(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 58, 62, 63, 221, 314) (3713 S. K. m. 1, 3) (YCGK 26.09.2017 T. 2017/956 E. 2017/370 K.) (16. CD. 24.04.2017 T. 2015/3 E. 2017/3 K.) (16. CD. 13.09.2017 T. 2017/1823 E. 2017/4870 K.)
Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarih ve 2017/266-2018/349 E-K sayılı kararı ile sanık ......'nin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvuru dilekçe içeriğine göre; istinaf başvurusu reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmesi sonrasında delillerin tekrar değerlendirilmesi amacıyla 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilip duruşma açılarak Dairemizce yargılama yapılmıştır.
Gereği görüşüldü:
1-İDDİA:
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 02/08/2017 tarih ve 2017/8852 soruşturma, 2017/2463 esas sayılı iddianamesi ile; sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğinden 3713 sayılı Yasa’nın 7/1 maddesi yollaması ile 5237 Sayılı TCK.nın 314/2, 53/1, 58/9, 63 maddeleri ile 3713 Sayılı Yasanın 5/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
2-İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarih ve 2017/266-2018/349 E-K sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunun sabit olduğu sonucuna vararak 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı TMK'nun 5/1, TCK'nun 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
3-İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık müdafii, yasal süresinde yaptığı istinaf başvurusunda özetle; müvekkili adına verilen ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının bozulmasını, istinaf başvurusunun duruşmalı olarak yapılmasını, müvekkilinin beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise tüm yasal ve takdiri indirim sebepleri ile lehe olan hususların gözönünde bulundurularak karar verilmesini talep etmiştir.
4-SAVUNMA:
Sanık ......'nin ilk derece mahkemesindeki savunmasında;"Atılı suçlamaları kabul etmem, öncelikle 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren hainleri lanetliyorum, ben hiç bir zaman FETÖ Terör örgütü üyesi olmadım, ben 2007/2016 yılları arasında ...... gazetesi dağıtıcısı olarak çalıştım, 2016 yılı Mart ayında ...... gazetesine kayyum atanmıştı, o sıra bizi işten çıkarttılar, ...... isimli kişi ...... gazetesi Aksaray sorumlusuydu, benim telefonuma kakaotalk isimli programı kayyum atandıktan sonra işten çıkmıştım, yaklaşık bir hafta on gün sonra yeni gazetelerin çıkacağını, çalışmak isteyip istemediğimi sormuştu, mahalleleri bildiğim için çalışmaya devam edebileceğimi söylemiştim, benim de işe ihtiyacım vardı, teklifini kabul ettim, ...... ve ...... isimli gazeteler ile şuan ismini hatırlayamadığım ...... gazetesinin yerine çıkan gazetelerin dağıtımını yapacaktım, ...... isimli şahıs bu amaçla ...... isimli programı yükledi, ben bu programın örgütün gizli haberleşme aracı olduğunu bilmiyordum, benim iddianamede geçtiği şekliyle ...... gazetesinin bağlı olduğu ...... Medya Dağıtım A.Ş. isimli şirkette çalıştığım doğrudur, Bank ......’daki hesabım Fetö’nün çağrısı ile alakası yoktur, zira ilk başladığımız yıllarda ......bank’dan maaş alıyorduk, 2006 yılına şirket Bank ...... kurulduğu için tüm hesapları oraya devredince bu kez maaşımızı Bank ......’dan almaya başladık, 2015 yılında hesabıma 4.950 TL yatırıldığı yönündeki tespitin doğru olup olmadığını bilmiyorum, böyle bir para yatırdığımı hatırlamıyorum, Bank ......’dan ya da ilgili kurumlardan buna ilişkin kayıtlar celp edilirse gerçek anlaşılır, yine iddianamede geçen HTS kayıtları doğrudur, ...... gazetesi dağıtıcısı olmam ve bu şahısların ...... gazetesi abonesi olmasından dolayı gazetenin getirilmesi, abonelik ücretlerinin ödenmesi hususunda yapılmış görüşmelerdir, mesajlarda bu bağlamda atılmış mesajlardır, benim kendi adıma normal şartlarda ...... gazetesi aboneliğim söz konusu değildir, ancak abone olmak isteyip de sistemde isminin gözükmesini istemeyen bir kısım