(5237 S. K. m. 61) (5271 S. K. m. 100)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeni ile suç tarihinin sanıkların yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında sanık ……yönünden suç tarihinin ''26/11/2016'' yerine ''05/10/2016'' şeklinde, sanık …. yönünden ise suç tarihinin "02/06/2017" yerine "13/10/2016" şeklinde yazılması mahkemesince mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık ….'ın ikinci kez gözaltına alındığı 26/11/2016 tarihinin, sanık …..'ın ise ikinci kez gözaltına alındığı 02/06/2017 tarihinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi hususu mahkemesince mahallinde düzeltilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
Sanık …… hakkında kurulan hükümde, takdiri indirimin etkin pişmanlık uygulamasından sonra yapılması gerekirken, TCK'nın 61. maddesinde belirtilen uygulama sırasına aykırı olacak şekilde, önce takdiri indirim yapılıp sonrasında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle uygulama sıralamasında hata yapılması, sonuç cezaya etkili olmadığından eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Yukarıda belirtilen hususlar dışında, mahkemenin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin reddine,
5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanıklar …. ve …..'in 5271 sayılı CMK’nun 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirmiş olduğu süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından sanıkların AYRI AYRI TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolunun açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanıklara bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK'nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanıklara ve sanık müdafiilerine tebliğine,
Sanık …… yönünden verilen kararın 5271 sayılı CMK'nın 286/1-2a maddesi uyarınca KESİN, sanıklar ….., ….,……. ve …. yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak ya da bir başka ilk derece mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere, 01/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)