(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 53, 86, 125)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında TCK'nun 125/1, 86/2, 86/3-a.3 maddeleri uyarınca basit yaralama ve hakaret suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma aşamasında; ''Eşim ......'le 40 yıla yakındır resmi nikahlı evliyiz. Bu evlilikten 4(dört) çocuğumuz vardır. Evliliğimiz sırasında ara sıra çocukların yüzünden tartışma ve kavga ederiz. Fakat bu güne kadar büyük bir olayımız olmadı. Eşim ......'le 17.07.2018 günü saat.00.30 sıralarında çocuklarla iş konusu ile ilgili olarak tartışma oldu. Tartışmamızın sebebi ise oğlum ......'le iş konusu yüzünden kızım ...... ile de ailesi ile ilgili konulardan dolayı tartışma oldu. Eşim bana sen çocuklara niye bağırıyorsun diye bana yüksek sesle ikaz etti. Bende eşime sen karışma, benim amacım çocuklarımın iyiliği için dedim. Başkaca eşime birşey demedim. Eşim bana karşı yönelttiği suçlamaları kabul etmiyorum. Ben kendisine hakaret, küfür ve darp etmedim. Bu olaydan dolayı kimseden davacı ve şikayetçi değilim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık kovuşturma aşamasında: "Emniyette verdiğim ifademi hatırlıyorum, aşnı şekilde tekrar ederim, olay günü oğlum ...... ile iş ile ilgili konuşurken eşim araya girdi, eşimin araya girmemesi için onu itekledim, o sırada sinirliydim, hakaret edip etmediğimi hatırlamıyorum, eşim ile barıştık, birlikte yaşıyoruz, ekleyecek başka bir hususum yoktur, beraatimi talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Müşteki soruşturma aşamasında: ''Ben halen yukarıda belirtmiş olduğum adreste ikamet ederim. …….. 33 yıllık eşim olur. Evliliğimiz süresince zaman zaman tartışmalarımız olur. 17.07.2018 günü 00:30 sıralarında yukarıda belirttiğim adreste bulunan ikametimde ben, eşim ...... çocuklarım ….., …… ve ...... bulunduğu sırada ......'la aramda çocukların çalıştığı işle alakalı tartışma çıktı. Bu tartışmada …., ......'e saldırmaya çalıştı. Ancak ben araya girdiğim için yumrukla sağ sol omzuma kalçama vurdu. Ayrıca boğazımı sıktı. Bana hitaben "orospu çocukları siktirin gidin " gibi küfürler etti ve beni sokağa attı. Bende Konya İl merkezinde oturan kızımın yanma gittim ve bugün yani 18.07.2018 günü Sarayönü’ne geri geldim ve şikayetçi olmak için emniyete geldim. 6284 sayılı kanun hakkında bilgi edindim. Önleyici tedbir kararlarının uygulanmasını istiyorum. Bu olayda beni darp eden ve hakarette bulunan eşim ......'ten şikayetçiyim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki kovuşturma aşamasında: "Eşim ve oğlumun arasına girdiğim için eşimin eli boğazıma çarptı, bilerek yapmadı, eşimin o esnada küfür edip etmediğini hatırlamıyorum, şikayetçi değilim, katılma talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... soruşturma aşamasında: ''...... benim öz babam olur, olay günü yani 17/07/2018 günü saat:00.30 sıralarında babam iş yerinden eve geldi, para yüzünden benle babam arasında sözlü tartışma çıktı, kardeşim ......'te babama sözlü olarak karşılık verdi ve aralarında sözlü tartışma çıktı, öz annem ...... ve ben babam ve m.’in aralamaya çalıştık, o esnada yanımızda olan diğer kardeşim ......’te ayırmaya çalıştı, biz kardeşim ......'i balkona çıkarttık ama babam halen kardeşim ......'e tehditler savurup saldırmaya çalıştı, bu esnada annem bahriye tek'in boğazına sarıldı ve annemi itekledi ve annem duvara çarptı, daha sonra babam bize hitaben bu evden "siktirin gidin orosbu çocukları" şeklinde küfür etti, erkek kardeşlerim ...... ve ...... kalacak yer bulmak için evden ayırıldılar ve bize yer temin edince haber edeceklerini söylediler, biz de babamdan ayrı olarak diğer odada bulunuyorduk, daha sonra babam tekrar kaldığımız odaya gelerek annem ......'e sizde buradan "siktirin gidin " diye hakaret etti ve annemi evden kovdu, benim olay ile ilgili diyeceklerim bundan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... kovuşturma aşamasında: ''Annem babam ile kardeşim arasına girdiği için babam annemi uzak durması için itekledi, babamın anneme küfür ettiğini hatırlamıyorum, bilgim görgüm bunlardan ibarettir, ekleyecek başka bir hususum yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...... soruşturma aşamasında: ''...... benim öz babam olur, olay günü yani 17/07/2018 günü saat:00.30 sıralarında babam iş yerinden eve geldi, para yüzünden ablam ...... ile aralarında sözlü tartışma çıktı, tartışmaya bende dahil oldum, babam ile benim arama annem girdi ve babam annemin boğazına sarıldı ve annemi itekledi annem duvara çarptı, daha sonra babam "siktirin gidin orosbu çoçukları" şeklinde küfîir etti, bunun üzerine kardeşim ...... ve ben kalacak yer bulmak için evden ayırıldık.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
D-MADDİ DELİLLER
-18/07/2018 tarihli müştekiye ...... hakkındaki genel adli muayene raporuna göre; sağ kalçada 3 cm lik ekimoz, sol kalçada 1 cm lik ekimoz, boyunda 2 cm lik hiperemik alan sağ kolda 6 cm lik ekimoz, sol kolda 2 cm lik ekimoz olduğunun, müştekinin yaralanmasının hayatını tehlikeye sokmadığının, btm ile giderilebilir nitelikte olduğunun bildirildiği görülmüştür.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Her ne kadar sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı olarak suçlamaları kabul etmeyen beyanları, müştekinin kovuşturma aşamasındaki beyanında sanığın kendisini uzaklaştırmak isterken yanlışlıkla elinin çarptığına dair beyanı, tanık beyanının da benzer içerikte olduğu görüldüğü, bu haliyle sanığın müştekiyi kasten yaraladığına dair mahkumiyetine ve kastının varlığına yeterli, her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delil elde edilemediğinden ceza hukuku genel ilkesi olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince beraatine, yine sanığın üzerine atılı, kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçundan açılan kamu davasının, müştekinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle düşürülmesine" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Katılanlar Bakanlık istinaf dilekçesinde; sanık hakkında mahkumiyet karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