şahısların talebi üzerine aklıma bu şekilde bir fikir geldi, normalde gazeteleri bu şahıslara gönderiyordum, ancak abonelik benim üzerime kayıtlıydı, hatırladığım kadarıyla bir iki abonelik bu şekilde olmuştur, yine iddianamede bahsi geçen ...... dergisi mesajı geldiği doğrudur, çalışmış olduğum şirket ...... gazetesinin yanında ...... ve ...... dergisinin dağıtımını da yapıyordu, abonelere dergi gelmediği zaman bana ...... dergisinden mesaj geliyordu, mesajlar bundan dolayı gelmiştir, benim bizzat ...... dergisini aboneliğim söz konusu değildir, yine iddianamede bahnse geçen, Selamün aleyküm ...... abi diye başlayan mesaj tarafımdan gönderilmiştir, ...... isimli Trabzonda bir tanıdığım ile yapmış olduğum bir görüşmedir, ben o dönem KPSS’ye girmiştim, bir yere giremedim, ondan dolayı üzgündüm, ...... isimli hesapta da buna ilişkin paylaşımlar yapılıyordu, biraz geç kaldığımı belirtmişim, yine aynı şekilde iddianamede geçen Yavşak ...... diye başlayan mesajda tarafımdan yazılmıştır, kendisi yurt dışında olan akrabamdır, benim ...... gazetesinde çalıştığım düşüncesiyle o dönem terör örgütü olarak görülmeyen yapıyla alakalı ileri geri konuşmuştu, hatta bana Fetö’nün çocukları demişti, bundan dolayı aramızda ağız kavgası oldu, buna istinaden bir kaç yazı yazdım ve bunu belirtmek istedim, yine iddianamede cep telefonumda ele geçirilen görsellerle ilgili bilgilerde doğrudur, ben interneti sürekli kullanan ve haber sitelerine giren biriyim, benim yapmış olduğum paylaşımlar dikkate alındığında özellikle bizzat kayıt edilip takip edilen paylaşımlar değildir, ben her türlü haber sitesine girerim, iddianamenin sonuç kısmının 8 nolu bent altında ev aramasında ele geçirildiği belirtilen ...... gazetesine ait eşyalar doğrudur, ...... bu eşyaları evimde bulundurmamı istemişti, bu eşyalar demirbaş eşyalar arasında değildi, buna bütün arkadaşlarda şahittir, demir başa ait olanlar götürülüp kayyuma devredilmiştir, hakkımdaki suçlamaları etmem, rahatsızlığım ve mağdureyitim göz önüne alınarak tahliyemi talep ediyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık Dairemiz huzurundaki savunmasında ise;"Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde terör örgütü üyesi suçlamasına yönelik yapmış olduğum savunmayı aynı şekilde tekrar ediyorum, 2006-2016 yılları arasında zaman gazetesi dağıtıcılığı yaptığımı yineliyorum, ayrıca kakao talk programını 2016 yılı Mart sonu gibi telefonuma yükledim, bu program aracılığıyla zaman gazetesi aboneliğine ilişkin bir kısım mesajlar geldi ancak ben programın örgütün programı olduğunu bilmiyordum, söz konusu programı zaman gazetesinin müdürü olan ...... yükledi, önceki beyanlarımı aynı şekilde tekrar ediyorum, Bank ......'da maaş hesabım vardı.'' şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık müdafii Dairemiz huzurunda;''Aşamalardaki yazılı ve sözlü savunmalarımızı aynen tekrar ediyoruz, savunmaya ekleyeceğimiz bir husus yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
5-ESAS HAKKINDA MÜTALAA;
İddia makamında Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında; "Yerel mahkeme kararının sair yönlerinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı ancak sanığın, örgütle bağlantılı şirketteki konumunu, faaliyetlerini açıklayarak örgütsel amaçla kullanıldığı bilinen ...... isimli programı telefonuna kimin yüklediğini, bu program aracılığı ile kimlerle iletişim kurduğunu, örgüt tarafından verilen emir ve talimatları açıklayıp, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği, vermiş olduğu bilgilerin örgütteki konumu ile uyumlu olduğu göz önünde bulundurulduğunda, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan,
Açıklanan nedenlerle;
1-Sanığın istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının CMK’nın 280/2-2.cümlesi gereğince kaldırılmasına,
2-Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 saylı TMK’nın 5/1 ve TCK’nın 221/4(2.cümle)-5, 58, 63 ve 53.maddeleri gereğince cezalandırılmasına cezalandırılmasına karar verilmesini '' kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
