(2709 S. K. m. 138) (5237 S. K. m. 61)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı O yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ve müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İstinaf incelemesine konu kararda, istinaf başvurusunda bulunan O yer Cumhuriyet Savcısı'nın, sanıkların ve müdafiileri'nin istinaf dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında;
Mahkemece sanıklar ……, ……, ……, ……, …… haklarında kurulan hükümdeki sonuç cezasının ''7 yıl 11 ay'' hapis cezası yerine hesap hatası sonucu yazılı eksik olacak şekilde ''6 yıl 8 ay'' hapis cezasına hükmolunması aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu hususta eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
Sanık … yönünden sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın kastının yoğunluğu, sanığın güttüğü amaç ve saik, eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suçun işleniş şekline göre sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca temel cezanın alt sınırından az uzaklaşmak suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, bu konuda aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştiri yapılması ile yetinilmiştir.
UYAP kayıtlarının incelenmesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/197688 sayılı soruşturma evrakı ile sanık ....... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/234819 sayılı soruşturma evrakı ile sanık .. hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, sanıklara yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilip, olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı, aynı olayları da kapsayıp kapsamadığının tespiti bakımından anılan soruşturma dosyaları celp edilerek öncelikle olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti olup olmadığı tespit edildikten sonra mümkün olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş olması durumunda ise onaylı örneği dosya arasına alındıktan sonra bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği,
Kabul ve uygulamaya göre,
1-Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/1947 esas ve 2018/2742 sayılı kararında belirtildiği üzere sanık hakkında Emniyet Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkere uyarınca dosyaya gelen Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığının veri inceleme raporuna dayanak delilin elde edilişi ve CMK'nın 134.maddesine göre alınan mahkeme kararının Emniyet Mahrem Yapılanması soruşturmasını yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılıp denetime olanak verecek şekilde dosyaya eklenmesi gerekirken dosya içerisinde yer almaması,
2- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kısmi iptal kararı gözetilmek suretiyle, sanıklar hakkında TCK'nın 53. maddesinin tatbiki gerekirken, kararda yazılı şekilde hatalı uygulama yapılması,
3-Sanık .......'ın tutuklu olmasına ve tutukluluğunun devamına karar verilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında sanığın tahliye tarihinin 16/10/2018 olarak yazılması,
4-Sanık ....... yönünden aleyhe o yer cumhuriyet savcısının istinaf talebi olduğu da gözetilerek; sanığın mahkumiyetine karar verilen terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile temel ceza belirlenir iken, Anayasanın 138/1. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, sanığın kastının yoğunluğu, sanığın güttüğü amaç ve saik, eylem yoğunluğunun fazla olması, örgüt içerisindeki konumu ve ağırlığı ile suçun işleniş şekline ve aynı dosyadaki aynı suçtan benzer durumdaki sanıklara verilen cezalara göre sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca temel cezanın alt sınırından uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Sanık .. yönünden Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçunun temadi eden suçlardan olması nedeni ile suç tarihinin sanığın yakalanma tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''14/01/2017'' yerine ''27/07/2016'' olarak yazılması,
6-Sanık .. hakkında düzenlenen iddianamede sanığın adına kayıtlı olan ....... numaralı telefon hattı ile de bylock kullandığının belirtilmesine rağmen Mahkeme gerekçesinde bu hat ile ilgili herhangi bir karar veya kabulün yer almadığı, sanığın bu telefon hattı ile ilgili ayrıntılı savunmasının alınarak telefon hattının sanık tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde bu hususun karar gerekçesinde tartışılması, başka bir şahıs tarafından kullanıldığının anlaşılması halinde ise gereğinin takdir ve ifası için işlem yapılması gerekirken bu hususların yerine getirilmemesi,
Yukarıda yazılı gerekçelerle O yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 Sayılı CMK.nın 280/1-d maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Sanıklar ......., ......., ......., ......., ......., .......'ın 5271 sayılı CMK’nun 100/3-a-11. maddesinde belirtilen Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar bölümünde düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hükmen verilen hapis cezasının miktarı ve sanıkların tutuklulukta geçirmiş oldukları süre dikkate alındığında, orantılılık ilkesinin bozulmamış olduğu ve suçun niteliği karşısında Adli Kontrol Tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından sanıkların AYRI AYRITUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,
Tutukluluk halinin devamı kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 104/3 ve 105/son maddesi uyarınca 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolunun açık olduğuna,
Tutuklamanın devamı kararının tutuklu bulunan sanıklara bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile TEBLİĞİNE,
Tutuklamanın devamı kararının CMK.nın 107/1.maddesi gereğince tutukluların bir yakınına veya belirledikleri bir kişiye, bulundukları Ceza İnfaz Kurumu vasıtası ile gecikmeksizin haber VERİLMESİNE,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5271 Sayılı CMK.nın 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)