Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan ve CMK'nın 280/1-a ve 303/1-c maddesi uyarınca bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci paragrafından sonra gelmek üzere "24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararındaki hususlar gözetilerek, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan almış olduğu mahkumiyetinin sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine," ibaresinin hüküm fıkrasına EKLENMESİNE,
HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
CMK'nın 286. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi gereğince KESİN olmak üzere, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)