6-DELİLLER;
-Sanık savunması,
-Tanıklar ......, ......, ......, ...... ve ......'ün beyanları,
-Bank ...... Hesap hareketlerine ilişkin 21/04/2017 tarihli bilirkişi raporu,
-HTS kayıtlarına ilişkin 29/06/2017 tarihli bilirkişi raporu,
-Aksaray İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 04/05/2017 tarihli açık kaynak araştırma raporu,
7-DAİREMİZİN DEĞERLENDİRMESİ VE KABULÜ;
Ayrıntıları Yargıtay 16. Ceza Dairesinin dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280)
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir. Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü :
Kendisini kısaca "Hizmet hareketi" olarak tanımlayan FETÖ/PDY; paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma aracı haline getiren, siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma düşüncesine sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden, bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyen, güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı ilke edinen, gizlilikten görünmez bir duvar inşa edip bu duvarın arkasına saklanan, böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da bu düşman üzerinden mensuplarını motive eden, "Altın Nesil" adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle devlete tabandan tavana sızan, bu kadroların sağladığı avantajlarla devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden, böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp, ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan kendine özgü bir terör örgütüdür.
FETÖ/PDY küresel güçlerin stratejik hedeflerini gerçekleştirmek üzerine kurulan bir maşa olarak, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türkiye Devletini ve varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini yıkmak ve daha sonra ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütüdür. Bu durum Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve 2017/956-370 E-K sayılı kararı ile onanan Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarih ve 2015/3-2017/3 E-K sayılı kararında da dile getirilmiştir. Bu örgüt, kuruluşundan 15 Temmuz 2016 sürecine kadar, örgüt lideri ...... tarafından belirlenen ideolojisi doğrultusunda amaçlarını gerçekleştirmek üzere eylem ve fikir birliği içinde hareket etmiştir.
Örgütün kurucusu, yöneticileri ve üyeleri arasında sıkı bir hiyerarşik bağın mevcut olduğu, gizliliğe riayet ettiği, görünür yüzüyle gerçek yüzü arasındaki farkı gizlediği, amaca ulaşabilmek için yeterli eleman, araç ve gerece sahip olduğu, amacının Anayasada öngörülen meşru yöntemlerle iktidara gelmek olmayıp örgütün yarattığı kaos ortamı sonucu ayrıca devletin yanında oluşturduğu Paralel Devlet Yapılanmasıyla demokratik olmayan yöntemlerle cebir şiddet kullanmak suretiyle parlamento, hükumet ve diğer Anayasal kurumları fesih edip iktidara gelmek olduğu, bu amacı gerçekleştirmek için polis ve jandarma teşkilatı, MİT ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlardaki üyeleri vasıtasıyla meşru organlara ve halka karşı silah kullanmak suretiyle amaç suça elverişli öldürme, yaralama gibi çok sayıda vahim eylem gerçekleştirdiğinin, anılan örgüt mensupları hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden ya da örgüte mensubiyetlerinden dolayı açılıp bir kısmı derdest olan ya da mahkemelerce karara bağlanan davalar, bu davalarda dinlenen itirafçı sanıkların savunmaları ve gizli-açık tanık anlatımları, örgüt lider ve yöneticilerinin açık kaynaklardaki yazılı ve sözlü açıklamaları, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün örgüt hakkındaki raporu gibi olgu ve tespitler dikkate alındığında, 3713 sayılı Kanunun 1. maddesinde tanımlanan, amaca ulaşmak için silah başta olmak üzere her türlü cebir ve şiddeti araç olarak kullanan, 5237 sayılı TCK'nın 314/1-2 maddesi kapsamında silahlı bir terör örgütü olduğu anlaşılmıştır.
