(5271 S. K. m. 141, 142, 280, 291, 303) (5237 S. K. m. 43, 53, 188) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık ....... hakkında verilen beraat kararının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın beraatine karar verildiği anlaşıldığında, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Beraat eden sanığa tutuklu kaldığı süreler yönünden CMK'nun 141, 142 maddeleri uyarınca tazminat davası açma hakkının bulunduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının birinci bendinden sonra gelmek üzere "Beraat eden sanığın tutuklu kaldığı süre yönünden CMK'nun 141 ve 142 maddeleri uyarınca kararın kesinleştiğinin kendilerine tebliğ edildiği veya kararın kesinleştiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay, her halükarda kesinleşmenin üzerinden 1 yıl geçinceye kadar ikametine en yakın Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açma hakkının bulunduğunun bildirilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (temyiz) yolu açık olmak üzere,
2-Sanık …. hakkında verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …. hakkında, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık ....... hakkında, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık .......'ın sabıka kaydında TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrüre esas Konya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/305 Esas 2016/550 Karar sayılı ilamı olduğu halde uygulanmaması sanık aleyhine istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülmesi sebebi sayılmamıştır.
Hüküm fıkrasında TCK'nın 53.maddesinin uygulamasının en son güncel olan mevzuat hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanıklar müdafileri istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının ikinci bendinin dördüncü ve beşinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine "24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanıklar .......'nın tutukluluk halinin devamına,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (temyiz) yolu açık olmak üzere,
3-Sanık ....... hakkında verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ....... hakkında, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık ....... hakkında, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Hüküm fıkrasında TCK'nın 53.maddesinin uygulamasının en son güncel olan mevzuat hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanıklar müdafiileri istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının ikinci bendinin dördüncü ve beşinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine "24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanıklar .......'nın tutukluluk halinin devamına,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (temyiz) yolu açık olmak üzere,
4-Sanık ....... hakkında verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresi nazara alınarak CMK'nın 272. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca re'sen inceleme yapılmıştır.
(Sanık ....... hakkında temel ceza belirlenirken en ağır cezayı gerektiren sanığın 07/01/2017 tarihli eylemi dikkate alınmıştır.)
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ....... hakkında, koşulları oluştuğu halde TCK’nın 188/5. maddesinin uygulanmaması aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır.
Sanık ....... hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hüküm fıkrasında TCK'nın 53.maddesinin uygulamasının en son güncel olan mevzuat hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık ....... ve sanıklar müdafiileri istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının üçüncü bendinin ikinci paragrafında yer alan "ve suçun işlendiği yer nazara alınarak sanıklarının cezalarının TCK'nın 188/4-a-b"ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine "nazara alınarak sanıkların cezalarının TCK'nın 188/4-a" ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
Hüküm fıkrasının üçüncü bendinin beş ve altıncı paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, yerine "24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanıklar .......'in tutukluluk halinin devamına,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (temyiz) yolu açık olmak üzere,
3-Sanık ....... hakkında verilen mahkumiyet kararının incelenmesinde;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının süresi nazara alınarak CMK'nın 272. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca re'sen inceleme yapılmıştır.
(Sanık ....... hakkında temel ceza belirlenirken en ağır cezayı gerektiren sanığın 07/01/2017 tarihli eylemi dikkate alınmıştır.)
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık .......'nun sabıka kaydında TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrüre esas Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/17 Esas 2016/578 Karar sayılı ilamı olduğu halde uygulanmaması sanık aleyhine istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülmesi sebebi sayılmamıştır.
Hüküm fıkrasında TCK'nın 53.maddesinin uygulamasının en son güncel olan mevzuat hükümleri göz önüne alınarak uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık ....... ve sanıklar müdafileri istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının üçüncü bendinin beş ve altıncı paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına, yerine "24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesine,
hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Hükmolunan cezanın süresi, tutuklulukta geçen süre ve tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanık .......'nun tutukluluk halinin devamına,
CMK'nın 291/1-2. maddeleri uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay (temyiz) yolu açık olmak üzere, 08.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)