Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK'nın 89/1 maddesinde seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edildiği halde TCK'nın 50/2 maddesi uyarınca seçilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi yasaya aykırı ise de; bu yönde aleyhe istinaf bulunmadığından davanın yeniden görülme sebebi sayılmamıştır.
Sanık hakkında TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın "7 ay 15 gün" şeklinde ay ve gün olarak yazılması yerine "225 gün" olarak yazılması sonuç cezayı değiştirmediğinden davanın yeniden görülme sebebi sayılmamıştır.
Sanığın suç tarihinde geçerli bir sürücü belgesinin olmamasından dolayı TCK'nın 53/6 maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi,
TCK'nın 52/4 maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratının" yazılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkında verilen hükmün birinci bendinin altıncı paragrafında yer alan "tamamının tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresininin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,
Hükmün birinci bendinin sekizinci paragrafının hüküm fıkrasından tümüyle ÇIKARTILMASINA,
HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi gereğince KESİN olmak üzere, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)