Bank ......;15/01/2014 tarihinde ulusal medyada yayınlanan ......'e ait 25/12/2013 tarihli bir telefon konuşmasında ...... ile konuşan kişinin bankanın likidite durumuna ilişkin bilgi vererek örgüt içerisindeki kişiler ile bu kişilerin çevrelerinin bankaya yönlendirilmesi noktasında ......'den onay alındığı ve akabinde bahse konu görüşmenin medyaya ......'den "Bank ......'ya para yatırın" talimatı olarak yansıdığı,
Bu talimat neticesinde; bankaya olağandan daha fazla olağan bankacılık faaliyetleri ile bağdaşmayacak şekilde mevduat yönlendirmesi yapıldığı, 30/06/2014 tarihine kadar Bank ...... nezdinde 334.123 adet hesabın açıldığı, hesap açılışlarının 06/01/2014 tarihinden itibaren artış gösterdiği, en fazla hesap açılışının 30/01/2014 tarihinde 6.069 adet olarak gerçekleştiği, açılan hesap sayısındaki artışın bir yönlendirmenin neticesi olduğunun ilgili kurumların raporları ile tespit edildiği,
Bu bilgiler doğrultusunda, ...... Katılım Bankasında talimat sonrasında yeni hesap açtıran veya mevcut hesabını katılım hesabı açmak, para yatırmak, altın, döviz alım satım işlemi yapmak suretiyle artıran şahısların bilgileri TMSF başkanlığından temin edilerek analiz edildiğinde çok sayıda kamu görevlisinin ve farklı meslek grubuna dahil kişilerin bulunduğunun görüldüğü, bu kişilerin süreçte örgütsel tavır sergileyip, örgüt liderinin emirleri doğrultusunda hesap açan ve hesaplarını artıran kişiler olduğunun anlaşıldığı, söz konusu faaliyetlerin anayasal düzeni yıkma girişiminde bulunan FETÖ/PDY terör örgütünün faaliyetlerini destek niteliği taşıdığı tespit edilmiştir.
...... isimli program; Yargıtay 16.Ceza Dairesi Başkanlığının 2017/1823-2017/4870 E/K sayılı 13/09/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere bylock programının örgüt mensuplarınca kullanılan kriptolu örgüt ağı, bylocku yoğun bir biçimde kullandıkları, örgütsel gizlilik adına ayrıca ...... isimli programı da kullandıklarının belirlendiği ve bu belirlemeler ışığında bu programları kullananların örgütün hiyerarşik yapısına ait olduğunun kabulüne dair mahkeme kararında ve bu kararın istinaf incelemesini ret eden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 05/05/2017 tarih, 2017/1122-1117 E/K sayılı kararının onanmasına karar verildiği, bu haliyle her ne kadar sanığın bylock kullandığına dair herhangi bir tespit yapılamasa da örgütün diğer gizli haberleşme programı olan kakaotalk isimli programı telefonuna indirdiği ve buradan da mesaj aldığı, bu şekilde bu programı kullandığının sabit olması nedeniyle sanık yönünden hukuka uygun bir delil olarak kabul edimesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu açıklamalar ve ilkeler ışığında sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde;
Sanığın 2013 yılı sonrasında gizliliği sağlamak amacıyla bir kısım FETÖ/PDY terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı anlaşılan ...... programını kullandığının kendisi tarafından da ikrar edildiği, SGK kayıtlarına göre 2006-2016 yılları arasında 667 sayılı KHK ile kapatılan ...... Medya A.