T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 30/05/2025
NUMARASI: ... Esas
DAVACI : ........
VEKİLİ: Av......
DAVALI : 1- ........
VEKİLİ: Av......
DAVALI : 2- ........
VEKİLİ: Av......
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 12/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; İİK 257 madde"rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yed'inde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir, vadesi gelmemiş borçtan dolayı borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahût kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa" hükmü gereğince davalı ........ hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı ........ vekilinin ihtiyati hacze itiraz dilekçesi ile özetle: davalının ikametgah adresinin sabit olduğunu, herhangi bir yere kaçma, mal kaçırma/gizleme de söz konusu olmadığını, eğer davalının mal kaçırma gayesi içinde olsaydı tedbir konulan malları davanın açıldığı süre göz önüne alındığında satmış olacağını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, davalının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, dosya kapsamında kusurun da tespit edilmediği gibi nedenlerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda davacının trafik kazasında yaralandığı, dava dilekçesindeki ekli belgelerden ve dosya kapsamındaki belgelerden ve kaza tespit tutanağından kusur durumu ve oluşan zarara ilişkin yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiği, manevi tazminat isteminin nihai olarak tespitinin kusur oranı, tarafların gelir gider durumları dikkate alınarak mahkememizce belirlenebileceği bu nedenle manevi tazminat istemi sonradan ıslahla dahi artırılamayacak ise de mahkememizce hükmedilmesi halinde miktarının takdirinin dosya kapsamındaki kusur durumu, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü olayın gerçekleşme şekli vb durumlar gözetilerek belirleneceği değerlendirilmekle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. " şeklinde mahkemenin 12/05/2025 tarihli, ... Esas Sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin adresinin sabit olduğunu, herhangi bir yere kaçma ve mal kaçırmanın söz konusu olmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava konusu uyuşmazlık, davalıya ait malvarlığı üzerine ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin verilen karara yapılan itiraz üzerine, bu itirazın reddedilmesi nedeniyle bu kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinden ibarettir
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder.Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.
İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından dava konusu yapılan maddi ve manevi tazminat alacağını teminen de ihtiyati haciz talep edilmiş mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
Dosyada bulunan sorştma dosyası,bu dosyada davacının yaralanmasına dair doktor raporuna, kaza tespit e göre davacının maddi ve manevi zararlarının olabileceği kuvvetle muhtemeldir. Haksız fiil (yaralama) tarihi itibarıyla davacının maddi ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.
Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir.
(Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları)
(Aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı, 2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamları)
Buna yönelik itiraz yersizdir.
Ne var ki geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir. Bu durumda davacının ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabulü nedeniyle ve mahkemenin de taktirine göre teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi isteminin yerinde olmadığı, teminata dayalı haciz kararının dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin bu yönde yapmış olduğu itirazının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu halde davacının ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabülü nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen harçlandırılmış dava değeri üzerinden teminatla haciz kararı verilmesi suretiyle İDM kararnın düzeltilerek yeniden hüküm kurulması ve bu surette davalı vekilinin itiraz talebinin kabulüne dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-Davacının İİK’nun 257.maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin davalı sigorta dışında KABULÜ ile;
Davacıların harçlandırılmış dava dilekçesinde belirlemiş oldukları toplam 130.300,00-TL'lik alacağın teminine ilişkin ve bu miktarla sınırlı olarak, davacının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf (borçlu/borçlular) ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, davalı ........'in gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınmaz malları ile hak ve alacakları ile taşınırların için kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE,
2-İ.İ.K.'nın 259/1.maddesi gereğince dava konusu alacağın harçlandırılmış dava değeri (130.300,00-TL) üzerinden %10'u oranında HMK'nun 87.maddesine göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına,
3-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,
4-İstinaf başvurma harcı dışında, istinaf peşin harcı olarak alınan karar ilam harcının istek halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-(f) gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2025
..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.