(5237 S. K. m. 22, 53, 61)
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Yerel mahkeme kararında TCK'nın 61.maddesi uyarınca TCK'nın 22/3 maddesinin TCK'nın 89-2-b-e maddelerinden önce uygulaması gerek ise de sonuç ceza değişmediği ve aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülme nedeni sayılmamıştır.
TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratının" yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yerel mahkeme tarafından sanığa TCK'nın 53/6 maddesi gereğince verilen sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin kararda sanığın mesleğinin şoförlük olduğunun gözetilmeyerek 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınması,
Katılan vekilinin dosya içerisinde vekaleti bulunduğu ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla katılan lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının altıncı bendinde TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "tahsil edileceği" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,
Hüküm fıkrasının sekizinci bendinde TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "2 YIL SÜRE" ibaresinin ÇIKARTILMASINA, yerine "3 AY SÜRE" ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,
Hüküm fıkrasının onuncu bendinden sonra gelmek üzere "Katılan duruşmalarda kendisini vekaletnamesi bulunan bir avukat vasıtasıyla temsil ettirdiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap edilen 2.725 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Katılana ödenmesine," ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,
HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi gereğince KESİN olmak üzere, 01/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)