(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 53, 86, 87)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında TCK'nun 86/1,87/3,53/1 maddeleri uyarınca kasten yaralama suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma aşamasında; ''Bana sormuş olduğunuz konu hakkında bilgi sahibi oldum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, ben daha önceden .... isimli firmada kaptan şoför olarak çalışıyordum, olay tarihinde Ankara’dan İzmir'e gitmek İçin Ankara AŞTİ’den yola çıktık, Afyona gelince ben otobüsün direksiyon kısmına geçtim, otobüsteki yolcular istek düğmesine basıyor ancak muavin yolcuların istekleri ile ilgilenmiyordu, sonra ben ...... isimli şahsı yanıma çağırdım ve yolcuların istekleri ile ilgilenmesini isteyince bana sen bana karışamazsın dedi, Afyon otogarı geçtiğimiz esnada ...... bana aracı durdurmamı istedi ben aracı durdurdum ve ...... aşağı inerek beni yanına çağırdı, ben de bunun üzerine aşağı indim ve şahıs beni otobüsün arkasına götürdü, şahıs bana burda “Gavat” diye hakaret ederek bana kafa atmak suretiyle beni yaraladı, şahıs ikinci kez bana kafa atmaya kalkınca ben kendimi kenara çektim ve şahıs yüzüstü yere düştü, sonra şahıs yerden kalkarak bana ana avrat küfür ederek otogara doğru gitti, ben şahsı bir müddet bekledim, ancak şahıs dönmeyince otobüs firmasını arayarak konu hakkında bilgi verdim, şirketi aradığımda gece 01.45 sıralarıydı, daha sonra yoluma devam ettim ve İzmir'e gittim, İzmir'e gittiğim esnada ......'ın geldiğini, yolumu keseceğini ve beni darp edeceğini, araçtan inmeyerek tekrar Ankara’ya dönmemi istediler, ben de aynı gün gündüz 15:00 arabasıyla geri döndüm, şahıs hakaret ederek ve bana kafa atmak suretiyle benim yaralanmama neden olmuştur, olay günü araçta yolcu olduğu için rapor almadım, yaralanmamdan dolayı herhangi bir sıkıntım yoktur, olay nedeniyle firma işime son verdi, bu olaydan dolayı mağdur oldum, ...... isimli şahıstan şikayetçiyim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık kovuşturma aşamasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, benim avukatım bulunmaktadır, önceki vermiş olduğum ifadem geçerlidir, suçlu olmadığım için müştekinin zararını gidermek istemem, kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesini isterim, öncelikle beraatime mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin ve HAGB hükümlerinin uygulanmasını talep ederim" demiştir.
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur soruşturma aşamasında; ''.... plakalı .... otobüsünde kabin görevlisi olarak çalışıyorum, 22/12/2017 günü saat 20:00 de Nevşehir Hacıbektaş'dan yola çıktık, otobüsü soyadını bilmediğim .... isimli şahıs kullanıyordu, Hacıbektaş'ta ilk otobüsü soyadını bilmediğim .... isimli şoför kullanıyordu, .... isimli şoför otobüsü Afyonkarahisar .... köyünde kullanmaya başladı. 2. Kaptan olan .... otobüsün benim oturmam gereken hostes koltuğuna oturunca bana oturacak yer kalmadı, otobüsün koridorunda beklemeye başladım, araç içi telefon çaldı, 2. Kaptan istirah için hostes koltuğundan ayrıldı, ben telefon ikazı ile şoför ....'un yanına gittim, buyur abi dedim. Hostes koltuğuna oturdum, bu esnada otogar kavşağına yaklaştık, bana koltuğuna oturduğumuz için özür dileriz istersen seni burada indireyim dedi, alay etti, otobüsü durdurdu, in dedi, bende garaja gidelim orada indir dedim, otobüsün ön kapısını açtı, benim omuz bölgemden tutarak otobüsten indirdi, ben hayırdır abi sıkıntımı var dedim, seninle anlaşamayız dedi. İn git dedi, ben şirket telefonunu istedim, amirlerime bilgi vermek istedim, .... telefon yok kaybol dedi, ben yolcular rahatsız oluyor bağırma diyerek otobüsün kapısını kapattım. .... geri açtı, abi otobüsün arkasına gel orada konuşalım dedim, yüksek sesle derdiniz ne lan sizin dedi, boğazımı sıkarak burnuma yumrukla vurdu, bir kaç yumruk daha attı, boğazımdan tutarak başımı otobüse çarptı, tekme ve yumruk ile darp etti, otobüse binerek beni bırakıp gitti, bu esnada yanımızda kimse yoktu, beni darp eden şoförden şikayetçiyim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Müşteki kovuşturma aşamasında: "Ben daha önce hazırlıkta ifade vermiştim oradaki ifadelerim doğrudur aynen tekrar ederim, benim şüpheli .... ile aramda hiç bir husumet yoktur, olay günü Ankara'dan Afyon'a kadar aracın kaptan şoförlüğünü .... isimli şoför yapıyordu, .... girmemesi gereken tesislere girmek istedi, bende bunun yasal olmadığını söyledim, ayrıca yolda yasak olduğu halde araca yolcu da alıyordu, bende kendisini böyle yapmaması