Ş isimli şirkette ...... Gazetesinin dağıtıcısı olarak çalıştığı, Bank ...... isimli bankada 2013 yılı öncesine ait hesabının bulunduğu, 2013 yılı öncesinde de maaş ödemesi ve para yatırma şeklinde işlemlerin gerçekleştirildiği, 2014 yılına ait hesap hareketlerinin maaş ödemesi şeklinde olup 29.12.2014 tarihinde 250,00 TL para yatırdığı, 2015 yılına ait hesap hareketlerinin de benzer şekilde olup 06.02.2015 tarihinde 880,00 TL, 04.06.2015 tarihinde 1.150,00 TL para yatırma şeklinde 2015 yılı içerisinde toplam 4.950,00 TL para yatırıldığı, takip eden yıllarda maaş ödemesi olarak düzenli şekilde para yatırıldığı, HTS kayıtlarının incelenmesinde haklarında FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında işlem yapılan kişiler ile bir çok görüşme kayıtlarının bulunduğu, 2015 yılı içerisinde örgüt ile bağlantılı ...... isimli derneğe 3 adet mesaj göndermek suretiyle yardımda bulunduğu, sanığın 01.07.2018 tarihinde tekrar yakalanıp gözaltına alınarak savcılık tarafından alınan savunmasında ...... isimli program kendisine sorulduğunda ...... Gazetesi'nin Aksaray sorumlusu olan ......'nın "bundan sonraki yazışmaları ...... isimli programdan yapacağız" şeklinde söz söyleyerek ...... isimli programı normal bir whatsapp gibi telefonuna yüklediğini, bu işlemin 2016 yılı Nisan ayında olduğunu, bu program üzerinden diğer dağıtıcılar ve ...... ile mesajlaştıklarını belirterek diğer dağıtıcılarında isimlerini verdiği, yine sorguda da ...... isimli programın telefonuna yüklendiğini ve yükleyen kişinin de yukarıda belirtilen şahıs olduğunu ifade ettiği, ilk derece mahkemesinde alınan tanık ifadelerinde özetle çalıştıkları dönem içerisinde sohbet adı altında toplantılara sanıkla birlikte katıldıklarının olduğunu, bu toplantıların ...... Koleji'nde olduğunu, ayrıca gazetenin abonelikleri ve tahsilatlarla alakalı olarak da toplantılar olduğunu ve bunlara katıldıklarını ifade ettikleri, sanığın yukarıda açıklandığı üzere örgütle bağlantılı kurumda uzun süre örgüte ait gazete dağıtıcılığı yapması, Bank ...... hesap hareketleri, ...... isimli programı telefonuna kurarak kullandığının kendisi tarafından da ikrar edilmesi, HTS kayıtları, tanık anlatımları, örgütle bağlantılı derneğe yardımda bulunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak açıklanan nedenlerle örgüt hiyerarşisi içerisine girip bilerek ve isteyerek örgütsel faaliyetlerde bulunduğu, örgütle organik bağ kurduğu, faaliyetlerinin çeşitliliği ve yoğunluğunun da örgüt üyeliğini ortaya koyacak şekilde olup örgüte üye olma suçunu işlediği Dairemizce kabul edilmiş, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri göz önüne alınarak sanığa takdiren alt sınırdan ceza tayin olunmuş, atılı suçun 3713 Sayılı Yasanın 3.maddesinde sayılı suçlardan olması nedeniyle verilen cezanın 3713 sayılı Yasanın 5/1. maddesi gereği yarı oranında artırılmasına karar verilmiş, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki olumlu davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında TCK 221/4-2 maddesi uygulanmamış ise de; sanığın savcılık aşamasındaki savunması ve sorgusunda kendi cep telefonuna ...... isimli gizli haberleşme programının kurulduğunu, bu program üzerinden mesajlaşma şeklinde görüşerek programı kullandığını ifade ederek kakaotalk programını kendi telefonuna kuran kişi ile bu program üzerinden görüştüğü şahısların isimlerini vererek etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgüt içerisindeki konumuna uygun olacak şekilde bilgiler vermesi, kakaotalk programının tespitine yönelik bir durum olmadığı dönemde sanığın böyle bir bilgi vermesi ve dosya içerisindeki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında TCK'nin 221/4-2.maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak anılan yasa maddesi uyarınca sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması uygun görülmüştür.