O yer C. Savcısı istinaf dilekçesinde; sanığın eşe karşı kasten basit yaralama suçunu işlediğinin genel adli muayene raporu ve mağdurun çocukları olan tanıkların olayın akabinde verdikleri ifadelerle sabit olduğundan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanığın üzerine atılı suçun sübutunun belirlenmesi için davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık savunmasında: "Ben önceki savunmalarımı tekrar ederim, ben büyük oğlum ile iş meselesinden dolayı tartışmıştım, eşim araya girdiğinden ben onu sen karışma diye iteledim ancak dövmedim duruşma sırasında da eşim hakime hanıma kendisinin yalan söylediğini kızgınlık nedeniyle abarttığını söylemişti, beraatimi istiyorum, şu anda da evliliğimiz devam etmektedir. " şeklinde savunma yapmıştır.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Sanığın aşamalardaki 'itekledim' şeklindeki kaçamaklı ikrar içerikli savunması, mağdurun soruşturma aşamasındaki samimi beyanı, iddia ile uyumlu adli rapor içeriği ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda sanığın eşi olan mağdureye yönelik basit yaralama eyleminin subuta erdiğinin anlaşılmış olması karşısında mahkumiyeti cihetine gidilmesi gerektiği, mağdurun kovuşturma aşamasında beyan değişikliğine gitmiş olması gerekli gösterilerek delillerin takdirine yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı biçimde beraat kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan;
Açıklanan nedenlerle; O yer C. Savcısının istinaf talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme hükmünün CMK nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Sanığın eylemine uyan TCK'nun 86/2-3-a, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda müştekinin soruşturma aşamasındaki yakınması, sanığın kovuşturma aşamasındaki ikrarı, tanıklar ...... ve ......' in anlatımları, adli rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde resmi nikahlı evli olan taraflar arasında müşterek çocuklarının sıkıntıları nedeniyle çıkan tartışmada sanığın mağduru BTM ile giderilebilir düzeyde yaraladığı hususunda Dairemizce tam bir vicdani kanaat oluşmakla sanığın takdiren alt sınırdan olmak üzere mahkumiyetine, sanık hakkında kasıtlı suçlardan verilme birden çok hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair sabıka kaydının varlığı göz önünde bulundurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
IV-İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 gün, 2018/178 Esas, 2019/145 sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükmün CMK nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanığın mağdura yönelik basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaralama suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 86/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 120 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CELANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemini eşine karşı işlediği anlaşıldığından, TCK'nun 86/3-a maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 180 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CELANDIRILMASINA,
3-Şartları oluşmadığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığın kişiliği, suçtan sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılara......50 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CELANDIRILMASINA,
5-Sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nun 52/1-2 maddesi uyarınca gün para cezasının karşılığının günlüğü takdiren 20,00 TL’den hareketle 3.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI OLARAK BELİRLENMESİNE,
6-TCK’nın 52/4 maddesi gereğince sanığın şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının birer aylık sürelerle 15 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline, 5275 sayılı Kanun'un 106/3.maddesi uyarınca, infaz aşamasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışılması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması halinde, çalışılan günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği konusunda sanığa ihtarat yapılmasına (ihtarat yapılamadı),
7-İlerde bir daha suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşturmayan sanık hakkında CMK'nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına YER OLMADIĞINA,
8-Sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşılmakla; kararının kesinleşmesinden sonra adli sicil kaydında bulunan,
a)Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/45 Esas 2016/163 Karar sayılı,
b)Sarayönü Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/169 Esas 2017/166 Karar sayılı dosyasına İHBARDA BULUNULMASINA,
C-6 davetiye gideri 84,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
D-Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece yargılamasına ait 4.360 TL, istinaf yargılamasına ait 1.362 TL olmak üzere toplam 5.722 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Bakanlığa verilmesine,
E-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, sanığın yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda CMK'nun 286/2. Maddesi gereğince KESİNolarak 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)