konusunda uyarmıştım, Afyon da moladan sonra şüpheli .... şoför koltuğuna oturdu bu arada .... da benim hostes koltuğunda oturuyordu, daha sonra .... koltuktan kalkarak yatağa gitti, şüpheli .... bana hiç bir şey yokken seninle bu şekilde çalışamayacağız, alaycı bir şekilde istersen seni burada indirebilirim diye söyledi, ben de Afyon garajına girip indirebileceğini söyledim, daha sonra garajı geçer geçmez arabayı kenarıya çekip omzumdan tutarak beni aşağıya itti, gel seninle arabanın arkasında konuşalım dedi, aracın arkasına geçer geçmez gırtlağımdan tutarak aniden burnuma yumrukla vurdu, aramızda herhangi bir konuşma olmamıştı, ben kendisine kesinlikle hakarette bulunmadım, hatta olayın oluşuna ilişkin mobese kayıtlarında mevcuttur, sanıktan şikayetçiyim, Kamu davasına katılma talebim vardır, Olay sebebiyle 22 gün rapor almak zorunda kaldım, çalışamadığım süreçte maaşımı ve tedavime ilişkin giderleri sigorta şirketi karşılamıştır, sanık benden bi özür dilemiş olsaydı şikayetimden vazgeçebilirdim" demiştir.
D-MADDİ DELİLLER
06/03/2018 tarih ve 2018/598 sayılı Afyonkarahisar Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün raporuna göre: müştekinin yaralanmasının tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığının, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif derecede olduğunun, yaşamını tehlikeye sokmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Sanığın nüfus ve sabıka kayıtları.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "sanık ile katılanın aynı otobüste şoför ve muavin olarak çalıştıkları, olay günü aralarında tartışma çıktığı, ancak, her ne kadar, sanık hakkında "kasten yaralama" suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın tüm aşamalarda atılı suçlamayı reddettiği, katılanın, sanığın, kendisinin boğazını sıktığını, yüzüne yumruk attığını, boğazını tutarak, kafasını otobüse çarptığını beyan ettiği, oysa katılan hakkında düzenlenen adli raporda sadece burunda kırık olduğunun belirtildiği, anılan rapor ile katılanın beyanının örtüşmediği, olayı gören bir tanık olmadığı, katılandaki yaralanmanın düşme sonucu oluşma ihtimalinin de bulunduğu, bu haliyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın müsnet suçtan beraatine" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
O yer C. savcısı istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararında, katılanda oluşan yaralanmasının düşme sonucu da gerçekleşmiş olabileceği gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş ise de; katılanın tutarlı beyanları ve yaralanmasına neden olan eylemlerin aralarında öncesinde herhangi bir husumet bulunmayan sanık tarafından gerçekleştirildiğini beyan etmesi karşısında sanığın tecziyesi yoluna giderilmesinin gerektiği, usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanığın üzerine atılı suçun sübutunun tartışılması için davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Katılan beyanında: ''Olayla ilgili daha önce beyanda bulunmuştum aynen tekrar ederim. Sanığın beni darp ettiğine dair mosebe kayıtları mevcuttur, sanık beni darp etmiştir, cezalandırılmasını talep ederim, hatta sanık beni darp ettikten sonra işten çıkartılmıştır suçsuz olsa neden işten çıkartılsın, istinaf başvuru dilekçesi, inceleme raporu ve davanın yeniden görülmesi kararlarına bir diyeceğim yoktur, şikayetim devam ediyor.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık savunmasında: '':Ben önceki savunmalarımı tekrar ediyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, hakkımda Afyon Karahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği karar doğrultusunda beraat kararı verilmesini talep ediyorum, Öncelikle beraatime mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin ve HAGB hükümlerinin uygulanmasını talep ederim.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık....vekili Av…. beyanında: ''Biz daha önceki savunmalarımızı aynen tekrar ederiz, müvekkilim üzerine atılı suçu işlememiştir, müvekkilimizin öncelikle beraatine, Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi talep olunur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
H-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Mağdurun aşamalardaki samimi ve istikrarlı beyanı, sanığın kaçamaklı ikrar içerikli savunması, iddia ile uyumlu adli rapor içeriği ile tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda; sanığın, mağdura yönelik yaralama eyleminin sübuta erdiği ve aşamalardaki istikrarlı savunmasında mağdurun kendisine hakaret ettiği yönündeki sanığın aksi kanıtlanamayan ve oluşa aykırı düşmeyen savunması göz önünde bulundurulduğunda haksız tahrik hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğunun anlaşılmış olması karşısında sanığın mahkumiyeti cihetine gidilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı biçimde beraat kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan,