Her ne kadar sanık ...... üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, yukarıda ayrıntıları yazılı olduğu şekilde sanığın örgütle bağlantılı kurumda uzun süre örgüte ait gazete dağıtıcısı olarak çalışmış olması, örgütle bağlantılı Bank ...... isimli bankada hesabının ve hesap hareketlerinin bulunması, bir dönem örgüt üyeleri tarafından gizli haberleşme aracı olarak kullanılan ...... isimli programı kullandığının kendisi tarafından da ikrar edilmesi, HTS kayıtları, tanık anlatımları, örgütle bağlantılı derneğe yardımda bulunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği sonucuna varılarak sanığın eylemlerinin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluğu da gözönüne alındığında örgüte üye olma suçunu işlediği dairemizce kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2018 tarih ve 2017/266-2018/349 E-K sayılı kararı ilesanık ......hakkında Silahlı Terör Örgütü Üye Olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Sanık......'ninüzerine atılı FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçu sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş şekli, sanığın amaç ve saiki, suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren teşdiden 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın işlediği suçun 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle verilen cezadan 3713 sayılı Yasanın 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti ile ilgili etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesi nedeni ile örgüt içerisindeki konumuna göre vermiş olduğu bilgilerin nitelik ve derecesi dikkate alınarak 5237 sayılı TCK nun 221/4-2 maddesi gereğince cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulandığından TCK'nın 221/5 maddesi gereği 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına,
Şartları oluşmadığından sanık hakkında başkaca takdiri indirim ve yasal arttırım maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına,
Sanığa verilen hapis cezası 2 yıldan fazla olduğundan 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin sanık hakkında uygulanmasına yasal olarak YER OLMADIĞINA, Aynı gerekçelerle 5237 Sayılı TCK'nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
5237 sayılı yasanın 49/son maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezası kısa süreli hapis cezası olmadığından TCK'nın 50.maddesi uyarınca adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesine yasal olarak YER OLMADIĞINA,
Sanığın örgüt üyesi olması dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 58/9 maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi ve 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/4 maddesi gereğince cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
5237 sayılı TCK'nın 63.maddesi uyarınca sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından MAHSUBUNA,
3-Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, aleyhine şüphe derecesi dikkate alınarak soruşturma aşamasında CMK 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkışının yasaklanması şeklinde konulan adli kontrol kararının DEVAMINA,
4-İlk derece mahkemesince yapılan 1 adet tebligat gideri 13 TL, adli tıp gideri 608,50 TL, posta gideri 50 TL olmak üzere 671,50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dairemizce yapılan yargılama giderlerinin kararın sanık lehine değişmesi nedeniyle kamu üzerinde bırakılmasına,
5-5320 Sayılı Yasanın 16.maddesi gereğince hüküm kesinleştiğinde kesinleşme şerhli bir suretinin İlk Derece Mahkemesi tarafından soruşturmada görev alan kolluk birimine gönderilmesine,
Kararın bir örneğinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık ve müdafiine tebliğine,
Dair sanık ...... ve müdafii Av. ......'in yüzüne karşı, BAM Cumhuriyet Savcısı ...... (......)'un katılımıyla, mütalaaya uygun verilen kararın tefhim tarihinden itibaren 15 gün içinde Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup hakime onaylatmak ya da bir başka ilk derece mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere CMK'nın 286. maddesi uyarınca TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)