1-Başvuru süresi, başvuru hakkı ve istinafa tabi olma yönlerinden esasa geçilmesini önleyecek nitelikte CMK'nun 279/1 maddesindeki red sebeplerinin ve tebligat eksikliğinin bulunmadığına, Dairemizin görevli ve yetkili olduğuna,
2-Mağdurlar Halit ve Mustafa'ya yönelik basit yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden ;
A- Sanığın kardeşi tanık Ali Osman ve amcası tanık Halil' e CMK'nun 45 ve devamı maddeleri gereğince tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılması, tanıklık yapmak istemesi halinde yeminden çekinme hakkının ayrıca hatırlatılması ve sonucuna göre uygulama yapılması yerine tanık Ali Osman' a doğrudan yemini yaptırılarak , tanık Halil' e ise yeminden çekinme hakkının hatırlatılmadan dinlenip hukuka aykırı olarak elde edilen beyanlarının " tanık anlatımları " denilmek suretiyle hükme esas alınması,
B-Mağdurlar Halit ve Mustafa nın kolluk beyanlarında sanığın kendilerine vurduğu yönünde bir anlatımları olmadığı halde hangi gerekçe ile mahkumiyet kararı verildiğinin gererkçeli kararda tartışılmaması,
C-Kabule göre de ,
a-İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi halinde sanığın cezasından TCK'nun 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi
b-Katılma isteminden sonradan vazgeçen mağdur Mustafa' nın karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi
Karşısında irtibat durumu da gözetilerek CMK'nun 289/1-i maddesi yollamasıyla 280/1-d maddesi gereğince HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
3-Mağdur Halil' e yönelik basit yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden ;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/401-2015/443 E.K. sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği gerekçesiyle, söz konusu hükmün açıklanmasına dair istinaf incelemesine konu hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip,bu adrese tebligatın yapılması, bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/401-2015/443 E.K. sayılı kararının mağdur Halil' in önce en son bildirmiş olduğu adrese tebliğe çıkartıldığı, bila tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez doğrudan Tebligat Kanunu' nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edildiği, bu nedenle söz konusu tebligatın usulsüz olduğu,
Usulsüz kesinleştirme işleminden sonra yapılan tüm işlemlerin hukuki değerden yoksun olup, yok hükmünde olduğu anlaşılmakla;
A-Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/401-2015/443 E.K. sayılı kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle, sanığın denetim süresi içinde suç işlediği gerekçesiyle verilen, söz konusu hükmün açıklanmasına yönelik Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarih 2019/323-643 E.K. sayılı kararında mağdur Halil'e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve hukuken yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın istinaf davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ortada istinaf yasa yoluna tabi bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu 03.10.2019 tarihli kararın hukuken yok hükmünde olduğunun TESPİTİNE,
B-Sanık müdafinin 25.10.2019 havale tarihli dilekçesininAfyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/401-2015/443 E.K. sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararına yönelik itiraz sayılarak CMK'nun 267, 268 ve 231/12 maddeleri gereğince İTİRAZ YOLUYLA MERCİİNCE İNCELENMESİ GEREKTİĞİNE,
4-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tespit kararı yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle nihai olarak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere, bozma kararı yönünden ise CMK'nun 286/1.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)