(6100 S. K. m. 353) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresine, kararın niteliğine ve dava tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)UYAP kayıtlarının incelenmesinde, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/18134 Sayılı soruşturma evrakı ile davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, davacıya yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, tazminata konu Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamanın da FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapıldığı, suç tarihinin gerek Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesine konu dosyada gerekse halen derdest gözüken Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/18134 soruşturma sayılı dosyasında aynı olacak şekilde 2016 tarihi olarak gösterildiği, söz konusu suçun temadi eden suçlardan olduğu gözetilip, olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı, aynı olayları da kapsayıp kapsamadığının tespiti bakımından anılan soruşturma dosyası celp edilerek öncelikle olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti olup olmadığı tespit edildikten sonra derdest gözüken ilgili dosyanın akıbeti araştırılarak, bu dosyadan yapılan işlemin ne olduğunun araştırılması akabinde KYOK kararı verilmiş ise davacının hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi, atılı suçtan kamu davası açılmış ise sonucunun beklenmesi, soruşturma halen devam ediyor ise akıbetinin araştırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-)Davacının tutuklu olduğu sırada 22/11/2016 tarihinde ihraç edilmiş olması nedeniyle maddi tazminatın hesaplanmasında bu tarih ile tahliye olduğu tarih aralığı dikkate alınarak maddi tazminatın belirlenmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporunun esas alınarak maddi tazminata hükmedilmesi,
3-)Manevi tazminat miktarı belirlenirken, objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek sureti ile hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucunu doğurmayacak bir şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla tayini,
4-)Maddi tazminat için faiz başlangıcının davacının görevine son verildiği 22/11/2016 tarihinden başlatılması gerektiği gözetilmeden gözaltı tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
SONUÇ: Kanuna aykırı olup istinaf başvurusunda bulunan taraf vekillerinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 6100 Sayılı HMK.nun 353/1.maddesinin a-6 bendi ile CMK.nun 280/1-d. maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK.nun 286/1 ve HMK.nun 353/1-a.maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 03/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)