Yerel Mahkemece verilen hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile dava tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Davacının 28/07/2016 tarihinde gözaltına alınmasına ilişkin gözaltına alma tutanağı ile 03/08/2016 tarihinde tutuklanmasına dair tutuklama müzekkeresinin denetime olanak verecek biçimde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Tazminat davasına dayanak olan Afyonkarahisar 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/96-87 sayılı dosyasının veya gerekçeli kararının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınmaması,
3-Davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir suç nedeni ile verilen cezadan mahsup edilip edilmediğinin ilgili infaz kurumundan ve beraat kararı veren mahkemeden sorulması gerekirken bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaması,
Kabule göre de;
4-Davacının 28/07/2016-31/07/2016 tarihleri arasında gözaltına alınmasından sonra salıverildiği ancak 03/08/2016 tutuklandığı ve 12/04/2017 tarihinde tahliye edildiği, koruma tedbirlerinin kesintisiz sürmeyip arada fasıla bulunması sebebiyle maddi ve manevi tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihlerinin gözaltı ve tutukluluk tarihleri için ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken böyle bir ayırım yapılmadan tazminata hükmedilip 28/07/2016 tarihinden itibaren faizin işletilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 6100 Sayılı HMK.nun 353/1.maddesinin a-6 bendi ile CMK.nun 280/1-e. maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK.nun 286/1 ve HMK.nun 353/1-a.maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 14/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)