Açıklanan nedenlerle;
1- O yer C. Savcısının istinaf talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme hükmünün CMK’nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2- Sanığın, eylemine uyan TCK’nın 86/1, 87/3, 29 ve 53. maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I-DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
Dairemizce yeniden yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tarafların aynı otobüste şöför ve muavin olarak çalıştıkları, olay tarihinde aralarında çıkan tartışmada sanığın mağduru vücudunda hayat fonksiyonlarını hafif düzeyde etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşturacak biçimde yaraladığı, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de, mağdurun tüm aşamalardaki beyanları adli hekim raporu, taraflar arasında önceye dayanan bir husumet de bulunmaması karşısında sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, haksız tahrik hususuna gelince, sanığın katılanın kendisine gavat diye küfür ettiğini savunması, olayı gören tarafsız bir tanığın da bulunmaması karşısında sanığın savunmasının aksini kanıtlayacak bir delil olmamasına göre şüpheli kalan bu halden sanığın yararlandırılması suretiyle suçu haksız tahrik altında işlediği kabul edilerek cezasından asgari oranda indirim yapılmasına, sanığın sabıkasız oluşu, her ne kadar sanık katılanın zararını gidermeyi kabul etmemiş ise de, katılan tarafından beyan edilen bir zarar tutarının olmayışı, duruşma tutanaklarına yansıyan kişilik özellikleri dolayısıyla bir daha suç işlemeyeceği hususunda dairemizde olumlu vicdani kanaat oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur
IV-İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Afyonkarahisar 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/07/2019 gün, 2019/80 Esas, 2019/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanık ....'ın sübut bulan kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1 maddesi gereğince kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın güttüğü saik, suçun işlenmesindeki özellikler, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan hareketle takdire.... YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemi neticesinde mağdurda kemik kırığı meydana geldiğinden sanık hakkında TCK'unn 87/3 maddesi gereğince cezasının 1/12 oranında artırılarak 1 YIL 1 AY HAPİS CEZASI CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın üzerine atılı suçu mağdura karşı haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında TCK nun 29 maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 9 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın kişiliği, suçtan sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki etkisi gözetilerek TCK 'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak8 AY 3 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin UYGULANMASINA,
6-Sanığın sabıkasız olduğu da nazara alınarak, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözetildiğinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda Mahkememizce olumlu kanaate varılması nedeniyle CMK.231/5-6 maddeleri uyarınca takdiren HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
7-CMK.231/8 maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, takdiren sanığa denetimli serbestlik tedbiri veya başka bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına,
8-CMK.231/10 maddesi uyarınca 5 yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine bilahare karar verilmesine, bu hususun sanığa ihtarına, (ihtar edilemedi.)
9-CMK.231/11. Maddesi uyarınca 5 yıllık denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi halinde hükmün olduğu gibi açıklanmasına veya sanığın durumu değerlendirilerek CMK.231/11-son maddesindeki alternatif seçeneklere karar verilmesine bilahare karar verilmesine, KARARIN MAHSUS SİSTEME KAYDINA,
10- 8 adet davetiye gideri olmak üzere toplam 112,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
11-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin 5320 sayılı yasanın 16. Maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle nihai olarak Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere 06/11/2019 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)