I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında katılana karşı kasten yaralama suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nun 86/1, 86/3.e, 21/2, 44, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık Mustafa İleri kollukta alınan savunmasında; "15/07/2018 günü akşamleyin ikamet ettiğim ....Mahallesi ....Caddesi Akyurt siteleri içinde bölümde benim küçük yaştakı oğlumun sünnet merasimi vardı. Ben araçla konvoy yapıp site içine tekrar girdiğimde oğlumu indirirken benim arkamdan daha önceden tanımadığım olay nedeni ile ismini öğrendiğim Hatice Şimşek isimli şahıs aracı ile bana korna yaptı. Ben de bir saniye beklemesini istedim. Ben geçmesi için biraz ileri yanaştım, fakat araç geçemedi. Bu sırada bayan aracın içinden el kol hareketleri yapmaya başladı. Ben de araçtan indim ve bacım senin derdin ne dedim. Ben aracı çekeyim sen ondan sonra geç dedim. Bu sırada ismini yine olay nedeniyle öğrendiğim eşi Abdurrahman Şimşek yanıma geldi ve benim yakamdan yapıştı. Bu erkek şahıs elini kaldırınca ben de avucumun içi ile bu şahsın bana vurmasını engellemek için itekledim. Ben bu şahsa vurmadım. Darp etmedim, hakaret ve tehditte bulunmadımben olayda yaralanmadım. Olayla ilgili olarak yakamdan tutan ve bana el kaldıran Abdurrahman Şimşek'den şikayetçiyim" şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık Mustafa İleri ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; "Olay anlattığım şekilde meydana gelmiştir. Ben müştekinin eşi ile tartışırken kendisi araya girip bana vurmaya kalkıştı, bende engel olmak için avuç içimle ittirdim, kendimi korumak için yaptım, yaralama kastım yoktur. Olay gece olduğu için ben müştekinin gözündü gözlük olduğunu görmedim, olayın heyecanı ile de gözlüğü farketmedim. Beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan Abdurrahman ....kollukta alınan beyanında; "Ben devamlı olarak gözlük kullanırım. 15/07/2018 günü saat 22:00 sıralarında ben ve eşim Necla iki ayrı araçla araçları kullanarak kendi evimizin bulunduğu Akyurt sitesine geldik. Ben kendi aracımla site girişinden düğün konvoyu kalabalıklaşmadan içeri girdim. Ben aracımı park ettim. Benim eşim Necla kullandığı araçla site griişinden girmek istedi ve girdi, park alanına geldiği esnada önünde bulunan düğün aracı olduğu için plakasını göremedim. Bu araç geri geri gelince eşim de aracımıza çarpmaması için korna çaldı. Bu sırada eşim korna çalınca Mustafa İleri eşimin bulunduğu aracın yanına gelerek eşime hitaben orospu ne çalıyon kornayı şeklinde haraket içeren sözler söyleyince ben de sözlü olarak uyarmak amacıyla müdahale etmek istedim. Fakat ben bu şahsa darp etmek için veya vurmak için kesinlikle el kaldırmadım. Bu şahıs benim gözümde gözlük olmasına rağmen benim sol gözüme yumruk attı. Gözlük kırıldı ve camı benim gözüme battı ayrıca gözüm de yumruktan darbe aldı. Benim gözüm kanarken etraftan insanlar toplandı ve eşim de polisi aradı. Bu sırada düğünün içindeki şahıslar benim gözümün kanamasına rağmen oyun oymanamaya devam ettiler. Ben Meram Tıp Fakültesi Hastanesine gittim, tedavim yapıldı. Beni yaralayan, eşime hakaret eden Mustafa İleri'den şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan Abdurrahman Şimşek ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; "Ben eşim ile tartışan ve kendisine hakaret eden sanığı sözlü olarak uyarmak için olaya müdahale etmek istedim, kesinlikle kendisine el kaldırmadım. Sanık ise benim gözümde gözlük olduğunu görmesine rağmen benim sol gözüme yumruk attı. Olay sebebiyle gözümde kesi oluşacak şekilde yaralandım. Kendisinden davacı ve şikayetçiyim, davaya katılmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Necla .....kollukta alınan beyanında; "Benim adım Necla .....'tir, Hatice değildir. Olay yerine gelen polisler benim ismimi yanlış anlamışlar. 15/07/2018 günü saat 22:00 sıralarında ben ve eşim Abdurrahman iki ayrı araçla araçları kullanarak kendi evimizin bulunduğu Akyurt sitesine geldik. Eşim kullandığı kendi aracıyla site girişinden düğün konvoyu kalabalıklaşmadan içeri girdi ve aracını park etti. Ben konvoy kabalık olduğu için tamamen tüm araçların girmesini bekledim. Son araç girdikten sonra da ben aracımla içreiye girdim. Fakat benim önümde bulunan düğün konvoyundaki araçlardan bir tanesi ben aracı park edeceğim esnada geri geri gelince ben de aracıma çarpmaması için korna çaldım. Ben kornayı duymadığını sanıyorum çünkü çok gürültülü bir ortamdı. Benim önümden tüm araçlar korna yaparak içeri girdiler. Ben de korna çalınca ne yapıyorsun aracıma çarpacaksın şeklinde bir söz söyledim fakat duyduğunu sanmıyorum. Daha sonra aracımın yanına gelen Mustafa İleri kendi aracının kapısını açtı ve bana hitaben ne yapıyorsun orospu diyerek hakaret etti. Bu sırada eşim de yanıma geldi. Bu şahsa müdahale etmek istedi. Mustafa İleri eşimin gözünde gözlük olmasına rağmen eşimin sol gözüne yumruk attı. Eşimin gözlüğü kırıldı ve camı gözüne battı. Gözünden yaralandı. Polis çağırdım. Ben yaralanmadım. Bana hakaret eden Mustafa İler'den şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Necla Şimşek ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; "Sanık aracından hışımla indi, benim aracımın açık olan camından yanıma geldi ve bana orospu diyerek hakaret etti, bu hareketlerinden bana vurmak için geldiğini anladım, ancak herhangi bir el kaldırma hadisesi olmadan eşim cam ile sanığın arasına girdi, ona engel olmaya çalıştı, sanık hiç beklemeden eşimin gözüne yumruk attı, olay bu şekilde olmuştur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
D-MADDİ DELİLLER
Adli raporlar
Katılan hakkında Meram Tıp Fakültesi Hastanesince tanzim edilen ilk raporun incelenmesinde, Sol kaş altında göz kapağında yabancı cisim, sol göz altında 1 cm lik kesi, kaş altında 3 cm lik kesi tariflenerek yaralanmasının btm ile giderilemeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır
Katılan hakkında Konya ATK Şube Müdürlüğünce 07.11.2018 ve 25.01.2019 tarihli raporların incelenmesinden ; Yukarıdaki şekilde tariflenen ve sol gözde kornea epitel defekti, subkonjuktival hemoraji ve solda temporalde kommosyoya neden olan yaralanmasının btm ile giderilemeyeceği, hayati tehlike doğurmadığı, duyu ya da organlarından işlevinin sürekli zayıflamasına/yitirilmesine yol açmadığı, yüzde sabit ize neden olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır .
Sanık hakkında Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim edilen adli raporun incelenmesinde vücudunda darp ve cebir izi bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır
CD İzleme tutanağı
Kolluk tarafından tanzim edilen görüntü kaydına ilişkin fotoğraflı tutanağın incelenmesinde olayın meydana geldiği bahçenin aydınlatmasının yeterli olmaması, kameranın olay yerinden uzak olması ve çözünürlüğünün düşük olması nedeniyle, olay anına ilişkin görüntü elde edilemediği anlaşılmıştır
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "olay günü 15/07/2018 tarihinde tanık Necla ŞİMŞEK aracı ile ikamet ettiği sitenin bahçesine girdiği, daha sonra sanık Mustafa İLERİ'nin de aracı ile siteye girdiği sırada aralarında korna çalma nedeniyle anlaşmazlık yaşandığı, bu esnada katılan Abdurrahman ŞİMŞEK'in eşi Necla ŞİMŞEK'in bulunduğu aracın yanına gelerek tartışmaya müdahale etmek istediği sırada, sanık Mustafa İLERİ'nin katılan Abdurrahman ŞİMŞEK'in gözünde gözlük varken katılanın sol gözüne yumruk atması neticesinde gözlüğün kırılarak katılanın göz çevresinde kesi oluştuğu" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Sanık istinaf dilekçesinde; Usul ve yasaya aykırı olarak verilen ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını, resen gözetilecek hususlar doğrultusunda beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
Suçun silahtan sayılan bir aletle işlenip işlenmediğinin ve sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık savunmasında; "Ben önceki savunmalarımı aynen tekrar ederim, düğün günümüzdü karşı tarafın tahriki vardı, benim yakamdan tuttu, küfrünü hatırlamıyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
Katılan beyanında; "Benim şikayetim devam etmektedir, ben kesinlikle sanığın yakasından tutmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanığın katılana yumruk atması sonucu katılanın gözünde gözlüğün takılı olması da dikkate alınarak yaralanması nedeniyle gözlük silahtan sayılmış ise de, sanığın silahtan sayılan herhangi bir suç aletini doğrudan kullanmadığı, ilk derece mahkemesince gözdeki gözlüğün silahtan sayılmasının kanuna aykırı olduğu, bu nedenle suçun uzlaşma kapsamına girdiği ancak istinaf aşamasında tarafların uzlaştırılamadığı anlaşılmakla, lehe istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sanığın eylemine uyan TCK 86/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, TCK 53/1 maddesinde sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde , suç tarihinde sanığın oğlunun sünnet merasimi nedeniyle oluşan konvoyda katılan tarafın aracına çarpılması tehlikesi sebebiyle taraflar arasında çıkan tartışmada mağdurun her aşamadaki anlatımı, adli rapor ve sanığın tevil yollu ikrarı ile de sabit olduğu üzere, sanığın mağduru darp ettiği anlaşılmakla takdiren alt sınırdan olmak üzere mahkumiyetine,
Her ne kadar sanığın mağdurun gözünde gözlük olduğu halde ona vurması gerekçe gösterilerek sanık hakkında TCK nun 86/3-e maddesinin uygulanması talep edilmiş ve ilk derece mahkemesince de bu yönde uygulama yapılmış ise de, sanığın bu gözlüğü doğrudan kullanarak atılı suçu işlemediği, mağdurun taktığı gözlüğün silah sayılamayacağı, sanık hakkında TCK nun 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, TCK'nun 86/1 maddesindeki suçun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle Dairemizin istemiyle yapılan uzlaşma önerisinin sonuçsuz kaldığına,
Olayın tek tanığının mağdurun eşi olması karşısında tarafsız bir tanak da bulunmamasına göre çıkan kavgada ilk haksız hareketin kimden geldiğinin Dairemizce tespit edilememesi karşısında şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle sanığın suçu haksız tahrik altında işlediği kabul edilerek cezasından asgari düzeyde indirim yapılmasına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
IV-İSTİNAF HÜKMÜ:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2019 gün, 2018/686 Esas, 2019/722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanığın sübut bulan kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1 maddesi gereğince kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın güttüğü saik, suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK nun 86/3-e maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3-Şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK nun 21/2 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığın üzerine atılı suçu mağdura karşı haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın suçtan sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek TCK 'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
7-Sanığın sabıkalı kişiliği, cezanın caydırıcılığını sağlama düşüncesi nedeniyle TCK'nun 50 maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
8-Sanığın sabıkalı kişiliği, suç işleme konusundaki eğilimine göre ilerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle TCK'nun 51 maddesi gereğince sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine YER OLMADIĞINA,
9-İlerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşturmayan sanık hakkında CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA,
10-İlk derece yargılamasına ait 142,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
11-İstinaf aşamasında sanık lehine karar verildiğinden bu aşamaya ait yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
12-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, sanığın yüzüne karşı, katılanın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda CMK'nun 286/2. Maddesi gereğince KESİN olarak 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.(¤¤)