T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .....(...)
ÜYE: .....(...)
ÜYE: .....(...)
KATİP: .....(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/04/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ........
VEKİLLERİ: Av.....
DAVALI: 1 -........
DAVALI: 2 -........
DAVALI: 3 -........
DAVALI: 4 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 5 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 6 -........
DAVALI: 7 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 8 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 9 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 10 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 11 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 24/12/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 03/06/2022 tarihli dilekçesiyle; 12/04/2021 tarihinde beş adet aracın kazaya karıştığını, trafik kazasında; müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan ve sürücü ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobile dört adet aracın çarptığını, müvekkili şirkete ait otomobilin hasar gördüğünü, yolu yan şekilde tamamen kaplamış vaziyette duran ... plakalı minibüs sürücüsü ........ her ne kadar önündeki araç nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybettiğini iddia etmiş olsa da minibüs önünde herhangi bir aracın görülemediğini, birden fazla aracın kazaya karışması ve müteselsil sorumluluğu olması nedeniyle tüm karşı araçların sigorta şirketlerine iadeli taahhütlü postayla başvuruda bulunulduğunu, bu başvurular sonucunda; ........ Şirketi tarafından; 05/01/2022 tarihinde taraflarına 15.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketlerine karşı arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sırasında ........ A.Ş. tarafından 16/02/2022 tarihinde, taraflarına 9.211,83 TL ödeme yapıldığını, değer kaybı taleplerinin tam anlamıyla karşılanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının/bakiye alacaın taraflarca ödenmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, tahkikat sonucunda alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda taleplerinin artırılacağını, şimdilik 100,00 tl' nin davalı siorta şirketleri yönünden başvuru tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili 03/02/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları, istinaf ve temyiz incelemesi sonucu doğacak tüm hakları saklı kalmak üzere; 100 olarak açılan dava değeri 323.788,17 TL. Olarak artırdıklarını ve bu miktarın davalı sigorta şirketleri yönünden poliçede belirtilen limitler dahilinde olmak üzere ve sigorta şirketlerine başvuru tarihinden; diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ........ A.Ş. vekili 17/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak;müvekkili şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, kazanın 06/08/2019 tarihinde meydana geldiğini, davanın zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açıldığını, davanın reddinin gerekeceğini, araçta meydana gelen araç hasarı ve değer kaybı ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğunun olmadığını, araç hasarının ve değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesinin gerekmediğini, müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilme ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, fatura ibraz edilmeden aracın onarılacağı/onarıldığı KDV ödendiği dahil anlaşılamadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, parça fiyatları üzerinden iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılması istemi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumlu olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğün Fen Heyetinden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına, araç hasarına ve değer kaybına ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili 20/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; Olay günü davalılardan ........ idaresindeki ... plakalı minibüs ........ Caddesi ... istikametine doğru seyrederken kipa üst geçit üzerinde aracın direksiyon hakimiyeti kaybederek aracın sol yan ön kısmı ile yolun solundaki bariyerlere çarptığını, yolun sağına doğru savrulduğu esnada davacıya ait olan ........'ın sevk ve idaresine bulunan ........ plakalı araç ile ... plakalı minibüsün sol yan kısmına çarpmış, minibüs savrularak sol arka köşe kısmı ile yolun sağındaki bariyerlere çarptığını, aynı istikametten gelen idare hizmetlerinde kullanılan ........ sevk ve idaresinde bulunan ........ plakalı kamyonet davacıya ait aracın sağ yan kısmına çarptığını, çarpmanın etkisi ile davacıya ait araç savrularak sol yan arka kısmı ile ... plakalı minibüsün sağ yan ön kısmına çarptığını, yine aynı istikametten gelen davalılardan ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobilin sağ ön yan kısmı ile davacıya ait aracın sağ ön köşe kısmına çarptığını, son olarak davalılardan ........'ın sevk ve idaresinde bulunan ........ plakalı aracın ön kısmı ile davacıya ait aracın sol yan kısmına çarptığını, olayın olduğu gün zeminde gizli buzlanmanın olduğu, yolda kayarak bariyere çarpan minibüse ilk olarak davacı şirkete ait aracın çarptığını, daha sonrasında idareye ait aracın davacının aracına çarptığına, davacı tarafın kendi kusurlu eylemi neticesinde aracının önden hasar almasına sebebiyet verdiğini, iddia edilen değer kaybından yüksek oranda kendisinin sorumlu olduğunu, davacının iddia ettiği alacağına olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu sebepleriyle davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ Şirketi vekili 23/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; uyuşmazlığa konu talebin niteliği ve yargıtay içtihatları gözetildiğinde huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak nitelendirilmesi usul hukukuna aykırı olduğunu, somut olayda dava kapsamında dosyaya sunulan bilgi ve belgeler dahilinde dava değeri belirli hale getirildiğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarınının olmadığını, müvekkili şirket eksper raporu ile belirlenen 15.000,00 TL değer kaybı tazminatı 05/01/2022 tarihinde davacıya 21.745,12 TL araç hasar tutarı ........ A.Ş'ye rücuen 25/02/2021 tarihinde ödediğini, başkaca sorumluluğu bulunmadığını, aksi halde dahi poliçe teminat limiti ve yapılan ödemeler gözetilerek değerlendirme yapılmasını talep ettiğini, aracın onarımını kasko sigorta şirketinin gerçekleştirdiğini, onarım bedelini kasko sigorta şirketi ........ Aş'ye belirlendiğinden huzurdaki uyuşmazlığın husumet nedeniyle reddini, aksi kanaat halinde ilgili hasar dosyasının celbini talep ettiğini, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gözetildiğinde huzurdaki uyuşmazlığa anayasa mahkemesinin iptal kararının uygulanamayacağının, bu doğrultuda hesaplamanın 01/06/2015 tarihli trafik sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, genel şartlarda belirtilen değerlendirme yapılmasını, tespiti halinde davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafa ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ağır hasar kaydının bulunması halinde değer kaybı talebinin reddinin gerektiği sebepleri dolayısıyla aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarını, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak; müvekkili şirkete karşı ikam edilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması haline ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ 20/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafın 12/04/2021 tarihinde beş adet aracın kazaya karıştığını, trafik kazasında şirket adına kayıtlı bulunan ........'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı otomobile 4 adet aracın çarptığını ve aracın hasar gördüğünü, sigorta şirketlerinden bir kısım ödeme yapıldığını, fakat değer kaybı taleplerinin tam anlamıyla karşılanmadığını iddia ederek değer kaybı alacaklarının olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu olayda kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusurlu eylemi neticesinde aracının önden hasar almasına sebebiyet vermiş olduğunu, iddia edilen değer kaybından yüksek oranda kendisinin sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin tazmin yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerektiğini, müşterek ve müteselsilen sorumluluk isnadının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle davacının iddia ettiği alacağına olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talebinin hukuka aykırı olduğu sebepleriyle davanın husumet açısından reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ Şirketi vekili 24/06/2022 tarihli cevap dilekçesinde özet olarak; Davaya konu zincirleme trafik kazasının 12/04/2021 tarihinde meydana geldiğini, davaya konu kazada alacak davası açmada başvuru sahibinin hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu poliçede teminat limitinin tüketilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise tarafların kusur oranının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, davacının faize ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, izah edilen nedenlerle işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağının başvurunun usulden reddine, müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu poliçede teminat limiti tüketilmiş olduğundan dolayı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigorta şirketlerine sigortalı ........ plakalı minibüs sürücüsü ........'ın %20 oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın %20 oranında kusurlu olduğu, ........ (........) plakalı kamyonet sürücüsü ........'in %20 oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'nın %20 oranında kusurlu olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'ın %20 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 435.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde, davacının değer kaybı yönünden bakiye alacağının 323.688,17 TL olduğu , değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı, Kazanın Konya İlinde gerçekleşmesi nedeniyle mahkememizin yetkili mahkeme olduğu, davalı ........ ve ........ Sigortanın teminat limitlerinin tükendiği sonucuna varıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 12/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait ........ plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 323.688,17 TL (........ yönünden 6.254,88 TL ile, ........ yönünden 43.000,00 TL ile sınırlı olarak) maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ........ Şirketi yönünden 24/12/2021 tarihinden ve ........ Şirketi yönünden 25/12/2021 tarihinden, diğer davalılar ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve ........’den 12/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (Davalı ........, ........ ve ........ yönünden Ticari Faiz olmak üzere), müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının, ........ ve ........ Sigortaya yönelik davalarının reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı ........ Ltd Şti vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait aracın sürücüsünün hiçbir kusurunun bulunmadığını, kusura itirazla ilgili başka bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bilirkişinin kaza başı teminatının göz önünde bulundurularak hesap yapılması gerektiğini, araçtaki değer kaybının aracın güncel bedeli üzerinden hesaplanması gerektiğini, günümüz enflasyon rakamlarının tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, ........ şirketi açısından ve diğer davalılar açısından ticari faize hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, ıslah dilekçesinde göre toplamda 323.788,17 TL'nin kabulü yerine 323.688,17 TL'nin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın kendi kusurlu eylemi sonucunda aracının önden hasar almasına sebebiyet verdiğini, iddia edilen değer kaybından kendisinin sorumlu olacağını, idare aracının sigorta şirketinin davacı tarafa ödeme yaptığını, davacının idare açısından talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayı olduğu gün zeminde gizli buzlanmanın olduğunu, mücbir sebebin kusur durumunun tespiti açısından öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle ........ Belediyesinin sorumluluğundan dolayı davaya dahil edilmesi ve kendilerine kusur atfedilmesi gerektiğini, aleyhine hükmedilen kusur oranını kabul etmediğini, davacının kendi kusurlu eylemi sonucunda aracının hasar almasına sebebiyet verdiğini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında kusura ilişkin alınan bilirkişi raporlarının teknik inceleme ve değerlendirmeden yoksun olduğunu ve Yargıtay'ın benimsediği kriterlerin taşımadığını, dava konusu kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği zarar ile müvekkilinin herhangi bir eylemi arasında illiyet bağının da bulunmadığını, alınan raporların gerçekliği yansıtmadığını, verilen kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın kendi kusurlu eylemi sonucunda aracının önden hasar almasına sebebiyet verdiğini, iddia edilen değer kaybından yüksek oranda kendisinin sorumlu olduğunu aracın sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığını, davacının kendisinden talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Kusura itiraz
Bilirkişiler tarafından 06/07/2023 tarihli raporda özetle;... plakalı Minibüs Sürücüsü ........’ bu kazanın oluşumunda
2918 sayılı KTK nun diğer kusurlardan Madde 52/1-b (Sürücüler Hızlarını,
kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) Tali kural ihlali olup % 20 (yüzde yirmi)
oranında kural ihlalinin olduğu; ........ plakalı Otomobil Sürücüsü ........’ bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun diğer kusurlardan Madde 52/1-b (Sürücüler Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) Tali kural ihlali olup % 20 (yüzde yirmi) oranında
kural ihlalinin olduğu; ........ (........) Plakalı kamyonet Sürücüsü ........’ bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun diğer kusurlardan Madde 52/1-b (Sürücüler
Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik
durumunun getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) Tali kural ihlali olup % 20 (yüzde yirmi) oranında kural ihlalinin olduğu; ........ Plakalı Otomobil Sürücüsü ........’ bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun diğer kusurlardan Madde 52/1-b (Sürücüler Hızlarını,
kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
getirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) Tali kural ihlali olup % 20 (yüzde yirmi)
oranında kural ihlalinin olduğu; ........ Plakalı Otomobil Sürücüsü ........’ bu kazanın oluşumunda 2918
sayılı KTK nun diğer kusurlardan Madde 52/1-b (Sürücüler Hızlarını, kullandıkları
aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara
uydurmak zorundadırlar.) Tali kural ihlali olup % 20 (yüzde yirmi) oranında
kural ihlalinin olduğu söz konusu raporun düzelenen raporun dosya kapsamı ile de uyumlu olduğu anlaşılmaktadır
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur.
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; davaya konu kazada davacının %20 kusurlu olduğu ve kalan %80 kusur açısından davalılar açısından müteselsilen sorumluluk bulunduğundan davalıların tüm zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekillerinin buna yönelik itirazlar yerinde değildir.
Değer kaybına itiraz
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,
BU KAPSAMDA
........ Şirketi’nin ........ A.Ş.’ye 25/02/2022 tarihinde
21.745,12 TL ödeme yaptığı ancak 15.000,00 TL’de davacıya değer kaybı ödemesi yaptığı, ........ A.Ş.’nin ise 20/02/2022 tarihinde ........ A.Ş.’ye 33.788,17 TL
ödeme yaptığı ancak 9.211,83 TL’de davacıya değer kaybı ödemesi yaptığı,
Dava konusu kaza tarihi 12/04/2021 olup Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre kaza
tarihindeki trafik sigortası teminat limitleri araç başına 43.000,00 TL, kaza başına ise
86.000,00 TL olduğu, sigorta şirketlerinin sorumluluğu davacıya ait ........ plakalı araç için 43.000,00
TL limit ile sınırlı olduğu, Yukarıda belirtilen hesaplamalara istinaden ........ ve ........ tarafından poliçe teminat limiti olan 43.000,00 TL’nin tamamının ödendiği ve poliçe
teminat limitlerinin bittiği anlaşıldığı, Davalılardan ........ A.Ş. tarafından davalıya 9.211,83 TL değer kaybı
ödemesi yapıldığı, ........ Şirketi tarafından da 15.000,00 TL değer
kaybı ödemesi yapıldığı, kaza neticesinde davacıya ait araçta 435.000,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde, davacının değer kaybı yönünden bakiye alacağının 323.688,17 TL olduğu ,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına, göre itiraz yersizdir
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekili, davalı ........ vekili, davalı ........, davalı ........ vekili ile davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
1-Davacı tarafından alınan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı ........ harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalı ........ tarafından alınması gereken 22.111,13 TL harçtan peşin alınan 5.527,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.583,35 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ........ tarafından alınması gereken 22.111,13 TL harçtan peşin alınan 5.528,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.582,73 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davalı ........ tarafından alınması gereken 22.111,13 TL harçtan peşin alınan 5.527,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.583,35 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/12/2025
..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.