği ve bu suçun ise şikayete tabii olduğu, müştekinin şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının TCK 73/4 maddesi delaleti ile CMK 223/8 maddesi uyarınca düşürülmesine " kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Sanık Kadir Kara istinaf dilekçesinde: ''Üzerine atılı suç ile alakasının olmadığını, delil olmadığı halde hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir.
Sanık Kadir müdafii Av. Hüseyin Arabacı istinaf dilekçesinde: ''Müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğini, suçsuz olduğunu, üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Sanık Süleyman müdaafii Av. Ayhan Sayın istinaf dilekçesinde; ''Müvekkilinin üzerine atılı suçu işlemediğini, suçsuz olduğunu, atılı suçun unsurlarının oluşmadığının, bu nedenle müvekkili hakkında düşme kararı yerine beraat kararı verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talebi doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık Kadir savunmasında: "Ben önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben mağduru tanımam, ben mekanın içerisindeydim, kavga dışarıda olmuş, benim hiçbir eylemim olmamıştır, beraatimi istiyorum. " şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık Kadir müdafii savunmasında: '' İstinaf dilekçemizi aynen tekrar ederiz, sanığın beraatina karar verilmesini talep ederiz mahkeme aksi kanaatte ise lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Süleyman savunmasında: ''Ben suçlamayı kabul etmiyorum, olay sırasında mağdur bana vurdu, ben gidip polise sığındım, benim hiçbir eylemim yoktur, ne mağdura vurmuşum, nede silahla ateş etmişim beraatimi istiyorum.'' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık Süleyman müdafii savunmasında: ''Müvekkilimiz hakkında düşme kararı verilmiştir, bu düşme kararının kaldırılarak müvekkilimiz hakkında beraat kararı verilmesini talep ederiz.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi, atılı suçun vasfının tartışılması bakımından duruşma açılmasına karar verilmiştir.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanık Kadir'in mağduru yaraladığı sırada öldürmeye elverişli olan bıçak kullanması, darbe sayısı ve hedef alınan bölgelerin hayati bölge oluşu ve mağdurun hayati tehlike geçirmiş olması nazara alındığında sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, sanık Süleyman'ın kavga sırasında sanık Kadir'i çağırması, bıçaklama eylemi sırasında mağdura müdahaleyi sürdürmesi ve kavgayı ayırmaya çalışanları engellemesi nazara alındığında bu sanığın sanık Kadir'in eylemine iştirak ettiği halde ilk derece mahkemesince sanık Kadir hakkında neticesi sebebi ile ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına, sanık Süleyman hakkında basit yaralama suçundan vazgeçme nedeni ile kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi usul ve esasa aykırıdır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanıkların eylemine uyan iştirak halinde haksız tahrik altında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 37/1, 81/1, 35, 29/1 maddesi uyarınca cezalandırılmalarına, TCK'nun 53/1 maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, tutuklulukta ve gözaltında kaldığı sürelerin verilecek cezadan TCK 63/1 maddesi uyarınca mahsubuna, aleyhe istinaf bulunmadığından sanık Kadir hakkında verilen cezanın infazı sırasında CMK 283/1 maddesi uyarınca kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, sanık Süleyman hakkında yeniden tertip olunacak cezanın infaz edilmesine yer olmadığına, adli emanetin 2015/409 sırasında kayıtlı bıçağın TCK 54/1 madde gereğince müsaderesine, sanık Süleyman Kara'nın üzerinden alınan gri siyah renkli kazak ve beyaz atletin sahibine iadesine, sanıklardan alınan el svabı ve bir adet kuru sıkı merminin imhasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
a)Sanıkların savunması, mağdur ve tanıkların beyanları, adli raporlar, tutanaklar ve tüm dosya hep birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların suç tarihinde eğlenmek amacıyla Efsane isimli birahaneye gittikleri, mağdur Duran'ın da yanında bulunan arkadaşları ile aynı yerde oldukları, orada elkol hareketleri nedeniyle aralarında sözlü tartışma çıktığı, birahaneden dışarıya çıktıkları, mağdur ile sanık Süleyman arasında birahane dışında devam eden sözlü tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık Süleyman'ın birahane içerisinden yanında bulunan diğer sanık Kadir'i çağırdığı, Kadir'inde Süleyman'ın yanında kavgaya dahil oldukları, sanık Kadir'in 7 adet bıçak darbesi ile mağduru yaraladığı, bu kavga sırasında Süleyman'ın silahla havaya ateş ettiği,
b)Her ne kadar sanıklar atılı suçu inkar etselerde, mağdur anlatımı, tanık beyanları, sanık Süleyman'da atış artığı ve kazağında mağdurun kanının bulunması karşısında suçların subuta erdiği,
c)Mağdura bıçakla 7 kez vurulmuş olması, plevrol efüzyona, diyafragmada 3 yerde kesiye, hemotoraksa neden olan bu 7 darbenin tamamının yaşamsal bölge olan göğsün sol tarafında yapılması, diyaframda 3 adet kesi olması, hem çevredekilerce ayrılma ve hem de bıçağın kırılması nedeniyle eylemin tamamlanamadığı gözetildiğinde sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğu,
d)Olayda bıçağı sadece sanık Kadir kullanmış ise de; mağdurun göğsünün sol tarafından 7 adet bıçak darbesi alabilecek şekilde etkisiz hale getirilmesi, sanık Süleyman'ın mağdurun kanı kazağına gelecek şekilde fiili katkıda bulunmasının yanında havaya ateş ederek gerek mağdurun direncinin kırılmasında, gerekse de mağdura yardım etmek isteyenlere engel olmak suretiyle diğer sanık Kadir ile fikir ve irade birliği içinde hareket ettiği ve eylem üzerinde hakimiyet kurduğu,
e)Fiziki kavgada ilk haksız hareket kimden kaynaklandığının tespit edilemediğinden asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği,
f)Her ne kadar aleyhe istinaf başvurusu bulunmamakta ise de; gerek CMK'nun 283 maddesinin düzenlenme şekli, gerekse de Yargıtay 1. Ceza ve 3. Ceza Dairelerinin kazanılmış hakkı suç vasfı yönünden değil infaz edilecek ceza miktarı olarak uygulamaları, bu uygulamaya yönelik içtihatın Dairemizce de benimsenmesi nedeniyle Kadir yönünden suç vasfının, Süleyman yönünden düşme kararının kazanılmış hak teşkil etmediği vicdani kanaatine varılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 20/02/2019 gün, 2018/194 Esas, 2019/46 Karar sayılı kararı ile her iki sanık hakkındaki hükümlerin CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1- Sanık Kadir'in, mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle 81 maddesi gereğince MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından TCK'nun 35. Maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 12 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu mağdura karşı haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın kişiliği, suçtan sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek TCK 'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
6-Sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından CMK nun 283 maddesi gereğince cezasının 3 yıl 9 ay hapis cezası olarak infazına,
C-1- Sanık Süleyman'ın mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan eylemine uyan TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle 81 maddesi gereğince MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından TCK'nun 35. Maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre 12 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu mağdura karşı haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 9 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın kişiliği, suçtan sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek TCK 'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
6-Sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından CMK nun 283 maddesi dikkate alınarak cezasının infaz edilmemesine,
D-1-Sanıkların tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin TCK nun 63 maddesi gereğince cezalarından MAHSUBUNA,
2-Adli emanetin 2015/409 sırasında kayıtlı bıçak ve kuru sıkı kovanın TCK nun 54 maddesi gereğince müsaderesine, kazak ve atletin sahibine iadesine, kişisel veri niteliğinde bulunan svap ve kırmızı lekenin imhasına,
3-İlk derece yargılamasına ait 3.818,20 TL yargılama giderinin 1/2 oranında sanıklardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından istinaf aşamasındaki yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
E-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, sanıklar Kadir ve Süleyman ile sanıklar müdafiinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, huzurdakiler için tefhimden huzurda olmayanlar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, tutuklu sanık yönünden ayrıca ceza infaz kurumu müdürlüğüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)